Merkezin Güncesi 2026 Yılı Tüketici Fiyat Endeksindeki Güncellemeler ve Etkileri
Ekonomi
Merkezin Güncesi 2026 Yılı Tüketici Fiyat Endeksindeki Güncellemeler ve Etkileri
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Merkez Güncesi'nde yayımlanan bir makalede, TÜİK'in
Ocak 2026 itibarıyla uluslararası kriterlere uyum kapsamında TÜFE hesaplama
yönteminde yaptığı üç metodolojik değişiklik ve bunların TÜFE'ye yansımalarını
ele aldı.
Yazıda şöyle denildi:
Hanehalkının tükettiği mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişimini ölçen
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Avrupa
Birliği (AB) standartlarıyla uyumlu biçimde hesaplanıyor. Ocak 2026 itibarıyla
TÜİK, uluslararası kriterlere uyum kapsamında TÜFE hesaplama yönteminde üç
alanda metodolojik değişikliğe gitti. Bunları, tüketim harcama sınıflandırmasının
değişmesi, TÜFE baz yılının 2025 olarak güncellenmesi ve harcama ağırlıklarının
belirlenmesinde Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamalarının
ana veri kaynağı olarak kullanılmaya başlanması olarak sıralayabiliriz. Bu yazıda
söz konusu değişikliklerin TÜFE’ye yansımalarını ele alıyoruz.
Sınıflandırma ve Baz Yılı Değişikliği
Eski sınıflandırmada harcama kalemleri 12 ana grup, 43 alt grup ve 407 madde olarak
belirlenmişti. Ancak zaman içinde tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve ürün
çeşitliliğinin artmasıyla bazı kategoriler güncelliğini yitirdi. Yeni ürün ve
hizmetlerin sınıflandırılması da zorlaştı. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler tarafından
oluşturulan ve AB ülkelerinde zorunlu hale getirilen yeni sınıflamaya
geçildi.
Yeni sınıflama, güncel tüketim yapısını daha iyi yansıtacak şekilde kategori sayısını
artırırken, mal ve hizmet ayrımını da netleştirdi. Ayrıca çevrim içi hizmetler
(paket yemek servisi taşıma ücreti vb.) ve yeni tüketim biçimleri (elektrikli
otomobillerin şarjı, çamaşır kurutma makinası vb.) de kapsama dâhil edildi.
Buna ek olarak, harcama kalemleri eski grup sayısı olan 12 yerine 13 ana grup
altında yeniden düzenlendi (Tablo 1). Heterojen yapısı sebebiyle Çeşitli Mal
ve Hizmetler ana grubunda yer alan bazı kalemler ayrıştırılarak Sigorta ve Finansal
Hizmetler ve Kişisel Bakım, Sosyal Koruma ve Çeşitli Mal ve Hizmetler
başlıkları altında yeniden tanımlandı. Bunun yanı sıra Haberleşme ana grubunun
kapsamı genişletilerek Bilgi ve İletişim, Eğlence ve Kültür ana grubu ise
Eğlence, Dinlence, Spor ve Kültür olarak yeniden sınıflandırıldı.
Sınıflandırma değişikliğiyle eş zamanlı olarak TÜFE’nin baz yılı da 2025 olarak
güncellendi. Endeksin yeni baz yılına göre yeniden ölçeklendirilmesi, geçmiş aylık
ve yıllık enflasyon oranlarını etkilemiyor.
Ağırlık Değişikliği
Eski sınıflandırmada ağırlıklar, Hanehalkı Bütçe Anketi, kurumsal nüfus anketi,
turizm anketi ve idari kayıtlardan elde edilen harcama ve ciro bilgileri, Ulusal
Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcama verilerinin değişim hızları ile genişletilerek
hesaplanmakta idi. Yeni sınıflandırmayla beraber, TÜFE ağırlıklarının
belirlenmesinde kullanılan veri kaynakları da değiştirildi. Bu kapsamda, tüketim
paylarının hesaplanmasında Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları
verileri ana veri kaynağı haline gelirken, Hanehalkı Bütçe Araştırmaları
alt sınıf ağırlıklarında tamamlayıcı kaynak olarak kullanılmaya başlandı. Ulusal
hesapların düzenli güncellenmesi tüketim kalıplarındaki değişimlerin daha
hızlı yansıtılmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, TÜFE ile GSYH deflatörü gibi
fiyat değişimlerine ilişkin makroekonomik göstergeler arasında tutarlı bir ilişki
olmasını sağlıyor.
Ağırlıklar alt kalemler ve özel kapsamlı göstergeler bazında değerlendirildiğinde,
en belirgin değişim hizmet sektöründe. Tüketim kalıpları ve ekonomideki yapısal
dönüşüme paralel olarak, hizmet sektörünün payında 7,4 puan artış söz konusu
(Tablo 2). Bu artışta ulaştırma hizmetleri, lokanta ve otel ile diğer hizmetler
ön planda. Ayrıca, eğlence, spor ve kültür ile finansal hizmetlerin tüketim
payında da bir artış gözleniyor. Bu durum, gelişmiş ülkelere yakınsama sürecinin
bir yansıması olarak, millî gelir verilerinde hizmet sektörünün payında görülen
artış ile uyumlu. Tüketim harcamalarında da hizmetlere doğru bir kayma izleniyor.
Benzer bir artış hizmet istihdamında da var. Bu bakımdan, TÜFE’nin kompozisyonundaki
değişimin diğer makro göstergelerle uyum içinde olduğu söylenebilir.
Hizmet grubu ağırlığındaki yükselişe karşın diğer ana grup ağırlıkları 2025’e kıyasla
azalıyor. En belirgin düşüş 3,2 puan ile enerji grubunda. Bu grupta şebeke
suyu yanında sübvansiyonların da etkisiyle elektrik ve doğal gaz kalemleri öne
çıkmakta. Temel malların 2026 yılında ağırlığında 3,0 puan gerileme var. Bunun
sürükleyicisi dayanıklı mallar. Gıda grubu ağırlığında sınırlı bir gerileme olmasına
rağmen alt kırılım bazında farklılaşan bir görünüm mevcut. İşlenmemiş gıdanın
ağırlığı taze meyve-sebze kaynaklı olarak gerilerken işlenmiş gıdanın ağırlığı
artıyor. Tüm bu gelişmeler neticesinde, B ve C göstergelerinin ağırlıkları
5,2 ve 4,5 puan yükselişle sırasıyla yüzde 79,3 ve yüzde 65,3’e ulaştı.
İkili düzeydeki ana harcama gruplarında ise ağırlıklar bir önceki yıla kıyasla en
fazla konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda azalırken, bunu bilgi
ve iletişim ile sağlık izledi. Ağırlıkların en fazla arttığı gruplar ise değişen
tüketim kalıplarının yansıdığı lokanta ve konaklama ile eğlence, dinlence,
spor ve kültür grubu oldu. Diğer ana harcama gruplarında ise ağırlık değişimleri
görece sınırlı oldu (Tablo 1).
Etki Analizi
Bu kısımda, ağırlıklarda yapılan değişikliğin 2026 yılı ocak ayı enflasyonuna etkisini
ölçüyoruz. TÜİK tarafından yayımlanan en kapsamlı fiyat endeksleri beşli
hane düzeyinde. Bu nedenle eski ve yeni ağırlıkları kullanarak beşli hane düzeyinde
hesaplama yaptık. Bu hesaplamalar, endeksin ağırlık yapısındaki değişikliğin
ocak ayı enflasyonuna etkisinin yaklaşık 0,1 puan azaltıcı yönde olduğuna işaret
ediyor.
2025 yılında mallarda yıllık enflasyon yüzde 25, hizmetlerde ise yüzde 44 seviyesinde
gerçekleşmişti. 2026 yılında da hizmet enflasyonunun mal enflasyonundan yüksek
olabileceği düşünüldüğünde, hizmetlerin ağırlığındaki artışın bu seneki enflasyon
oranını yukarı yönlü etkileme potansiyeli var. Diğer taraftan, 2025 yılında
olduğu gibi 2026 yılında da yıllık hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna
kıyasla daha hızlı gerilemesi muhtemel. Dolayısıyla, bu iki etki birlikte değerlendirildiğinde
hizmetler ağırlık değişiminin yıllık enflasyona yukarı yönlü etkisinin
yaklaşık 1 puan olacağı öngörülmektedir.
Önemli Not: Bu haberde ilişkili internet sitesine link bulunmaktadır.
Kullanıcılarımızın habere erişmek için Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -