ANTALYA (AA) - ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) takım
uydu projesi ASTRALINK'i (GÖKBAĞI) başlattıklarını belirterek, ASTRALINK, hem
Türkiye'ye hem de müttefik ülkelere hizmet verecek. Geçtiğimiz yılın sonunda
başlattığımız bu proje kapsamında LEO yörüngesinde birbirine bağlı 198 uydu yer
alacak. dedi.
Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Uluslararası Uzay Federasyonu
(IAF) tarafından düzenlenen IAC 2026, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda,
Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde Antalya
NEST Kongre Merkezi'nde devam ediyor.
Kongre kapsamında TUA Başkanı Yusuf Kıraç moderatörlüğünde Çağlar Arasında Köprü
Kurmak: İpek Yolu Astronomisinden Ay Keşfine başlıklı panel düzenlendi.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, burada yaptığı konuşmada, uzay alanında köklü
ve büyük bir dönüşüm yaşandığına dikkati çekerek, uzay teknolojilerinin artık ulusal,
ekonomik ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Akyol, dönüşüm ve uzaydaki bağlantılı dünya çerçevesinde ASELSAN olarak uzay ağlarında
ve uzay ekosisteminde üç temel eğilim gördüklerini belirterek, bunları Bireysel
uydulardan birbiriyle bağlantılı uydu takımlarına geçiş, güvenlik ve
dayanıklılık ve akıllı ve dinamik kaynak yönetimi olarak sıraladı.
ASELSAN'ın, Türkiye'nin borsada işlem gören en büyük, en değerli teknoloji şirketi
olmasının yanı sıra Avrupa bölgesinin en değerli savunma şirketlerinden biri
olduğuna işaret eden Akyol, sözlerini şöyle sürdürdü:
Yolculuğumuza 50 yıl önce haberleşme alanıyla başladık. Yıllar içinde kara, deniz
ve hava haberleşmesinden sonra bugün uzay alanına adım atmış durumdayız. Teknolojilerimizi
uzaya taşıyarak insanlığa ve devletlere bu alanda hizmet sunmayı
hedefliyoruz. Bu doğrultuda Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) takım uydu projesi olan
ASTRALINK (GÖKBAĞI) projesini başlattık. ASTRALINK, hem Türkiye'ye hem de müttefik
ülkelere hizmet verecek. Geçtiğimiz yılın sonunda başlattığımız bu proje
kapsamında LEO yörüngesinde birbirine bağlı 198 uydu yer alacak. Halihazırda sahada
1 milyondan fazla kullanıcı terminalimiz bulunuyor, dolayısıyla bu takım uydu
sistemi, karasal ağlarımızla entegre olarak son derece etkin, güvenli ve kesintisiz
bir haberleşme çözümü sunacak. Hedefimiz, ilk uydumuzu 2 yıl içinde fırlatmak.
Sistem, kendi geliştirdiğimiz dalga şekillerine, kendi milli çiplerimize
ve yerli ekosistemimizle ürettiğimiz alt sistemlere sahip olacak. 50 yıllık
tecrübemizin ardından bugün Türkiye'ye ve dost ülkelere LEO takım uydu çözümü sunma
yolunda hızla ilerliyoruz. Vizyonumuz, bu projeyi başarıyla tamamlayıp Türkiye'den
uluslararası pazara bağımsız, ölçeklenebilir ve dayanıklı bir uzay kabiliyeti
kazandırmaktır. Ekibimizle birlikte bu kapasiteyi uzaya taşıyacak, uzay
ağlarımızı mevcut karasal ağlarımızla birleştirerek tek bir çatı altında yöneteceğiz.
- Fırlatma konusu orta ölçekli uluslar için bağımsızlık nedeniyle çok önemli
TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, fırlatma endüstrisinin gelişimine
işaret ederek, özellikle son 10 yılda bu alanda çığır açıldığını söyledi.
Karabeyoğlu, son 10 yıllık süreçte yörüngeye fırlatılan faydalı yük miktarının 300
tondan 3 bin tona çıktığını, bunun büyük bir kabiliyet artışı olduğunu ve maliyetlerin
de önemli ölçüde azaldığını belirtti.
ABD ve Çin gibi büyük uzay ülkelerinin muazzam fırlatma kabiliyetleri ve birden
fazla fırlatıcısı olduğunu dile getiren Karabeyoğlu, Örneğin ABD, birçok kıtada
ve şirkette yaklaşık 10 fırlatma sistemini sayabilir. Dolayısıyla bu çok önemli,
çok yönlü bir kabiliyettir ve birden fazla fırlatma sahasına da sahiptirler.
Bu önemlidir ancak uzayda yükselen ulusların ve orta ölçekli ulusların da fırlatma
kabiliyetine sahip olması gerekir. Neden mi? Bağımsızlık nedeniyle. Bağımsızlık
gereksinimi, yükselen uluslar ve orta ölçekli uzay gücü ülkeleri için çok
ama çok önemlidir. diye konuştu.
Karabeyoğlu, fırlatma kabiliyetinin Türkiye gibi gelişmekte olan uzay ülkeleri için
daha da önemli olduğunu belirterek, Türkiye'nin jeopolitik olarak çok daha
iyi konumda bulunan dost bir ülkede bir liman inşa ettiğini anımsattı.
Türkiye'nin Somali'de uzay limanı olduğunu dile getiren Karabeyoğlu, şunları söyledi:
Bu uzay limanı, ekvatora çok yakın olması, mükemmel menzil güvenliği, hava koşullarının
çok iyi olması ve bunun gibi pek çok avantajı nedeniyle çok uygundur.
Türkiye, burayı kendi fırlatma araçlarını fırlatmak için kullanmak istiyor ancak
aynı zamanda bunu uluslararası kullanıma açarak, uzay profesyonellerinin burayı
yalnızca bir uzay limanı olarak değil, belki de zamanla bir uzay merkezi olarak
kullanabilmeleri için açmak istiyor. Uzayda yaşananlar, uzay alanında ihtiyaç
duyulan fırlatıcı sayısının artması ve bağımsız uzay erişimi arzularıyla birlikte
size söyleyeceğim şey şudur, dünyanın daha fazla uzay limanına ihtiyacı var.
- ISS yörüngeden çıkarılmadan önce istasyonun tamamlanmasını hedefliyoruz
Axiom Space Baş Astronotu ve IAF Başkan Yardımcısı astronot Michael Lopez-Alegria
da giderek gelişen ticari uzay sektöründe iş ortağı arayışında en önemli faktörlerin
taraflar arasındaki ilişki, bütünlük ve dürüstlük olduğunu dile getirdi.
Uzay alanında devlet ile ticari aktörlerin artık birbirine karıştığına ve bu çerçevede
tecrübenin çok önemli olduğuna dikkati çeken Lopez-Alegria, bu bağlamda
ortakların tecrübeli, uyumlu, dirençli ve esnek olması gerektiğine işaret etti.
Lopez-Alegria, Axiom Space'a ilişkin bilgi verdi, Uluslararası Uzay İstasyonunun
(ISS) yörüngeden güvenli şekilde çıkarılmasının planlandığını ve sonrasında ticari
bir uzay istasyonu kurulacağını, bu kapsamda Axiom Space'ın bir dizi modülden
ilkini 2028'de fırlatacağını söyledi.
Tamamen işlevsel bir uzay istasyonuna giden süreçten söz eden Lopez-Alegria, ISS
yörüngeden çıkarılmadan önce ticari uzay istasyonunun tamamlanmasını hedeflediklerini
ifade etti.
Lopez-Alegria, şirketin üzerinde çalıştığı diğer konulara da değinerek, Türkiye'nin
ilk astronotu Alper Gezeravcı'nın da bulunduğu Ax-3 misyonu dahil olmak üzere
yürüttükleri ticari astronot misyonlarına ilişkin bilgi verdi.
- Ay Misyonu ulusal ekosistemi bir araya getiriyor
Fergani Uzay Operasyon Direktörü Hasan Hüseyin Ertok, uzay ve telekomünikasyon sektörünün
son 5 yılda hızla geliştiğini, gelecek on yıllarda bunun daha da fazla
ön plana çıkacağını dile getirdi.
Ertok, Son 20 yıldır bu sektördeyim ancak ilk 10-15 yıl neredeyse stabildi, özellikle
yer sektöründe pek fazla değişiklik görmedik ancak şu anda büyük bir yarış
var ve her operatör, şirket ve hatta ülkeler bu alandan yeni çözümler ve yeni
hizmetler arıyor. dedi.
TÜBİTAK UZAY Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes de Türkiye'nin Ay misyonunun sadece
Ay'a iniş gerçekleştirmekten ibaret olmadığını, ülke için çok daha anlamlı olduğunu
söyledi.
Ay Misyonu'nun ulusal ekosistemi bir araya getirdiğine işaret eden Nefes, TÜBİTAK
UZAY olarak misyonda üstlendikleri öncü kurum rolünün son derece önemli olduğunu
belirtti.
Nefes, yalnızca donanım üretmediklerini, üniversiteleri, araştırma merkezlerini,
savunma sanayisi şirketlerini ve yerli girişimleri ortak bir hedef doğrultusunda
bir araya getirdiklerini kaydetti.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -