Basın Bülteni- AITR’nin yapay zekâ raporu, Türkiye’de kamu-özel iş birliği ve AI’nın etkilerini ele aldı
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ve İstanbul Teknik Üniversitesi liderliğinde kurulan
Yapay Zekâ Türkiye Platformu (AITR) tarafından 29 Haziran'da düzenlenen basın
toplantısında yapay zekânın Türkiye'deki gelişimi ve gelecek dönem hedeflerini
konu alan Yapay Zekâ - Hızlandırılmış Dönüşüm Çağında Yönetişim Etik ve Risk raporu
kamuoyuyla paylaştı. Yapay Zekâ Vizyonu: Kamu ve Özel Sektör İş Birliği /
TBV Değerlendirmeleri temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, yapay zekânın iş
dünyası, kamu ve toplum üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
Faruk Eczacıbaşı, Türkiye Bilişim Vakfı'nı 1995 yılında kurduklarını belirterek,
Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşmesi hedefiyle çıktığımız bu yolculukta bugün,
iyilik için teknoloji misyonuyla yön gösteren, sorgulayan ve ortak akıl
üreten bir sosyal gelişim pusulası gibi çalışıyoruz. Bugün lansmanını yaptığımız
AITR raporu da tam olarak bu pusulanın yapay zekâ çağına bakan yüzü, TBV'nin
30 yıldır savunduğu vizyonun bugüne uyarlanmış hâli dedi.
Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme değil, ülkelerin rekabet gücünü ve
bağımsızlığını doğrudan etkileyen stratejik bir alan haline geldiğini belirten
Eczacıbaşı, bu süreçte egemen yapay zekâ anlayışının önemine dikkat çekti, Egemen
yapay zekâ aynı zamanda kendi dilimizde düşünen modeller geliştirmek, kendi
verimizin kendi sınırlarımızda kalması, kendi değerlerimizi koruyabilmek ve
vatandaşımızın mahremiyetini güvence altına almak anlamına da geliyor ifadelerini
kullandı.
Türkiye'nin yapay zekâ alanında nasıl bir yol izlemesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde
bulunan Eczacıbaşı, Biz küresel modellerin pasif birer tüketicisi
mi olacağız, yoksa şartları kendi kültürümüz ve çıkarlarımız doğrultusunda biz
mi yazacağız? sorusunu yöneltti. Yakın dönemde açıklanan 2026-2030 Yapay Zekâ
Eylem Planı'nı önemli bir adım olarak değerlendiren Eczacıbaşı, Türkiye Bilişim
Vakfı'nın hazırlık sürecine katkı sunduğunu ve bundan sonra da kamu ile iş birliği
içinde çalışmaya hazır olduklarını söyledi.
Dokuz başlıkta stratejik yol haritası
Türkiye Bilişim Vakfı ve İstanbul Teknik Üniversitesi liderliğinde, 15'ten fazla
öncü kurumun, akademisyenlerimizin ve kamu paydaşlarımızın katılımıyla AITR'yi
kurduklarını belirten Eczacıbaşı, Biz AITR olarak, hantal ve yeni bürokratik
yasalar üretmek yerine, ulusal inovasyonu koruyan ama zararlı eylemi cezalandıran
proaktif bir yaklaşımı savunuyoruz. Bu doğrultuda, küresel riskleri yönetirken
ulusal egemenliği merkeze alan dokuz adımlık stratejik mimarimizi kamuoyunun
dikkatine sunuyoruz: Suç Odaklı Yaptırım, Dijital Kalkan, Dengeli Risk Yönetimi
ve Kum Havuzu, Egemen AI ve GPU Kredisi, Türkçe Dil Modeli ve Açık Veri, Siber
Savunma Entegrasyonu, Eğitim ve İş Gücü Dönüşümü, Şeffaflık Kartları ve Model
Künyesi, Otonom Devlet Asistanları. Bütün bu adımları atarken bir dengeyi de gözden
kaçırmamak gerekiyor. Kısa vadede egemen yapay zekâ kapasitemizi kurarken,
asıl uzun vadeli pusulamızı, yani 'iyilik için teknoloji' ilkesini de unutmamalıyız:
yapay zekânın iklim, eğitim ve biyoçeşitlilik gibi alanlarda topluma ve
gezegene gerçek bir fayda üretmesi. Çünkü yapay zekâ uyumu, izole bir yasal görev
ya da yalnızca teknik bir parametre olarak kalmıyor, doğrudan ulusal rekabet
avantajımızın ve toplumsal refahımızın merkezinde duruyor. AITR tek başına sihirli
bir çözüm değil ama doğru sorulara, doğru paydaşlarla, açık ve hesap verebilir
biçimde yanıt arayan köklü bir platform.
Toplantıda ayrıca AITR Eş Başkanları Prof. Dr. Altan Çakır ve Levent Kızıltan tarafından
hazırlanan sunumlarla platformun yürüttüğü çalışmalar, öncelikli çalışma
alanları ve gelecek döneme ilişkin yol haritası katılımcılarla paylaşıldı.
Yapay zekâ ekonomik ve toplumsal dönüşümün merkezinde
AITR Eş Başkanı Prof. Dr. Altan Çakır konuşmasında, Yapay zekâ artık yalnızca bir
teknoloji başlığı değil, Türkiye'nin üretkenlik, rekabetçilik ve toplumsal refah
gündeminin merkezinde yer alan stratejik bir dönüşüm alanıdır. Üretken yapay
zekânın Türkiye ekonomisine sağlayabileceği yıllık yüzde 5'e varan GSYİH katkısı,
doğru politika, doğru beceri yatırımı ve güçlü bir ekosistem koordinasyonu
ile gerçek bir kalkınma fırsatına dönüşebilir. Ancak bu fırsat kendiliğinden
gerçekleşmeyecektir. İş dünyası, kamu, üniversiteler ve sivil toplumun aynı masa
etrafında buluşması, güvenilir, kapsayıcı ve insan odaklı yapay zekâ yaklaşımını
birlikte inşa etmesi gerekmektedir. AITR olarak hedefimiz, yapay zekâyı yalnızca
verimlilik aracı olarak değil, Türkiye'nin dijital egemenliğini, toplumsal
faydasını ve küresel rekabet gücünü artıracak bir ortak akıl platformu olarak
konumlandırmaktır. Yapay zekânın yönünü yalnızca teknoloji belirlememeli, değerlerimiz,
insanımız ve Türkiye'nin gelecek vizyonu belirlemelidir dedi.
Riskleri bugünden görmek zorundayız
AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan, Teknolojinin çekiciliği ve değiştirici gücü bize
hep çok iyi geldi ve bazen düşünmeden de peşine takılabildik. Ama bakınız aradan
neredeyse 20 seneyi aşkın bir süre geçtikten sonra ve ancak… Internet üzerinden
şekillenen iletişim yöntemlerinin ve sosyal medyanın zararlı yanlarını konuşabiliyor
ve çocuklar ve gençler için kısıtlamalara gidebiliyoruz. Heyecan içinde
e-posta ile haberleşme ve internet üzerinden alışveriş yaparken yasaklara
veya kısıtlamalara gidileceğini kim düşünebilirdi ki… Şimdi yapay zekâ ile çok
daha hızlı ve çok daha dönüştürücü bir dalga ile karşı karşıyayız ve faydaları
düşündüğümüz kadar yarın karşımıza çıkabilecek riskleri de düşünerek hareket etmek
zorundayız şeklinde konuştu.
Etkinlikte, yapay zekânın Türkiye'de güvenilir, etik ve sürdürülebilir şekilde
geliştirilmesi için kamu, akademi ve özel sektör arasında güçlü iş birliklerinin
önemine dikkat çekilirken, AITR'nin bu ekosistemi bir araya getiren ortak bir
platform olarak çalışmalarını sürdüreceği vurgulandı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -