Ekonomi

ARI-ES Enerji Genel Müdürü Arıcı Güneş ve rüzgâr birlikte daha güçlü bir potansiyel sunuyor

Türkiye'nin enerji dönüşümünde öne çıkan güneş, rüzgâr ve enerji depolama yatırımları,
SolarVizyon'da sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. TÜREB Başkan
Yardımcısı ve ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı Rüzgar, Güneş ve Depolama
başlıklı sunumunda, yenilenebilir enerji teknolojilerinin entegrasyonu, hibrit
üretim yapılarının geleceği ve enerji depolamanın Türkiye'nin dönüşüm hedeflerindeki
rolünü değerlendirdi. Güneş ve rüzgâr birlikte ele alındığında ciddi bir
tamamlayıcılık oluşturduğunu ve bu yapıların sürdürülebilir hale gelme ihtimalinin
yükseldiğini vurgulayan Arıcı, bugün itibarıyla 1.160 MW işletmede, izin
süreçleri devam edenlerle birlikte toplamda 2.200 MW'lık bir kapasite olduğunu
açıkladı…

SolarVizyon Enerji Dönüşümü Zirvesi ve Fuarı kapsamında düzenlenen Rüzgar, Güneş
ve Depolama sunumu sektör profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü. Ateş
Uğurel'in Modertatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda, Rüzgar, Güneş ve Depolama
konu başlığında ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, Enerjiyi Yönetmekten Fazlası:
Hibrit Varlıkları Karlı Bir İş Modeline Dönüştürmek başlığı ile Senkron
Digital Head of Data Nuri Şensoy, Büyük Ölçekli 5.1h Lisanssız GES'lerin Geleceği
balığı ile EÜD Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Çalışır, Yurtdışı Yatırımları ve JES-GES
Hibritleri konusunda Naturel Holding, CEO / Yönetim Kurulu Üyesi Tolgay Benderli yer aldı.

GÜNEŞ VE RÜZGÂR BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL SUNUYOR
Yenilenebilir enerji sektöründeki dönüşüme dikkat çeken TÜREB Başkan Yardımcısı
ve ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, güneş, rüzgâr ve depolama yatırımlarının
kritik önemine vurgu yaptı.

Arıcı, 19 Kasım 2022 itibarıyla sektörde yeni bir dönemin başladığını belirterek,
Güneş ve rüzgâr için depolamalı santraller dönemiyle birlikte enerji yatırımlarında
yeni bir sayfa açıldı. 2035 hedeflerine ulaşma konusunda her zaman şunu
söylüyorum: Lisanslı ya da lisanssız, depolamalı ya da depolamasız fark etmeksizin
her bir MW'a ihtiyacımız var. Bu nedenle süreci kan kaybetmeden ilerletmemiz
gerekiyor, dedi.

TÜRKİYE TARİHİNİN EN YÜKSEK PROJE SAYISINA ULAŞILDI
2019'lu yıllarda ağırlıklı olarak kapasite artışlarının beklendiğini hatırlatan
Arıcı, lisanssız projelerin sektöre bir miktar can suyu sağladığını ancak bu projelerin
kapasite açısından sınırlı kaldığını ifade etti. Bugün gelinen noktada
ise Türkiye'nin, tarihinin en yüksek proje sayısına ulaştığı bir dönemden geçtiğini
vurguladı.

Hibrit yatırımların gelişimine de değinen Arıcı, Bu süreci ilk başlatanlar jeotermal
yatırımcılar oldu, ancak en büyük faydayı rüzgâr sektörü sağladı. Yaklaşık
yüzde 25'lik hibrit kurulum oranıyla santrallerin optimum verimliliğe ulaştığını
görüyoruz. Elbette bu oran bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor, değerlendirmesinde
bulundu.

RÜZGÂRDA 2.200 MW'LIK HİBRİT GÜNEŞ KAPASİTESİ
Bugün itibarıyla rüzgâr enerji santrallerinde 1.160 MW'lık hibrit güneş kapasitesinin
işletmede olduğunu belirten Arıcı, izin süreçleri devam eden projelerle birlikte
bu rakamın toplamda 2.200 MW seviyesine ulaştığını aktardı. Ayrıca rüzgâr
yatırımcılarının artık jeotermal ve hidroelektrik yatırımcılarıyla aynı kota
içerisinde yer aldığını ve yalnızca açıklanan kapasite tahsislerinden pay alabildiğini
ifade etti.

Lisanssız projelere ilişkin yaygın bir yanılgıya da dikkat çeken Arıcı, bu projelerin
sanılanın aksine lisanslı projelerden daha zor bir sürece sahip olduğunu
söyledi. Kamulaştırma süreci bulunmamasına rağmen, ruhsat aşamasına kadar uzanan
ciddi bir izin sürecinden geçildiğini vurguladı.

SÜPER İZİN DÜZENLEMESİ 2026'DA GÜNDEMDE
2035 hedefleri, YEKA yarışmaları ve son iki yılda gündeme gelen Süper İzin düzenlemelerine
de değinen Arıcı, bu kapsamda en önemli başlıklardan birinin Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na imar ve ruhsat yetkisinin verilmesi olduğunu
belirtti. Bu konuya ilişkin bir yönetmelik taslağının hazırlandığını ve konuşulan
tarih olarak 2026 yılı Ocak ayının öne çıktığını aktardı. İmar ve ruhsat sürecinin
öncelikle YEKA projeleriyle başlamasının öngörüldüğünü de sözlerine ekledi.

Arıcı, sözlerini sektör açısından önemli bir buluşmaya dikkat çekerek tamamladı.
Bu yıl için 'yuvaya dönüş' diyoruz ifadelerini kullanan Arıcı, Türkiye Rüzgâr
Enerjisi Kongresi (TÜREK)'in dört yıl aranın ardından 12-13 Mayıs tarihlerinde
Ankara'da gerçekleştirileceğini belirtti. Bu buluşmanın sektör ile kamu arasındaki
diyaloğun güçlenmesi açısından önemli bir zemin oluşturacağını vurgulayan Arıcı,
etkinliğin yapılacağı yerin ise önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyledi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -