TEPAV Trump’ın ikinci yılı belirsizlikle şekilleniyor
Ekonomi
TEPAV Trump’ın ikinci yılı belirsizlikle şekilleniyor
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ev sahipliğinde düzenlenen
What can be expected during Trump’s second year? başlıklı toplantıda, ABD Başkanı
Donald Trump’ın ikinci yılında göç politikaları, küresel ekonomik dengeler
ve dış politikadaki yönelimler ele alındı. TEPAV'ın sitesinde yer alan haberin
detayları şöyle:
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ev sahipliğinde 30 Ocak 2026
tarihinde düzenlenen What can be expected during Trump’s second year? başlıklı
toplantı, büyükelçilik temsilcileri, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar,
akademi, düşünce kuruluşları ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.
Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) kıdemli
uzmanı Bülent Alirıza ile TEPAV Kurucu Direktörü Güven Sak’ın konuşmacı olduğu
toplantının moderatörlüğünü TEPAV ABD Çalışmaları Merkezi Direktörü Tülin Daloğlu
üstlendi.
Toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci yılında iç siyaset, ekonomi ve dış
politikada öne çıkan başlıklar çok boyutlu bir çerçevede ele alındı.
Göç politikaları ABD iç siyasetinde sert bir kırılma yaratıyor
Bülent Alirıza, Trump yönetiminin göç politikalarının ABD iç siyasetinde benzeri
görülmemiş bir toplumsal ve kurumsal gerilim yarattığını belirtti. Göçmenlik ve
Gümrük Muhafaza Birimi’nin (ICE) sahadaki uygulamalarının, yerel yönetimler ve
sivil toplumla açık bir çatışma alanına dönüştüğünü ifade eden Alirıza, ABD vatandaşlarının
dahi zaman zaman kimliklerini belgelemek zorunda bırakıldığını aktardı.
ICE’a ayrılan bütçenin hızla artırıldığını ve kurumun yalnızca sınır bölgelerinde
değil, ülke genelinde yoğun biçimde kullanıldığını vurgulayan Alirıza, bu sürecin
yaklaşan Kongre seçimlerinde belirleyici bir siyasi mesele olacağını söyledi.
Cumhuriyetçi taban içinde dahi uygulama biçimlerine yönelik rahatsızlığın arttığını
belirten Alirıza, ABD şehirlerinde yaşanan şiddet olaylarının, Trump dönemi
öncesinde tahayyül edilmesi zor gelişmeler olduğunu ifade etti.
Trump dış politikada öngörülemezliği artırıyor
Dış politika başlığında Trump’ın karar alma biçimine dikkat çeken Alirıza, ABD dış
politikasının giderek kişisel ilişkilere dayalı bir zemine kaydığını söyledi.
İran’a yönelik olası askeri senaryoların Washington’da tartışıldığını, ancak
Trump’ın son ana kadar kararlarını netleştirmemesinin belirsizliği artırdığını
vurguladı.
Trump’ın Rusya, Çin ve Avrupa liderleriyle kurduğu kişisel temasların, kurumsal
diplomatik süreçlerin önüne geçtiğini belirten Alirıza, Ukrayna konusunda Avrupalıların
giderek daha fazla sorumluluk üstlendiğini, ancak ABD politikasında köklü
bir değişikliğe dair güçlü işaretler bulunmadığını ifade etti. ABD’de dış politika
yapım sürecinin büyük ölçüde Beyaz Saray’da merkezileştiğini ve Kongre’nin
etkisinin zayıfladığını da sözlerine ekledi.
Doların geleceğine dair beklentiler küresel dengeleri etkiliyor
Güven Sak ise değerlendirmelerinde küresel ekonomi ve finansal sistemdeki kırılganlıklara
odaklandı. Trump yönetiminin ticaret politikaları ve gümrük tarifeleri
üzerinden yarattığı belirsizliğin, ABD dolarının değerine ilişkin beklentileri
olumsuz etkilediğini belirten Sak, bunun klasik bir boykottan ziyade küresel
portföylerde doğal bir kaymaya yol açtığını söyledi.
ABD dolarının küresel rezerv para olma konumunun, ABD’nin ticaret açığı verme kapasitesiyle
doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Sak, piyasalarda doların değer
kaybedeceğine yönelik beklentilerin artmasının altın, gümüş ve platin gibi
varlıklara yönelimi hızlandırdığını ifade etti. Bu ölçekte alternatif bir varlık
sınıfı bulunmadığı için değerli metallere yönelimin yapısal bir eğilime dönüştüğünü
belirtti.
Küresel sistem nereye evrileceğini bilmiyor
Sak, küresel finansal sistemin şu anda yüksek düzeyde bir belirsizlik içinde olduğunu
ve bu belirsizliğin yalnızca ABD ekonomisini değil, tüm dünyayı etkilediğini
ifade etti. ABD varlıklarına yönelik güven kaybının ani bir kopuş anlamına
gelmediğini, ancak piyasalarda ilk kez bu ölçekte bir yönsüzlük yaşandığını söyledi.
Suriye başlığına da değinen Sak, ülkede sınırlı bir normalleşme süreci yaşandığını,
Türkiye ile ekonomik ve ticari bağların yeniden canlandırılmasının hem Suriye’nin
yeniden inşası hem de Türkiye ekonomisi açısından önemli olabileceğini vurguladı.
Ancak küresel rezerv para sisteminde yaşanan dalgalanmalar nedeniyle,
hiçbir ülkenin bu süreçten bağımsız hareket edemeyeceğini ifade etti.
Toplantıda yapılan değerlendirmeler, Trump’ın ikinci yılında ABD iç siyasetinde
göç politikalarının, küresel ekonomide ise finansal belirsizliklerin ve dış politikada
öngörülemezliğin öne çıktığını ortaya koydu. Konuşmacılar, mevcut tabloda
net cevaplardan çok, açık soruların ve risklerin ağır bastığı bir döneme girildiği
konusunda görüş birliğine vardı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -