Firma

Anadolu Efes ve UNDP'nin İkinci Hasat projesi, New York'ta sergilenmeye başladı

Anadolu Efes ve UNDP Türkiye ortaklığında hayata geçirilen İkinci Hasat projesi,
Adıyaman'da başlayan yolculuğunu New York'a taşıyor. Hasat sonrası tarlada kalan
arpa saplarını kadın kooperatiflerinin üretim bilgisi, tasarım ve sanatla
buluşturan proje, tarımsal bir yan ürünü yeniden değere dönüştürüyor. İkinci Hasat
kapsamında geliştirilen arpa sapı bazlı malzemeler ve bu malzemeyle üretilen
özgün çalışmalar, New York Fashion Institute of Technology'de (FIT) düzenlenen
Soil to Surface / Topraktan Yüzeye sergisiyle uluslararası tasarım ve akademi
dünyasıyla buluşuyor. Sergi, 24 Eylül-1 Kasım tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

Soil to Surface / Topraktan Yüzeye sergisi, İkinci Hasat projesiyle Adıyaman'da
ortaya çıkan üretim bilgisini ve malzeme inovasyonunu merkezine alıyor. Anadolu
Efes ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye'nin ortaklaşa yürüttüğü
proje kapsamında, kadın kooperatiflerinin üretim bilgisiyle geliştirilen
arpa sapı bazlı malzeme, tasarımcılar Başak Cankeş, Çiğdem Kacar Selimoğlu,
Burcu Sülek ve Studio Birtane'nin yorumlarıyla farklı tasarım uygulamalarına taşınarak,
tarımsal bir yan ürünün yaratıcı endüstriler içindeki potansiyeli görünür
kılınıyor. Dünyanın önde gelen moda ve tasarım okulları arasında gösterilen
New York Fashion Institute of Technology (FIT), sergiye ev sahipliği yapıyor.
Serginin eş küratörlüğünü FIT Tekstil/Yüzey Tasarımı Bölüm Başkanı Susanne Goetz
ile MILKist Sosyal Tasarım Merkezi Kurucu Direktörü Birnur Temel Birtane üstleniyor.

Toprağın Hikâyesi Yarım Kalmasın
Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, projenin
uluslararası sahneye taşınmasına ilişkin şunları söyledi: Kaynakların
giderek daha kritik hale geldiği bir dünyada, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel
değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele almamız gerektiğine inanıyoruz.
Anadolu Efes olarak bizim hikâyemiz toprakta başlıyor, dört ana ham maddemizin
ikisini doğrudan topraktan alıyoruz. Bu nedenle tarımı yalnızca üretimimizin
bir parçası olarak değil, uzun vadeli değer yaratabileceğimiz önemli bir
alan olarak görüyoruz.

İkinci Hasat da bu yaklaşımın somut örneklerinden biri. Hasat sonrasında tarlada
kalan arpa saplarına bir atık olarak değil, yeniden değer yaratabilecek bir kaynak
olarak baktık. UNDP Türkiye ortaklığında, kadın kooperatiflerinin üretim bilgisini
tasarım ve sanatla buluşturarak tarımsal bir yan ürünü hem ekonomik hem
sosyal değer üreten yeni bir döngünün parçası haline getirdik. Bugün bu modelin
FIT aracılığıyla New York'a taşınması ise bizim için projenin ulaştığı noktanın
ötesinde, taşıdığı potansiyeli gösteriyor. Adıyaman'da başlayan bir üretim
bilgisinin dünyanın önde gelen tasarım okullarından birinde akademik ve yaratıcı
topluluklarla buluşması, yerelden doğan bir çözümün yeni fikirlerle gelişebileceğini
ve farklı coğrafyalara ilham verebileceğini ortaya koyuyor. Biz de toprağın
bize sunduğu hiçbir şeyin hikâyesinin yarım kalmaması için bu değeri büyütmeye
devam edeceğiz.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Ekonomik Büyüme ve Rekabetçilik Portföy
Yöneticisi Ceyda Alpay ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri
kullandı: İkinci Hasat, kapsayıcı kalkınma açısından kadınları merkeze alan çok
değerli bir model sunuyor. Bu proje yalnızca tarımsal yan ürünlerin yeniden
değerlendirilmesini değil, aynı zamanda kadınların üretim süreçlerinde güçlenmesini
ve yerel ekonominin desteklenmesini hedefliyor.

İkinci Hasat, UNDP Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının çok somut bir
örneği. Çünkü bu proje aynı anda üç şeyi başarıyor: döngüsel ekonomi yaratıyor,
kadınların ekonomik güçlenmesini destekliyor ve deprem bölgesinde yerel kalkınmaya
katkı sağlıyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sosyal faydayı bir araya getiren
bu modelin farklı bölgeler için de ilham verici bir örnek oluşturacağına
inanıyoruz. New York Fashion Institute of Technology (FIT) ev sahipliğinde açılan
serginin, kadınların üretimi, güçlenmesi ve fırsatlara erişiminin artması sonucu
kendi gelirlerini yaratabildikleri sürdürülebilir bir yapıya liderlik etmesine
katkıda bulunacağını düşünüyoruz.

Serginin eş küratörlüğünü üstlenen MILKist Sosyal Tasarım Merkezi Kurucu Direktörü
Birnur Temel Birtane ise şöyle konuştu: İkinci Hasat bizim için yalnızca bir
döngüsel ekonomi modeli değil, toprağın bilgisini, kadının emeğini ve yerel üretim
kültürünü görünür kılan bir dönüşüm hikâyesi. Bu projede bölgedeki kadınlar
yalnızca üretici değil, bilgiyi taşıyan, zanaatlarını geleceğe aktaran paydaşlar
haline geliyor. Bugün bu bilginin New York'ta uluslararası bir akademik ve
yaratıcı toplulukla buluşması, yerel üretim kültürünün ne kadar güçlü bir ilham
kaynağı olduğunu gösteriyor.

Serginin Ana Anlatısını Kadınlar Taşıyor
Sergide, Adıyaman'daki Eliyaman ve Fortuna Kadın Girişimi Kooperatifleri'nin üretim
süreçlerini aktaran görüntüler ve kadınların kendi hikâyeleri yer alıyor. Kooperatif
üyeleri sergide, üretimin uygulayıcıları olarak değil, deneyimini paylaşan,
üretim reçetelerini aktarabilen ve eğitim verebilecek düzeyde uzmanlığa
sahip bilgi aktarıcıları olarak konumlanıyor. Böylece Adıyaman'dan New York'a taşınan
yalnızca arpa sapından geliştirilen bir malzeme değil, kadınların üretim
bilgisi, becerileri ve yaşam deneyimleri oluyor.

Topraktan Yüzeye, tamamlanmış işlerin sunulduğu bir sergi olmanın ötesinde, devam
eden bir araştırma ve geliştirme alanı olarak kurgulanıyor. Adıyaman'daki kooperatiflerin
üretim bilgisi ve emeği, Türkiye'deki tasarımcı ve sanatçıların uygulamaları,
New York'taki zanaatkârların üretimleri ve FIT topluluğunun yeni malzeme
denemeleri aynı sergide bir araya geliyor. Sergi öncesinde FIT bünyesinde
gerçekleştirilen açık çağrı ile New York'un yaratıcı topluluğu, arpa sapı bazlı
malzemeyle inovatif düşünmeye davet ediliyor. Açık çağrı sonucunda geliştirilen
çalışmalar da serginin bir parçası olarak izleyiciyle buluşuyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -