ASO Başkanı Ardıç Avrupa pazarı için Ankara'dan üretin
Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye ile Fransa arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin
geliştirilmesi, yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve yeni iş birliklerinin
ele alındığı Fransa Ülke Günü etkinliğine ev sahipliği yaptı. ASO,
Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ve Türk-Fransız Ticaret Derneği (CCIFT) iş birliğinde
Fransa'da İş ve Yatırım temasıyla düzenlenen etkinlikte, ASO ile CCIFT
arasında iş birliği anlaşması imzalandı. Türk ve Fransız iş dünyasını buluşturan
programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara'nın mühendislik birikimi,
sanayi altyapısı ve üniversitelerinin, Fransız yatırımları için elverişli bir ekosistem
sunduğunu belirterek, Fransız teknoloji şirketlerine, sanayicilere ve
yatırımcılara açık bir davette bulunuyorum. Avrupa pazarı için Ankara'dan üretin dedi.
Ankara Sanayi Odası, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ve Türk-Fransız Ticaret Derneği
(CCIFT) iş birliğinde düzenlenen Fransa'da İş ve Yatırım temalı Fransa
Ülke Günü etkinliği, ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. ASO
Başkanı Seyit Ardıç'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, Fransa'nın
Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, CCIFT Başkanı Frank Mereyde, Türk ve Fransız
iş dünyasının ve kamu kurumlarının temsilcileri ile ASO üyesi sanayiciler katıldı.
Programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri,
Avrupa'nın değişen sanayi politikalarını, Ankara'nın üretim kapasitesini
ve Fransız şirketleri için yatırım fırsatlarını değerlendirdi.
Konuşmasının başında Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'a özel olarak
teşekkür eden Başkan Ardıç, Büyükelçi ile kurdukları yakın ilişkiye değindi. Başkan
Ardıç, Değerli dostumuz Sayın Büyükelçi ile her buluşmamızda, diplomasinin
resmiyeti ile dostluğun sıcaklığının ne kadar güzel yan yana gelebileceğini
görüyorum. Kendisi, diplomaside Fransız zarafetini, dostlukta ise tam anlamıyla
Anadolu sıcaklığını yansıtıyor dedi.
Büyükelçi Dumont'un Türkiye ile bağlarının çocukluk yıllarına uzandığını, Türkolog
babası Paul Dumont sayesinde Türk kültürünü küçük yaşlardan itibaren tanıdığını
belirten Başkan Ardıç, şöyle konuştu:
Ülkemize duyduğu bu yakınlık, sohbetlerimize de bütün sıcaklığıyla yansıyor. Türkçeyi
öylesine güzel konuşuyor, Ankara'mıza öylesine içten bir yakınlık gösteriyor
ki kendisini Ankara'nın fahri hemşehrisi olarak görüyorum. Sayın Büyükelçinin
ülkemizle kurduğu bu gönül bağının, Türkiye ile Fransa arasındaki dostluğa
ve iş dünyalarımızın yakınlaşmasına çok kıymetli katkılar sunduğunu özellikle ifade
etmek istiyorum.
Fransa Ülke Günü'nün yeni ortaklıklara zemin hazırlamasını dileyen Başkan Ardıç,
Bu buluşmanın yeni iş birliklerinin kurulmasına, karşılıklı yatırımların artmasına
ve ekonomik ilişkilerimizin daha ileriye taşınmasına zemin hazırlayacağına
inanıyorum ifadelerini kullandı.
SANAYİ YENİDEN STRATEJİK BİR GÜÇ UNSURU HÂLİNE GELİYOR
Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkinin ekonomik verilerin ötesine uzanan tarihî,
diplomatik ve kültürel bağlar üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç,
İş dünyası olarak sorumluluğumuz, bu birikimi geleceğin ortaklıklarına dönüştürmektir
dedi.
Küresel ticarette fiyat ve pazar büyüklüğünün yanı sıra tedarik güvenliği, enerji,
kritik hammaddeler, dijitalleşme ve yeşil dönüşümün belirleyici hâle geldiğini
söyleyen Ardıç, üretim kararlarında yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı:
Bir dönem 'nerede daha ucuz üretirim?' sorusu yeterliydi, bugün buna bir soru daha
eklendi: 'Nerede güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir üretim yapabilirim?'
Bu nedenle sanayi politikaları yeniden dünyanın gündeminin merkezine oturdu. Avrupa'nın
Yeşil Mutabakatı, Temiz Sanayi Mutabakatı ve 2026'da gündeme gelen Sanayi
Hızlandırıcı Yasası teklifi ile Amerika Birleşik Devletleri ve Çin'in sanayilerini
güçlendirme politikaları hep aynı gerçeği gösteriyor: Sanayi yeniden stratejik
bir güç unsuru hâline geliyor.
GÜMRÜK BİRLİĞİ'NİN KAPSAMINI GÜNCELLEMEMİZ GEREKİYOR
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkilerde Gümrük Birliği'nin rolüne
dikkat çeken Başkan Ardıç, 1995 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği, Türkiye
ile Avrupa ekonomilerini birbirine daha güçlü bağladı. 30 yıl önce yaklaşık
30 milyar dolar olan karşılıklı ticaretimiz, 2025 yılında 255 milyar doları
aştı. Türkiye bugün Avrupa Birliği'nin mal ticaretinde beşinci büyük ortağı konumunda.
İhracatımızın yüzde 42,7'si Avrupa Birliği ülkelerine yapılırken, ithalatımızda
ise Avrupa Birliği'nin payı yüzde 35'in üzerinde. Bu rakamlar, ekonomik
ilişkilerimizin ulaştığı ölçeği gösteriyor diye konuştu.
Gümrük Birliği'nin 30 yıldır AB ile ticaretin temelini oluşturduğunu belirten Başkan
Ardıç, mevcut düzenlemenin değişen ticaret ve üretim koşullarına uyarlanması
gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti:
1995 yılında ne dijital ticaret bugünkü ölçekteydi, ne de yeşil dönüşüm, karbon
fiyatlaması, elektrikli araçlar, yapay zekâ, kritik hammaddeler ekonomi gündeminin
merkezinde yer alıyordu. Dolayısıyla Gümrük Birliği'nin kapsamını bugünün
ticaret ve üretim koşullarına göre güncellememiz gerekiyor.
Avrupa'nın değişen sanayi politikalarının bu ihtiyacı daha da belirginleştirdiğini
ifade eden Başkan Ardıç, Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifinin Avrupa'nın üretim
kapasitesini ve stratejik sektörlerini korumaya yöneldiğini söyledi. Başkan
Ardıç, bu yönelimin Türkiye ile Fransa arasındaki sanayi ve yatırım ilişkilerini
de doğrudan etkilediğini belirtti.
AVRUPA TEDARİK ZİNCİRİYLE BÜTÜNLEŞMİŞ TÜRKİYE'NİN KONUMU AÇIK BİÇİMDE TANIMLANMALI
Avrupa Komisyonunun Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifinde Made in EU ürünlerin
üretimini güçlendirme hedefi bulunduğunu hatırlatan Başkan Ardıç, Gümrük Birliği
içerisindeki Türkiye'nin Avrupa sanayisiyle bütünleşmiş üretim yapısına dikkat
çekerek şöyle devam etti:
Bu süreçte, Gümrük Birliği içerisinde yer alan ve Avrupa'nın tedarik zinciriyle
bütünleşmiş Türkiye'nin konumu özel olarak dikkate alınmalı ve açık biçimde tanımlanmalıdır.
Nisan 2026'daki Komisyon açıklamasında, Gümrük Birliği ülkelerinden
gelen içeriklerin 'Birlik menşeli' sayılmasına ilişkin hükümlere yer verilmesi
olumlu bir adımdır. Ama bizim beklentimiz, bunun açık, öngörülebilir ve uygulamada
garanti altına alınmasıdır.
Türkiye'nin otomotiv, makine, metal, savunma, havacılık ve elektronikte Avrupa değer
zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Başkan Ardıç, Avrupa'nın
yeni sanayi politikaları oluşturulurken Türkiye'nin mevcut üretim entegrasyonunun
göz önünde bulundurulması son derece önemlidir. Asıl mesele 'Made with Europe',
yani Avrupa ile birlikte üretme kapasitesini geliştirmektir dedi.
Türkiye'nin üretim gücü ile Avrupa'nın teknoloji, sermaye ve pazar kapasitesinin
daha güçlü biçimde birleşmesinin iki tarafın da küresel rekabet gücünü artıracağını
belirten Başkan Ardıç, Fransa'nın Türkiye için Avrupa'daki en önemli sanayi
ve teknoloji ortaklarından biri olduğunu söyledi.
Başkan Ardıç, Türkiye ile Fransa'nın üçüncü ülkelerde de ortak projeler geliştirebileceğini
ifade ederek, Afrika'dan Orta Asya'ya, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya uzanan
geniş bir coğrafyada birlikte yatırım yapabilir, üçüncü pazarlarda ortak
projeler geliştirebiliriz. Nitekim bu konu, 2026 JETCO toplantısında da ele alındı.
Ankara Sanayi Odası olarak, üyelerimizle Fransız şirketleri arasında bu yönde
kurulacak iş birliklerini desteklemeye hazırız diye konuştu.
DOĞRUDAN YATIRIM UZUN VADELİ BİR GÜVEN BEYANIDIR
Türkiye ile Fransa arasındaki ticaret hacminin 2025 yılında 24,1 milyar dolara ulaştığını
belirten Başkan Ardıç, beş yıl önce bu rakamın 14 milyar dolar olduğunu
hatırlattı. Türkiye'nin Fransa'ya ihracatında makine, otomotiv ve metal sanayisinin,
Fransa'nın Türkiye'ye ihracatında ise havacılık, kimya ve yüksek katma
değerli sanayi ürünlerinin öne çıktığını söyledi.
Fransa'nın Türkiye'den yaptığı taşıma ekipmanı ithalatına dikkat çeken Başkan Ardıç,
Fransa'nın 2025 yılında Türkiye'den yaptığı 5,6 milyar dolarlık taşıma ekipmanı
ithalatının 5 milyar dolarını otomotiv ürünleri oluşturdu. Yani Paris sokaklarında
gördüğünüz bazı araçların DNA'sında biraz Ankara, biraz da Türkiye var
sözleriyle Türk sanayisinin Fransız pazarındaki yerine işaret etti.
İki ülke arasındaki ilişkinin alıcı ve satıcı ilişkisinin ötesine geçtiğini belirten
Başkan Ardıç, üretim zincirlerinin, teknoloji yetkinliklerinin, yatırımların
ve mühendislik birikiminin giderek daha fazla bütünleştiğini söyledi. Karşılıklı
yatırımların bu bütünleşmenin güçlü göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan
Başkan Ardıç, Fransa'nın Türkiye'deki doğrudan yatırım stokunun 8,7 milyar
dolara, Türk şirketlerinin Fransa'daki yatırımlarının yaklaşık 1 milyar dolara
ulaştığını ve Türkiye'de 1.749 Fransız şirketinin faaliyet gösterdiğini kaydetti.
Başkan Ardıç, yatırımların taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:
Doğrudan yatırım ticaretten farklı olarak uzun vadeli bir güven beyanıdır. Bir
şirket fabrika kurduğunda, mühendis istihdam ettiğinde aslında şunu söyler: 'Ben
burada geleceğimi görüyorum.' Bu yüzden Türkiye'deki Fransız şirketlerini ortak
sanayi ekosistemimizin doğal bir parçası olarak görüyoruz ve Türk şirketlerinin
Fransa'daki varlığının güçlenmesini önemsiyoruz.
ANKARA İLE FRANSA ARASINDAKİ TİCARET POTANSİYELİNİN GERİSİNDE
Ankara'nın Fransa ile ticaretinin iki ülke arasındaki potansiyelin gerisinde kaldığını
belirten Başkan Ardıç, 2025 yılında Başkent'in Fransa'ya ihracatının yaklaşık
270 milyon dolar, Fransa'dan ithalatının ise 748 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini
söyledi.
Ankara'nın savunma ve havacılık, makine, medikal teknolojiler, elektronik, yazılım
ve enerji teknolojilerindeki kapasitesine dikkat çeken Başkan Ardıç, Ankara'nın
ihracatında yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 13,5 ile Türkiye ortalamasının
belirgin biçimde üzerinde. Bu rakamlar bize, Ankara-Fransa ilişkisinin
klasik ticaret kalemlerinin çok ötesine taşınabileceğini ve ikili ilişkilerin
geliştirilebilmesi için daha kolaylaştırıcı adımların atılması gerektiğini gösteriyor dedi.
Bu yönde Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği ile Vize Alanında Ortaklık Anlaşması
imzaladıklarını hatırlatan Başkan Ardıç, anlaşmanın iş insanlarının karşılıklı ziyaretlerini
kolaylaştırması açısından önem taşıdığını vurguladı.
İş dünyalarımız ne kadar sık bir araya gelirse, ticaret ve yatırım kapıları da
o kadar kolay açılır diyen Başkan Ardıç, CCIFT ile imzaladıkları Mutabakat Zaptı'nın
da iş birliğine daha kurumsal ve kalıcı bir yapı kazandıracağını ifade etti.
TEKNOLOJİDE BEŞ İŞ BİRLİĞİ ALANI
ASO olarak otomotiv ve mobilite, havacılık ve savunma sanayii, makine ve ileri imalat,
enerji ve yeşil teknolojiler ile dijital teknolojiler ve yapay zekâyı öne
çıkan beş iş birliği alanı olarak gördüklerini belirten Başkan Ardıç, şöyle konuştu:
Türkiye'nin üretim altyapısı ve Ankara'nın mühendislik birikimi, Fransa'nın tasarım
ve ileri teknoloji yetkinliğiyle birbirini tamamlıyor. Bu tamamlayıcılık,
elektrikli araç ve bataryadan havacılık tedarik zincirlerine, ortak makine üretiminden
yenilenebilir enerji, hidrojen ve sanayi yazılımlarına kadar geniş bir
iş birliği alanı sunuyor.
Başkan Ardıç, bu potansiyelin kalıcı ortaklıklara dönüşmesi için üniversitelerin
ve teknoloji şirketlerinin ortak Ar-Ge ve teknoloji geliştirme projelerinde buluşturulması
gerektiğini söyledi.
FRANSIZ YATIRIMCILARA ÇAĞRI
Bu iş birliği alanları için ASO Teknoloji Üssü'nün önemli bir zemin oluşturacağını
belirten Başkan Ardıç, projeyi 440 bin metrekaresi kapalı alan olmak üzere toplam
1 milyon metrekarelik alanda hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.
Başkan Ardıç, ASO Teknoloji Üssü'nü klasik bir teknoparkın ötesinde, sanayi ile
Ar-Ge'yi, teknoloji ile üretimi, girişimcilik ile yatırımı aynı ekosistemde buluşturan
yeni nesil bir model olarak tasarlıyoruz. Projenin tam kapasitede 800'den
fazla firmaya ev sahipliği yapmasını, 18 binden fazla kişiye nitelikli istihdam
sağlamasını ve yıllık yaklaşık 1,5 milyar dolarlık ihracata katkı sunmasını
hedefliyoruz dedi.
Fransız şirketlerine doğrudan çağrıda bulunan Başkan Ardıç, ASO Teknoloji Üssü'nün
bir parçası olun. Ar-Ge merkezleri kurun, üretim tesisleri açın, üniversitelerimizle
ortak projeler geliştirin, Avrupa pazarı için Ankara'dan üretin. Başkentimizin
mühendislik birikimi, sanayi altyapısı ve üniversiteleri, Fransız yatırımları
için elverişli bir ekosistem sunuyor ifadelerini kullandı.
ASO Teknoloji Üssü'nü tamamlayacak bir diğer projenin ASO Serbest Bölgesi olduğunu
belirten Başkan Ardıç, Ankara Kalkınma Ajansı iş birliğiyle Temelli Sanayi Havzası'nda,
Odaya ait 4,2 milyon metrekarelik alanda kurulması planlanan bölgenin
uluslararası bir üretim, yatırım ve ihracat merkezi olarak tasarlandığını söyledi.
Başkan Ardıç, Proje tamamlandığında 200'ün üzerinde firmaya ev sahipliği yapmasını,
40 bin kişiye nitelikli istihdam sağlamasını ve ihracata yaklaşık 4 milyar
dolarlık katkı sunmasını hedefliyoruz. Fransız şirketlerini, ASO Serbest Bölgesi'nin
sunacağı vergi ve gümrük avantajlarından yararlanarak Ankara'mızda yatırım
yapmaya davet ediyorum diye konuştu.
30 MİLYAR DOLARLIK HEDEFE BİRLİKTE ULAŞABİLİRİZ
Türkiye ile Fransa arasında 2025 yılında 24,1 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini
önemli bulduklarını ancak yeterli görmediklerini belirten Başkan Ardıç, Büyükelçi
Dumont'un daha önce dile getirdiği 30 milyar dolarlık hedefe işaret etti.
Başkan Ardıç, Bu hedefe, karşılıklı yatırımları, ortak üretimi, Ar-Ge ve teknoloji
iş birliklerini artırarak ulaşabiliriz. Kısacası, Türkiye ve Fransa birlikte
hareket ettiğinde çok daha güçlü olabilir dedi.
ASO olarak üyelerini Fransız şirketleriyle buluşturmak, sektörel heyetler düzenlemek,
vize süreçlerinin kolaylaşmasına katkı sunmak ve teknoloji ile Ar-Ge iş birliklerini
desteklemek için çalışacaklarını söyleyen Başkan Ardıç, Fransa Ülke
Günü'ndeki görüşmelerin somut iş bağlantılarına dönüşmesini istediklerini ifade
etti.
Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont da Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik
ilişkilerin güçlenmeye devam ettiğini belirtti.
Fransız şirketlerinin Türkiye'de yaklaşık 400 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam
oluşturduğunu belirten Dumont, Türk şirketlerinin Fransa'daki yatırımlarının
artırılmasını teşvik ettiklerini ifade etti.
Dumont, kişisel ilişkilerin iş dünyaları arasındaki ortaklıkların geliştirilmesinde
önemli rol oynadığını vurgulayarak, Ankara merkezli Türk şirketlerinin Fransa'daki
yatırımlarının artmasının iki ülke arasındaki ekonomik bağları daha da
güçlendireceğini kaydetti. ASO ile CCIFT arasında imzalanan Mutabakat Zaptı'nın
iki ülke ekonomileri arasındaki bağları daha da güçlendireceğine dikkat çeken
Büyükelçi Dumont, Türk firmalarını desteklemeye hazır olduklarını ifade etti.
CCIFT Başkanı Franck Mereyde ise Fransa ile Türkiye arasındaki güçlü ekonomik ilişkilerin
uzun yıllara dayandığını belirterek, iki ülke arasındaki coğrafi yakınlığın
ticaret ve yatırımlar açısından önemli avantaj sağladığını ifade etti. Mereyde,
iki ülke arasındaki yatırımların ve sanayi iş birliklerinin daha da geliştirilmesi
gerektiğini vurguladı.
Açılış konuşmalarından sonra Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'un şahitliğinde,
ASO Başkanı Seyit Ardıç ile CCIFT Başkanı Franck Mereyde arasında iş
birliği anlaşması imzalandı.
FRANSA'DA YATIRIM ORTAMI VE FİNANSMAN FIRSATLARI ELE ALINDI
İş birliği anlaşmasından sonra program, Fransa-Türkiye Ticari ve Ekonomik İlişkileri
oturumu ile devam etti. Fransa Büyükelçiliği Bölgesel Ekonomi Servisi Başkanı
Jerome Baconin tarafından gerçekleştirilen sunumda, iki ülke arasındaki ticari
ve ekonomik ilişkiler değerlendirildi.
Fransa'da Yatırım Ortamı ve Teşvikler başlıklı oturumda Invest in France Türkiye
ve Yakın Doğu Yabancı Yatırımlar Direktörü Cecile Lavigne, CG Hukuk Bürosu Kurucu
Ortağı Can Geçim ve Kösedağ Tel Örme Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kösedağ tarafından
yatırım ortamı ve iş dünyasına yönelik fırsatlar ele alındı.
Ticaret ve Proje Finansmanı başlıklı panel ise CCIFT Yönetim Kurulu Üyesi Patrick
Poupon'un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Proparco Bölge Direktörü
Steven Gardon, TEB İşlem Bankacılığı Grup Direktörü Müge Somer ve BPI France
Ortadoğu, Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Pavlo Stergard konuşmacı olarak
yer aldı.
Program, soru-cevap bölümünün ardından networking buluşmasıyla sona erdi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -