Ekonomi

Basın Bülteni- Artkim Group CEO'su Güler Kimya sanayi aslında sanayinin görünmeyen omurgasıdır

Küresel kimya sektörü, değişen tedarik zincirleri, enerji maliyetleri ve sürdürülebilir
üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Yaklaşık
6 trilyon dolara yaklaşan büyüklüğe sahip olan sektör, otomotivden savunma
sanayiine, tekstilden tarıma kadar çok geniş bir üretim ekosistemine girdi
sağlayarak dünya ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor. Türkiye'de
ise kimya sektörü ihracat performansıyla ekonominin en güçlü alanları
arasında yer alıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin
ihracatı 2026 yılı Şubat ayında 21,1 milyar dolar olarak gerçekleşirken,
kimya sektörü 2,3 milyar dolarlık ihracatla en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu.

Sektörün 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplam ihracat ise 4,5 milyar
doları aştı. Yıllık bazda 30 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan
kimya sanayii, Türkiye'nin üretim ve ihracat altyapısında stratejik bir rol üstleniyor.

KİMYA SANAYİİ ASLINDA SANAYİNİN OMURGASI
Küresel üretim zincirlerinde kimya sektörünün oynadığı role dikkat çeken Artkim
Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, Kimya sanayi çoğu zaman yalnızca plastik,
petrokimya veya kimyasal üretim başlığıyla değerlendirilir. Oysa sektörün gerçek
etkisi üretim zincirinde ortaya çıkar. Bugün otomotivden savunma sanayine,
tekstilden tarıma, enerjiden ilaç ve sağlık teknolojilerine kadar 27 farklı sektör
kimya sanayisinin sağladığı hammaddelere ve ara ürünlere doğrudan bağlıdır.
Bu nedenle kimya sanayi aslında sanayinin görünmeyen omurgasıdır, dedi.

Kimya sektörünün yalnızca nihai ürün üreten bir alan olmadığını vurgulayan Güler,
Bir otomobilin üretiminden bir ilacın geliştirilmesine, gıda ambalajından enerji
teknolojilerine kadar çok geniş bir üretim ekosisteminin temel girdileri kimya
sanayisinden geliyor. Bu nedenle sektör yalnızca kendi ihracatıyla değil,
diğer sektörlerin üretim kapasitesine sağladığı katkıyla da ekonomide kritik bir
rol üstleniyor, ifadelerini kullandı.

KÜRESEL DÖNÜŞÜM YENİ İŞ BİRLİKLERİNİ ZORUNLU KILIYOR
Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki
dalgalanmalar ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların sektörün üretim
haritasını yeniden şekillendirdiğini belirten Güler, Kimya sektörü bugün yalnızca
üretim kapasitesiyle değil, teknoloji geliştirme ve sürdürülebilir üretim
süreçleri açısından da büyük bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşüm sürecinde sektör
oyuncularının bilgi paylaşımı yapabileceği, yeni iş birlikleri geliştirebileceği
uluslararası platformlar çok daha kritik hale geliyor, dedi.

SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI: TURKCHEM EURASIA
Sektördeki bu dönüşüm sürecinin üreticiler, teknoloji sağlayıcılar ve tedarikçiler
arasındaki iş birliklerini daha da önemli hale getirdiğini belirten Güler, Kimya
sanayi çok geniş bir üretim ekosistemine sahip. Bu nedenle sektör temsilcilerinin
bir araya gelerek yeni teknolojileri değerlendirmesi ve ticari iş birlikleri
geliştirmesi büyük önem taşıyor. Turkchem Eurasia Fuarı da sektörün farklı
alanlarında faaliyet gösteren üretici, tedarikçi ve teknoloji sağlayıcıları
bir araya getirerek bu iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor, dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -