Basın Bülteni- SKD Türkiye, Davos 2026’da Türkiye’nin COP31 sürecine ilişkin 10 stratejik başlığı paylaştı
Ekonomi
Basın Bülteni- SKD Türkiye, Davos 2026’da Türkiye’nin COP31 sürecine ilişkin 10 stratejik başlığı paylaştı
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, Davos 2026 Zirvesi'nde öne çıkan
küresel riskleri ve Mavi Davos yaklaşımını değerlendirerek, Türkiye'nin COP31
ev sahipliği sürecinde iş dünyasının rekabetçiliğini ve kurumsal dayanıklılığını
güçlendirecek 10 stratejik başlığı paylaştı.
2026, küresel sürdürülebilirlik ajandasında artık niyetlerin değil dayanıklılığın
test edildiği bir yıl olarak başladı. Davos 2026 Zirvesi'nde, jeopolitik riskler,
küresel ticaretteki kırılganlıklar, teknolojik rekabet ve yapay zekanın dönüştürücü
etkisi ön plana çıkarken, sürdürülebilirlik gündeminde su ve enerji dönüşümü
kritik başlıklar olarak öne çıktı.
Zirvede Mavi Davos (Blue Davos) olarak tanımlanan yaklaşımla, su güvenliği tüm
sektörler için stratejik bir öncelik haline gelirken, iklim politikalarındaki
küresel durgunluğa rağmen enerji dönüşümünün piyasa dinamikleriyle ivme kazanmaya
devam ettiği vurgulandı. Aynı dönemde yayımlanan Küresel Riskler Raporu 2026,
dezenformasyon ve jeoekonomik gerilimlerin kurumsal dayanıklılığı tehdit ettiğini
ortaya koydu.
Bu küresel çerçeve içinde, Türkiye'nin Avustralya iş birliğiyle Antalya'da ev sahipliği
yapacağı COP31 sürecine yönelik hazırlıklar hız kazanıyor. COP30'da belirlenen
aksiyon çerçevesi, COP31'de iş dünyası için uygulama testine girecek. COP30'dan
COP31'e devredilen Aksiyon Ajandası, enerji, su, gıda, finansman ve teknoloji
başlıklarında iş dünyası için somut ve yol gösterici bir çerçeve sunuyor.
Ediz Günsel: Zor zamanlar, net öncelikler gerektirir
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, iş dünyasının önündeki tabloyu şu
sözlerle değerlendirdi: 2026 yılına girerken, küresel riskler ve jeopolitik
çalkantılar, iş dünyasının diyalog ruhunu ve ortak hareket etme kabiliyetini ciddi
bir sınavdan geçiriyor. Davos'ta şahit olduğumuz jeopolitik gerilimler ve ticaret
savaşları, sürdürülebilirlik gündemini ikinci plana itme riski taşıyor.
Ancak su krizini veya enerji dönüşümünü beklemeye alma lüksümüz yok. Zor zamanlar,
net öncelikler gerektirir. Bu yüzden içinde bulunduğumuz tabloyu temkinli bir
gerçekçilikle okuyup, çalışmalarımıza devam etmemiz gerekiyor.
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iş dünyası için önemli bir fırsat
olduğuna da değinen Günsel, 2026 bizim için çok özel bir yıl olacak. Türkiye
olarak COP31'e ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Küresel iklim diplomasisinde
oyun kurucu olmak için eşsiz bir fırsata sahibiz. Bu süreçte tüm stratejik
verileri doğru analiz etmeliyiz. Şirketlerin küresel rekabetçiliğini koruması
ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için enerjiden
suya, yapay zekadan biyoçeşitliliğe kadar her alanda en stratejik başlıkları ajandalarının
en üstüne taşımalarını zorunlu kılıyor. SKD Türkiye olarak, bu tarihi
dönüşümde tüm paydaşlarımızı somut adımlar atmaya ve iş birliği içinde hareket
etmeye davet ediyoruz.
2026 yılında Küresel Sürdürülebilirliğin 10 Trendi
1. Enerji ve sanayi dönüşümü: Elektrik çağında rekabetçilik
COP30 Aksiyon Ajandası'nın ilk ekseni olan Enerji, Sanayi ve Ulaşımın Dönüşümü
kapsamında, 2026 yılında yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması
hedefi iş dünyasının ana gündemi haline geliyor. Davos'ta vurgulandığı gibi
elektrik çağına giriş, sanayi kuruluşlarını fosil yakıtlardan adil ve düzenli
bir şekilde uzaklaşmaya teşvik ediyor. Bu dönüşümü erkenden kucaklayan şirketler,
enerji güvenliğini stratejik bir avantaj olarak konumlandırarak küresel pazarda
direnç kazanacak.
2. Mavi ekonomi ile yeni raporlama standartları
COP'un Ormanların, Okyanusların ve Biyoçeşitliliğin Yönetimi ekseni, 2026'da Mavi
Ekonomi kavramını zirveye taşıyor. Davos'ta Blue Davos olarak adlandırılan
süreçle birlikte, şirketler artık sadece karbon ayak izlerini değil, biyoçeşitlilik
üzerindeki etkilerini de raporlamayı ve onarmayı operasyonel bir zorunluluk
olarak ajandalarına dahil ediyor.
3. Gıda sistemlerinde dönüşüm ve yatırım fırsatları
COP ajandasının üçüncü ekseni olan Tarım ve Gıda Sistemlerinin Dönüşümü, 2026'nın
en stratejik yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Küresel Riskler
Raporu'ndaki gıda güvenliği uyarılarını dikkate alan şirketler, sürdürülebilir
tarım ve arazi restorasyonu odaklı projeleri hayata geçirerek, daha dirençli ve
adil tedarik zincirleri inşa etmeyi önceliklendirecek.
4. 'Su Yılı'nda stratejik yatırım
2026'nın Su Yılı olarak konumlanmasıyla birlikte, su yönetimi sürdürülebilir bir
yatırım alanına dönüşüyor. Küresel Riskler Raporu'na göre küresel su döngüsündeki
dengesizlik, ekonomik istikrarı doğrudan tehdit ediyor. COP ajandasının Şehirler,
Altyapı ve Su İçin Dayanıklılık İnşası eksenini de göz önüne aldığımızda,
şirketlerin şehirlerin ve tesislerin suya dirençli altyapılarla donatılmasına
yönelik çözümleri iş modellerinin merkezine taşıyacaklarını söyleyebiliriz.
5. Adil geçiş ve istihdam
İklim krizinin sosyal etkilerine odaklanan Adil Geçiş süreci, 2026'da şirketlerin
insan kaynakları stratejilerini yeniden şekillendiriyor. COP ajandasının beşinci
ekseni olan İnsani ve Sosyal Gelişimin Desteklenmesi de bu gündemi öne
çıkarıyor. Toplumsal kutuplaşma riskine karşı iş dünyası, çalışanlarını yeşil beceriler
ve yapay zeka yetkinlikleriyle donatarak hem yeni nesil istihdam alanları
yaratmaya hem de toplumsal dayanıklılığı destekleyen bir sosyal sözleşme inşa
etmeye odaklanacaklar. Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın
COP31 için vurguladığı hiçbir ülkenin geride bırakılmayacağı, daha adil
ve kapsayıcı bir diplomasi vizyonu, iş dünyası için de yol gösterici bir çerçeve
sunuyor.
6. Dönüşümün hızlandırıcısı teknoloji ve yapay zeka
Yapay zekanın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmadaki kritik rolü 2026'da daha
da belirginleşiyor. Davos'a da damgasını vuran yapay zeka gündemi, artık enerji
talebini yönetmekten iklim verilerini analiz etmeye kadar kullanılan önemli bir
araç olduğunu gösteriyor. Şirketler, bu teknolojiyi iklim eylemini hızlandıran
temel bir taşıyıcı olarak konumlandırmaya devam edecekler.
7. İklim finansmanında yeni dönem: risk paylaşımı
İklim finansmanındaki radikal değişim şirketlerin finansal mimarilerini de dönüştürüyor.
COP30 hedefleri doğrultusunda karbon piyasalarının uyumlaştırılması, finansmanı
iklim eyleminin merkezine çekiyor. 2026 yılında, özellikle uyum projeleri
için özel sektörün katılımını artıran yenilikçi risk paylaşım modelleri ve
sigorta çözümlerini kullanan kurumlar, finansal dayanıklılıklarını pekiştirecek.
8. İtibarın yeni ölçütü: Bilgi bütünlüğü ve şeffaflık
Dezenformasyonun birincil küresel risk olarak tanımlandığı bu dönemde, COP30 ajandasında
yer alan İklim Değişikliği Konularında Bilgi Bütünlüğü şirketler için
en önemli güven unsuru haline geliyor. Kurumsal sürdürülebilirlik iletişiminde
veri doğruluğunu ve bilim temelli yaklaşımları esas alan şirketler, şeffaflığı
bir itibar ve rekabet unsuru olarak yönetecek.
9. Küresel ticaret ve iklim entegrasyonu
İklim ve Ticaret arasındaki ilişkinin COP ajandasındaki yeri, korumacı politikaların
sürdürülebilirlik standartlarıyla birleştiği bir dönemi başlatıyor. 2026
Küresel Riskler Raporu'ndaki parçalı yönetişim uyarısına rağmen, yeşil ticaret
koridorları ve karbon muhasebesi standartları, küresel pazarda kalıcı olmanın
yeni şartı haline geliyor. Sürdürülebilirlik kriterlerini ticaret stratejileriyle
tam uyumlu hale getiren şirketler, uluslararası değer zincirlerindeki yerlerini
sağlamlaştıracaklar.
10. Yeşil Büyüme ile Gelen Kurumsal Dayanıklılık
Sürdürülebilirliği bir maliyet kalemi olarak gören geleneksel anlayışın yerini,
bu süreci uzun vadeli karlılık ve dayanıklılık stratejisi olarak konumlandıran
şirketlere bıraktığı bir yıl olacak. Davos'ta da vurgulandığı gibi gezegenin sınırları
ile uyumlu, ekosistemi onarırken ekonomik değer de yaratan iş modellerini
benimseyen şirketler, belirsizlik dönemlerinde riskleri fırsata çevirerek küresel
pazarda daha dirençli ve rekabetçi bir pozisyon elde edecekler.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -