Gilda&Partners/Bal Maaş artışlarında beklenti enflasyonu belirleyici oluyor

Ekonomi

Gilda&Partners/Bal Maaş artışlarında beklenti enflasyonu belirleyici oluyor


TÜİK verilerine göre Ocak 2026'da aylık enflasyon %4,84 olarak gerçekleşti. Bir
önceki ay, Aralık 2025'te aylık artış %0,89 seviyesindeydi. Yılın ilk ayında görülen
bu hızlanma, enflasyonun yıl geneline eşit dağılmadığını ve özellikle ücret
planlamalarının yapıldığı dönemlerde algıyı güçlü biçimde etkileyebildiğini
ortaya koydu.
Küresel ölçekte ise enflasyon daha ılımlı bir patikada ilerliyor. OECD verileri,
birçok gelişmiş ekonomide manşet enflasyonun gerilediğine ve ücret artışlarının
daha öngörülebilir bantlarda şekillendiğine işaret ediyor. Bu tablo, Türkiye'de
ücret beklentilerinin küresel eğilimlerden çok, yerel enflasyon dinamiği üzerinden
şekillendiğini gösteriyor.
Maaşlarda Beklenti Enflasyonu Etkisi
Beyaz yaka açısından yılın ilk enflasyon verisinin etkisi, gerçekleşen oranlardan
çok beklenen yıl sonu enflasyonu üzerinden hissediliyor. Beklenti enflasyonu,
yani enflasyonun yıl sonunda hangi seviyede kapanacağına dair öngörü, maaş artışlarının
yeterliliğini değerlendirmede temel referans noktası haline geliyor.
Benzer bir tartışma küresel ölçekte de görülüyor. WTW uluslararsı ücret araştırması
2026'ya girerken, maaş artışlarıyla enflasyonun her zaman paralel ilerlemediğini
ortaya koyuyor. Bu nedenle küresel şirketler, ücret artışlarını tek başına
zam oranıyla sınırlamak yerine, esnek yan haklar, performans primleri, sağlık
ve refah paketleri, esnek çalışma modelleri ve öğrenme bütçeleri gibi tamamlayıcı
unsurlarla çalışan toplam kazancını dengelemeye yöneliyor.
Ücret Yönetiminde Güven ve Öngörü Dönemi
İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Kurucu Ortağı Jilda Bal, Ocak
ayı verilerinin kurumlar ve çalışanlar açısından bir zam tartışmasından çok,
ücret politikalarının ne kadar öngörü ve güven üretebildiğini test ettiğini vurguluyor:
Beyaz yakada belirleyici olan tek bir ayın enflasyonu değil, yılın geri kalanına
dair belirsizlik algısıdır. Beklenti enflasyonu yükseldiğinde çalışanlar yalnızca
zam oranını değil, satın alma güçlerinin nasıl korunacağını görmek istiyor.
Kurumlar için bu dönem, ücret politikasını daha şeffaf ve tutarlı bir çerçevede
yeniden anlatma ihtiyacını ortaya koyuyor.

Bal'a göre Bu süreçte kurumların ücret artışını bir maliyet kalemi olarak görmek
yerine, çalışanların yan haklar dahil , toplam kazancını ve satın alma gücünü
nasıl koruyacaklarına odaklanmaları gerekiyor. Çalışanlar açısından ise maaş beklentilerinin
tek bir senaryoya bağlanmadan, farklı olasılıkları dikkate alan
daha esnek bir bakış açısıyla ele alınması önem kazanıyor. Önümüzdeki dönemde hem
kurumlar hem de beyaz yaka için asıl farkı yaratacak yaklaşım, oranlardan çok
öngörülebilirlik ve güven olacak.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli