ASO Başkanı Ardıç Yeni dönemde kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin olacaktır
Ankara Sanayi Odası (ASO), Avrupa Birliği ile Hindistan arasında yapılan Serbest
Ticaret Anlaşması'nın Türk sanayisi üzerindeki muhtemel etkilerini analiz eden
kapsamlı bir araştırma raporu yayımladı. ASO'nun sanayinin gelişimine yön veren
stratejik çalışmalarına bir yenisini ekleyen rapor, Türkiye'nin en büyük dış
ticaret ortağı AB ile Hindistan arasındaki anlaşmanın bazı sektörlerde rekabet
baskısını artırabileceğini, aynı zamanda yeni fırsatlar da doğurabileceğini ortaya
koydu. Küresel ticaretin hızla yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye'nin
değişimi doğru okuyarak stratejik adımlar atmasının önemine dikkat çeken ASO Başkanı
Seyit Ardıç, Yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir, fakat
kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin olacaktır dedi.
Ankara Sanayi Odası (ASO), Avrupa Birliği ile Hindistan arasında siyasi mutabakata
varılan Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) Türkiye ve özelde Ankara sanayisine
olası etkilerini bütün boyutlarıyla ortaya koyan kapsamlı araştırma raporunu
yayımladı. AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Türkiye Sanayisi İçin Riskler
ve Stratejik Fırsatlar başlıklı rapor, küresel ticaret dengelerinde yaşanan
değişimi, risk alanlarını, sektör bazlı rekabet dinamiklerini, Ankara sanayisine
muhtemel yansımalarını ve yeni dönemde nasıl bir strateji izlenmesi gerektiğini
ortaya koyuyor.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticaret düzeninin köklü bir dönüşüm sürecinden
geçtiğini belirterek, Avrupa Birliği ile Hindistan STA'sının da yeni düzenin en
somut işaretlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık 2 milyar insanı kapsayan
bu ekonomik entegrasyonun, yalnızca iki ekonomi arasındaki ticaret hacmini
artırmakla kalmayacağını belirten Başkan Ardıç, AB-Hindistan STA'sının Türkiye'nin
en büyük dış ticaret ortağı Avrupa Birliği'nin tedarik zinciri mimarisini
ve rekabet dinamiklerini önemli ölçüde değiştirme potansiyeline sahip olduğunu
ifade etti. Başkan Ardıç, ASO'nun araştırma raporunun yalnızca bir analiz değil
aynı zamanda Türkiye sanayisi için stratejik bir yol haritası niteliği taşıdığını
vurgulayarak, Raporumuz, güncel veriler, sektörel analizler, uluslararası
karşılaştırmalar ve saha görüşmeleri ışığında ülkemiz sanayisi için risk ve fırsatları
ortaya koyuyor ve somut bir eylem planı sunmayı hedefliyor. Amacımız, sanayicimizi
bu yeni dönemin seyircisi değil, aktif oyuncusu haline getirmektir dedi.
ETKİ ANİ DEĞİL, KADEMELİ REKABET BASKISI ŞEKLİNDE HİSSEDİLECEK
ASO'nun raporunda, AB pazarının Türk sanayisi açısından taşıdığı stratejik önem
vurgulandı. Verilere göre AB'nin Türkiye'den ithalatı 115 milyar dolar, Hindistan'dan
ithalatı ise 81,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu tablo, Hindistan'ın
STA ile bazı sektörlerde ihracat performansını artırabileceğine, bunun da
Türkiye'nin güçlü bir tedarikçi olduğu AB pazarındaki konumunun zayıflayabileceğine
işaret ediyor. Raporda, AB-Hindistan STA'sının Türkiye açısından yaratacağı
etkinin ani ve yıkıcı bir pazar kaybı şeklinde değil, daha çok kademeli bir rekabet
baskısı olarak hissedileceği vurgulandı. Özellikle standart, fiyat duyarlılığı
yüksek ve seri üretime konu olan ürün segmentlerinde, Türk firmalarının
tercih avantajında aşınma yaşanabileceği, bunun da pazarlık gücünde zayıflama ve
kâr marjlarında daralma olarak ortaya çıkabileceği ifade edildi. Bu baskının
her sektör için aynı olmayacağı, ürün grubuna ve katma değer düzeyine göre farklılaşacağı
belirtildi.
HANGİ SEKTÖRLER RİSK ALANINDA?
Raporda en önemli risk alanlarından birinin elektrikli makine ve cihazlar sektörü
olduğuna dikkat çekildi. AB'nin Türkiye'den bu alandaki ithalatı 7,1 milyar dolar,
Hindistan'dan ithalatı ise 11,6 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Hindistan'ın
AB pazarındaki yıllık ihracat artış hızının yüzde 41,5, Türkiye'nin ise
yüzde 8,2 seviyesinde kalmasının, bu sektörde Hindistan'ın çok daha yüksek bir
ivme yakaladığını ortaya koyduğuna dikkat çekilerek, bu alanın acil müdahale gerektiren
birinci öncelikli sektörlerden olduğu vurgulandı. Makine ve mekanik aksamlar
ile belirli otomotiv aksamlarının da benzer şekilde rekabet baskısının
artabileceği alanlar arasında olduğu ifade edildi.
REKABET ARTIK SADECE FİYATLA BELİRLENMİYOR
ASO raporunda, yeni dönemde rekabetin yalnızca fiyat üzerinden okunamayacağına özellikle
dikkat çekildi. Menşe kuralları, teknik standartlara uyum, sertifikasyon
hızı, tedarik zinciri şeffaflığı ve teslim süresi gibi tarife dışı unsurların
belirleyici rol oynadığı ve Türkiye'nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip
olduğu ifade edildi.
AB müktesebatına uyum konusundaki tecrübesi, coğrafi yakınlığı ve hızlı teslimat
kabiliyetinin, Türkiye sanayisinin elindeki stratejik kozlar arasında gösterildi.
Türkiye'den Avrupa'ya kara yolu ile 48-72 saat içinde teslimat yapılabilmesi,
Avrupalı üreticiler için kritik bir tedarik avantajı olarak değerlendirildi.
Raporda, doğru destek mekanizmaları ve güçlü bir dönüşüm programıyla bu avantajların
daha da güçlendirilebileceği vurgulandı.
ARDIÇ: YEŞİL DÖNÜŞÜM, TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK SAVUNMA HATTI OLABİLİR
Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli konu da Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması
(SKDM) oldu. 2026 yılı itibarıyla yeni ticaret denkleminin en kritik belirleyicilerinden
biri haline gelen SKDM'nin, Türkiye açısından aynı zamanda önemli
bir rekabet avantajı yaratabileceği ifade edildi.
Türkiye'nin özellikle demir-çelik sektöründe elektrik ark ocaklarına dayalı üretim
altyapısının, Hindistan'ın kömüre daha bağımlı yapısına kıyasla önemli bir karbon
avantajı sunduğu belirtildi. Raporda, Türkiye'nin bu avantajını koruması
ve yeşil dönüşümünü hızlandırması halinde, Hindistan'ın tarife avantajının SKDM
maliyetleriyle kısmen hatta tamamen dengelenebileceğine dikkat çekildi.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, bu noktada yeşil dönüşümün artık yalnızca çevresel bir
tercih değil, aynı zamanda ekonomik ve ticari bir zorunluluk olduğuna işaret ederek,
Yeşil dönüşüm hızı, Hindistan'a karşı stratejik savunma hattı olarak kurgulanabilir.
Rekabet gücümüzü korumanın yolu, katma değerli ve düşük karbonlu üretimi
hızlandırmaktan geçmektedir değerlendirmesinde bulundu.
HİNDİSTAN YALNIZCA RAKİP DEĞİL, AYNI ZAMANDA BÜYÜK BİR FIRSAT ALANI
Raporda, AB-Hindistan STA'sının yalnızca riskler doğurmadığı, aynı zamanda Türkiye
sanayisi için yeni fırsat kapıları da araladığı vurgulandı. Hindistan'ın 1,4
trilyon dolarlık ulusal altyapı yatırım programının, 500 GW'lık yenilenebilir
enerji hedefinin ve China+1 stratejisi kapsamında yeni tedarik ortakları arayışının,
Türkiye ve Ankara sanayisi için önemli bir iş birliği zemini oluşturduğu
ifade edildi. İnşaat makineleri, tarım teknolojileri, enerji ekipmanları ve müteahhitlik
hizmetleri başta olmak üzere pek çok alanda Hindistan pazarının Türkiye
açısından önemli fırsatlar taşıdığı belirtildi. Ankara'nın mühendislik gücü,
esnek üretim kapasitesi ve AB standartlarında üretim yapabilme kabiliyetinin
bu pazarda önemli avantaj sağlayabileceği kaydedildi.
Bu fırsatların değerlendirilebilmesi için Hindistan pazarına yönelik daha hazırlıklı,
seçici ve stratejik bir yaklaşım gerektiği, yerel içerik şartları, eyalet
bazlı düzenleme farklılıkları ve ortaklık modellerinin dikkatle ele alınmasının
şart olduğu vurgulandı.
ASO TEKNOLOJİ ÜSSÜ RAPORDA ÖNE ÇIKTI
ASO tarafından hazırlanan raporda, sanayinin rekabet gücünü artıracak en önemli
unsurlardan birinin katma değerli üretime geçiş olduğu vurgulandı. Bu kapsamda
Ankara sanayisinin teknoloji kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen ASO Teknoloji
Üssü projesi de raporda önemli başlıklar arasında yer aldı.
Raporda, firmaların test, sertifikasyon, prototipleme ve modüler alt sistem geliştirme
kabiliyetlerini artıracak bir teknoloji ekosisteminin kurulmasının, küresel
rekabette Türkiye'nin konumunu güçlendireceği ifade edildi.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, teknoloji ve inovasyonun sanayinin geleceği açısından kritik
önem taşıdığını belirterek, Bugün rekabet yalnızca maliyet üzerinden yürümüyor.
Teknoloji geliştirme kapasitesi, sertifikasyon altyapısı ve Ar-Ge yetkinliği
artık belirleyici hale geldi. ASO Teknoloji Üssü projemizle Ankara sanayisinin
katma değerli ve yüksek teknolojili üretim kapasitesini güçlendirmeyi ve
firmalarımızın küresel rekabette daha güçlü bir konuma gelmesini hedefliyoruz
değerlendirmesinde bulundu.
ASO'DAN ALTI BAŞLIKTA STRATEJİK YOL HARİTASI
Ankara Sanayi Odası'nın hazırladığı raporda, risk tespitlerinin yanı sıra somut
ve uygulanabilir bir yol haritası da sunuldu. Raporda yer alan politika önerileri
altı ana başlık altında toplandı:
- Gümrük Birliği'nin modernizasyonu, Türkiye'nin maruz kaldığı yapısal asimetrinin
azaltılması,
- AB-Hindistan STA sürecinin yakından izlenmesi ve sektörel etki analizlerine dayalı
stratejik politika çerçevesinin oluşturulması,
- Risk altındaki sektörlere yönelik geçiş destek paketi hazırlanması,
- Yeşil Dönüşüm ve SKDM Uyum Fonu kurulması,
- Katma değerli üretimi hızlandıracak test, sertifikasyon, prototipleme ve modüler
alt sistem ekosisteminin geliştirilmesi
- Aylık veri takibine dayalı bir Erken Uyarı Mekanizması'nın kurulması.
ORTAK AKIL ZEMİNİ OLUŞTURACAK STRATEJİK BİR REHBER
ASO Başkanı Ardıç, raporun ortaya koyduğu yaklaşımın yalnızca bir alarm çalışması
olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: Bu rapor, üyelerimiz, politika
yapıcılar ve ülkemiz sanayisi için detaylı bir durum analizi ve somut bir
yol haritasıdır. Hedefimiz, Ankara sanayisini ve ülkemiz ekonomisini bu dönüşüm
sürecinden güçlü şekilde çıkarmaktır. Bu kapsamlı çalışmanın, başta politika yapıcılar,
sanayicilerimiz, akademi dünyası ve uluslararası muhataplarımız olmak
üzere tüm paydaşlar için ortak bir akıl zemini oluşturacağına, stratejik bir rehber
niteliği taşıyacağına inanıyorum. Unutmayalım ki yeni dönemde değişime ayak
uydurmak bir gerekliliktir, fakat kalıcı başarı, değişimi öngörüp, yön verenlerin
olacaktır.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -