Firma

AgeSA, Alz-TAG Projesi'ni hayata geçirdi

AgeSA, beş yıl önce Sivil Toplum için Destek Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiği
Her Yaşta Fonu kapsamında yaşlılık ve yaşlanma alanında çalışan sivil toplum
kuruluşlarını desteklemeye devam ediyor. Fon kapsamında Türkiye Alzheimer Derneği
iş birliğiyle hayata geçirilen Alz-TAG Projesi, Alzheimer hastalarının ve hasta
yakınlarının günlük yaşamını doğrudan etkileyen kaybolma riski ve bakım yüküne
yönelik teknoloji, eğitim ve rehberliği bir araya getiren bütüncül bir destek
modeli sundu.
1 milyon 250 bin TL hibe desteğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında, 19 ilde toplam
534 Alzheimer hastası ve yakınına ulaşıldı. Projenin merkezinde, Bluetooth
teknolojisiyle çalışan ve Alzheimer hastalarının yakınları tarafından kolaylıkla
takip edilebilmesini sağlayan Akıllı Anahtarlık-Tag (Alz-TAG) yer aldı. Proje,
teknolojik bir cihazın hastalara ulaştırılmasının ötesine geçerek, hasta yakınlarının
bu teknolojiyi günlük bakım rutinlerine nasıl dahil edebileceklerini
öğrenmelerini ve olası riskleri daha etkin yönetebilmelerini hedefledi.
Teknoloji, eğitim ve rehberlik bir arada
Alzheimer hastalığında bakım süreci yalnızca hastanın değil, bakım veren yakınlarının
da yaşamını önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle hastanın evden uzaklaşması
veya kaybolması ihtimali, hasta yakınları açısından sürekli bir endişe ve tetikte
olma hali yaratabiliyor. Alz-TAG Projesi bu sorundan yola çıkarak, kaybolma
riskini azaltacak teknolojik bir çözümü, hasta yakınlarının bilgi ve farkındalığını
artıran eğitimlerle destekledi.
Proje kapsamında hasta yakınlarına yalnızca cihazın kullanımı anlatılmadı, teknolojinin
hasta bakım sürecine nasıl entegre edilebileceği, güvenlik risklerinin
nasıl yönetilebileceği ve olası risklere karşı nasıl hazırlıklı olunabileceği konusunda
da destek sağlandı. Böylece teknoloji, günlük bakım pratiğinin bir parçası
haline getirilirken hasta yakınlarının kendilerini daha hazırlıklı ve güvende
hissetmelerine katkı sunuldu.
Projenin etki değerlendirme sonuçları da bu bütüncül yaklaşımın karşılığını ortaya
koydu. Alz-TAG'i rutinlerine entegre eden hasta yakınlarının tamamı stres seviyelerinde
düşüş yaşadığını belirtirken, bakım verenlerin yaygın anksiyete puanlarında
ortalama yüzde 7,7 düşüş kaydedildi. Katılımcıların yüzde 84'ü teknolojik
cihazların hasta bakımına nasıl entegre edileceği konusunda yeterli bilgiye
ulaştığını ifade ederken, yüzde 80'inin güvenlik riskleri ve risk yönetimi konusundaki
farkındalığının arttığı görüldü.
Cihazın günlük yaşamdaki kullanımına ilişkin sonuçlar da dikkat çekti. Hasta yakınlarının
yüzde 58'i Alz-TAG'i her gün kullandığını, yüzde 66'sı ise cihazın hastanın
güvenliğini sağlama noktasında önemli bir yardımcı olduğunu belirtti. Projeye
katılanların tamamının cihazı başka hasta yakınlarına kesinlikle önereceğini
ifade etmesi ise modelin kullanıcılar açısından yarattığı değeri ortaya koydu.
534 hastadan daha geniş bir etki alanına
Alz-TAG Projesi, doğrudan a ulaştığı kişilerle sınırlı kalmayan bir etki alanı da
oluşturdu. Türkiye Alzheimer Derneği'nin 19 şubesi ve yaklaşık 60 gönüllüsünün
katkısıyla yürütülen proje, hasta yakınlarının derneğin ücretsiz ve erişilebilir
destek hizmetleriyle daha yakından tanışmasına, gönüllü ve hasta yakını ağının
güçlenmesine de katkı sağladı.
Projenin ortaya koyduğu sonuçlar, modelin kamu hizmetleriyle nasıl bütünleştirilebileceğine
ilişkin yeni iş birliklerinin de önünü açtı. Yerel otoritelerle modelin
kamu hizmetlerine entegrasyonu için somut çalışmalar başlatılırken, projenin
finansal sürdürülebilirliği açısından da önemli adımlar atıldı.
Alz-TAG'in yarattığı etki sayesinde Finansal Kurumlar Birliği'nden 251 bin TL ek
bağış sağlandı. Bunun yanı sıra maraton koşularıyla oluşturulan 860 bin TL'lik
kaynak sayesinde 83 yeni hasta ve hasta yakınına daha Smart-Tag ulaştırıldı. Böylece
proje, başlangıçta belirlenen yararlanıcı grubunun ötesine geçerek farklı
paydaşların katkısıyla büyüyen ve kendi etki alanını genişleten bir modele dönüştü.
Projenin saha uygulamasından elde edilen nitelikli veriler ise akademik bir çıktıya
dönüştürüldü. Alz-TAG modeli kapsamında elde edilen bulgularla hazırlanan bilimsel
bildiri, Lyon'da düzenlenen Uluslararası Alzheimer Kongresi'nde sunuldu.
Bu gelişme, Türkiye'de geliştirilen modelin yalnızca sosyal etkisini değil, bilimsel
açıdan da paylaşılabilir ve değerlendirilebilir bir çalışma niteliği taşıdığını
ortaya koyuyor.
AgeSA Hayat ve Emeklilik Ürün Yönetimi, Marka ve Kurumsal İletişim Genel Müdür Yardımcısı
Roşan Dilek, projenin sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada şunları
söyledi:
AgeSA olarak, 'mutlu bireyleri olan güven dolu bir toplum' için işimizin özündeki
iyiliği sunmayı varlık nedenimiz olarak görüyoruz. Her Yaşta projemizle beş
yılı aşkın süredir Türkiye'de yaşlanmaya hazırlık konusunda farkındalık yaratmayı,
yaşlılığa dair kalıplaşmış algıları dönüştürmeyi ve daha aktif, sağlıklı, güvenli
bir yaş alma kültürüne katkı sunmayı hedefliyoruz. Her Yaşta Fonu ile bu
vizyonu sivil toplumun uzmanlığı ve sahadaki deneyimiyle buluşturuyoruz. Alz-TAG
Projesi'nin sonuçları da eğitim, teknoloji ve çok paydaşlı iş birliğiyle insanların
hayatına somut biçimde dokunan sosyal etki modelleri geliştirilebileceğini
gösterdi. 534 hasta ve yakınına ulaşılması, bakım verenlerin risk yönetimi
kapasitesinin güçlenmesi ve kaygı düzeylerinde düşüş sağlanması bizim için çok
kıymetli. AgeSA olarak, yaşlanma alanında kalıcı değer yaratan, güvenli ve iyi
yaşamı destekleyen modellerin gelişmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz.
Sivil Toplum için Destek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Betül Selcen Özer, AgeSA ile
kurulan iş birliğinin yaşlıların ihtiyaçlarının görünür kılınmasına ve bu alandaki
dayanışmanın büyümesine katkı sunduğunu belirtti. Özer, Her Yaşta Fonu, yaşlılık
alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesine alan açarken,
yaşlıların haklarına erişebildiği, karar alma süreçlerine katılabildiği ve toplumun
eşit üyeleri olarak yaşamlarını sürdürebildiği bir yaşamın mümkün olduğunu
hatırlatıyor. Biz de sivil toplum kuruluşlarıyla bağışçıları bir araya getirerek
bu alandaki çalışmaların güçlenmesine katkı sunmaya devam ediyoruz dedi.
Türkiye Alzheimer Derneği Proje Koordinatörü Ezgi Gizem Gürbüz ise proje kapsamında
elde edilen deneyimin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
Alzheimer hastalığında bakım süreci, hasta kadar hasta yakınlarının da yaşamını
derinden etkileyen çok boyutlu bir deneyim. Özellikle kaybolma riski, hasta yakınlarının
günlük hayatında sürekli tetikte olma halini beraberinde getiriyor.
Alz-TAG Projesi ile bu ihtiyaca yalnızca bir teknoloji desteğiyle değil, eğitim,
rehberlik, takip ve dayanışmayı bir araya getiren bütüncül bir modelle yanıt
verdik. Proje süresince aldığımız geri bildirimler, bu desteğin ailelerin hayatında
ne kadar somut bir karşılık bulduğunu gösterdi. 19 şubemizin ve 60'a yakın
gönüllümüzün katkısıyla 534 hasta ve yakınına ulaşmak, Alzheimer Derneği olarak
bizim için de önemli bir kurumsal öğrenme ve dayanışma deneyimi oldu. Bu proje
sayesinde hasta yakınları, derneğimizin ücretsiz ve erişilebilir destek sağlayan
yönünü daha yakından tanıdı, gönüllü ve hasta yakını ağımız güçlendi. Hasta
yakınlarından aldığımız çok sayıda teşekkür telefonu, projenin gerçek bir ihtiyaca
dokunduğunu görmemiz açısından bizim için çok değerliydi. Ayrıca modelin yerel
yönetimlerin gündemine girmesi, ek bağışlar ve kampanyalarla projenin finansal
sürdürülebilirliğine yönelik adımlar atılması, Alz-TAG'in yalnızca yararlanıcılar
üzerinde değil, farklı paydaşlar üzerinde de bir çarpan etkisi yarattığını
gösteriyor. Bununla birlikte, projeden elde edilen verilerle bir bilimsel bildiri
hazırladık. Bu bildiriyi Lyon'da düzenlenecek Uluslararası Alzheimer Kongresi'nde
sunacağız. Bu gelişmenin, Türkiye'de geliştirilen Alz-TAG modelinin bilimsel
değerini ve uluslararası alanda paylaşılabilir niteliğini göstermesi açısından
çok kıymetli olduğuna inanıyoruz.
Alz-TAG Projesi, yaşlanma sürecinde güvenliği destekleyen teknolojilerin, doğru
eğitim ve rehberlikle buluştuğunda yalnızca bir cihazdan çok daha fazlasına dönüşebileceğini
ortaya koyuyor. Projenin ortaya çıkardığı ölçülebilir sonuçlar, Alzheimer
hastalarının güvenliğini desteklerken hasta yakınlarının bilgi, farkındalık
ve risk yönetimi kapasitesini güçlendiren, aynı zamanda farklı paydaşların
katkısıyla büyüyebilen bir sosyal etki modelinin mümkün olduğunu gösteriyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -