Kacır (İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı) Finansman maliyeti yüzde 33’e kadar düşecek
Ekonomi
Kacır (İmalat Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı) Finansman maliyeti yüzde 33’e kadar düşecek
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tüm imalat sanayi firmalarımızın
yararlanması için, bankalarımızla, katılım bankalarımızla birlikte hazırladığımız
100 milyar lira büyüklüğündeki finansman programı kapsamında, KOBİ’lerimiz
ve büyük ölçekli firmalarımız, bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak
50 milyon liraya kadar krediye, 6 ayı anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli,
uygun koşullarda erişebilecek. Finansman maliyeti yüzde 33’e kadar düşecek.
dedi.
Bakan Kacır ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, KOSGEB’in İmalat
Sanayi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Destek Programı İmza ve Tanıtım Töreni’ne
katıldı. Bakan Kacır, destek programının, Türkiye’nin kalkınmasına katkı sağlamak,
imalat sanayi işletmelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve üretimin
sürekliliğini güvence altına almak üzere hayata geçirildiğini belirterek,
şunları söyledi:
EKONOMİK İSTİKRAR: Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen vizyoner
projelerle, kalkınma ve büyüme hamleleriyle asra bedel kazanımlara imza attık.
Oluşturduğumuz siyasi ve ekonomik istikrar iklimiyle, uyguladığımız şeffaf ve
öngörülebilir politikalarla, yatırım ortamını iyileştiren ve yerli üretimi merkeze
alan yapısal reformlarla Türkiye’ye hep birlikte çağ atlattık. Ekonomimiz
21 çeyrektir kesintisiz büyüyor. Milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı. 23 yılda
inşa ettiğimiz gelişmiş üretim altyapımız neticesinde Türkiye’yi, dünyanın
önde gelen üretim merkezleri arasına taşıdık.
İMALAT SANAYİ: İmalat sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara
yükselttik. Geniş ürün yelpazemiz, esnek üretim kabiliyetimiz, lojistik avantajlarımız,
Ar-Ge ve katma değeri önceleyen adımlarımızla 2002’de 36 milyar dolar
olan yıllık ürün ihracatımızı 273 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin’den
sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği
açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir.
MİLLİ TEKNOLOJİ: Bu kazanımlar bizlere altın bir tepside sunulmadı. Dünyada pek
çok ülkede üretimin geri plana itildiği, pek çok ülkenin sanayisizleşmeye teslim
olduğu ve tedarik zincirlerinde dışa bağımlılığın arttığı dönemlerde biz, yerli
üretimi ve millî teknolojiyi kalkınmamızın merkezinde konumlandırdık. Yol haritamızı
daha müreffeh ve daha güçlü Türkiye idealiyle şekillendirdik. Ekonomik
bağımsızlığı siyasi bağımsızlığın olmazsa olmazı addettik. Bizleri daha güçlü,
daha müreffeh Türkiye’ye ulaştıracak her yatırımı, devletimizin tüm imkânlarıyla
destekledik.
SANAYİ ÜRETİMİ: Sanayi üretim endeksi halen pandemi öncesi dönemle kıyaslandığında
Almanya’da yüzde 12,5, İtalya’da yüzde 5,8, Fransa’da yüzde 3,3 daha düşük seviyede.
Türkiye ise sanayi üretimini aynı dönemde yüzde 31,5 artırdı. Küresel
fırtınaların ortasında, yeni bir dünya düzeninin kurulduğu, tedarik zincirlerinin
kırıldığı ve korumacılığın yükseldiği bir dönemde ülkemizin dünyanın geri kalanından
pozitif ayrışması, müteşebbisimizi belirsizliğe terk etmeyen kararlı duruşumuzun
ve Millî Teknoloji Hamlesini gerçekleştirme azminin bir neticesidir.
YATIRIM, İSTİHDAM VE ÜRETİM: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, sanayicimizin
uygun koşullarda finansmana erişebilmesini, üretimin çarklarının daha hızlı dönmesinin
ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize ulaşmanın teminatı olarak görüyoruz.
Elbette yüksek mali disiplinle yürüttüğümüz ve fiyat istikrarını tesis etmeyi önceleyen
ekonomi programımızın iç talep ve finansman koşullarında dönemsel etkileri
var. Ancak enflasyonla mücadelede elde ettiğimiz müspet neticeler, orta ve
uzun vadede sanayicimizin finansman maliyetini hafifletecek ve öngörülebilirliği
kalıcı kılacaktır. Dengeleme sürecinde, yatırımın, istihdamın, üretimin hız
kesmemesi için gereken adımları atıyoruz.
YATIRIMA TEŞVİK: 2025 yılında 7 bin 354 yatırım için teşvik belgesi düzenledik.
1 trilyon 502 milyar lira yatırımın, 157 bin istihdamın önünü açtık. Devreye aldığımız
yeni teşvik sistemimizle, Milli Teknoloji Hamlemizi ve bölgesel kalkınmayı
hızlandıracak projelere sunduğumuz finansman desteğinin üst sınırını Merkez
Bankası politika faizinin 4/10’üne ve yılbaşı itibarıyla da 301 milyon liraya
yükselttik. Teknoloji Hamlesi, Yerel Kalkınma Hamlesi ve Stratejik Hamle programlarıyla
teşvik sistemimizi daha selektif ve odaklı hale getirdik.
DESTEK PROGRAMLARI: 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirdiğimiz
HIT-30 Programı ve proje bazlı teşviklerle Türkiye’ye kritik teknoloji
yatırımları kazandırıyoruz. Dış ticaret açığını azaltacak projeleri önceliklendiriyoruz.
KOBİ’lerimizin finansal dayanıklılığını artırmak ve istihdam kapasitelerini
korumak amacıyla KOSGEB eliyle yeni destek programlarını bir bir devreye
alıyoruz. Ölçek büyütme yatırımlarının önünü açan Kapasite Geliştirme Destek
Programı ile 2 bin 440 işletmemizin 38,4 milyar liralık yatırım projesine 20 puan
destekle finansman sağladık. KOBİ’lerimizin küresel pazarlarda daha rekabetçi
bir konuma yükselmesini hedefleyen Küresel Rekabetçilik Programıyla, 38 işletmemizin
1,5 milyar liralık yatırım projesine destek verdik. Ayrıca, işletmelerimizin
nakit akışını rahatlatmak üzere geçtiğimiz ay Refinansman Kefalet Programını
devreye aldık.
TÜRKİYE YÜZYILI: Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken tek bir sektörümüzü geride bırakmayacağız.
Türkiye, Avrupa’nın tekstilde en büyük, hazır giyimde ikinci, deride
üçüncü, mobilyada dördüncü büyük üretim üssüdür. Bu sektörlerimiz dünyanın dört
bir yanında bayrağımızı gururla dalgalandırıyor. Onlarca yıllık emeğin, alın
terinin ve gayretin neticesinde oluşan üretim birikimini yaşatmak, dönüştürmek
ve geleceğe taşımak arzusundayız.
İSTİHDAMI KORUMA DESTEK PROGRAMI: Geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız, tekstil,
hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik
İstihdamı Koruma Destek Programı’yla bu sektörlerde istihdamını koruyan işletmelere,
çalışan başına aylık 2 bin 500 lira destek sunmuştuk. Böylelikle programa
dahil olan 15 bin 803 KOBİ’mizde 9,7 milyar lira destekle 447 bin istihdamı koruduk.
17 bin ilave istihdam oluşturduk. Sahadan aldığımız olumlu geri dönüşler
ve müteşebbislerimizin gösterdiği yoğun ilgi neticesinde, sağladığımız desteklerden
imalat sanayimizin daha yaygın faydalanabilmesi için programı yeniden yapılandırdık.
Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat müjdesini verdiği İmalat Sanayi için
Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programıyla, tekstil, giyim, deri ve mobilya
sektörlerindeki işletmelerimize sunduğumuz çalışan başına destek tutarını
3 bin 500 liraya çıkardık ve programa büyük ölçekli firmaları dahil ettik. Böylelikle
1 milyon 100 bin istihdamı emek yoğun sektörlerde korumayı hedefliyoruz.
Bu programda istihdamı koruma kriterini de 2025 yılı Kasım-Aralık ayları ortalaması
olarak uygulayacağız.
100 MİLYARLIK FİNANSMAN: Bugün imalat sanayimizin güçlü şekilde yararlanacağı bir
finansman programının da detaylarını paylaşıyoruz. Tüm imalat sanayi firmalarımızın
yararlanması için, bankalarımızla, katılım bankalarımızla birlikte hazırladığımız
100 milyar lira büyüklüğündeki finansman programı kapsamında, KOBİ’lerimiz
ve büyük ölçekli firmalarımız, bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı
olarak 50 milyon liraya kadar krediye, 6 ayı anapara ödemesiz ve 36 aya kadar
vadeli, uygun koşullarda erişebilecek. Finansman maliyeti yüzde 33’e kadar düşecek.
Finansman programı kapsamında KOBİ’lerimize kefalet desteği sunacağız. Yine
finansman programındaki önemli bir destek unsurumuz da doğrudan 3 bin 500 lira
maaş desteğinden yararlanamayan sektörlerimizdeki firmalara yönelik olacak.
BAŞVURULAR MART’TA: Emek yoğun dört sektör dışındaki imalat sanayi sektörlerinde
faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini
koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin
10 puanını KOSGEB karşılayacak. Böylelikle yıllık finansman maliyetleri
yüzde 23’e kadar inmiş olacak. Bu kapsamlı finansman programına işletmelerimiz,
mart ayı başından itibaren başvurabilecek. Protokol imzaladığımız bankaların yapacağı
kredi değerlendirme süreçlerinin ardından, tahsis edilen finansmana kolaylıkla
erişebilecek.
SANAYİ ALANLARI MASTER PLANI: Emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya dönük
adımlarımızla birlikte arzumuz, bu sektörlerin ülke içinde makul bir hızla yer
değiştirmesini sağlamaktır. Teşvik sistemimizde gerçekleştirdiğimiz düzenlemeyle
1. bölgeden 4,5,6. bölge illerine taşınan yatırımlara istihdam teşviklerinden
yararlanma imkânı getirdik. 6. bölge destekleri sunduğumuz 24 ilde SGK primleri
işveren paylarını 14 yıl, işçi paylarını 10 yıl Bakanlık olarak biz karşılıyoruz.
Sanayi Alanları Master Planımız ile de müteşebbislerimize Anadolu’da, modern
altyapıya ve güçlü lojistik bağlantılara sahip, güvenli yatırım alanları oluşturuyoruz.
KATMA DEĞERLİ ÜRETİM: Emek yoğun sektörlerimiz açısından bir diğer önceliğimiz,
Ar-Ge, tasarım ve markalaşma yetkinliklerini geliştirerek katma değer üretme kapasitelerini
artırmaktır. Halihazırda tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde
faaliyet gösteren toplam 90 Ar-Ge Merkezi ve 74 Tasarım Merkezinde,
yenilikçi üretim anlayışını derinleştiren, tasarım yetkinliğini ileri taşıyan ve
markalaşma kabiliyetini tahkim eden çalışmalar yürütülüyor. Avrupa Birliği Rekabetçi
Sektörler Programı kapsamında, tekstil ve hazır giyim sektöründe katma
değerli üretim kapasitesini artıran üç projeyi hayata geçirdik. Türkiye Yüzyılı
yolculuğunda, yatırımın, istihdamın, üretimin ve ihracatın sürekliliğini destekleyen
bütüncül uygulamaları devreye almaya, KOBİ’lerimizin finansmana erişimini
kolaylaştırmaya, yatırım iştahını canlı tutmaya, üretim gücünü tahkim etmeye
ve rekabet kabiliyetini artırmaya devam edeceğiz.
BÖLGESEL İŞ BİRLİKLERİ: Bizim için sanayi devlerinin üretimi ne kadar kıymetliyse,
sabah ezanıyla kepengini açıp siftah duası eden küçük ve orta ölçekli firmalarımızın
üretimi de aynı değerdedir. Dünya şu gerçekle yüzleşiyor: 80 yıllık düzen
değişiyor. Küreselleşme ve serbest ticaret dönemi kapanıyor. Üretim kabiliyetleri,
teknolojik öz yeterlilik, bölgesel ve ikili iş birlikleri önem kazanıyor.
Biz, bu tektonik değişim dönemine son 23 yılda elde ettiğimiz kazanımlar sayesinde
güçlü bir sanayi altyapısıyla adım attık. Bu dönemden de kazançlı çıkan
ülkeler arasında olmak için gerekli adımları tereddütsüz atmaya devam edeceğiz.
SANAYİ KORİDORLARI: Sanayi altyapılarımızı, organize sanayi bölgelerimizi, endüstri
bölgelerimizi hızla geliştireceğiz. Lojistik bağlantılarımızı güçlendirecek,
Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru ile oluşacak fırsatları etkin şekilde değerlendireceğiz.
Sanayi Alanları Master Planımızda öngördüğümüz Samsun-Mersin, Sivas-Iğdır,
Mersin-Şırnak ve Trabzon-Şırnak Sanayi Gelişim Koridorlarıyla, Anadolu
şehirlerimizde sanayileşmeyi hızlandırarak, Marmara’nın yükünü hafifleteceğiz.
Milli Teknoloji Hamlesi programlarıyla yüksek teknoloji kabiliyetlerimizi artırmaya
devam edeceğiz. Sanayicilerimiz için uygun koşullarda finansman imkanlarını
daha da çeşitlendireceğiz. İnsan kaynağımızın yetkinlik setini genişletmeye,
model fabrikalarla verimlilik ve dijital dönüşüm odaklı gelişim programları
uygulamaya devam edeceğiz. Üretenin, bu ülke için alın teri, akıl teri dökenin,
taş üstüne taş koyanın yanında olmayı sürdüreceğiz.
ÇALIŞMA BAKANI VEDAT IŞIKHAN: KOBİ’LERİN FİNANSMANA ULAŞIMI KOLAYLAŞACAK
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, imalat sektörünün, ekonominin,
istihdamın ve milli kalkınmanın en güçlü teminatlarından birisi olduğunu belirterek,
destek programı ile KOBİ’lerin finansmana ulaşımını kolaylaştıracaklarını
kaydetti. Işıkhan, Bu programda toplamda 1 milyon 100 bin istihdamı korumayı
hedefliyoruz. Amacımız, çok net. İşverenlerimizi yalnız bırakmayan, çalışanı koruyan,
üreteni destekleyen bir devlet olmaktır. İstihdamı büyüten bir Türkiye olmaktır.
Türkiye artık sadece tüketen değil, üreten bir ülkedir. Bu başarı devletimizin
güçlü iradesi, sanayicilerimizin azmi ve çalışanlarımızın alın teri ile
mümkün olmuştur. ifadelerini kullandı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -