Ekonomi

Basın Bülteni- Artkim Global CEO'su Güler Kimya sanayii sadece bir sektör değil, üretimin temel altyapısı

Küresel kimya sektörü, değişen tedarik zincirleri, enerji maliyetleri, sürdürülebilirlik
odaklı üretim modelleri ve bölgesel üretim arayışları doğrultusunda yeniden
şekilleniyor. Yaklaşık 6 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip sektör, otomotivden
savunma sanayiine, tekstilden tarıma, enerjiden sağlık teknolojilerine kadar
birçok stratejik alanın temel girdilerini sağlıyor. Türkiye'de ise kimya sanayii,
ihracat performansıyla ekonominin stratejik sektörleri arasındaki yerini
güçlendirmeyi sürdürüyor. Türkiye'nin ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 22,3
artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık
ihracat performansına imza attı. Kimya sektörü ise nisan ayında 3,1 milyar dolarlık
ihracat gerçekleştirerek en fazla ihracat yapan ikinci sektör oldu. Sektörün
ocak-nisan dönemindeki toplam ihracatı ise 11 milyar dolara yaklaştı.

KİMYA SANAYİİ SADECE BİR SEKTÖR DEĞİL, ÜRETİMİN TEMEL ALTYAPISI
Küresel üretim zincirlerinde kimya sektörünün oynadığı role dikkat çeken Artkim
Global Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, Kimya sanayi çoğu zaman yalnızca plastik,
petrokimya veya kimyasal üretim başlığıyla değerlendiriliyor. Oysa sektörün
gerçek etkisi üretim zincirinde ortaya çıkıyor. Bugün otomotivden savunma sanayiine,
tekstilden tarıma, enerjiden ilaç ve sağlık teknolojilerine kadar 27 farklı
sektör kimya sanayisinin sağladığı hammaddelere ve ara ürünlere doğrudan bağlı.
Bu nedenle kimya sanayi aslında sanayinin görünmeyen omurgasıdır, dedi.

Kimya sektörünün yalnızca nihai ürün üreten bir alan olmadığını vurgulayan Güler,
Bir otomobilin üretiminden enerji depolama teknolojilerine, gıda ambalajından
ilaç geliştirme süreçlerine kadar çok geniş bir üretim ekosisteminin temel girdileri
kimya sanayisinden geliyor. Bu nedenle sektör yalnızca kendi ihracatıyla
değil, diğer sektörlerin üretim kapasitesine sağladığı katkıyla da ekonomide
kritik bir rol üstleniyor, ifadelerini kullandı.

KÜRESEL DÖNÜŞÜM YENİ İŞ BİRLİKLERİNİ ZORUNLU KILIYOR
Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki
dalgalanmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların sektörün üretim
haritasını yeniden şekillendirdiğini belirten Güler, Kimya sektörü bugün yalnızca
üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme, sürdürülebilirlik ve tedarik
güvenliği açısından da büyük bir dönüşümden geçiyor. Özellikle bölgesel üretim
merkezleri ve alternatif tedarik ağları artık çok daha kritik hale geldi.
Türkiye'nin üretim kabiliyeti, lojistik avantajı ve ihracat gücü bu süreçte sektör
adına önemli fırsatlar oluşturuyor, dedi.

SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA
Sektörde yaşanan dönüşümün üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler arasındaki
iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, Kimya
sanayi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin
bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi, sürdürülebilir üretim
modellerini konuşması ve ticari iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor.
Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren üretici,
tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getirerek bu iş birliklerinin
gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor, dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -