TCMB PPK Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır
Ekonomi
TCMB PPK Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır
TCMB, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak
parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleneceğini belirterek, Kurul,
kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.
açıklamasında bulundu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 11 Aralık'ta gerçekleştirilen Para Politikası
Kurulu Toplantı Özeti'ni yayınladı.
Özetin tamamı şu şekilde:
Küresel Ekonomi
Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik azalmakla birlikte tarihsel ortalamasının
üzerinde kalmaya devam etmiştir. Süregelen belirsizliğe rağmen, küresel
büyüme tahminlerinde görülen sınırlı iyileşme eğilimi mevcut PPK döneminde
de sürmüştür. Diğer taraftan, artan korumacılık, öne çekilen talebin geçici etkilerinin
ortadan kalkması ve belirsizliğin daha uzun bir zaman dilimine yayılma
olasılığı, küresel büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.
Bu çerçevede, zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye’nin
dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin
2025 yılında yüzde 2,0, 2026 yılında ise yüzde 2,3 oranında artacağı tahmin
edilmektedir. Küresel talep görünümündeki zayıf seyir ve arz yönlü gelişmeler
ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, enerji emtia fiyatları düşük
seyrini korumaktadır. Diğer taraftan, tarım emtia, endüstriyel ve değerli
metal fiyatları kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatları artış eğilimini sürdürmüştür.
Enflasyon üzerindeki riskler küresel ölçekte geçerliliğini korurken, merkez bankaları
söz konusu riskleri gözeterek faiz indirimlerini sürdürmektedir. Son dönemde,
risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi
piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, küresel belirsizlikler ve jeopolitik
gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı
tutmaktadır.
Parasal ve Finansal Koşullar
Türk lirası (TL) mevduat faiz oranları, 24 Ekim ile biten haftaya kıyasla 119 baz
puan azalarak 5 Aralık ile biten haftada yüzde 46,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı
hariç) 76 baz puan artarak yüzde 47,9, ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı
hariç) faizleri 262 baz puan artarak yüzde 64,6, konut kredisi faizleri 25 baz
puan azalarak yüzde 37,8, taşıt kredisi faizleri ise 125 baz puan azalarak yüzde
34,1 seviyesinde oluşmuştur.
Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 24 Ekim–5 Aralık döneminde
sınırlı ölçüde azalarak yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu düşüşte
kredi kartı büyümesindeki yavaşlama etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık
büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,6 seviyesinde yatay seyretmiştir.
Kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme
oranlarının ortalaması yüzde 0,4 ile bir önceki PPK dönemi seviyesinin altında
gerçekleşmiştir.
Zorunlu karşılık (ZK) düzenlemesinde sadeleşme adımlarının atılmasına karar verilmiştir.
Bankaların ve finansman şirketlerinin yurt dışından doğrudan temin ettiği
1 yıldan uzun vadeli YP yükümlülüklerdeki artış tutarına yüzde sıfır oranında
ZK uygulanmasına ilişkin geçici uygulama yıl sonu itibarıyla sonlandırılmıştır.
Ayrıca, 16 Ocak 2026 tarihinde yeni oranlar üzerinden tesisi yapılmak üzere
YP zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gidilmiştir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 24 Ekim’den
bu yana 0,9 milyar ABD doları artarak 5 Aralık itibarıyla 186,4 milyar ABD dolarına
yükselmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 22 Ekim’den
bu yana yaklaşık 41 baz puan azalarak 10 Aralık itibarıyla 226 baz puan seviyesine
düşmüştür. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 10 Aralık itibarıyla yüzde
8,4 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 18,7 seviyesine gerilemiştir.
Önceki PPK toplantı haftasından bu yana Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS)
piyasasına 1,6 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 0,2 milyar ABD
doları olmak üzere toplamda 1,8 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir.
Talep ve Üretim
Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH), 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık ve çeyreklik
bazda sırasıyla yüzde 3,7 ve yüzde 1,1 oranlarında artmıştır. Dönemlik büyüme
öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Don ve kuraklık olayları nedeniyle bitkisel
üretimdeki gerilemenin etkisiyle tarım katma değeri bu dönemde yıllık bazda
yüzde 12,7 oranında gerilemiş ve büyümeyi sınırlamıştır. Tarım sektörü hariç
tutulduğunda büyümenin daha yüksek gerçekleştiği gözlenmiştir. Harcama yöntemiyle
incelendiğinde, bu dönemde özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye
pozitif katkı verdikleri görülmüştür. Çeyreklik bazda ise yılın ilk iki çeyreğinde
gerileyen özel tüketim üçüncü çeyrekte artış kaydederken, toplam yatırımlar
yılın ikinci çeyreğinin ardından bu dönemde de büyümeyi desteklemiştir. Üçüncü
çeyrekte çeyreklik bazda mal ve hizmet ithalatında düşüş, ihracatında ise
artış gerçekleşmiştir. Böylelikle net ihracatın çeyreklik büyümeye katkısı pozitif
yönde olmuştur. İkinci çeyrekte hızlanan iktisadi faaliyet, üçüncü çeyrekte
bir miktar yavaşlayarak çeyreklik potansiyeline yakın bir büyüme sergilemiştir.
Hizmet üretim endeksi eylül ayında sınırlı bir miktar gerilemiştir. Çeyreklik bazda
ise yılın ikinci çeyreğindeki yatay seyrin üçüncü çeyrekte de devam ettiği
görülmektedir. Ekim ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,2,
çeyreklik bazda ise yüzde 2,2 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende
satışlar aylık bazda yüzde 0,1 oranında gerilemiş, çeyreklik artış hız
keserek yüzde 0,7 oranında olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi,
aylık bazda yüzde 3,6 oranında azalmış, çeyreklik bazda da önceki çeyreğe benzer
şekilde gerilemeyi sürdürmüştür. Kartla yapılan harcamalar ekim-kasım döneminde
çeyreklik bazda artmıştır. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda
görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği
değerlendirilmektedir. Beyaz eşya satışları ekim ayında yükselirken otomobil
satışları ekim-kasım döneminde ılımlı artış göstermiştir. İmalat sanayi
firmalarına yönelik anket verileri, yılın son çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinin
önceki iki çeyrekteki gerilemesini takiben bir miktar arttığına işaret
etmiştir. Özetle, son çeyreğe ilişkin öncü göstergeler talep koşullarının dezenflasyon
sürecine verdiği desteğin sürdüğüne işaret etmektedir.
Ekim ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak
aylık bazda yüzde 0,8 oranında azalmış, takvim etkilerinden arındırılmış olarak
yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi,
ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte yüzde 2 oranında düşmüştür. Ana eğilimi
izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında,
sanayi üretiminin çeyreklik bazda daha sınırlı olarak gerilediği
görülmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, dördüncü çeyrek için
sektör faaliyetinde artışa işaret etmektedir. Kapasite kullanım oranı ılımlı bir
yükselişle kasım ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla
0,2 puan artmıştır. İnşaat üretim endeksi ise, yılın üçüncü çeyreğinde çeyreklik
bazda yüzde 7,8 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 26,3
oranında yükseliş kaydetmiştir.
Ekim ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,8 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş
ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 0,4 oranında artmıştır.
Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,2 puan artmış, işsizlik
oranı ise 0,1 puan yükselerek yüzde 8,5 seviyesine çıkmıştır. Anket göstergeleri,
yılın dördüncü çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam
beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına
işaret etmektedir.
Eylül ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 1,1 milyar ABD doları fazla vermiştir.
12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 1,7 milyar ABD doları artarak
20,1 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri 7 milyar ABD doları olarak
gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli olarak 58,9 milyar ABD dolarına yükselmiştir.
Hizmetler dengesi fazlası ise 62,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek
güçlü seyrini sürdürmüştür.
Kasım ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat artış kaydetmiştir.
Önceki üç ayda gerileyen ihracatta kasım ayındaki artış daha belirgin olmuştur.
Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya
göre yükselmiştir. Bu dönemde, küresel düzeyde altın fiyatlarının yükselişiyle
desteklenen altın ithalatı da söz konusu artışa katkı vermiştir. Nitekim altın
hariç bakıldığında dış ticaret açığı gerilemiştir. Mevcut veriler ışığında, 12
aylık birikimli cari açıkta ekim ve kasım aylarında artış olacağı öngörülmektedir.
Altın ithalatı, ekim ve kasım aylarında yüksek seviyede gerçekleşirken, 12
aylık birikimli olarak artmaya devam etmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim
malı ithalatı, üçüncü çeyrekteki belirgin düşüş sonrasında ekim ayında gerilemeyi
sürdürmüş, kasım ayında ise yeniden yükselmiştir. Kasım ayına ilişkin geçici
dış ticaret verileri aralık ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber
değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracat ve ithalatta artışa
işaret etmektedir.
Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun
vadeli borç çevirme oranı eylül ayında yüzde 169,5 olarak gerçekleşmiştir. Söz
konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yaklaşık yüzde 147,1 olmuştur.
Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu
değerlendirilmiştir.
Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler
Tüketici fiyatları kasım ayında yüzde 0,87 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon
1,80 puan düşüşle yüzde 31,07 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki
gerilemeyi gıda fiyatları sürüklerken, gıda dışında kalan tüketici fiyatlarında
yıllık enflasyon görece yatay seyretmiştir. B endeksinin yıllık değişim
oranı 0,35 puan düşerek yüzde 32,17’ye, C endeksinin yıllık değişim oranı da 0,40
puan azalışla yüzde 31,65’a gerilemiştir. Yıllık enflasyona katkılar gıda ve
alkolsüz içecekler, temel mallar ve hizmet gruplarında sırasıyla 1,61, 0,20 ve
0,17 puan azalırken, alkol-tütün-altın ve enerji gruplarında sırasıyla 0,10 ve
0,08 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının
aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıflamıştır.
Kasım ayında tüketici enflasyonu gıda fiyatlarındaki gelişmelerle beklenenden düşük
gerçekleşmiştir. Son aylarda olumsuz seyreden gıda fiyatlarında kasım ayındaki
düşüşte sebze ürünleri öncülüğünde işlenmemiş gıda alt grubu etkili olurken,
işlenmiş gıdada aylık fiyat artışı yavaşlamıştır. Bu dönemde işlenmemiş gıda
fiyatlarındaki yüzde 3,33’lük azalışta sebze (yüzde -9,52), yumurta (yüzde -8,38)
ve beyaz et (yüzde -8,24) fiyatlarındaki gerilemelerin etkisi hissedilmiştir.
İşlenmiş gıda grubu fiyatları ise bir önceki aya kıyasla yüzde 1,50 oranında
artmış, et ürünleri (yüzde 5,17) ile katı-sıvı yağlar (yüzde 4,22) fiyat artışları
ile öne çıkmıştır. Hizmet fiyatları kasım ayında yüzde 1,46 oranında artarken
mevsimsel etkilerden arındırıldığında hizmet enflasyonundaki yatay seyir korunmuştur.
Temel mal grubu aylık fiyat artışı kasım ayında görece ılımlı seyretmiştir.
Öte yandan, enerji aylık enflasyonu temelde ham petrol fiyat gelişmelerinden
ayrışan motorin ürün fiyatlarının sürüklediği akaryakıt kalemine bağlı yükselmiştir.
Enflasyonun ana eğilimi eylül ayındaki artıştan sonra ekim ve kasım aylarında bir
miktar gerilemiştir. Ana eğilime ilişkin göstergeler, üç aylık ortalamalar bazında
ise belirgin bir değişim sergilememiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık
enflasyon, B endeksinde bir önceki aya kıyasla yatay seyrederken, C endeksinde
artmıştır. Enflasyonun B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada yavaşladığı,
hizmet sektöründe yatay seyrettiği, temel mallarda ise bir miktar artış
kaydettiği gözlenmiştir. Dağılım ve model bazlı ana eğilim göstergeleri de bir
önceki aya kıyasla azalmıştır. Tahmin performansı görece daha iyi olan medyan
enflasyonun aylık bazda yüzde 1,8’e gerilediği izlenmiştir.
Kasım ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama
enflasyon temel mallarda (yüzde 1,19) sınırlı ölçüde yükselirken hizmet sektöründe
(yüzde 2,89) bir önceki aya kıyasla yatay seyretmiştir.
Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli ölçüde atalete ve şokların
enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmaktadır.
Bu dinamikler, hizmet enflasyonunun mallara göre yüksek seyrine neden olmaktadır.
Kasım ayında, yıllık enflasyon kira ile haberleşme hizmetlerinde azalırken
diğer gruplarda artmıştır. Kira enflasyonu aylık bazda yüzde 2,49 ile güç kaybetmeye
devam etmiş, grup yıllık enflasyonu yüzde 63,59’a gerilemiştir. Ulaştırma
alt grubunda fiyatlar yüzde 1,69 oranında artmış, bu grupta yıllık enflasyon
yüzde 43,24’e yükselmiştir. Bu gelişmede, hava yoluyla yolcu taşımacılığı kalemindeki
fiyat artışının etkisi öne çıkmıştır. Haberleşme alt grubu aylık fiyat
artışında (yüzde 1,51) telefonla yapılan görüşme ile internet ücretlerindeki yükselişler
etkili olmuştur. Lokanta-otellerde ise aylık enflasyon otel ücretlerindeki
gerileme ile yüzde 0,89’a yavaşlamıştır. Diğer hizmetler alt grubunda fiyatlar
yüzde 1,06 ile görece ılımlı seyretmiş, paket turlar hac hizmeti fiyatlarına
istinaden artmıştır.
Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler,
aralık ayında sözleşme yenileme oranındaki gerilemenin devam ettiğine ve
sözleşmelerde referans olarak kullanılan artış oranlarının yavaşladığına işaret
etmektedir. Böylelikle hem aylık hem de yıllık bazda kira enflasyonundaki gerileme
eğilimi sürmektedir. Gerek PÖS mikro verilerinden elde edilen yeni ve yenilenen
sözleşmelerde oluşan gerekse konut değerleme raporları üzerinden takip edilen
kira artış oranlarının TÜFE’deki mevcut yıllık kira enflasyonunun altında
değerler aldığı ve gerilemeye devam ettiği izlenmektedir. Bununla birlikte, kira
enflasyonu deprem ve kentsel dönüşüm gibi konut sektörüne özgü arz yönlü unsurların
da etkisiyle, öngörülenden yüksek seyretmektedir.
Yurt içi üretici fiyatları kasım ayında yüzde 0,84 oranında artmış, yıllık enflasyon
0,23 puan yükselerek yüzde 27,23 olmuştur. Üretici fiyatları aylık enflasyonu
Türk lirasındaki görünümün de etkisiyle önceki aylara kıyasla zayıflamıştır.
Bu dönemde enerji fiyatları (yüzde -0,48) gerilerken, sermaye (yüzde 1,54) ve
ara malları (yüzde 1,27) fiyat artışları ile öne çıkmıştır.
Kasım ayında uluslararası emtia fiyatları temelde enerji ve tarım emtia fiyatlarındaki
artışın etkisiyle bir miktar yükselmiştir. Bu dönemde altın fiyatlarındaki
yükseliş ise daha ılımlı gerçekleşmiştir. FAO gıda fiyatları endeksi ise kasım
ayında şeker, süt ürünleri ve yağ fiyatları öncülüğünde gerilemiştir. Ekim ayında
ortalama 64,7 ABD doları civarında seyreden Brent ham petrol fiyatları, aralık
ayının ilk on günü itibarıyla ortalamada 63,8 ABD doları seviyesine gelmiştir.
Emtia fiyatları yıl genelinde enerji tarafında gerilerken enerji dışında
kalanlarda artış göstermiş, toplamda ise dezenflasyonu destekleyici bir görünüm
sergilemiştir.
Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi kasım ayında tarihsel ortalamasının bir miktar
altında gerçekleşmiştir. Küresel ve Çin’e yönelik konteyner endekslerinde temmuz
ayında başlayan düşüş eğilimi kasım ayında yönünü artışa çevirse de bu durum
aralık ayının ilk on günü itibarıyla kalıcı olmamıştır. Döviz kuru sepeti kasım
ayında daha düşük bir oranda artmıştır. Bu dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmış
imalat sanayi PMI verileri hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında
gerilemeye işaret etmiştir.
Kasım ayında firma ve hane halkı enflasyon beklentilerinde iyileşme gözlenirken
piyasa katılımcıları beklentileri ise farklı yönde gelişmiştir. Piyasa Katılımcıları
Anketi sonuçlarına göre, 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,4 puan yükselerek
yüzde 32,2 seviyesine ulaşmıştır. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,1
puan artışla yüzde 23,2 düzeyinde gerçekleşmiş ve diğer vadelerdeki beklentilerde
de yükselme görülmüştür. Gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin
enflasyon beklentileri sırasıyla 0,2 puan ve 0,3 puan yukarı yönlü güncellenerek
yüzde 23,5 ve yüzde 17,7 olmuştur. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi
ise 0,1 puan azalışla yüzde 11,3 düzeyinde ölçülmüştür. Öte yandan, reel
sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık
enflasyon beklentisi, kasım ayında 0,6 puan azalarak yüzde 35,7 seviyesine gerilemiştir.
Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri
de 2,2 puan düşerek yüzde 52,2 seviyesinde seyretmiştir. Enflasyon
beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte
dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.
Öncü veriler, gıda fiyatlarında kasım ayında gözlenen olumlu seyrin aralık ayında
da sürdüğü yönünde sinyal vermektedir. İşlenmemiş gıda tarafında taze meyve ve
sebze fiyatları gerilerken, kırmızı et fiyatlarında gözlenen artış bu olumlu
seyri kısmen sınırlamaktadır. İşlenmiş gıda aylık enflasyonundaki kademeli yavaşlama
eğilimi sürmektedir. Enerji fiyatları akaryakıt fiyatlarındaki düzeltmeye
bağlı olarak görece yatay seyretmektedir. Öncü göstergeler aralık ayında temel
mal ve hizmet gruplarında geçen aya kıyasla daha ılımlı fiyat artışları ima etmektedir.
Ana eğilim göstergelerinin de aralık ayında düşüş eğilimini sürdürmesi
beklenmektedir. Bu çerçevede, öncü veriler bu ayda enflasyonun son enflasyon
raporunda öngörülene kıyasla daha düşük seyredeceğini ima etmektedir.
Para Politikası
Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale
faiz oranının yüzde 39,5’ten yüzde 38’e indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca,
Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 42,5’ten yüzde
41’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 38’den yüzde 36,5’e indirmiştir.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep,
kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul
politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana
eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde
dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların
büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla
gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin
bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal
aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite
koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya
devam edilecektir.
Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak
parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını
öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -