Basın Bülteni- Baumit Türkiye/San Binalarda termal gerilimi azaltan ısı yalıtımı depreme dayanıklılığı artırıyor
Ekonomi
Basın Bülteni- Baumit Türkiye/San Binalarda termal gerilimi azaltan ısı yalıtımı depreme dayanıklılığı artırıyor
Isı yalıtımının yapı güvenliğindeki rolü, enerji verimliliğiyle sınırlı kalmayıp
deprem performansını doğrudan etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.
Isı yalıtımı bulunmayan yapılarda dış cepheler ve iç yüzeyler yıl boyunca ciddi
sıcaklık farklarına maruz kalıyor. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar
San, bu durumun yapılarda sürekli bir genleşme-büzülme döngüsü yaratarak termal
gerilim oluşturduğunu söylüyor. Söz konusu döngülerin zamanla yapı elemanlarında
mikro çatlaklara yol açtığını belirten San, Isı yalıtımı, sıcaklık farklarını
dengeleyerek yapı kabuğunda oluşan termal gerilmeleri sınırlandırır. Bu
sayede betonarme elemanlar, sıcaklık farklarına, donma-çözülme döngülerine ve
termal gerilmelere karşı daha dayanıklı hale gelir. Yapı kabuğunun bütünlüğünün
korunması, binanın deprem anında maruz kalacağı ek yapısal zorlanmaların da azalmasına
katkı sağlar diyor.
Türkiye'nin deprem gerçeği, yapıları bütüncül performans üzerinden ele almayı zorunlu
kılıyor. Binaların zaman içinde maruz kaldığı çevresel etkiler, sıcaklık
farkları ve yapısal yıpranma, deprem anındaki davranışı doğrudan etkileyen unsurlar
arasında yer alıyor. Isı yalıtımı ise bu bütüncül yaklaşımın önemli bir parçası
olarak yapıların dayanıklılığını ve performans ömrünü destekleyen kritik
unsurlar arasında öne çıkıyor. Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San,
ısı yalıtımının olası bir deprem anında yapı güvenliğine sağladığı katkılara
dikkat çekiyor. Meltem Bayraktar San, Isı yalıtımının, su yalıtımı kadar doğrudan
olmasa da betonarme taşıyıcı sistemi korozyona karşı koruyan ikincil bir koruma
katmanı işlevi gördüğünü vurguluyor.
Binanın maruz kaldığı tüm çevresel etkiler depreme dayanıklılığı etkiliyor
Depreme dayanıklılığın yalnızca taşıyıcı sistemler üzerinden değerlendirilmemesi
gerektiğini vurgulayan Bayraktar San, Depreme dayanıklı yapı kavramı, binanın
kullanım ömrü boyunca maruz kaldığı tüm çevresel ve fiziksel etkiler karşısındaki
performansını kapsıyor. Isı yalıtımı bulunmayan binalarda iç yüzeylerde yoğuşma
oluşur. Bu yoğuşma, betonarme elemanlar içinde sürekli nemli bir ortam meydana
getirir. Sürekli nemli ortam ise donatıların karbonatlaşma ve klor etkisiyle
korozyona uğramasına neden olur. Bu süreç zamanla donatı kesitinde kayıplara
yol açar ve taşıyıcı sistemin dayanımı azalır. Isı yalıtımı yok ise yoğuşma oluşur,
buna bağlı olarak donatı korozyonu gelişir. Böylece kesit kaybı meydana
gelir ve taşıyıcı sistem zayıflar diye konuştu.
Isı yalıtımı olmayan yapıların dış yüzeylerde mikro çatlakların oluşabildiğine değinen
Bayraktar San, Bu çatlaklar zamanla su ve karbondioksit girişine yol açarak
beton dayanımının düşmesine neden oluyor. Isı yalıtımı ise sıcaklık farklarını
azaltarak çatlak oluşumunu sınırlandırıyor, betonun mekanik özelliklerini
koruyor ve deprem mühendisliğinde kritik öneme sahip olan 'malzeme sürekliliğini'
sağlayarak yapıların deprem performansının zaman içinde korunmasına katkı sunuyor
ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki yapı stokunun yaklaşık yüzde 40'ı büyük risk altında
Türkiye'deki yapı stokunun durumu dikkate alındığında, yapıların uzun vadeli performansını
korumanın hayati öneme sahip olduğunu belirten Bayraktar San, şu ifadeleri
kullandı: Resmî verilere göre Türkiye'de yaklaşık 19 milyon konut bulunuyor
ve bunların önemli bir bölümünün afet riski açısından değerlendirilmesi gerekiyor.
Yapı stokunun yaklaşık yüzde 40'ının yenilenmesi ya da güçlendirilmesi
gerekliliği, mevcut yapıların korunmasını da öncelikli hale getiriyor. Deprem
güvenliği, zamanla korunması gereken bir yapı özelliğidir. Isı yalıtımı, yoğuşma,
sıcaklık gerilmeleri ve malzeme yıpranmasını sınırlandırarak betonarme taşıyıcı
sistemin zamanla zayıflamasını önler ve yapıların deprem performansının sürdürülebilirliğine
katkı sağlar şeklinde konuştu.
Isı yalıtımı olan binalarda taşıyıcı sistemin çok daha yavaş yıprandığına vurgu
yapan Bayraktar San, şunları söyledi: Doğru detaylandırılmış ve standartlara uygun
uygulanan mantolama sistemleri, cephe bütünlüğünü destekleyerek deprem sırasında
parça kopması ve düşme gibi ikincil riskleri azaltıyor. İZODER-İTÜ tarafından
yapılan çalışmalar da ısı yalıtım sistemlerinin doğru uygulandığında yapı
statiğini bozmadığını, aksine cephe bütünlüğüne katkı sunduğunu ortaya koyuyor.
Baumit olarak biz de geliştirdiğimiz ısı yalıtımı çözümlerimizle yapı ömrünü
uzatmayı, taşıyıcı sistemlerin zaman içindeki yıpranmasını azaltmayı ve depremlere
karşı daha güvenli ve dayanıklı yapıların oluşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -