Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür

Ekonomi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin
tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde,
hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını
ortaya koymuştur.
2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek
22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür.
2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP)
tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, X üzerinden yapmış olduğu paylaşımda şu ifadelere
yer verdi:
Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik
gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli
büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur.
2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek
22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür. 2025 yılı genelinde
kaydedilen yüzde 3,6'lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde
3,3 aşılmıştır. Böylece, siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz
büyümemiz devam etmiş, siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz
ekonomi programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı
bir kez daha teyit edilmiştir.
Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış,
kişi başı gelirimiz ise 18.040 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz
sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16 ncı ekonomisi olmayı
ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz.
2025 yılı dördüncü çeyreğinde sanayi sektörü yüzde 0,9 oranında büyürken inşaat
dâhil hizmetler sektörü yüzde 3,7 oranında büyüme kaydetmiştir. Tarım sektörü ise
yüzde 7,2 oranında küçülmüştür. 2025 yılı dördüncü çeyreği büyümesinde, inşaat
dâhil hizmetler sektöründeki olumlu görünüm ve sabit sermaye yatırımlarındaki
artış belirleyici olmuştur. Sanayi üretimindeki sınırlı artış, dış talepteki
yavaşlama ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerle uyumlu bir görünüm
sergilemiştir.
Yıl içerisinde yaşanan zirai don ve kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim koşullarının
etkisiyle tarım sektörümüz 2025 yılında yüzde 8,8 oranında küçülmüştür.
Diğer taraftan, sıkı makroekonomik politika çerçevesi korunurken seçici alanlara
yönelik desteklerle sanayi sektörü yıl genelinde yüzde 2,9 oranında büyüyerek
üretim kapasitesindeki dayanıklılığını ortaya koymuştur.
İnşaat dahil hizmetler sektörü ise 2025 yılı genelinde yüzde 4,3 oranında büyüyerek
büyümeye güçlü katkı sunmaya devam etmiştir. Deprem bölgesinde yeniden inşa
çalışmalarının yanı sıra ülke genelinde sosyal konut projeleri, kentsel dönüşüm
uygulamaları ve altyapı yatırımları da inşaat sektöründeki ivmenin korunmasına
katkı sağlamıştır. Bu çerçevede, inşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 oranında
büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur.
2025 yılında işgücü ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 32,7 oranıyla bir önceki
yılda olduğu gibi yüksek seviyesini sürdürmüştür.
Harcamalar yönünden değerlendirildiğinde, toplam tüketim harcamaları yıllık yüzde
3,5 oranında artış kaydederken sabit sermaye yatırımlarının yüzde 7, makine ve
teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 oranında artış kaydetmesi büyümenin kompozisyonunun
daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya evrildiğini göstermektedir.
2025 yılında kamu tüketiminde yüzde 0,8 oranında sınırlı artış kaydedilmesi, enflasyonla
mücadele kapsamında uygulanan mali disiplinin somut bir yansımasıdır.
Nitekim, 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün
oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir.
2025 yılında net mal ve hizmet ihracatı büyümeyi aşağı yönlü etkilemiştir. Küresel
ekonomide süregelen belirsizlikler, ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep görünümü
ve jeoekonomik riskler dış ticaret performansı üzerinde belirleyici olmuştur.
Türkiye ekonomisi güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ihracat ürün ve pazar
yapısı sayesinde dış koşullardaki dalgalanmalara rağmen dayanıklılığını korumaktadır.
Bu gelişmeler neticesinde, 2025 sonu itibarıyla cari açığın milli gelire
yüzde 1,6 oranıyla sürdürülebilir seviyesini devam ettirmektedir.
Hayata geçirdiğimiz makroekonomik istikrar çerçevesi ve yapısal reformlara yönelik
öncelikli düzenlemeler, karşılaşılan küresel ve yurt içi sınamalara rağmen etkinliğini
kanıtlamış ve elde edilen kazanımlar sağlam bir politika zemini oluşturmuştur.
2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de ortaya konulan hedefler doğrultusunda,
ekonomimizin şoklara karşı direncini artıran, enflasyonla mücadelemizi güçlendiren,
yatırım ortamını iyileştiren ve verimlilik artışını destekleyen politikalarımızı
kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. değerlendirmesinde bulundu.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli