CHRO Summit 2026 insan kaynakları ve iş dünyasının lider isimlerini bir araya getirdi.
'En Etkin 50 CHRO' arasında yer alan ve ödüle layık görülen Anadolu Sigorta
Genel Müdür Yardımcısı İdil Pamir zirve kapsamında düzenlenen STAGILITY: Belirsizlikte
Güçlenen Organizasyonlar başlıklı panelde, belirsizliğin yeni normal
haline geldiği iş dünyasında organizasyonel dayanıklılığa ilişkin değerlendirmelerini
paylaştı. Pamir, güçlü bir kurum kültürü, sürekli gelişen yetkinlikler,
güven veren liderlik ve teknolojiyle desteklenen çevik bir yapının değişim
dönemlerinde organizasyonları güçlendiren temel unsurlar olduğunu vurguladı.
CHRO Summit 2026, 29 Eylül'de Mandarin Oriental Bosphorus'ta gerçekleştirildi. 2016'dan
bu yana düzenlenen zirvede Anadolu Sigorta'yı temsil eden Genel Müdür Yardımcısı
İdil Pamir, En Etkin 50 CHRO arasında yer aldı ve ödüle layık görüldü.
Pamir, ayrıca STAGILITY: Belirsizlikte Güçlenen Organizasyonlar başlıklı panele
katıldı. Panelde, belirsizlik dönemlerinde organizasyonel dayanıklılık, değişime
uyum, operasyonel süreklilik ile teknoloji ve süreç ile kurum kültürü arasındaki
denge ele alındı.
Bizim için dayanıklılık, değişirken kendin olarak kalabilmek
Anadolu Sigorta'nın 101 yıllık kurumsal geçmişinden örnekler paylaşan İdil Pamir,
dayanıklılığın kriz dönemlerinde devreye giren geçici bir refleks değil, kurumların
uzun vadede geliştirmesi gereken temel bir yetkinlik olduğunu belirtti.
Türkiye'nin ilk ulusal sigorta şirketi olarak kurulan Anadolu Sigorta'nın ekonomik
krizlerden doğal afetlere, teknolojik dönüşümlerden değişen müşteri beklentilerine
kadar çok farklı koşullardan geçtiğini hatırlatan Pamir, şirketin bu dönemlerde
değişime uyum sağlarken kurumsal kimliğini ve temel değerlerini koruduğunu
ifade etti.
Pamir, Bizim açımızdan dayanıklılık bir teori değil, 101 yıldır farklı koşullarda
tekrar tekrar test edilmiş bir kurumsal refleks. Bu deneyim bize dayanıklılığın
bulunduğunuz yeri korumak değil, koşullar değiştikçe hareket edebilmek olduğunu
gösterdi. Bugün bunu 'değişirken kendin olarak kalabilmek' şeklinde tanımlıyoruz.
Çünkü belirsizlik dönemlerinde kurumların karşı karşıya kaldığı en büyük
risk yalnızca değişim değil, değişim sırasında iç tutarlılığını ve güven duygusunu
kaybetmek. Anadolu Sigorta olarak, çeşitlilik ve kapsayıcılık kavramlarına
verdiğimiz önem doğrultusunda, kadın emeğine verilen değerin dayanıklı bir organizasyonun
ayrılmaz parçası olduğuna inanıyoruz. Bugün Anadolu Sigorta Yönetim
Kurulu'nun %67'si, İcra Kurulu'nun %40'ı kadın yöneticilerden oluşuyor. Tüm yönetim
kadromuz içerisinde kadın temsil oranı ise %49 dedi.
Anadolu Sigorta'nın bu alandaki yaklaşımını istikrarın içinde çeviklik olarak
tanımlayan Pamir, çalışanların, kurumun neye inandığını, kendilerinden ne beklendiğini
ve yaşanan değişimin nedenlerini anlayabilmesinin önemine dikkat çekti.
Güçlü kurum kültürü, güven ve sürekli öğrenme anlayışının belirsizlik dönemlerinde
organizasyonların önemli dayanakları olduğunu belirten Pamir, Anadolu Sigorta'nın
Sigorta Okulu kimliğinin de bu yaklaşımın temel unsurlarından biri olduğunu
söyledi.
Şirketin çalışan gelişimine verdiği önemin uzun yıllara dayandığını belirten Pamir,
1969 yılında hazırlanan Personel Yetiştirme Tüzüğü'nden yurt içi ve yurt dışı
staj ile eğitim programlarına uzanan bu yaklaşımın, sürekli öğrenmeyi Anadolu
Sigorta'nın kurum kültürünün kalıcı bir parçası haline getirdiğini ifade etti.
Pamir, insan kaynakları yaklaşımını yetkinlik, liderlik ve aidiyet olmak üzere
üç temel başlıkta ele aldıklarını belirterek, Kurumsal hafıza ile değişim kapasitesini
birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz. Hedefimiz, kökleri güçlü,
gövdesi esnek ve geleceğe doğru büyüyebilen bir organizasyon yaratmak. Geleceğin
dayanıklı şirketlerinin değişime en çok direnenler değil, değişirken kimliğini
ve güven duygusunu koruyabilenler olacağına inanıyoruz diye konuştu.
Teknolojiyi kullanan organizasyondan, teknolojiyle düşünen organizasyona geçtik
Panelde dijital dönüşümün organizasyonel dayanıklılık üzerindeki etkisini de değerlendiren
Pamir, 2025 yıl sonu itibarıyla 127 süreçte RPA teknolojisinden yararlanıldığını
ve toplam otomasyon süreci sayısının bir önceki yıla göre yüzde 24
arttığını aktardı. Pamir, bu çalışmaların temel amacının yalnızca operasyonel
verimlilik sağlamak değil, çalışanların zamanını daha yüksek katma değerli işlere
yönlendirmek olduğunu vurguladı.
Çalışanların dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini sağlayan Robothon
programına da değinen Pamir, Robothon'u yalnızca bir teknoloji yarışması olarak
görmedik. Çalışanlarımızın bir problemi tespit etmesini, süreci yeniden düşünmesini
ve teknolojiyle çözüm geliştirmesini teşvik ettik. Asıl dönüşüm de burada
gerçekleşti. Çalışanlarımız 'Bu işi nasıl daha iyi, daha hızlı ve daha akıllı
yapabiliriz?' diye sormaya başladı. Böylece teknolojiyi kullanan bir organizasyondan,
teknolojiyle düşünen bir organizasyona doğru ilerledik dedi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -