Basın Bülteni- ASÜD YKB Çallı Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart
Ekonomi
Basın Bülteni- ASÜD YKB Çallı Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart
Türkiye'nin yılda 21,5 milyon tona yakın süt üretmesine rağmen çocukların düzenli
süt tüketimi konusunda önemli bir farkındalık eksikliği bulunduğuna dikkat çeken
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı
Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada süt
ve süt ürünlerinin sağlıklı beslenmenin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek
tüketicilere kayıtlı, denetlenen ve ambalajlı ürün tercih etme çağrısında
bulundu.
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı
Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt
ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel
bileşenlerinden biri olduğunu söyledi.
Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı,
sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından
da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye'nin süt ve süt
ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki
en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma
ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9'unu oluşturduğunu
söyledi.
Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal
gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
Süt ve süt ürünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein
kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak
için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein
kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip.
ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı'nın
önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun
vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, Okul Sütü gibi uygulamalar
yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı
kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde
de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı
sağlar dedi.
Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin
korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu
dile getiren Çallı, Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen
açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer
vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır.
Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız
olduğunu söylemek ve 'çiftçinin emeği ak süte kara çalmak' akıl alır gibi
değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için
gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha
fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız dedi.
Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor
Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan
Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini
söyledi, Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir
dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan
çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen,
sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde,
zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı
diye konuştu.
Çallı, Gelişmiş ülkelerde örneğine rastlanmayan sokak sütü satışlarının, 'doğal',
'organik' yada 'köy sütü' algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi
yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini
karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden
oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih
etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı
ürünler, izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor.
Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor.
Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız
yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir dedi.
Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli
Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi
açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil
uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir
üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu
olduğunu ifade etti ve şunları ekledi:
Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi
gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli
politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki, süt tüketimindeki
artış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke
ekonomisine de katkı sağlıyor.
Türkiye'nin güçlü süt sanayisi korunmalı
Türkiye süt sektörünün bugün 100'ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli
bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB'ye ihracat
onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan
çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini
söyledi.
Türkiye'nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen
ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta önemli
başarılar elde ediyor diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü'nün toplumda sağlıklı
beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -