Ekonomi

ATO Başkanı Baran Hazır giyimde Türkiye'yi ucuz üretici olmaktan çıkarıp, tasarımcı ve marka üreten ülkelerden biri haline getirmek zorundayız

Ankara Ticaret Odası'nın Konfeksiyon-Hazır Giyim-Triko ve Tekstil-Tuhafiye-Mefruşat
Meslek Komiteleri'nin de destekleriyle, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği'nin
(AGSD) öncülüğünde ATO Congresium'da düzenlenen Ankara Uluslararası Hazır Giyim
ve Moda Fuarı-COF26, dünya hazır giyim ve tekstil sektörünün önde gelen markalarını
Başkent'te buluşturdu. Fuarın açılışında konuşan ATO Yönetim Kurulu
Başkanı Gürsel Baran, tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim, ihracat, ticaret
ve istihdama sağladığı katkıya dikkat çekerek, Hazır giyimde Türkiye'yi ucuz
üretici olmaktan çıkarıp, tasarımcı ve marka üreten ülkelerden biri haline getirmek
zorundayız dedi.

Ankara Ticaret Odası'nın destekleriyle, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği öncülüğünde
gerçekleştirilen Ankara Uluslararası Hazır Giyim ve Moda Fuarı-COF26nın
açılış programında, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran'ın yanı sıra, Ankara
Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu, Ankara Giyim Sanayicileri
Derneği Başkanı ve ATO'nun 2 No'lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi
Meclis Üyesi Hayati Akbaba ile REM Fuarcılık Genel Müdürü Remzi Çayır da
birer konuşma gerçekleştirdi.

Açılış programında, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, ATO'nun 2 No'lu Konfeksiyon,
Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi ile 17 No'lu Tekstil, Tuhafiye, Mefruşat Meslek
Komitesi üyeleri, ATO Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Tırpancı, Ankara Giyim
Sanayicileri Derneği üyeleri ve sektör temsilcileri yer aldı.

SEKTÖRÜN ÇOK GÜÇLÜ BİR ÜRETİM VE İSTİHDAM KAPASİTESİ VAR
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, açılışta yaptığı konuşmada, hazır giyim
ve tekstil sektörünün hem Ankara hem de Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme
dikkat çekti. Türkiye genelinde sektörde yaklaşık 35-40 bin firmanın faaliyet
gösterdiğini ve 500 binin üzerinde kişinin istihdam edildiğini belirten Baran,
Tekstil ve hazır giyim ülkemiz için de şehrimiz için de çok kıymetli bir alan.
İstihdam oluşturma kapasitesiyle, ihracatıyla, üretim altyapısıyla, oluşturduğu
dış ticaret fazlasıyla ve birçok farklı sektörü besleyen yapısıyla bizim
için çok önemli bir sektör. Tekstil sektörü Ankara'mızda belki de savunma sanayinden
sonraki en kıymetli sektörlerden biri. Üretim anlamında, ihracat anlamında,
ticaret anlamında Ankara'mıza çok büyük katma değer sağlıyor. Son dönemde hem
ülkemizde hem de küresel ölçekte sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Ancak sektörümüzün
kabiliyeti ve gücüyle bu sürecin aşılacağına, önümüzdeki yıllarda çok
daha iyi noktalara geleceğimize inanıyorum dedi.

Sektörün ihracat rakamlarına da değinen Baran, 2025 yılında bir önceki yıla göre
yaklaşık yüzde 6,3 oranında daralma yaşandığını, ihracatın 16,8 milyar dolar seviyesinde
gerçekleştiğini söyledi. 2026 yılının ilk yedi ayında ise ihracatın
9 milyar doları aştığını kaydeden Baran, Bu rakamlar bizleri mutlu eden seviyeler
değil. Ancak Ankara ekonomisi içinde sektörümüzün çok önemli ve çok kıymetli
bir yeri var. Küresel ticarette de Çin ve Hindistan başta olmak üzere fiyat rekabetinin
öne çıktığı farklı gelişmeler yaşanıyor. İnanıyorum ki yakın zamanda
bu sıkıntıları da aşacağız ve tekstil ile hazır giyim sektörü ülkemiz için yine
çok kıymetli bir sektör olmaya devam edecek diye konuştu.

MARKALAŞMAYA DAHA FAZLA ODAKLANMALIYIZ
Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim alanındaki üretim gücünün markalaşmayla desteklenmesi
gerektiğini ifade eden Baran, katma değerli üretim ve ihracatın önemine
dikkat çekti. Baran, Bu alanda markalaşmamız lazım. Dünyaya, özellikle Avrupa
ülkelerine baktığımızda çok büyük ve önemli markalar görüyoruz. Bizim üretimimiz
ve ulaştığımız rakamlar da gerçekten çok kıymetli ancak markalaşma konusunda
biraz daha çalışmamız gerekiyor. Cari açık üreten bir ülke olarak katma değerli
üretime ve katma değerli ihracata ihtiyacımız var. Bu nedenle markalaşmanın
çok önemli olduğunu düşünüyorum dedi.

Sektörde yalnızca maliyet avantajının yeterli olmadığını vurgulayan Baran, Tasarım
önemli, marka önemli, hız önemli. Dijitalleşme, teknoloji, sürdürülebilirlik
ve tüketiciye doğru zamanda ulaşmak da en az maliyet kadar önemli. Sektörümüzün
bütün bunları başarabilecek çok güçlü bir kabiliyeti, farklı bir bakış açısı
ve heyecanlı bir yapısı var. Hazır giyimde Türkiye'yi ucuz üretici olmaktan çıkarıp,
tasarımcı ve marka üreten ülkelerden biri haline getirmek zorundayız ifadelerini
kullandı.

TEKSTİLKENT VURGUSU
Konuşmasında Ankara'da hayata geçirilmesi gündemde olan Tekstilkent projesine de
değinen Baran, sektörün bir araya getirilmesi ve çalışma koşullarının geliştirilmesi
açısından projenin önem taşıdığını söyledi. Baran, Tekstilkent'i bundan
önceki süreçte de çok konuştuk. İnşallah bu alanda yol alırız. Sektörü rahatlatmak
ve bir araya getirmek adına böyle bir oluşuma ihtiyaç var dedi.

Ankara Ticaret Odası olarak sektörün yanında olmaya devam edeceklerini kaydeden
Baran, Ankara Ticaret Odası olarak sektörümüzün her zaman yanındayız. Bundan sonraki
süreçte de sektörün daha farklı, daha güzel ve daha iyi noktalara gelmesi
için elimizden gelen her ne varsa yapmaya hazırız diye konuştu.

ANKARA'YI MODANIN DA BAŞKENTİ YAPMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı ve ATO'nun 2 No'lu Konfeksiyon, Hazır
Giyim, Triko Meslek Komitesi Meclis Üyesi Hayati Akbaba da konuşmasında, göreve
geldikleri günden bu yana Ankara'yı modanın da başkenti yapmak amacıyla çalışmalar
yürüttüklerini belirterek, bu kapsamda Tekstilkent projesi, UR-GE projesi
ve Uluslararası Moda Fuarı olmak üzere üç temel hedef belirlediklerini söyledi.

Ankara'da dağınık yapıda faaliyet gösteren imalatçı, toptancı, yan sanayi ve sektörün
diğer bileşenlerini bir araya getirecek Tekstilkent projesine ilişkin çalışmaların
devam ettiğini kaydeden Akbaba, Başkentimize, Ankara'mıza yakışır bir
Tekstilkent projesini hayata geçirmek istiyoruz. Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla
görüşmeler gerçekleştirdik, çalışmalarımıza devam ediyoruz dedi.

Ankara'daki kadın giyim üreticisi markaların dünya pazarlarına açılması ve ihracat
potansiyelinin artırılması amacıyla hazırlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi
(UR-GE) Projesi'nin de 1 Ekim itibarıyla başlatılmasının planlandığını
ifade eden Akbaba, Başkent'te uluslararası bir moda fuarı düzenleme hedeflerinin
ise Capital of Fashion ile hayata geçtiğini söyledi. Akbaba, Uluslararası
arenada fuarların güç kaybettiği bir dönemde, herhangi bir teşvik almadan bu
fuarın beşincisini düzenliyoruz. Ancak gerçek başarının sürdürülebilir ve geleneksel
hale gelmiş bir fuardan geçtiğine inanıyoruz. İnşallah fuarımız Ticaret
Bakanlığımızın teşvikli fuarları kapsamına girer ve sürdürülebilir bir yapıya
kavuşur diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından, Esswaap markasına ait yeni sezon tasarımlarının
sergilendiği defile gerçekleştirildi. Demet Şener, Özge Ulusoy ve Gizem Özdilli'nin
de podyuma çıktığı defilede, markanın yeni sezon koleksiyonu davetlilerin
beğenisine sunuldu.

4 Eylül'e kadar devam edecek fuarda, kadın hazır giyim başta olmak üzere sektörün
farklı ürün grupları ile yeni sezon koleksiyonları ziyaretçilerin beğenisine
sunulacak. Yaklaşık 100 firmanın stant açtığı fuar, Türkiye'nin 81 ilinden mağaza
sahipleri, butik işletmecileri, alım heyetleri ve sektör profesyonellerini ağırlamak
üzere misafirlerini bekliyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -