Akdenizrack, otomatik depolama sistemlerine 50 milyon TL yatırım yaptı
Son bir yılda Türkiye'de beş karanlık depo kuran şirket, akıllı depo projelerinin
katkısıyla 2026'da yüzde 40 büyümeyi hedefliyor. Depolama yüksekliğini 40 metreye
kadar çıkaran sistemin beş ana bileşeninden dördü Türkiye'de üretilebiliyor.
Türkiye'de depo yatırımlarının odağı, yalnızca daha fazla ürün depolayabilmekten
çıkıp aynı alanı daha hızlı ve daha az insan müdahalesiyle yönetebilmeye doğru
kayıyor. E-ticaretin büyümesiyle hızlanan bu dönüşüm, yüksek işçilik ve metrekare
maliyetleriyle birlikte otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi de artırıyor.
Akdenizrack, bu değişimin Türkiye'deki karşılığını yerli mühendislik ve yazılım
altyapısıyla geliştirdiği karanlık depo sistemleriyle büyütmeye hazırlanıyor.
AkdenizRack, otomatik depolama teknolojisinin geliştirilmesi için 50 milyon TL yatırım
yaptı. Yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirilen sistemde
Akdenizrack'in mühendislik ve yazılım ekipleri görev aldı. Şirketin bugün
55 mühendisten oluşan teknik kadrosuna 70 kişilik saha ekibi eşlik ediyor.
Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, şirketin otomasyon alanındaki dönüşümünü
şöyle anlatıyor: Kendi yazılım ekibimizle yaklaşık bir yıllık AR-GE çalışmamızın
ardından ürün ortaya çıktı. Geçen yıl 12 milyon dolar olan ciromuzu
bu yıl akıllı depo projelerimizin katkısıyla yüzde 40 artırmayı hedefliyoruz.
Bu yıl bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz karanlık depo projelerinin hacmi 17 milyon
dolar. Bu depo projelerinin Türkiye'de yaygınlaşmasıyla birlikte ihracat ve
iç pazarın payımızın yüzde 50, yüzde 50 olmasını planlıyoruz.
Aynı alanda daha fazla depolama
Akdenizrack'in geliştirdiği sistemin temelinde, depolama alanının yalnızca raf kapasitesi
üzerinden değil, operasyonun tamamı üzerinden verimli kullanılması bulunuyor.
Robotik sistemler ürünlerin depoya alınmasından sevkiyata hazırlanmasına
kadar geçen süreçte insan müdahalesini azaltırken, depo içerisindeki hareketlerin
de yazılım üzerinden yönetilmesini sağlıyor.
Sistemin mevcut depo yönetim yazılımlarıyla entegre çalışabildiğini belirten şirket,
sipariş geldiğinde ürünün konumunu belirleyen yazılımın robotik sisteme ilgili
ürünü alarak bantlara ve sevkiyat hattına yönlendirme komutu verdiğini aktarıyor.
Böylece siparişten sevkiyata kadar olan süreçte insan müdahalesi minimuma
indiriliyor.
Bu yapı özellikle ürün çeşidinin yüksek olduğu depolarda önem kazanıyor. Sistem,
binlerce farklı ürünün bulunduğu yapılarda hangi ürünün hangi şubeye gönderileceği,
hangi şubenin daha fazla sipariş verdiği, ürünlerin hangi sırayla konumlandırılması
gerektiği ve sezonluk ürünlerin önceliği gibi verileri değerlendirerek
depo içindeki trafiği sürekli güncelliyor. Trafik yönetimi de şirketin üzerinde
yoğunlaştığı Ar-Ge alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Depolama yüksekliği 40 metreye çıkabiliyor
Otomatik sistemlerin ekonomik karşılığını yalnızca işçilik tasarrufu oluşturmuyor.
Depolama yüksekliğinin artması, aynı metrekare içerisinde daha fazla ürün tutulmasına
imkan sağlıyor.
Akdenizrack'in sistemlerinde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin
erişim yüksekliği ise yaklaşık 15 metreyle sınırlı. Şirketin devam
eden projelerinden birinde ulaşılan yükseklik 27 metre.
Saniye Kurt, sistemin alan kullanımına etkisini şöyle açıklıyor: Hızın öne çıktığı
akıllı depoların bir diğer avantajı ise mevcut alanın daha verimli kullanılması.
Sistemlerde depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkabiliyor. Forkliftlerin
erişim yüksekliği yaklaşık 15 metre ile sınırlı. Bizim şu anda devam eden projelerimizin
birinde ise 27 metre yüksekliğe ulaştık. Bu sistem sayesinde koridorlar
daralıp, depolama yükseklikleri artıyor. Daha fazla alan verimli kullanılıyor.
Yatırımın geri dönüşü vardiya sayısıyla değişiyor
Akdenizrack'in hesaplamalarına göre otomatik depolama sisteminin yatırım geri dönüş
süresi, işletmenin çalışma modeline göre değişiyor. Üç vardiyalı çalışan bir
fabrikada sistem yaklaşık 1,5 yılda, tek vardiyalı bir işletmede ise yaklaşık
dört yılda kendini amorti edebiliyor. Şirket, yabancı teknoloji sağlayıcılarına
kıyasla daha düşük yatırım maliyetinin bu süreyi kısaltan unsurlardan biri olduğunu
belirtiyor.
Bu nedenle otomatik depolama yatırımı, yalnızca yeni bir teknoloji yatırımı olarak
değil, işçilik, forklift kullanımı, depo alanı ve operasyon hızını birlikte
etkileyen bir kapasite yatırımı olarak değerlendiriliyor.
İnsansız depo rekabet avantajından zorunluluğa dönüşüyor
Türkiye'de otomatik depolamaya yönelik ilginin temelinde yalnızca teknoloji merakı
bulunmuyor. Yükselen işçilik maliyetleri, metrekare başına artan depolama maliyetleri
ve tüketicinin daha hızlı teslimat beklentisi, insan müdahalesini azaltan
sistemleri işletmeler açısından giderek daha önemli hale getiriyor.
Şirket, pandemi sonrasında e-ticaretin hızlanmasıyla birlikte Türkiye'de otomatik
depo ihtiyacının arttığını, buna karşın bu sistemlerin önemli bölümünün yurtdışından
tedarik edildiğini gözlemleyerek kendi çözümünü geliştirme kararı aldı.
Amaç, Avrupa'daki çözümlere kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlerle Türkiye'de
geliştirilen otomatik depolama teknolojisini yaygınlaştırmak.
Türkiye'de üretilen parçaların payı artacak
Akdenizrack'in otomatik depolama yatırımı yalnızca yazılım ve robotik sistemlerle
sınırlı değil. Şirket, teknolojinin üretim tarafında da yerlilik oranını artırmaya
hazırlanıyor.
Bugün otomatik depolama sisteminin beş ana bileşeninden dördü Türkiye'de üretilebiliyor.
Yurtdışından tedarik edilen crane ve asansörlerin Türkiye'de üretilmesine
yönelik çalışmalar ise şirketin 2027 gündeminde bulunuyor. Üretim altyapısının
büyütülmesi ve yazılım yatırımlarının artırılması da bu dönemin öncelikleri
arasında yer alıyor.
Saniye Kurt, otomatik depolama sistemlerinde Türkiye'deki üretim kabiliyetinin artırılmasının
hem teknolojiye erişim hem de satış sonrası hizmetler açısından önem
taşıdığını belirterek, Yerli üretim tarafında altyapımızı daha da güçlendirmek
istiyoruz. Özellikle bugün yurtdışından tedarik ettiğimiz crane ve asansörleri
de Türkiye'de üretilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz
dedi.
Akdenizrack'in büyüme rotası değişiyor
1999 yılında İkitelli'de Temesist'te sektöre adım atan Saniye Kurt'un yönetimindeki
Akdenizrack, bugün 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin satışlarının
yüzde 80'i ihracat, yüzde 20'si iç pazardan oluşuyor.
Şirket, 2026'da akıllı depo projelerinin katkısıyla yüzde 40 büyümeyi hedeflerken,
Türkiye'de otomatik depolama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ihracat ve iç pazarın
payını yüzde 50-50 seviyesine taşımayı planlıyor.
Saniye Kurt, şirketin yeni teknoloji alanındaki yönünü şöyle özetliyor: Geçmişte
söz konusu sistemler ağırlıklı olarak İspanya, Almanya ve Japonya'dan tedarik
edildi. Bizim hedefimiz, Türkiye'de akıllı depo kurulumlarını artırmak ve klasik
- yarı otomatik depo kurulumunda yurt dışında yakaladığımız büyüme ivmesini,
bu yeni nesil depolama teknolojileriyle iç pazara da taşımak.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -