İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İş dünyası olarak dezenflasyon
sürecinde büyük fedakârlıklarla kat edilen mesafede, maliye politikası temelli
teşviklere ağırlık verilmesinin fayda sağlayacağına inanıyoruz. İş dünyamızın
finansman sıkıntılarını aşması noktasında temel beklentimiz, bu yılın ikinci
çeyreğinin sonrasında krediler kadar, vergi temelli destek ve teşviklerin de etkin
şekilde devreye alınmasıdır. KOBİ'lerimiz için sürdürülebilir büyümenin yolu,
ucuz ve esnek finansmanla birlikte maliyetleri azaltan vergisel desteklerden
geçiyor. ifadelerini kullandı.
İTO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre İTO Başkanı Avdagiç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Cevdet Yılmaz'ın Meclis toplantısına konuk olmasından memnuniyet duyduklarını
kaydetti. Avdagiç, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, ekonomiyi çok boyutlu
şekilde bilen bir devlet adamımızdır. Güçlü eğitimini, siyasette elde ettiği birikimini
ve bakanlık vazifesinde elde ettiği deneyimini hep milletinin hizmetine
verme gayreti içinde oldu. Bu vasıflarıyla yeni dönemde Cumhurbaşkanı Yardımcısı
sıfatıyla ekonomiyi koordine ederek, biz iş dünyasına güven verdi. ifadelerini
kullandı.
- Faiz indirimleri, KGF destekli paketler memnuniyet oluşturdu
Ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecindeki kararlı duruşunu takdirle izlediklerini
vurgulayan Avdagiç, Son bir yılda gerçekleştirilen faiz indirimleri, Kredi
Garanti Fonu (KGF) destekli paketlerin devreye alınması ve uzun süredir beklenen
KOBİ tanımının güncellenmesi reel sektörümüzde memnuniyet oluşturdu. Yine sahadan
gelen bildirimler dikkate alınarak enflasyon muhasebesi uygulamasının yapılmaması
da işletmelerin öngörülebilirliğini artıran isabetli bir karar oldu.
Bu hafta, yurt dışından gelen kargolarda parasal istisnayı kaldırarak gümrük işlemlerini
zorunlu hale getiren düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı.
Böylelikle denetimsiz ve tüketici için risk teşkil eden e-ihracat uygulamaları son
bulmuş oldu. Kararın ekonomimiz için hayırlı olmasını diliyorum. değerlendirmesinde
bulundu.
İş dünyasının 2026 yılına ilişkin beklentilerini genel başlıklarıyla Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a aktaran İTO Başkanı Avdagiç, finansmana erişim konusunun,
doğal olarak en kritik gündem maddesi olduğunu vurguladı. Avdagiç, İş
dünyası olarak dezenflasyon sürecinde büyük fedakârlıklarla kat edilen mesafede,
maliye politikası temelli teşviklere ağırlık verilmesinin fayda sağlayacağına
inanıyoruz. İş dünyamızın finansman sıkıntılarını aşması noktasında temel beklentimiz,
bu yılın ikinci çeyreğinin sonrasında krediler kadar vergi temelli destek
ve teşviklerin de etkin şekilde devreye alınmasıdır. KOBİ'lerimiz için sürdürülebilir
büyümenin yolu, ucuz ve esnek finansmanla birlikte maliyetleri azaltan
vergisel desteklerden geçiyor görüşünü bildirdi.
- KOBİ kredi büyüme limitlerinin yüzde 3,5 seviyesine revize edilmesi önerisi
Avdagiç, KOBİ kredileri için uygulanan kredi büyüme limitlerinin ilk etapta yüzde
3,5 seviyesine revize edilmesi ve bankalara işaret edilen TL mevduat hedeflerinin
gevşetilmesi kredi kanallarının etkinliğini anlamlı ölçüde artıracağını vurguladı.
Avdagiç, Ayrıca mevduat stopaj oranının yüzde 17,5'ten yüzde 15'e indirilmesini
de mevduatın krediye dönüşüm oranını destekleyecek önemli bir adım olarak
görüyoruz. Netice itibarı ile 2026 yılında, kredi kullandırımının üretim,
yatırım, istihdam ve ihracatı destekleyecek biçimde kademeli olarak genişletilmesi
beklentisi içindeyiz. Finansman koşullarının zorlaştığı bu süreçte Kredi Garanti
Fonu'nun (KGF) etkinliği her zamankinden daha anlamlı olacaktır. 2026 yılında
KGF desteklerinin hem hacim hem de kapsam bakımından genişletilmesi iş dünyamız
için çok önemli. Yüksek teknolojili sektörlerimizle birlikte emek yoğun
sektörlerimizin de krediler, KGF mekanizmaları ve reeskont kredileri aracılığıyla
daha güçlü biçimde desteklenmesinin çok değerli olduğu kanaatindeyiz. Hâlihazırda
faaliyette olan Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası'nın bu alandaki etkinliğinin
güçlendirilmesini ya da mevcut kamu bankalarımızdan birinin bu amaçla özel
olarak görevlendirilmesini uygun bir adım olarak görüyoruz. açıklamasını yaptı.
- Reeskont kredilerinde uygulanan faizin baştan kesilmesi dezavantaj teşkil ediyor
Avdagiç, reeskont kredilerinde faizin kullanım anında baştan kesilmesi yönteminin,
KOBİ'ler için likiditeyi rahatlatmak yerine zorlayan bir yapıya dönüştüğünü
belirtti. Reeskont kredilerinde faizin vade sonunda ya da dönemsel olarak tahsil
edilmesini öneren Şekib Avdagiç, Eximbank desteği ihracatçımız için büyük önem
arz ediyor. Buradaki kredi hacminin ilgili yıl ihracat tutarının yüzde 10'unun
altına düşmeyecek şekilde bir kurala bağlanması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca
ihracatı düzenli artan firmalara pozitif ayrımcılık yapılarak performans bazlı
limit mekanizması kurulması da verimlilik anlamında büyük fayda getirecektir.
Bunun yanında teminat mektubu zorunluluğu yerine alacak sigortası gibi alternatif
teminatların yaygınlaştırılması, süreçlerin sadeleştirilmesi de küçük ihracatçılarımızı
sisteme daha güçlü dahil edecektir.
- İhracat bedellerinde döviz bozdurma yükümlülüğü
Avdagiç, ihracatçıların döviz bozdurma yükümlülüğü ile ilgili değerlendirmesini
de şöyle paylaştı: Beklentimiz, TCMB rezervlerinin de belirgin düzeyde yükseldiği
bu süreçte, döviz bozdurma zorunluluğunun çok daha makul seviyelere düşürülmesi,
hatta kaldırılmasıdır. Döviz bozdurma yükümlülüğü sırasında verilen yüzde
3'lük destekten yararlanmak için getirilen kısıtlar, ilave taahhütler ve bankacılık
temelli şartlar nedeniyle ihracatçılarımızın büyük bölümü bu desteği alamıyor.
Buradaki döviz dönüşüm desteğinin sadeleştirilmesi beklentisi içindeyiz.
Merkez Bankası'nın yeni başlattığı uygulama ile hizmet ihracatçısı kuruluşların
anılan desteğe erişimi ciddi bir biçimde kısıtlanmaktadır. Daha önce söz konusu
destekten faydalanabilen dizi ve film endüstrisi, fuarcılık, kreatif endüstriler,
liman hizmetleri gibi birçok hizmet sektörü kapsam dışında bırakılırken, hali
hazırda kapsam dahilinde olan sektörlerin de destek miktarları sınırlandırılmıştır.
Avdagiç, vergi politikaları alanında da benzer biçimde sadeleştirme ve hızlandırma
ihtiyacı bulunduğunu belirterek, Özellikle KDV iade süreçleri ve mahsuplaşma
sisteminin daha hızlı ve etkin çalışması, bu alacaklara bankalarda aynı oranda
teminat olarak kullanım imkanı sağlanması, iş dünyasının finansman ihtiyacını
azaltacak diye konuştu.
Avdagiç, yalnızca ihracat hedefi değil, ithalat hedefi koyma yaklaşımının da 2026'dan
başlayarak benimsenmesinin dış ticaret dengesi açısından gerekli olduğuna
inandıklarını vurguladı.
İTO Başkanı Avdagiç, son yıllarda iş dünyası olarak sıklıkla dile getirdikleri bir
konunun da üretim maliyetleri artışıyla kur artışı arasındaki makasın açıklığı
olduğunu, bunun hem yerel hem de küresel ölçekte işletmeleri oldukça zorlayan
bir hale dönüştüğünü kaydetti. Avdagiç, Rakamlarla ifade etmek gerekirse, son
4 yıldan bugüne, enflasyon yüzde 367, asgari ücret yüzde 560 artmış durumda,
aynı sürede dolar/TL kurundaki artış yüzde 217, Euro/TL kurundaki artış ise yüzde
228 düzeyinde. Enflasyonla mücadele temel önceliğimiz olmakla birlikte, bu konudaki
hassasiyetimizin 2026'da önceliklendirilmesi konusunda desteğinizi istirham
ediyoruz. ifadelerini kullandı.
- STA'lar yeniden müzakere edilmeli
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul iş dünyasının diğer bazı önerilerini şöyle dile
getirdi: Geldiğimiz küresel konjonktürde, ithalat-ihracat dengesi aleyhimize
dönen ülkelerdeki STA'ların yeniden müzakere edilmesi ve mümkünse revize edilmesi
gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle muhatabımız olan ülkelerin AB ile Türkiye'ye
kıyasla daha avantajlı ticaret anlaşmaları yapmaları ülkemizi ikincil konuma
düşürüyor. Ayrıca, Made in EU menşeli üretim ve ticaret ağları büyüyerek
Türkiye aleyhine rekabet avantajı oluşturuyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından sunulan yatırım teşvikleri, HIT-30 Programı
ve benzeri destek mekanizmaları için iş dünyası olarak şükranlarımızı sunuyoruz.
Önümüzdeki adımın ise, bu teşviklerin kapsamının orta ölçekli işletmeleri de kapsayacak
şekilde genişletilmesi olduğunu düşünüyoruz.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredilerine (YTAK) sağlanan kaynak bu yıl artırılarak 500
milyar Liraya yükseltildi. Ancak, kullanımı belirlenen kısıtlar nedeniyle sınırlı
düzeyde kalıyor. Özellikle toplam yatırım tutarı şartının günümüz finansman
koşulları dikkate alınarak bu kaynağın belli bir kısmının 250 milyon TL'ye indirilmesi
bu kıymetli desteğin, etkinliğini büyük ölçüde artıracaktır.
Öte yandan demiryolu altyapısının güçlendirilmesi, liman bağlantılarının arttırılması
ve yük taşımacılığının kesintisiz, hızlı ve verimli şekilde gerçekleştirilmesi
ticaretimize doğrudan hız katacak bir konu.
- Gelir Vergisi tarifesinde gerçekçi bir artışa gidilmesi önerisi
Avdagiç, ücretlilerin net gelirinin olumsuz etkilenmemesi için ise Gelir Vergisi
tarifesinde öncelikle yıllar içindeki erozyonu giderecek gerçekçi bir artışa gidilmesini
önererek, bu sayede alt-orta gelir grupları üzerindeki vergi yükünün
azaltılmasının çalışma barışına büyük katkı sunacağını dile getirdi.
Avdagiç, bir diğer stratejik sektörün sağlık olduğuna dikkat çekerek, Türkiye'nin
sağlık sisteminde yaptığı devrimden elde edilen kazanımların daimiliğinin, sürekli
yenilenmesine bağlı olduğunu vurguladı. Özellikle küçük ve orta ölçekli hastaneler
ile polikliniklerin mevcut fiyatlama ve geri ödeme politikaları nedeniyle
finansal ve operasyonel sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Avdagiç, Bu sebeple
küçük ve orta ölçekli sağlık kuruluşlarının sürdürülebilirliğinin gözetilmesi,
ilaç fiyatları ile ruhsat ve izin süreçlerini sadeleştirerek hızlandırmamız,
sektörün bekası açısından önem taşıyor diye konuştu.
Avdagiç, enerji tarafında ise yenilenebilir enerji yatırım süreçlerindeki bürokratik
sürecin sadeleştirilmesi ve yeni kaynakların ekonomiye kazandırılması gerektiğini
belirterek, Burada reel sektör olarak kendi enerjisini üretmek isteyen
firmaların izin süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması beklentisi içindeyiz
dedi.
- Emek yoğun sektörlerin yaşadığı sorunlar
Şekib Avdagiç, tekstil, deri, ayakkabı, mobilya gibi emek yoğun sektörlerin yaşadığı
darboğazı da dile getirerek, Dalgalı dış talep, artan işçilik ve enerji maliyetleri,
enflasyonla mücadele kapsamında oluşan kur dengesi ve finansmana ulaşım
zorlukları bir araya gelerek, bu sektörlerimizde hakikatten sıkıntılı bir
süreç başlatmış durumda.
Bu sektörlerimizin hem vergisel anlamda hem teşvikler anlamında, hem de uygun koşullu
finansman anlamında her zamankinden çok daha fazla desteğe ihtiyacı var.
Bu süreci hükümetimizin proaktif yaklaşımıyla çok daha kolay aşacağımıza yürekten
inanıyoruz. açıklamasını yaptı.
Avdagiç, Burada döviz piyasası istikrarını koruyacak tedbirlerin alınmasını ve
yatırımcıların yurtiçinde kalmasını teşvik edecek mekanizmaların güçlendirilmesini
önemli buluyoruz. önerisini getirdi.
- Yarısı Bizden destekleri 2028 sonuna kadar uzatılmalı
Avdagiç, beklenen Marmara depremi konusunda da özellikle 'Yarısı Bizden' kampanyası
ile İstanbul'da büyük bir dönüşüm gerçekleştiğini, bu dönüşümün hız kesmeden
devam edebilmesi adına 2026 sonunda bitmesi öngörülen desteklerin 2028 sonuna
kadar uzatılması konusunda meslek mensuplarının beklentilerini dile getirdi. Avdagiç,
konutlar için yürütülen dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarının ticari alanlara
da yayılmasını önerdi.
Avdagiç, İTO olarak Türkiye'nin 2026 ve sonrası dönemdeki başarısının, pazar çeşitlendirmesi
kadar üretimin niteliğini artıran, finansmanı esnekleştiren, vergiyi
adil hale getiren ve çalışan refahını koruyan bütüncül politikalarla çok daha
güçlü olacağını, bu anlayışla her türlü desteğe ve iş birliğine hazır olduklarını
kaydetti.
Avdagiç, konuşmasını, İnanıyorum ki, ülkemizi çok daha iyi bir yere hep birlikte
taşıyacağız. Türkiye'yi ekonomide hak ettiği birinci lige hep birlikte taşıyacağız.
Yine kalkınmayı birlikte gerçekleştirip refahı tüm ülkeye birlikte yaygınlaştıracağız.
sözleriyle tamamladı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -