Dünya Bankası raporuna göre Türkiye’de sağlık, eğitim ve beceri açıkları gelecekteki işgücü kazançlarının yüzde 42’sine mal oluyor

Ekonomi

Dünya Bankası raporuna göre Türkiye’de sağlık, eğitim ve beceri açıkları gelecekteki işgücü kazançlarının yüzde 42’sine mal oluyor



Dünya Bankası Grubu tarafından bugün yayınlanan yeni bir rapora göre, sağlık, eğitim
ve işyerinde beceri geliştirme alanlarındaki mevcut açıklar düşük ve orta
gelirli ülkelerin gelecekteki işgücü kazançlarının yüzde 51'ini kaybetmelerine
mal oluyor. Türkiye'de mevcut açıklar gelecekteki kazançların yüzde 42'sinin kaybedilmesine
mal oluyor. Son 15 yıllık dönemde, gelirler yükselmiş ve yoksulluk
azalmış olmasına rağmen, düşük ve orta gelirli ülkelerin üçte ikisinde beslenme,
öğrenme ve işgücü becerileri alanlarında düşüşler kaydedilmiştir. Türkiye öğrenme
sonuçlarını iyileştirmiş olmasına ve 2025 yılındaki öğrenci test puanları
2010 yılına göre 64 puan yükselmiş olmasına rağmen, çoğu düşük ve orta gelirli
ülkede bu açıkların geriye döndürülebilmesi için beşeri sermaye yatırımlarına
ilişkin yeni bir yaklaşım benimsenmesi gerekecektir.

Önemli Alanlarda Beşeri Sermayenin Oluşturulması: Evler, Mahalleler ve İşyerleri
başlıklı raporda 129 düşük ve orta gelirli ülkenin 86'sında 2010 ile 2025 yılları
arasında beslenme, öğrenme veya işyerinde beceri edinimi alanlarından birinde
düşüş yaşandığı tespit edilmektedir. Yükselen gelirler ve yoksullukta kaydedilen
düşüşler daha güçlü beşeri sermaye sonuçlarına dönüşememiştir. Rapor, beşeri
sermayeyi şekillendiren gerçek dünya ortamları olan evlerde, mahallelerde ve
işyerlerinde daha fazla yatırım yapılması çağrısında bunulmaktadır.

Dünya Bankası Grubu'nun İnsanlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mamta Murthi raporun
yayınlanması vesilesiyle yaptığı açıklamada şunları vurguladı: Düşük ve orta
gelirli ülkelerin refahı, beşeri sermayeyi oluşturma ve koruma yeteneklerine
bağlıdır. Şu anda birçok ülkenin mevcut ve gelecekteki işgücünün beslenme, öğrenme
ve becer geliştirme alanlarında zorluklarla mücadele ettiklerini görüyoruz,
bu durum işgücü üretkenliği ve ekonomilerinin gelecekte sürdürebileceği iş türleri
konusunda endişelere yol açmaktadır. Beşeri sermayeye yapılan yatırımları
ev, mahalle ve işyeri ortamlarını da kapsayacak şekilde arttırmak, insanların
yaşamlarını şekillendiren bu ortamları harekete geçirebilir ve toplam beşeri sermaye
birikimini arttırabilir.

Rapora göre,
- Evler: Aile koşulları ile ilişkili beceri açıkları, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki
çoğu çocuğun okula başlamasından önce, yani beş yaşından önce ortaya çıkmakta
ve ergenlik dönemi boyunca aynen devam etmektedir. Gelir tek başına, test
puanlarını düşüren ve depresyonu arttıran kötü bakım ortamlarını telafi etmemektedir.
Rapor, evde şiddet içeren disiplin uygulamalarının yüksek oranlarda olduğunu
ve evdeki bakım uygulamalarında önemli iyileştirmeler yapılabileceğini ortaya
koymaktadır.

- Mahalleler: Yeni kanıtlar, ebeveynlerinin gelir ve eğitim seviyeleri aynı olsa
bile, daha varlıklı mahallelerde büyüyen çocukların daha yoksul mahallelerde büyüyen
çocuklara göre iki kat daha fazla kazanç elde ettiklerini göstermektedir.
Mahalleler, okullara ve kliniklere erişimin ötesinde fırsatları şekillendirmektedir.
Kirliliğe, suça veya yetersiz altyapıya maruziyet, sağlık, öğrenme ve beceri
gelişimini doğrudan etkilemektedir.

- İşyerleri: Düşük ve orta gelirli ülkelerde, serbest çalışanlar, ilave her bir
yıllık deneyim için ücretli çalışanlara göre yarı yarıya daha az kazanmaktadır.
Öte yandan, bu ülkelerdeki çalışanların yüzde 70'i küçük ölçekli tarım, düşük
kaliteli serbest meslek veya mikro işletmelerde çalışmaktadır, bunlar genellikle
sınırlı örgün eğitim ve iş başında öğrenme imkanı sağlayan işlerdir. İşgücüne
katılım oranlarındaki eşitsizlikler beceri edinimini daha da sınırlamaktadır,
kadınların yaklaşık yüzde 50'si işgücü dışındadır ve gençlerin yaklaşık yüzde 20'si
ne okula devam etmekte ne de çalışmaktadır.

Türkiye: Seçilen Bazı Bulgular
- Türkiye öğrenme alanında birçok ülkenin önemli durgunluk veya düşüş kaydettiği
bir ortamda kayda değer kazanımlar sergilemektedir. Türkiye'nin uyumlaştırılmış
Öğrenme Sonuçları puanı 2010 yılına 445 iken 2025 yılında yaklaşık 509'a yükselmiştir.

- Gençler veya şiddet davranışlarına karşı kırılgan durumdaki yetişkinler gibi belirli
gruplar arasında olumlu mahalle etkileşimleri faydalı olmuştur. Türkiye'de
akademik açıdan güçlü ancak sosyal açıdan sorunlu adölesanlar arasında uygulanan
Geleceğimiz Hayalimiz programı söz konusu gençlerin antisosyal davranışlarını
azaltmış, daha yüksek derecede seçici ortaöğretim okullarına kabul edilmelerine
yardımcı olmuş ve böylelikle okulların ve toplulukların iyileştirilmesini
sağlamıştır.

Genişletilmiş Beşeri Sermaye Endeksinin (HCI+) Tanıtımı
Bu rapor ile birlikte tanıtımı yapılan yeni bir genişletilmiş küresel endeks olan
Genişletilmiş Beşeri Sermaye Endeksi (HCI+), beşeri sermaye birikimini doğumdan
65 yaşına kadar izleyen yeni ülke ve bölge düzeyinde veriler ve bu açığın gelecekteki
işgücü kazançlarındaki kayıplara nasıl dönüştüğünü gösteren bir ölçüt
sunmaktadır. Bu endeks ile birlikte ilk kez işgücü piyasasındaki beşeri sermaye
kazanımlarının (veya kayıplarının) yaşam boyu üretkenliği nasıl etkilediği ortaya
konulmaktadır. HCI+ üç kilit alandaki ülke sonuçlarını incelemektedir: Sağlık,
Eğitim ve İstihdam. Endeksteki her bir nokta, beklenen yaşam boyu kazanç potansiyelinde
yüzde birlik bir farka karşılık gelmektedir ve böylelikle eğitim,
sağlık veya iş kalitesindeki kazanımlar gelir bazına dönüştürebilmektedir.

Her bir ülkenin örneğin aşağıdaki gibi soruları cevaplandırasına yardımcı olacaktır:
- Ülkemde en büyük beşeri sermaye açıkları hangi alanlardadır? Sağlık, eğitim veya
istihdam?
- Öğrenme sonuçlarının iyileştirilmesi halinde üretkenlik ve insanların gelecekteki
işgücü kazançları ne kadar artacaktır?
- Erkekler ve kadınlar arasındaki istihdam farklılıkları kazanç farklarına ne kadar
katkıda bulunuyor?

Türkiye'nin HCI+ sonucu:
- Türkiye'nin 2025 yılındaki HCI+ puanı 228'dir. Bu Avrupa ve Orta Asya bölgesinin
ortalamasından (238) daha düşüktür ancak Üst Orta Gelirli Ülkelerin ortalamasından
(205) daha yüksektir.
- Türkiye'nin istihdam alanındaki puanı (33) hem Avrupa ve Orta Asya bölgesinin
ortalamasından (48) hem de Üst Orta Gelirli Ülkelerin ortalamasından (41) daha
düşüktür.
- Kadınların HCI+ puanı (211) ile erkeklerin puanı (245() arasında 34 puanlık bir
fark mevcuttur. Bu farkın kapatılması halinde, Türkiye'nin genel HCI+ puanı 228'den
245'e yükselecektir ve gelecekteki kazançları yüzde 16 daha yüksek olacaktır.
- Türkiye efektif eğitim süresini 12 yıla yükseltmesi halinde, uzun vadede beklenen
işgücü kazançlarını yaklaşık yüzde 4,7 kadar arttırabilecektir.
Dünya Bankası Grubu'nun İnsanlar Birimi Baş Ekonomisti Norbert Schady konu ile ilgili
olarak şunları belirtti: Kanıtlar, her ortamda beşeri sermayenin itici güçlerini
dikkate alan politikaların, beslenmeyi, öğrenmeyi ve işyerinde beceri
gelişimini iyileştirebileceğini göstermektedir. Ülkeler daha fazla insanın yaşam
boyu beceri geliştirmesini sağlayarak artan üretkenliğin daha yüksek ücretlere
ve aileler ile toplulukların gelecek nesle yatırım yapmaları için daha büyük
teşviklere yol açtığı olumlu bir döngü başlatabilir.

Raporda şu tavsiyeler sunulmaktadır:
- Erken öğrenmeyi teşvik eden ve çocukların bakım ortamlarını iyileştiren ebeveynlik
ve okul öncesi programları.
- Sadece eğitim ve sağlık üzerinde odaklananlar değil, tüm kamu kurumları arasında
işbirliği yoluyla beslenmeyi, öğrenmeyi ve iş başında beceri gelişimini arttırmanın
üzerinde odaklanarak zor durumda olan mahallelerin hedeflenmesi.
- İşgücü piyasalarında çıraklık, çocuk bakımı ve iş başında öğrenme uygulamaları
yaygınlaştırılacak şekilde reform yapılması.
- Evlerde, mahallelerde ve işyerlerinde kamu hizmetlerini bütünleştiren politikalarının
teşvik edilmesi ve ilerlemeyi izlemek için iddialı bir veri gündeminin
oluşturulması.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli