Basın Bülteni- Yuvam Dünya ve KONDA araştırmasına göre, Türkiye’de iklim krizine dair farkındalık artarken, bilinç hâlâ eyleme dönüşmekte yetersiz kalıyor
Ekonomi
Basın Bülteni- Yuvam Dünya ve KONDA araştırmasına göre, Türkiye’de iklim krizine dair farkındalık artarken, bilinç hâlâ eyleme dönüşmekte yetersiz kalıyor
Türkiye, İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!
Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği
Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması'nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma,
toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu bilincin eyleme
dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.
Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor
Araştırmaya göre toplumun %45'i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor.
İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları
olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor.
Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor
Toplumun %70'i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik
ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76'sı bireysel
mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca
çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor.
Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor.
Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor
Katılımcıların %93'ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor.
Toplumun %73'ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde
görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu
durum, Türkiye'de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü
bir algıyı yansıtıyor.
Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor
Katılımcıların %77'si endişe, %53'ü çaresizlik, %45'i umut, %33'ü suçluluk hissediyor.
Endişe hâlâ baskın duygu, ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, duyarsızlaşma
değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın
suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor.
Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü
İleri dönüşüm kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48'i artık
ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları
bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim
kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.
Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık:
Yuvam Dünya olarak 2022'den bu yana Türkiye'ye aynı soruyu soruyoruz: İklim krizini
nasıl görüyorsunuz? Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de
anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem
de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun
neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek, çaresizlik
ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var:
Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı
güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi,
Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel
sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım,
sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.
KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem:
Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük.
KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum
olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde
önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz.
Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için
gurur kaynağı.
Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük.
Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi
yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya
yakınlık bilgiyi artırıyor, yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça
farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük
bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse
herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani
bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.
Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz:
İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.
Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki
felaketlerde değil, kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde,
orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz.
Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan
bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye
toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.
Sonuç
İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen
gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya
kararlıyız, çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -