ADMİB Başkanı Tosyalı Siparişler, yılın ikinci yarısından itibaren hızlanacaktır

Ekonomi

ADMİB Başkanı Tosyalı Siparişler, yılın ikinci yarısından itibaren hızlanacaktır



Ocak ayında demir-çelik ve demir-demir dışı metaller ihracatı toplamda 2,2 milyar
dolara ulaşarak Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 10,6'sını oluşturdu. Sektörün
Türkiye geneli performansında Avrupa pazarındaki artışlar dikkat çekerken,
Akdeniz üzerinden yapılan ihracatta Mısır ve Fas'ta kaydedilen yükseliş trendi
devam etti.

Yılın ilk aylarının, tüm sektörlerde siparişlerin genellikle daha zayıf seyrettiği
bir dönem olduğunu belirten ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, Türkiye'nin toplam ihracatında
da bu nedenle düşüş yaşandığını kaydetti. Tosyalı, 2026'nın ikinci
yarısına daha iyimser bakıyoruz. Avrupa'da altyapı yatırımları, enerji dönüşümü
ve sanayi üretimi yeniden ivme kazanıyor. Bu da çelik ve demir-demir dışı metaller
talebini yukarı çekecektir. Türk demir-çelik sektörü olarak bu talebi karşılayacak
kapasiteye ve ürün çeşitliliğine sahibiz. dedi.

Türkiye geneli demir ve demir dışı metaller ihracatı ocak ayında, geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 6,3 artışla 1,1 milyar dolar, çelik sektörü ihracatı ise
yüzde 12,9 düşüşle 1,1 milyar dolar oldu. Bu iki sektör birlikte değerlendirildiğinde,
2,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde
10,6'sını oluşturdu.

Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği'nin (ADMİB) ocak ayı
performansına bakıldığında, demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 10 düşüşle
61 milyon dolar, çelik ihracatı ise yüzde 13,7 düşüşle 147 milyon dolar oldu.

Türkiye geneli ihracata Avrupa imzası
Ocak ayında Türkiye geneli demir-çelik ihracatında Almanya ilk sırada yer aldı.
Bu ülkeyi sırasıyla İtalya, Birleşik Krallık, Romanya ve Bulgaristan izledi. İlk
10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 39 ile Birleşik Krallık'a, yüzde 36 ile
Yunanistan'a, yüzde 12 ile Fransa'ya ve yüzde 20 ile İspanya'ya yapılan ihracatta
kaydedildi.

ADMİB'in ocak ayı ihracatında ilk sırada Mısır yer aldı. Bu ülkeyi Fas, Almanya,
Irak ve Birleşik Krallık takip etti. ADMİB'in ihracatında ise en dikkat çekici
artışlar yüzde 222 ile Fas'a, yüzde 53 ile Mısır'a ve yüzde 21 ile KKTC'ye yapılan
ihracatta görüldü.

Siparişler, yılın ikinci yarısından itibaren hızlanacaktır
Sektörün 2025 yılı ihracat performansını değerlendiren ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı,
yılın ilk aylarında yaşanan düşüşün geçici ve takvim kaynaklı olduğuna dikkat
çekti. Yılın ilk aylarının, çelik ve metal sektöründe siparişlerin geleneksel
olarak daha zayıf seyrettiği bir dönem olduğunu belirten Tosyalı, tüm sektörler
için bu durumun geçerli olduğunu, Türkiye'nin toplam ihracatında da bu nedenle
düşüş yaşandığını kaydetti.

Akdeniz bölgesi ihracatına değinen Fuat Tosyalı, ADMİB verilerinde görülen düşüşleri
geçici olarak değerlendiriyoruz. Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Doğu pazarlarında
siparişler yılın ikinci yarısından itibaren hızlanmaya başlayacaktır.
Fas ve Mısır gibi pazarlarda yaşanan güçlü artışlar bunun ilk sinyallerini veriyor.
ifadelerini kullandı.

Yılın geri kalanına ilişkin beklentilerini de paylaşan Tosyalı, 2026'nın ikinci
yarısına daha iyimser bakıyoruz. Avrupa'da altyapı yatırımları, enerji dönüşümü
ve sanayi üretimi yeniden ivme kazanıyor. Bu da çelik ve demir-demir dışı metaller
talebini yukarı çekecektir. Türk demir-çelik sektörü olarak bu talebi karşılayacak
kapasiteye ve ürün çeşitliliğine sahibiz. açıklamasını yaptı.

AB'nin SKDM ile ilgili hatalı uygulamaları düzeltmesi gerekiyor
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamındaki bazı
hatalı uygulamaları düzeltmesi gerektiğine işaret eden Fuat Tosyalı, SKDM hesaplamasında
ülke olarak gerçek veri kullanma oranımız demir çelikte %82. Hatta
1000 ton üzerindeki ihracatlardaki gerçek değer kullanma oranımız %90'ın üzerinde.
Bu oranlar da gösteriyor ki biz Türkiye olarak SKDM'ye hazırız. Ancak son yayınlanan
dokümanda, Türkiye EAF üretimi ağırlıklı bir ülke olmasına rağmen ülke
default değeri BOF bazlı alınmış. Ülkemizin gerçeğiyle uyuşmayan bu durum SKDM
uygulamasındaki teraziyi sorgulatıyor. Bunun düzeltilmesi gerekiyor. Diğer taraftan
yerli emisyon ticaret sistemi henüz olmayan ülkeler ve olan ülkeler arasındaki
rekabet dengesizliğini de düzenlemek gerekiyor. Örneğin yerli ETS'si olmayan
ülkeler için AB ticari kotalarında emisyonu düşük üreticilere kota avantajı
sunularak sektörel dönüşüm desteklenebilir. AB içi üreticilere dönüşüm destekleri
sağlanıyor. Bununla ilgili de bir regülasyon yayınlandı ancak bunların SKDM
kapsamındaki üçüncü ülke üreticilerine yansıtılmaması da küresel ölçekte rekabet
eşitsizliği yaratıyor. Bununla birlikte son olarak Hindistan ile yapılan Serbest
Ticaret Anlaşması'nda görüldüğü gibi bu tür anlaşmalar sanayimizi zora sokuyor.
AB bu anlaşmayla, Hindistan'ın yeşil dönüşümü için fon ve teknoloji transferi
sağlayacak. Hintli ihracatçılar için karbon raporlama konusunda teknik destek
verecek. Oysa biz SKDM'den muaf değiliz ve uyum maliyetlerimizi de kendimiz
karşılıyoruz. Tüm bunların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli