Ekonomi

ATO Başkanı Baran Son 20 yılda savunma sanayiinde elde ettiğimiz birikimin ne denli önemli olduğu bu krizle birlikte çok net anlaşıldı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, 28 Şubat'ta patlak
veren İran-Amerika-İsrail hattındaki gerilimin tüm dünyanın gündemine oturduğunu
belirterek, Türkiye'nin, küresel ekonomiyi derinden etkileyen bu gelişmeler
karşısında, güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve stratejik konumuyla
bu tür küresel dalgalanmalara karşı, ekonomisini dengede tutmak için azami gayret
sarf ettiğini söyledi. Avrupa ile Asya arasında bir köprü konumunda olan
Türkiye'nin, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir
alternatif merkez haline geldiğine dikkat çeken Baran, Küresel şirketler, üretim
ve lojistik ağlarını çeşitlendirmek isterken, Türkiye'yi daha fazla gündemlerine
alıyor. Bu süreçte, üretim tarafında katma değerli sektörlere yönelmek, ihracatı
çeşitlendirmek ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemek, küresel belirsizlikler
karşısında en güçlü sigortamız olacaktır dedi.

Ankara Ticaret Odası'nın 29. Dönem Mart ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan
Yardımcısı Ali İhsan Özdemir başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel
Baran, Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Amerika Birleşik Devletleri (ABD)
ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına
etkilerine değindi.

-ZİNCİRLEME ETKİ-
ATO Başkanı Baran, küresel petrol ticaretinin büyük bölümü ve sıvılaştırılmış doğalgaz
taşımacılığının geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının, enerji arzını, ticaret
yollarını ve tüm dünyadaki fiyat dengelerini etkilediğini kaydederek, Petrol
fiyatlarının yükselmesi, üretimden lojistiğe, gıdadan sanayiye ve sigortacılığa
kadar her alanda maliyetleri yukarı çeken zincirleme bir etki ortaya çıkardı.
Özellikle benzin ve motorin fiyatlarındaki artış, taşımacılığı, tarım üretimini,
tedarik zincirlerini ve tüketici fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Hürmüz
Boğazı'nın kapanması deniz taşımacılığı ve sigortacılık maliyetleri ile küresel
ticaret psikolojisini de şekillendiriyor. Tankerlerin boğazı geçemeyip, açıkta
beklemesi, sigorta primlerinin tırmanmasına, piyasalarda korku ve belirsizlik
oluşmasına yol açıyor dedi.

-ENERJİ MALİYETLERİNE EŞEL MOBİL TAMPONU-
Enerji maliyetlerindeki yükselişin, tarımdan sanayiye kadar tüm sektörlerde, üretim
maliyetlerine, lojistik maliyetlere ve zincirleme şekilde tüketici fiyatlarına
yansıdığını kaydeden ATO Başkanı Gürsel Baran, bunun enflasyon ile mücadele
sürecine de olası olumsuz etkilerine dikkat çekerek, Hükümetimiz eşel mobil sistemini
devreye alarak pompadaki artışın doğrudan piyasalara yansımasının önüne
geçmek için stratejik bir adım attı. ÖTV tamponu kullanılmasaydı bugün belki
de benzin ve motorin fiyatları litre başına 100 TL'yi geçebilirdi dedi.

-SAVUNMA SANAYİİNDE ELDE ETTİĞİMİZ BİRİKİMİN ÖNEMİ ANLAŞILDI -
Dünyada yaşanan tüm bu gelişmelerin Türkiye'yi yakından etkilediğini kaydeden ATO
Başkanı Baran, Türkiye, coğrafi olarak bu gelişmelerin merkezine oldukça yakın
bir noktada bulunuyor. Ülkemiz bir yandan, komşuda yanan ateşin ülkemize sıçramamasını
sağlayacak bir denge politikası güttü. Sorunları aklıselimle çözme konusundaki
tavrını net biçimde ortaya koydu. Diğer yandan da ekonomiyi dengede
tutmaya çalıştı. Türkiye'nin savunma sanayi gücü ve diplomasi geleneği, bulunduğumuz
coğrafyada barış ve istikrar adası olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Bu süreçte,
ASELSAN'dan TUSAŞ'A, ROKETSAN'dan HAVELSAN'a, BAYKAR'dan FNSS'e kadar
gurur duyduğumuz şirketlerle son 20 yıllık süreçte savunma sanayiinde elde ettiğimiz
birikimin ne denli önemli olduğu çok net anlaşıldı diye konuştu.

-TEKNOLOJİ ODAKLI BÜYÜME, KÜRESEL BELİRSİZLİKLER KARŞISINDA EN GÜÇLÜ SİGORTA-
Türkiye'nin, dünya ekonomisini derinden etkileyen bu gelişmeler karşısında, güçlü
üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve stratejik konumuyla bu tür küresel
dalgalanmalara karşı, ekonomisini dengede tutmak için azami gayret sarf ettiğinin
altını çizen ATO Başkanı Gürsel Baran, Ayrıca, Avrupa ile Asya arasında bir
köprü konumunda olan Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde
önemli bir alternatif merkez haline geliyor. Küresel şirketler, üretim ve
lojistik ağlarını çeşitlendirmek isterken, Türkiye'yi daha fazla gündemlerine
alıyor. Bu süreçte, üretim tarafında katma değerli sektörlere yönelmek, ihracatı
çeşitlendirmek ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemek, küresel belirsizlikler
karşısında en güçlü sigortamız olacaktır dedi.

-MADE IN EUROPE ÜLKEMİZİN YATIRIM ÇEKME POTANSİYELİNİ DE YÜKSELTECEK-
Baran konuşmasında, Avrupa Birliği'nin üretim gücünü yeniden kendi sınırları içine
çekmek, kritik sektörlerde dışa bağımlılığı azaltmak ve özellikle Çin gibi ülkelere
karşı rekabet gücünü artırmak amacıyla, Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında
bir süre önce Made in EU stratejisini ortaya koyduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin
bu sürece dahil edilmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

Baran, Normal şartlarda 'Made in EU' sadece AB üye ülkelerini kapsayacak şekilde
planlanmıştı. Ancak Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki, özellikle otomotiv
ve yan sanayi alanlarında vazgeçilmez rolü ve Ticaret Bakanlığımızca yürütülen
yoğun diplomasi trafiği meyvesini verdi. Bu gelişmeyle Türk ürünlerinin Avrupa'daki
dev kamu ihalelerinden dışlanmaması sağlandı dedi.

Otomotiv ve çelik sektörlerini yakından ilgilendiren bu gelişmeyle, Türk malı araçlar
ve çelik ürünlerin Avrupa'da yerli muamelesi göreceğini belirten ATO Başkanı
Baran, Bu gelişme ayrıca ülkemizin yatırım çekme potansiyelini de yükseltecek.
Çin'den uzaklaşmak isteyen küresel devler, Türkiye'yi 'Made in EU' statüsüyle
üretim yapabilecekleri en kaliteli merkez olarak görebilecekler dedi.

ATO Başkanı Baran konuşmasına, Yönetim Kurulu'nun faaliyetlerine ilişkin konularla
devam etti.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -