TCMB Enflasyon Raporu Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor
Ekonomi
TCMB Enflasyon Raporu Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor
TCMB'nin enflasyon raporunda orta vadeli öngörüler kapsamında, enflasyonun yüzde
70 olasılıkla, 2026 yıl sonunda yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında gerçekleşeceği
tahmin ediliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Enflasyon Raporu 2026 - I'in Orta Vadeli Öngörüler
bölümünde şu açıklamalara yer verdi.
3. Orta Vadeli Öngörüler
3.1 Mevcut Durum, Kısa Vadeli Görünüm ve Varsayımlar
Temel Tahmin Değişkenlerinin Gelişimi
Rapor döneminde açıklanan veriler, üçüncü çeyrekte öngörülenden güçlü gerçekleşen
büyümenin ardından, 2025 yılının son çeyreğinde iktisadi faaliyetin ılımlı bir
seyir izlediğine işaret etmektedir. Bu dönemde, talep tarafında perakende satış
hacim endeksindeki ve kartla yapılan harcamalardaki çeyreklik artışlar devam
etmekle birlikte tarihsel eğilimlerinin altında kalmaktadır. Üretim tarafında,
sanayi ve hizmet üretimi yılın son çeyreğinde yataya yakın bir seyir izlerken,
inşaat üretimi çeyreklik bazda artış kaydetmiştir. Anket bazlı göstergeler, imalat
sanayi faaliyetinde sınırlı bir toparlanmaya işaret etmekle birlikte, tarihsel
ortalamaların altında seyretmektedir. İşgücü piyasasında istihdam artışının
sürmesine karşın, tamamlayıcı göstergeler piyasanın manşet işsizlik oranının
ima ettiğinden daha az sıkı olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede, yurt içi finansal
koşullardaki sıkılığın ve dış talepteki görece zayıf seyrin de etkisiyle
talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin önceki Rapor dönemine
göre zayıflamakla birlikte sürdüğü, çıktı açığının ise negatif bölgede seyrettiği
değerlendirilmektedir
Tüketici enflasyonu ocak ayında yüzde 30,7'ye gerileyerek bir önceki Enflasyon Raporu'nda
sunulan tahmin aralığının üst bandına yakın gerçekleşmiştir. 2024 yılının
ortasında başlayan dezenflasyon süreci, son dönemde yavaşlamakla birlikte
devam etmektedir. Son üç ayda yıllık enflasyondaki düşüşe en belirgin katkı enerji
ve temel mal gruplarından gelirken, hizmet grubunun katkısı görece yatay seyretmiştir.
Bu dönemde, gıda ve alkolsüz içecekler grubu enflasyonu sebze ve et
fiyatları kaynaklı oynak bir görünüm sergilemiş, gıda grubu yıllık enflasyonu
manşet enflasyonun üzerinde gerçekleşmiştir. Hizmet grubunda, zamana bağlı fiyat
ayarlamaları ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi öne çıkarken, kira enflasyonu
yüksek seviyesini korumakla birlikte yavaşlama eğilimini sürdürmüştür. Temel
mal enflasyonu ise döviz kurunun istikrarlı seyri ve zayıflayan maliyet baskılarının
etkisiyle ılımlı seyrini korumuştur. Üretici fiyatları kaynaklı baskılar
yılın son iki ayında zayıflamış, üretici enflasyonunun yıllıklandırılmış son
üç aylık eğilimi ocak ayında tüketici enflasyonunun altında gerçekleşmiştir.
Çekirdek göstergelerin yıllık artış oranlarındaki düşüş eğilimi son dönemde hız
kesmiştir. Enflasyonun ana eğilimi 2025 yılının son çeyreğinde belirgin biçimde
yavaşlamış, ocak ayında ise döneme özgü unsurların etkisiyle artış göstermiştir.
Ana eğilim göstergelerinin çeyreklik ortalaması yılın son çeyreğinde tarihsel
olarak düşük seviyelere gerilerken, ocak ayı itibarıyla son üç aylık dönemde
sınırlı bir yükseliş kaydetmiştir. Bu görünümde, hizmet grubuna özgü fiyatlama
davranışları etkili olurken, trend enflasyon göstergeleri ve fiyat artışlarının
dağılımı, enflasyon ana eğiliminde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir. Enflasyon
beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle
birlikte, mevcut seviyeler dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam
etmektedir.
Dışsal Değişkenlere Dair Varsayımlar
Küresel büyüme görünümü, küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklere ve jeopolitik
risklere rağmen dirençli seyrini sürdürmektedir. ABD'de büyümede teknoloji
sektörü yatırımları öne çıkarken, Çin ekonomisinin tarifelere karşın büyüme
hedefleriyle uyumlu bir performans sergilediği görülmektedir. Ülkelerin büyüme
tahminleri küresel büyümedeki toparlanmanın bu yıl da devam edeceği beklentisiyle
yukarı yönlü güncellenmiştir. Bu görünümde verimlilik artışı ve küresel finansal
koşullardaki göreceli gevşemenin belirleyici olduğu değerlendirilmektedir.
Bu çerçevede, Türkiye'nin ticaret ortaklarıyla olan ihracat ağırlıkları esas
alınarak hesaplanan küresel büyüme endeksinin yıllık artış oranı varsayımı, 2025
ve 2026 yılları için sırasıyla yüzde 2,1'e ve yüzde 2,3'e güncellenmiştir. Bu
oran 2027 yılı için yüzde 2,2 olarak varsayılmaktadır.
Fed'in para politikasına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler küresel finansal
koşullarda oynaklığı artırmıştır. Özellikle 2026 yılının ikinci yarısına
ilişkin Fed'in para politikası görünümüne dair belirsizlik değerli metal fiyatları
başta olmak üzere finansal piyasalarda dalgalanmalara neden olmuştur. Son
dönemde Fed'in para politikasına ilişkin belirsizliklerin bir miktar azaldığı görülse
de artan jeopolitik gerilimlerle finansal piyasalarda oynaklık sürmüştür.
Bu durum, GOÜ'lere yönelen portföy akımlarında ülkelerin jeopolitik risklere
maruziyetine göre farklılaşan oranlarda dalgalanmalara neden olmuştur. Önümüzdeki
dönemde, piyasa beklentilerine paralel olarak Fed'in yılın geri kalanında iki
faiz indirimi gerçekleştireceği, ECB'nin ise mevcut politika duruşunu koruyacağı
varsayılmıştır. Bu doğrultuda, enflasyon tahminleri oluşturulurken küresel
finansal koşulların önümüzdeki dönemde sınırlı bir miktar gevşeyeceği bir çerçeve
esas alınmıştır.
Fed'in para politikasına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler küresel finansal
koşullarda oynaklığı artırmıştır. Özellikle 2026 yılının ikinci yarısına
ilişkin Fed'in para politikası görünümüne dair belirsizlik değerli metal fiyatları
başta olmak üzere finansal piyasalarda dalgalanmalara neden olmuştur. Son
dönemde Fed'in para politikasına ilişkin belirsizliklerin bir miktar azaldığı görülse
de artan jeopolitik gerilimlerle finansal piyasalarda oynaklık sürmüştür.
Bu durum, GOÜ'lere yönelen portföy akımlarında ülkelerin jeopolitik risklere
maruziyetine göre farklılaşan oranlarda dalgalanmalara neden olmuştur. Önümüzdeki
dönemde, piyasa beklentilerine paralel olarak Fed'in yılın geri kalanında iki
faiz indirimi gerçekleştireceği, ECB'nin ise mevcut politika duruşunu koruyacağı
varsayılmıştır. Bu doğrultuda, enflasyon tahminleri oluşturulurken küresel
finansal koşulların önümüzdeki dönemde sınırlı bir miktar gevşeyeceği bir çerçeve
esas alınmıştır.
Küresel belirsizlikler emtia fiyatlarında oynaklığı artırmıştır. Jeopolitik gelişmeler
ve Fed politikalarına ilişkin belirsizlikler değerli metal başta olmak üzere
emtia fiyatlarını yukarı yönlü etkilerken Fed para politikasına ilişkin belirsizliğin
azalmasıyla birlikte, altın fiyatlarında gözlenen artışın bir bölümü
son dönemde geri alınmıştır. Bu dönemde, petrol fiyatlarının enerji dışı emtia
fiyatlarına kıyasla daha sınırlı yükseliş sergilemesi, enerji ve enerji dışı
emtialar arasındaki ayrışmayı belirginleştirmiştir. Önümüzdeki dönemde OPEC ülkelerinin
üretim seviyesi, küresel büyüme görünümü ve küresel para politikalarındaki
sınırlı gevşeme alanı birlikte değerlendirildiğinde, jeopolitik belirsizliklerin
azalmasıyla petrol fiyatlarının zayıf bir görünüm sergilemeye devam edeceği
öngörülmektedir. Bu görünüm doğrultusunda, ham petrol fiyatlarının 2026 yılında
ortalama 60,9 ABD doları, 2027 yılında ise ortalama 56,0 ABD doları değer
alacağı varsayılmıştır (Grafik 3.1.1). Benzer şekilde, emtia fiyatları genel seviyesi
için kullanılan ithalat birim değer endeksinin 2026'da yıllık ortalama yüzde
2,0 artacağı, 2027 yılında ise yıllık ortalama yüzde 0,9 gerileyeceği öngörülmektedir
Gıda fiyatları varsayımı 2026 yılı için sınırlı bir miktar yukarı yönlü güncellenmiştir.
2025 yıl sonunda gıda enflasyonu, önceki varsayımların 4,0 puan altında,
yüzde 28,3 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu sapmada, yılın son iki ayında
olumlu bir görünüm sergileyen işlenmemiş gıda fiyatları etkili olmuştur. Son dönemde
arz şoklarının yanı sıra Ramazan ayının da etkisiyle gıda fiyatlarında artışlar
gözlenmektedir. Yurt genelinde etkili olan yağışların kuraklık kaynaklı
riskleri sınırlandıracağı öngörüsüyle 2026 yılı için gıda enflasyonu varsayımı
yüzde 18'den yüzde 19'a güncellenmiştir. 2027 yılı için ise gıda fiyatlarının yüzde
11,0 artacağı öngörülmektedir
Tahminler oluşturulurken makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle
enflasyonu düşürmeye odaklı ve koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünüm
esas alınmıştır. Bu kapsamda, maliye politikasının eşgüdümünün dezenflasyon sürecine
önemli katkı sağlayacağı ve kamu kontrolündeki yönetilenyönlendirilen fiyatlar
ile borçlanma, vergi ve gelirler politikalarının enflasyondaki düşüşü destekleyecek
şekilde belirleneceği varsayılmıştır. Nitekim, 2026-2028 dönemini
kapsayan Orta Vadeli Program, bütçe dengelerinde öngörülen iyileşmenin faiz dışı
harcamalardaki azalış ile sağlandığı bir çerçeve sunarak maliye politikasının
dezenflasyon sürecinde destekleyici olacağına işaret etmektedir.
Önemli Not: Bu haberde ilişkili internet sitesine link bulunmaktadır.
Kullanıcılarımızın habere erişmek için Manşet'in üst kısmında yer alan linki tıklamaları yeterlidir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -