Ekonomi

Basın Bülteni- Aon Türkiye/Erdengi Yapay zeka çağında rekabeti veri ve siber dayanıklılık belirliyor

Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, şirketlere önemli verimlilik ve
büyüme fırsatları sunarken, siber tehditlerin niteliğini de kökten değiştiriyor.
Yapay zekâ destekli saldırılar, fidye yazılımları, deepfake girişimleri ve tedarik
zinciri kaynaklı açıklar, kurumların yalnızca bilgi teknolojileri altyapısını
değil, finansal sonuçlarını, itibarını ve şirket değerini de doğrudan etkiliyor.

Risk ve insan kaynakları çözümleri alanında 120'den fazla ülkede faaliyet gösteren
Aon'un Türkiye Kurumsal Risk Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tevfik
Erdengi, yapay zekâ çağında şirket değerini belirleyen dinamiklerin yeniden
tanımlandığını belirterek şunları söylüyor:
Şirketlerin değerinin giderek daha büyük bir bölümü verileri, fikri mülkiyetleri,
algoritmaları ve dijital varlıklarıyla ölçülüyor. Dijital varlıklar büyüdükçe,
bu varlıkları hedef alan siber riskler de aynı hızla artıyor. Bu nedenle siber
güvenlik, yalnızca bir BT yatırımı değil, şirket değerini ve rekabet gücünü
koruyan stratejik bir yönetim konusu haline geldi.

Siber güvenlik artık CEO'ların ve yönetim kurullarının ana gündemi
Erdengi, siber güvenliğin kurum içinde üst yönetim düzeyinde ele alınması gerektiğinin
altını çizerek şöyle devam ediyor:
Bugün tek bir siber saldırı, şirketlerin bilançosunu, marka itibarını ve yatırımcı
güvenini aynı anda sarsabiliyor. Bu yüzden siber güvenlik, sadece teknoloji
ekiplerinin yönettiği operasyonel bir dosya olmaktan çıktı, CEO'ların ve yönetim
kurullarının doğrudan sahiplenmesi gereken stratejik bir konuya dönüştü. Yapay
zekâ destekli tehditlerin arttığı bu dönemde farkı yaratacak olan, kurumların
dijital varlıklarını ne kadar etkin koruyabildikleri olacak.

Yapay zeka hem saldırganların silahı hem kurumların savunma aracı
Yapay zeka, şirketlere verimlilik ve büyüme imkânı sunarken, siber suçluların da
daha sofistike ve ölçeklenebilir saldırılar gerçekleştirmesine imkân tanıyor.
Deepfake destekli dolandırıcılıklar, yapay zekâ ile hazırlanmış kimlik avı saldırıları
ve otomatikleştirilmiş siber saldırılar, kurumların maruz kaldığı tehditleri
daha karmaşık ve öngörülmesi zor hale getiriyor.

Erdengi, kurumların yalnızca yapay zekâyı iş süreçlerine entegre etmesinin yeterli
olmadığını vurguluyor:
Yapay zeka artık hem saldırganların en güçlü silahı hem de kurumların en önemli
savunma aracı. Şirketler yapay zekâyı sadece verimlilik için değil, yapay zeka
destekli tehditlere karşı savunma stratejilerinin merkezinde konumlandırmak zorunda.
Deepfake gibi yöntemler klasik güvenlik yaklaşımlarını geçersiz kılıyor.
Rekabet avantajı, yapay zekâyı en hızlı kullananlarda değil, onu en güvenli şekilde
yöneten şirketlerde olacak. Saldırılar akıllandıkça savunmanın da akıllanması
gerekiyor.

En büyük riskler: Tedarik zinciri, yapay zeka kaynaklı saldırılar ve fidye yazılımları
Dijital ekosistemlerin birbirine sıkı sıkıya bağlandığı günümüzde şirketlerin siber
risk gündemi, sadece kendi sistemleriyle sınırlı değil. Bulut servis sağlayıcıları,
yazılım firmaları ve dış kaynak hizmet ortakları üzerinden yaşanan ihlaller,
tek bir tedarikçi zafiyetinin yüzlerce kurumu etkileyebildiği bir risk ortamı
yaratıyor. Buna yapay zekâ destekli saldırılar ve fidye yazılımlarının yol
açtığı uzun süreli operasyonel kesintiler ile yüksek tutarlı finansal kayıplar
eklendiğinde, siber dayanıklılık iş sürekliliğinin temel unsurlarından biri haline
geliyor.

Jeopolitik gerilimler ve devlet destekli siber faaliyetler de bu tabloyu daha karmaşık
bir hale getiriyor. Erdengi'ye göre siber risklerin sınır tanımayan yapısı,
kurumları yalnızca kendi sistemlerini değil, tüm iş ortakları ve tedarik zinciri
boyunca oluşabilecek kırılganlıkları yönetmeye zorluyor.

Ölçemediğiniz riski yönetemezsiniz
Yapay zeka çağında hızla değişen siber riskler, sezgiye dayalı karar verme anlayışının
yerini veriye dayalı risk yönetimine bırakıyor. Gerçek zamanlı veri ve gelişmiş
analitik çözümler sayesinde kurumlar, maruz kaldıkları riskleri daha doğru
ölçerken, sigorta ve risk transfer stratejilerini de daha isabetli biçimde
kurgulayabiliyor.

Erdengi, siber dayanıklılığın sadece teknolojik çözümlerle değil, bütüncül bir yönetim
yaklaşımıyla mümkün olduğuna dikkat çekiyor:
Artık başarı, sadece saldırıyı engellemekle değil, saldırı sonrasında operasyonları
ne kadar hızlı ayağa kaldırabildiğinizle ölçülüyor. Ölçemediğiniz riski yönetemezsiniz.
Bu nedenle veriye dayalı risk analizi, güçlü güvenlik kontrolleri
ve düzenli kriz tatbikatları, şirketlerin siber dayanıklılığını belirleyen temel
unsurlar. Risklerini sürekli izleyen, farklı senaryoları önceden test eden ve
kararlarını veriyle destekleyen kurumlar, belirsizlikleri daha etkin yönetirken
önemli bir rekabet avantajı elde ediyor.

Erdengi sözlerini şöyle tamamlıyor:
Dijital ekonomide şirketlerin geleceğini yalnızca teknoloji yatırımlarının büyüklüğü
değil, bu teknolojilerin ne kadar etkin ve güvenli yönetildiği belirleyecek.
Yapay zekâ çağında rekabet avantajı, risklerini gerçek zamanlı izleyebilen,
veriyi doğru analiz eden ve olası krizlere hazırlıklı olan kurumların olacak.
Geleceğin güçlü şirketleri, dijital dönüşümü siber dayanıklılıkla birlikte yöneten,
kriz hazırlıklarını ve siber sigorta çözümlerini birlikte değerlendiren şirketler
olacak.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -