Bain & Company’ye göre 2025’te küresel birleşme ve satın almaların toplam değeri 4,8 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek ikinci seviyesine çıktı
Ekonomi
Bain & Company’ye göre 2025’te küresel birleşme ve satın almaların toplam değeri 4,8 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek ikinci seviyesine çıktı
Bain & Company'nin 2025'te Birleşme ve Satın Almalar: Büyük Toparlanmanın Ardındaki
Gerçekler raporunda açıkladığı verilere göre küresel birleşme ve satın almaların
(M&A) 2025'te güçlü bir ivme yakalayarak, 4,8 trilyon dolara ulaşan toplam
işlem değeri ile tarihin en yüksek ikinci seviyesine çıkması bekleniyor. Bu
rakam, 2024'e kıyasla %36'lık bir artışa işaret ediyor.
Bu yıl gerçekleşen 5 milyar dolar ve üzerindeki mega işlemler, M&A piyasasındaki
bu yeniden yükselişin temel itici gücü oldu. M&A'ye genellikle seyrek şekilde
katılan nadir alıcılar, uzun süre bekledikten sonra büyük ölçekli hamlelerle
sürece yeniden dahil oldu. Buna karşılık, toplam işlem sayısının 2025 boyunca yalnızca
%5 artması dikkat çekiyor.
5 milyar dolar üzerindeki işlemler, stratejik işlem değerindeki artışın %75'ini
oluşturdu. Bu büyük ölçekli anlaşmaların yaklaşık %60'ı nadir işlem yapan alıcılar
tarafından gerçekleşirken, yaklaşık %40'ı alıcı şirketin piyasa değerinin %50'sinden
fazlasına denk gelen dönüştürücü nitelikteki işlemlerdi. Bain'in analizine
göre, bu tip büyük ölçekli birleşmeler yüksek risk barındırmakla birlikte
doğru yönetildiğinde yüksek ödül potansiyeli de sunuyor, bu nedenle şirket liderlerinin
stratejik uyum, entegrasyon ve organizasyonel yönetim süreçlerine eskisinden
daha fazla odaklanması gerekiyor.
Yapay zeka odaklı anlaşmalarla ivme kazanan teknoloji alanındaki birleşme ve satın
alımlar, yılın işlem aktivitesindeki artışa öncülük etti. Bununla birlikte Bain'in
raporu, M&A piyasasındaki toparlanmanın sektörler, coğrafyalar ve alıcı
türleri genelinde dengeli ve yaygın olduğunu, tüm bölgelerde ve tüm sektörlerde
işlem değerlerinin çift haneli oranlarda arttığını gösteriyor.
Onur Candar Bu yeniden canlanan ivme, Türkiye'deki şirketler açısından kayda değer
stratejik etkiler yaratıyor. Geçtiğimiz yıl, geçmişte sınırlı işlem tecrübesi
olan kurumların dahi kendilerini farklılaştırmak ve konumlarını güçlendirmek
adına daha cesur adımlar attığını gözlemledik. Sağlam bir stratejik tezle desteklenen
büyük ölçekli işlemler, şirketlerin iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiriyor
ve yeni büyüme alanları açıyor. Buna karşılık, bu temelden yoksun işlemler
ise değer kaybı riskini beraberinde getiriyor. Özellikle, işlemin temel değer
sürücülerini yatırım tezinin temellerini net olarak tanımlamadan yüzeysel
sinerjilere odaklanmak önemli hatalara yol açabiliyor. Bu nedenle, ortak vizyon,
hedef işletim modeli, karar alma mekanizmaları, icra disiplini ve kültür gibi
kritik unsurlarda erken ve güçlü bir uyum oluşturmak, Türk şirketleri için sürdürülebilir
değer yaratımını güvence altına almak açısından stratejik önem taşıyor.
Teknoloji ve ileri imalat toparlanmanın lokomotifi oldu
Teknoloji alanındaki birleşme ve satın alımlar 2025'te güçlü bir şekilde geri döndü,
yılbaşından bu yana teknoloji alanındaki işlem değeri %76 artarak 478 milyar
dolara ulaştı. 500 milyon dolar üzerindeki stratejik teknoloji işlemlerinin
neredeyse yarısının yapay zeka odaklı şirketleri veya yapay zeka getirisi sağlayacak
anlaşmaları kapsaması dikkat çekti. İmalat sektörü de M&A aktivitesinin öne
çıkan sürükleyici alanlarından biri oldu, imalat sektöründeki yılbaşından bu
yana toplam işlem değeri %38 artarak 717 milyar dolara yükseldi.
Toparlanma küresel ölçekte etkili oldu. ABD hedefli işlemler, toplam stratejik işlem
değerinin neredeyse yarısını oluşturarak 2025'teki M&A büyümesinin ana kaynağı
oldu. İkinci büyük pazar olan Çin'de işlem adedi rekor seviyeye ulaştı ve
bunun %80'den fazlası Çin iç pazarında gerçekleşti. Japonya'da toplam M&A işlem
değeri iki katına çıkarak ülkeyi bu yıl dünyanın üçüncü büyük M&A pazarı yaptı,
işlem adedinde de çift haneli artış görüldü. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA)
bölgesinde mega işlemler değer artışını desteklese de toplam işlem adedi %7
geriledi.
2025 yılında toplam işlem değerindeki %36 artışla paralel şekilde bütün alıcı
kategorilerinde aktivite belirgin biçimde yükseldi: stratejik işlemlerde değer %38
arttı, finansal yatırımcılar tarafında %31, girişim sermayesi işlemlerinde ise
%28 büyüme yaşandı.
Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella, M&A sektöründeki gelişmeler
hakkındaki değerlendirmesinde şunları söyledi:Türkiye pazarında, sektör fark
etmeksizin şirketler stratejilerini yeniden tasarlama ihtiyacını giderek daha
net görüyor. Bu durumun başlıca nedenleri, teknolojinin rekabet dinamiklerini
kökten dönüştürmesi ve artan iş gücü maliyetleri dahil olmak üzere makroekonomik
baskıların Türkiye'nin geçmişte sahip olduğu maliyet avantajını zayıflatması.
Bu avantajın zayıflamasıyla birlikte, birçok Türk şirketi ve holding grubu portföylerini
yeniden konumlandırmak ve bölgedeki rollerini tanımlamak için aktif
olarak yeniden konumlanma arayışında. Alıcılar ve satıcılar açısından değerlemelere
yönelik güvenin güçlenmesi, stratejik yatırımcıları M&A'yi yeniden büyüme
gündemlerinin merkezine almaya yöneltiyor. Bu yaklaşım, M&A'yi sadece bir büyüme
aracı olmaktan çıkararak portföy dönüşümünü yönetmek için kritik bir kurumsal
yetkinliğe dönüştürüyor. 300'den fazla M&A yöneticisiyle yaptığımız araştırma
da bu dönüşümü açık biçimde ortaya koyuyor: Teknoloji kaynaklı dönüşümler ve M&A'nin
merkezi rolü, birlikte Türkiye genelinde stratejik yeniden konumlandırmayı
hızlandırıyor.
Regülasyon gevşemesi ve düşen maliyetler toparlanmayı hızlandırdı
Bain'in analizine göre şirketler, değişen karlılık havuzlarına uyum sağlamak ve
büyümek için satın almalara yönelirken birçok destekleyici unsur bu yıl devreye
girdi. Pandemi sonrasında M&A'yi zorlayan faktörler büyük ölçüde hafifledi, düzenlemelerde
ve sermaye maliyetlerinde gevşeme görüldü. Alıcı-satıcı değerleme
makası da daraldı, çarpanlar 11,6x EV/EBITDA seviyesine yükselse de birçok sektörde
hala 2021 zirvesinin altında bulunuyor.
Ayrıca, mevcut stratejik ortamda beklemenin artık daha az mantıklı olduğu yönündeki
farkındalık arttı. Yapay zekanın sektörler üzerindeki dönüştürücü etkisi, harekete
geçme baskısını daha da artırıyor. Bain'in araştırmasına göre 300'den fazla
M&A yöneticisinin %85'ten fazlası, teknoloji ve stratejideki değişimlere paralel
şekilde M&A fırsat havuzlarını güncellediklerini ifade ediyor.
Ticaret gerilimleri ve tarifelerdeki belirsizlikler M&A ivmesini durdurmadı
Tarifeler ve küresel ticaretteki dalgalanmalar, nisan ayında görülen kısa süreli
geri çekilme dışında işlem aktivitesini önemli ölçüde etkilemedi. 2025'te sınır
ötesi işlem oranlarında anlamlı bir değişiklik yaşanmadı. Bain'in araştırmasına
göre M&A yöneticilerinin yarısından azı ticaret kısıtlamalarının genel işlem
planlarını etkileyeceğini belirtirken, %70'i ticaret politikalarının varlık satışları
üzerinde etkisi olmayacağını düşünüyor.
Bununla birlikte, post-küreselleşme eğilimlerinin zaman içinde daha belirgin etkiler
yaratması bekleniyor. ABD dışındaki şirketlerin ABD'deki varlıklara olan iştahının
azalması ve ABD'li şirketlerin tarifeler nedeniyle daha fazla yerel alıma
yönelmesi bunun ilk işaretleri arasında. Küresel ticaretin bölgesel eksenlerde
yeniden şekillenmesiyle birlikte M&A, şirketlere yeni pazarlara erişim ve esneklik
sağlayan önemli bir araç haline geliyor.
Şirketlerin M&A'ye ayırdığı sermaye 10 yılın en düşük seviyesine indi
Post-küreselleşme dinamikleri ve korumacı politikalar, şirketlerin sermaye tahsislerini
de etkiliyor. Tedarik zincirlerini güçlendirme, yapay zeka yatırımları,
otomasyon ve teknoloji altyapısı gibi alanlara olan ihtiyaç arttıkça, M&A yöneticilerinin
sermaye kullanımında daha sıkı incelemeyle karşılaşması muhtemel. Bu
durum, işlemler için yatırım geri dönüşü beklentilerinin de yükselmesine neden
olabilir.
Her ne kadar 2025'te M&A aktivitesi güçlense de şirketlerin M&A'ye ayırdığı sermayenin
toplam içindeki payı 10 yılın en düşük seviyesine indi. S&P Dünya Endeksi'ndeki
yaklaşık 700 şirketin nakit harcamalarının yalnızca %7'si M&A'ye ayrıldı,
oysa bu oran son dokuz yılda %9-17 aralığında seyretmişti. Bain'e göre teknoloji
altyapısı, robotlar, yapay zeka çözümleri, fabrika yatırımları ve enerji projeleri
gibi yeni öncelikler M&A'nin payını daraltıyor.
Yapay zeka, M&A süreçlerinin merkezine yerleşiyor
Yapay zekanın hızlı gelişimi, M&A süreçlerinde de kendini güçlü şekilde hissettirdi.
Stratejik alıcıların %75'i hedef şirketlerin yapay zeka etkisini değerlendirdi
ve en az %20'si bu inceleme sonucunda işlemden vazgeçti. M&A profesyonelleri
arasında yapay zeka kullanımı ise iki katından fazla artarak %45 seviyesine
yükseldi. Yapay zeka hala en çok işlem bulma ve tarama aşamalarında kullanılsa
da entegrasyonun planlanması ve uygulanması gibi alanlarda da hızla yaygınlaşıyor.
Bain'in analizine göre 2025'te 1 milyar dolar üzerindeki işlemlerin %60'ı kapsam
genişletme (scope) niteliğindeydi ve bu oran tüm zamanların en yüksek seviyesi
oldu. Şirketler mevcut işlerini büyütmekten ziyade, yeni pazar ve müşteri segmentlerine
erişmek için M&A'yi tercih etti. Geleneksel olarak ölçek odaklı olan
finansal hizmetler ve ileri imalat sektörlerinde dahi kapsam genişletme eğilimi
belirgin şekilde yükseldi.
2026'ya bakış
Bain & Company, önümüzdeki günlerde ayında yayınlayacağı 2026 Küresel M&A Raporu'yla
önümüzdeki yılın M&A trendlerine dair kapsamlı bir analiz sunacak. Raporda,
başlıca sektörlerde detaylı değerlendirmeler, M&A beklentileri ve ABD, Avustralya,
Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, İspanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Singapur
ve Birleşik Krallık'tan 300'den fazla M&A uzmanının görüşlerinin yer aldığı
M&A Uygulayıcıları 2026 Görünüm Araştırması'nın sonuçları bulunacak.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -