III. Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi'nde yeşil dönüşümün yol haritası konuşuldu
Ekonomi
III. Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi'nde yeşil dönüşümün yol haritası konuşuldu
Turkuvaz Medya ev sahipliğinde düzenlenen III. Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi'nin
açılış bölümünde, iklim kriziyle mücadeleden döngüsel ekonomiye, yerel yönetimlerin
yeşil dönüşümünden iş dünyasının ESG sorumluluklarına uzanan geniş bir çerçevede
kritik mesajlar verildi. Zirvenin açılışında konuşan isimler, sürdürülebilirliğin
artık bir tercih değil, ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk olduğuna
dikkat çekti.
Türkiye'nin sürdürülebilirlik gündeminde önemli bir buluşma noktası haline gelen
III. Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi, iş dünyası, kamu, yerel yönetimler ve sivil
toplum temsilcilerini aynı platformda bir araya getirdi. Zirvenin açılış bölümünde
yapılan konuşmalarda, iklim değişikliğiyle mücadelede daha kararlı adımlar
atılması gerektiği, yeşil dönüşümün rekabet gücü ve kalkınmayla doğrudan ilişkili
olduğu ve sürdürülebilirliğin tüm paydaşların ortak sorumluluğu haline geldiği
vurgulandı. Açılışta söz alan konuşmacılar, sürdürülebilirlik başlığının çevresel
boyutunun ötesine geçerek, ekonomi, toplumsal dönüşüm, yönetişim ve yerel
uygulamalarla bütüncül bir perspektifle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin: Yeşil dönüşüm, niyetle değil
doğru planlama ve cesur uygulamalarla olur
Zirve kapsamında Yerelden Küresele Yeşil Kalkınma Modeli: Üreten ve Dönüşen Şehirler
özel oturumu Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in konuşmasıyla
gerçekleşti. Havayı kirleten en büyük unsurlardan biri ulaşım olduğunu
belirten Şahin, Biz önce eski ve yüksek emisyonlu araçları sistemden çıkardık,
CNG'li otobüslere geçtik, ardından elektrikli otobüsleri devreye aldık. Bugün filomuzdaki
elektrikli araçların yüzde 80'i hibe kaynaklarla finanse edildi. Bunu
başarabilmenin yolu çok net: İşi ehline vermek, güçlü proje ekipleri kurmak ve
dış fonları doğru okuyarak şehrin lehine çevirmek. Şimdi bir sonraki adım olarak
hidrojenli otobüsleri konuşuyoruz. Avrupa'daki örnekleri inceledik, teknolojiyi
yakından takip ettik ve bu alanda da ilk adımları atıyoruz. Aynı yaklaşımı
su, toprak ve enerji yönetiminde de uyguluyoruz. İçme suyu krizini hızla çözdük,
sanayi suyunu Fırat'tan ayrı bir hatla getirdik, atık suyun yüzde 98'ini yeniden
sisteme kazandırıyoruz. Yenilenebilir enerjide 41 megavat kurulu güce ulaştık,
güneş, atık ve enerji geri kazanımıyla döngüsel bir yapı kurduk. Sıfır Atık
vizyonunu sadece çevresel bir başlık değil, ekonomik bir kaldıraç olarak ele
alıyoruz. Atığı ayrıştırarak sanayiye kazandırıyor, çöpten enerji üretiyor, hatta
atık ısıyla tarım yapıyoruz. Kadın kooperatifleriyle ata tohumlarını yeniden
üretime kazandırıyor, yerel ürünlerimizi Avrupa Birliği coğrafi işaretleriyle
koruma altına alıyoruz. COP31'i ise Türkiye için çok büyük bir fırsat olarak görüyorum.
Özel sektör, sivil toplum ve kamu güçlü bir koordinasyonla hareket ederse,
yeşil ekonomide bu ülkenin önünün ne kadar açık olduğunu hep birlikte göreceğiz.
Artık büyük balık küçük balığı değil, hızlı olan ayakta kalıyor. Bizim de
bilgi ekonomisiyle, doğru planlamayla ve cesaretle çok hızlı yol almamız gerekiyor
dedi.
UN Global Compact Tu?rkiye Yo?netim Kurulu Bas?kanı Ahmet Dördüncü: Daha kararlı
ve bütüncül bir dönüşüme ihtiyacımız var
Zirvenin açılış bölümünde konuşan UN Global Compact Tu?rkiye Yo?netim Kurulu Bas?kanı
Ahmet Dördüncü, iklim krizi, jeopolitik gerilimler, ekonomik kırılganlıklar
ve teknolojik sıçramaların aynı anda yaşandığı günümüzde, iş dünyasının rolünün
daha belirleyici hale geldiğini söyledi. Dördüncü, Çok net bir gerçek var:
Sürdürülebilir, kapsayıcı ve dayanıklı bir gelecek, tek tek aktörlerin değil,
ilkeler etrafında birleşen, sorumluluk alan ve birlikte hareket eden bir iş dünyasının
eseri olabilir. UN Global Compact olarak 25 yıldır bu anlayışla çalışıyoruz.
Bugün dünyada ÇYS'ye yönelik eleştiriler, regülasyon baskıları ve şirketleri
taahhütlerini açıklamaktan geri tutan greenwashing (yeşil yıkama) eğilimi
artsa da gerçekler değişmiyor, dünya ısınıyor, biyolojik çeşitlilik kayboluyor,
eşitsizlikler derinleşiyor. 1,5 derece hedefi için 2030 yarın demek ve bu tablo
bize çok daha kararlı, çok daha cesur adımlar atmamız gerektiğini söylüyor. Türkiye'de
İklim Kanunu'nun yürürlüğe girmesi, Emisyon Ticaret Sistemi ve Sınırda
Karbon Düzenlemesi Mekanizması, sürdürülebilirliğin artık çevresel olduğu kadar
rekabet ve ticaret başlığı haline geldiğini açıkça gösteriyor. Yeşil dönüşüm,
raporlama, şeffaflık, yenilenebilir enerji ve tedarik zincirlerinin dönüşümü
şirketlerimiz için kritik bir eşik. Aynı şekilde sosyal sürdürülebilirlikte, özellikle
kadınların iş gücüne ve karar alma mekanizmalarına katılımında hâlâ aşmamız
gereken ciddi eşikler var. ÇYS'den geri dönüş yok, tam tersine hesap verebilirlik,
insan hakları, güçlü yönetişim ve çevresel sorumluluk temelinde daha bütüncül
bir sürdürülebilirlik yaklaşımına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız
var dedi.
Sıfır Atık Vakfı Yo?netim Kurulu Bas?kanı Samed Ağırbaş: Sıfır atık, evlerde başlayan
ve dünyaya yayılan bir ortak akıl hareketi
Zirvenin Sıfır Atıktan Döngüsel Ekonomiye oturumunda konuşan Sıfır Atık Vakfı
Yo?netim Kurulu Bas?kanı Samed Ağırbaş, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir
başlık değil, ekonomi, toplumsal dönüşüm ve rekabet gücüyle doğrudan ilişkili
bütüncül bir kalkınma alanı olduğuna dikkat çekti. Ağırbaş, 2017 yılında daha
yaşanabilir bir Türkiye ve daha adil bir dünya için başlatılan Sıfır Atık yolculuğu,
en başından itibaren toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilen bir
dönüşüm hareketi oldu. Bu hareketin merkezinde özellikle kadınlar var, çünkü Sıfır
Atık evlerde, ailelerde başlıyor. Biz Sıfır Atık Vakfı olarak bu süreci 7'den
70'e herkesin dahil olduğu, eğitimle, bilimle ve ortak akılla büyüyen bir yapı
olarak ele alıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızla Sıfır Atık'ı müfredata dahil
ettik, YÖK iş birliğiyle üniversitelerde kulüpler ve akademik programlar başlattık.
Bugün Birleşmiş Milletler paydaşlığında, İstanbul Teknik Üniversitesi çatısı
altında kurduğumuz Sıfır Atık Enstitüsü ile bu alanda lisansüstü eğitimden
akademik üretime uzanan kalıcı bir altyapı inşa ediyoruz. Bu yıl ilk kez düzenlediğimiz
ve 108 ülkeden katılımla dünyanın en büyük Sıfır Atık buluşması olan
Sıfır Atık Forumu, bu vizyonun küresel karşılığını açıkça ortaya koydu. Önümüzdeki
yıl COP sürecine giden yolda, Sıfır Atık ve kadın, enerji, sanayi, tasarım
ve yeşil dönüşüm gibi başlıklarda çok paydaşlı çalışmalarla bu yolculuğu derinleştirmeyi
hedefliyoruz. Kendimizi İstanbul'da 16 milyonun, Türkiye'de 86 milyonun
ve dünyada milyarlarca insanın vakfı olarak görüyoruz. Çevre meselesinin siyaset
üstü bir konu olduğuna inanıyor, eleştiriye açık, katılımcı ve kapsayıcı
bir anlayışla Türkiye'nin 81 ilinde, köyden sanayiye tüm paydaşlarla birlikte yol
yürümek istiyoruz. Çünkü Sıfır Atık ancak birlikte düşünür, birlikte üretir
ve birlikte hareket ederse gerçek bir dönüşüme dönüşebilir dedi.
ATMA Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pervin Ersoy: Sürdürülebilirlik, günlük hayatın
içinde başlayan bir sorumluluk
ATMA Derneği'nin yola çıkış noktasının çok basit ama bir o kadar güçlü bir çağrıya
dayandığını ifade eden ATMA Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Pervin Ersoy konuşmasına
şöyle devam etti: Atma! Amacımız, yaşadığımız çevreye saygıyı günlük hayatın
doğal bir parçası hâline getirmek ve bu bilinci toplumun her kesimine yaymak.
Dayanıklı, yeniden kullanılabilir, onarılabilir ve geri dönüştürülebilir
ürünleri merkeze alan, döngüsel ekonomiyi üretim süreçlerinin kalbine yerleştiren
şirketlerin artması hepimiz için umut verici. Çünkü biliyoruz ki yere atılmayan
her atık, doğru tasarlanmış her ürün ve daha az tüketilen her kaynak, şehirlerimizin
temiz kalmasına ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmamıza
katkı sağlıyor. ATMA Derneği olarak hedefimiz yalnızca sokakları temiz tutmak
değil, bireylerin, kurumların ve yerel yönetimlerin birlikte hareket ettiği
güçlü bir farkındalık ekosistemi oluşturmak. Belediyelerle, özel sektörle ve
sivil toplumla kurduğumuz iş birlikleriyle 'Atma!' çağrısını toplumsal bir refleks
hâline getirmek istiyoruz. Bu zirvede bir araya gelen tüm kurumlar aslında
aynı mesajı veriyor: Daha az atık, daha çok sorumluluk, daha temiz bir çevre,
daha güçlü bir gelecek. Biz de herkesi, elindeki çöpü yere atmadan önce bir kez
daha düşünmeye ve yaşadığı kente sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çünkü inanıyorum
ki Türkiye, çöp atılmayan sokakları ve döngüsel ekonomiyle güçlenen üretim anlayışıyla
çok daha güzel olacak.
ATMA Derneği Başkan Yardımcısı Şila Gök: Sürdürülebilirlikte asıl dönüşüm Atık
yönetiminden başlıyor
Konuşmasında, sürdürülebilirliğin Türkiye'de son yıllarda daha fazla gündeme gelse
de uygulama tarafında henüz yolun başında olunduğuna dikkat çeken ATMA Derneği
Başkan Yardımcısı Şila Gök, dünyada yeşil dönüşüm ve karbon ayak izi konularının
artık ticaretin ön koşulu haline geldiğini vurguladı. Atık yönetiminden ambalaj
kullanımına kadar tüm süreçlerin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten
konuşmacı, bireylerin ve kurumların bu alanda daha bilinçli ve denetleyici
bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Toplumsal farkındalık arttıkça her
bireyin çevresi için bir müfettişe dönüşebileceğini söyleyen konuşmacı, hedeflerinin
Türkiye genelinde temiz şehirleri görünür kılan, farkındalığı ödüllendiren
bir sürdürülebilirlik haritası oluşturmak olduğunu dile getirdi.
Turkuvaz Dergi Grubu Genel Müdürü ve Turkuvaz Medya İcra Kurulu Üyesi Yasemin Gebeş
Sürdürülebilir yüzyıl zirvesi, bir etkinlikten çok bir dönüşüm alanı
Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi'nin temellerinin pandemi günlerinde Inbusiness Dergisi
öncülüğünde başlatılan Küresel Umut Festivali ile atıldığını belirten Turkuvaz
Dergi Grubu Genel Müdürü ve Turkuvaz Medya İcra Kurulu Üyesi Yasemin Gebeş,
28 Aralık 2020'de, Türkiye'nin en büyük medya kuruluşlarından biri olarak sürdürülebilir
bir geleceğin inşasına katkı sağlama sorumluluğuyla yola çıktık. Pandemi
koşullarında bir webinar serisi olarak başlayan bu yolculuk, 2023 yılında
Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi adıyla, Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerinde fiziksel
bir platforma dönüştü. Üç yıl önce bu zirveyi yalnızca bir etkinlik olarak
değil, sürdürülebilirlik alanında güncel meselelerin tartışıldığı, iş dünyasıyla
kamuyu aynı zeminde buluşturan kalıcı bir platform olarak hayal etmiştik.
Bugün geldiğimiz noktada, bu hayalin büyük ölçüde gerçeğe dönüştüğünü görmekten
büyük bir mutluluk duyuyorum. Artık sürdürülebilirlik, dünyada bir tercih olmaktan
çıktı, rekabetin, marka değerinin ve tüketici güveninin temel belirleyicisi
hâline geldi. Bu dönüşümün en güçlü lokomotiflerinden biri de, Sayın Emine Erdoğan'ın
liderliğinde küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık vizyonu oldu. Bizler
InBusiness olarak sürdürülebilirliği teknik bir kavram değil, bir yaşam kültürü
olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki üretim modellerini dönüştürmek kadar,
tüketim alışkanlıklarını da değiştirmeden gerçek bir başarıya ulaşmak mümkün değil.
Bugün bu zirvede ele alınan her başlık ve paylaşılan her deneyim, gelecek
nesillere daha adil, daha dengeli ve doğayla barışık bir Türkiye bırakma kararlılığımızın
somut bir ifadesidir dedi.
Sabah Gazetesi Yazarı Hülya Güler: Sürdürülebilirlik, artık bir tercih değil, ortak
bir sorumluluk
Bu sene üçüncüsü düzenlenen Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi'nin, Türkiye'nin yeşil
dönüşüm yolculuğunda önemli bir eşik niteliği taşıdığını belirten Sabah Gazetesi
Yazarı Hülya Güler, Pandemiyle birlikte insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin
yeniden sorgulandığı bir dönemde doğan InBusiness'ın sürdürülebilirliği bir dosya
konusu değil, bir varoluş biçimi olarak ele aldığını vurgulayan zirve yetkilileri,
bugün ekonomi ile ekoloji arasındaki çizginin tamamen ortadan kalktığına
dikkat çekiyor. Sanayiden tarıma, finanstan girişimciliğe uzanan geniş bir ekosistemi
kapsayan zirve, yalnızca sorunları tartışmayı değil, kalıcı ve uygulanabilir
çözümler üreten iyi örnekleri görünür kılmayı amaçlıyor. Türkiye'de başta
İklim Kanunu olmak üzere atılan yapısal adımların ve Emine Erdoğan'ın liderliğinde
küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık vizyonunun, sürdürülebilirlik mücadelesine
yön verdiği bu dönemde, zirvede paylaşılan her deneyim, başka bir dünyanın
mümkün olduğuna dair güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor dedi.
III. Sürdürülebilirlik Liderleri Ödülleri sahiplerini buldu
Halkbank, Rams, Türk Telekom, Ziraat Bankası platin sponsorluğunda, Borsa İstanbul,
Cengiz Holding, Türk Hava Yolları, Vakıf Leasing gold sponsorluğunda, Duja
Hotels, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Getir destek sponsorluğunda düzenlenen
ve yaka sponsoru Trendyol olan, zirve kapsamında ayrıca, sürdürülebilirlik alanında
fark yaratan kişi ve kurumlara III. Sürdürülebilirlik Liderleri Ödülleri
verildi.
Sürdürülebilir Liderle Ödülleri kapsamında Gaziantep'i Türkiye'nin 'Yeşil Şehri'
haline getirme yolundaki kararlı adımları, yenilenebilir enerji yatırımları,
iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki vizyoner projeleri, Gaziantep'in köklü
kültürel mirasını dünya sahnesine taşıyarak şehri küresel bir cazibe merkezi
haline getirmesi ve kentsel kalkınmayı doğa dostu politikalarla harmanlayarak
yerel yönetimlerde çizdiği ilham verici liderlik profili vesilesiyle Gaziantep
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ödüle layık bulundu.
Vakko'nun kumaş ağartma, boyama ve baskı gibi proseslerinde LCA yaklaşımını benimseyerek,
ham madde temininden bertarafa kadar çevresel etkilerini izlemesi ve
atık yönetimi uygulamaları vesilesiyle ödüle layık görüldü. Ödül, Vakko CEO'su
Jaklin Güner'e takdim edildi.
Atık kirliliğiyle mücadelede geliştirdiği yenilikçi iletişim stratejileri, toplumsal
davranış değişikliği yaratma konusundaki başarısı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir
Kalkınma Amaçları ile uyumlu Temiz Şehirler modelini destekleyen
çalışmaları vesilesiyle ATMA Derneği ödüle layık görülürken, ödül dernek başkanı
Pervin Ersoy'a takdim edildi.
Zirvede ayrıca InBusiness Dergisi'nin 5'inci kuruluş yıldönümü de davetlilerin katılımıyla
kutlandı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -