Ekonomi

Basın Bülteni- DASK, Bursa’da deprem risk yönetiminde iş birliğini güçlendirmek için paydaşları bir araya getirdi

DASK, Bursa'daki İrtibat Ofisi'nde düzenlediği Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği
Buluşmasında kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini
bir araya getirdi. Buluşmada, deprem risk yönetiminde kurumlar arası iş birliğinin
güçlendirilmesi, ofisin bölgesel faaliyetleri, Zorunlu Deprem Sigortası'nın
ekonomik dayanıklılığa katkısı ve poliçe yenilemelerinin sigortalılık oranlarının
sürdürülebilirliğindeki kritik rolü ele alındı.

Çeyrek asrı geride bırakan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), deprem risk yönetiminde
kurumlar arası iş birliğini güçlendirmeye, sigorta bilincini artırmaya
ve Türkiye'nin finansal dayanıklılığına katkı sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda DASK Bursa İrtibat Ofisi'nde düzenlenen Deprem Risk Yönetiminde
İş Birliği Buluşması, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Yönetim
Kurulu Üyeleri, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı
Ahmet Yaşar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
Burkay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir ile
sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi.

Programın açılış konuşmasını yapan DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Bursa İrtibat
Ofisi'nin sadece deprem sonrasında kullanılacak bir operasyon merkezi olmadığını,
afet öncesinde eğitim, koordinasyon ve iş birliğini güçlendiren bölgesel
bir merkez olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bursa, Balıkesir, Çanakkale,
Eskişehir, Bilecik ve Yalova'yı kapsayan bölgede yaklaşık 6,5 milyon kişiye
hizmet veren ofisin bugüne kadar 1.350 acente ve 95 kamu kurumu ile yakın iş
birliği yürüttüğünü belirten Demirkan, 2.500'ün üzerinde saha ziyareti gerçekleştirildiğini
söyledi.

Sigorta acentelerinin deprem güvencesinin yaygınlaştırılmasındaki kritik rolüne
de dikkat çeken Demirkan, yeni poliçe üretimi kadar mevcut poliçelerin zamanında
yenilenmesinin de sistemin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını
belirtti. Demirkan, Her bir DASK poliçesi sadece bir konutu güvence altına almıyor,
aynı zamanda ailelerin yaşamlarını yeniden kurmalarına, ticari hayatın daha
hızlı toparlanmasına ve kamu kaynakları üzerindeki yükün azalmasına katkı sağlıyor, dedi.

Ortak hedefimiz: Deprem güvencesiz konut bırakmamak
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yaşayan
bir ülke olarak afetlere karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek zorunda
olduğunu belirterek DASK, bu alanda yalnızca bir sigorta mekanizması değil, vatandaşlarımızın
afet sonrası yeniden ayağa kalkmasını sağlayan stratejik bir güvence
modelidir. Ortak hedefimiz, deprem güvencesiz konut bırakmamak ve sigorta
bilincini toplumun tüm kesimlerinde daha da yaygınlaştırmaktır, dedi.

Yaşar, önümüzdeki dönemde Zorunlu Afet Sigortası'nın hayata geçirilmesiyle birlikte,
deprem riskinin yanı sıra iklim kaynaklı afetleri de kapsayan daha bütüncül
bir güvence yapısına geçilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye Sigorta
Birliği olarak, DASK'ın bugüne kadar oluşturduğu güçlü birikimin daha dirençli
haneler, daha dirençli şehirler ve daha dirençli bir Türkiye hedeflerine önemli
katkı sunacağına inandıklarını ifade etti.

Dirençli şehirler bütüncül yaklaşımla mümkün
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü
ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Erdal Kayapınar, dirençli şehirlerin yalnızca
sağlam yapılarla değil, doğru planlama, doğru yer seçimi, güçlü altyapı, etkin
koordinasyon ve bilinçli toplum anlayışıyla inşa edilebileceğini söyledi.

Kayapınar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Yaşanabilir çevre,
afetlere hazır, kimlikli ve akıllı şehirler vizyonu doğrultusunda çalışmalarını
sürdürdüğünü belirterek, güvenli şehirler oluşturma hedefi ile DASK'ın deprem
kaynaklı ekonomik kayıpları azaltmaya yönelik çalışmalarının birbirini tamamlayan
iki önemli unsur olduğunu ifade etti.

Deprem gerçeğini değiştiremeyiz, ancak etkilerini azaltabiliriz
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise konuşmasında afetlere karşı dayanıklılığın
sadece afet sonrasında gösterilen müdahale kapasitesiyle ölçülemeyeceğini
belirterek risklerin önceden doğru yönetilmesi ve kurumlar arasındaki güçlü koordinasyonun
önemine dikkat çekti.

25 yıldır Türkiye'nin deprem riskine karşı finansal dayanıklılığını güçlendirmek
amacıyla faaliyet gösteren DASK'ın bugün yaklaşık 11,6 milyon yürürlükte poliçeye
ulaştığını ve kuruluşundan bu yana yaklaşık 42 milyar liralık hasar ödemesi
gerçekleştirdiğini ifade eden Akın, kurumun yalnızca hasar ödeyen bir yapı değil,
afet risk yönetimi sisteminin en önemli bileşenlerinden biri haline geldiğini
söyledi. Akın, Deprem gerçeğini değiştiremeyiz. Ancak birlikte çalışarak depremin
ekonomik ve toplumsal etkilerini azaltabilir, toplumumuzu geleceğe daha
güvenle hazırlayabiliriz, ifadesini kullandı.

BTSO'dan sürdürülebilir ve güvenli üretim hamlesi
Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin üretim merkezi olarak taşıdığı stratejik öneme dikkat
çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bölgenin aynı zamanda deprem
açısından da en riskli bölgelerin başında yer aldığını söyledi.

Başta Bursa olmak üzere Marmara Havzası için doğru mekânsal planlamanın ertelenemez
bir gereklilik olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, Bursa ve içinde yer aldığı
Marmara Bölgesi, Türkiye ekonomisinin kalbidir. Bu devasa üretim havzasında
önce can güvenliğini sonra da üretim alanlarımızı güvence altına almak, doğru
ve stratejik bir mekânsal planlamayla mümkündür. Geçmişten bugüne edindiğimiz
deneyimler, afet risklerine karşı hazırlıklı olmanın sanayimiz için en temel gereksinim
olduğunu gösteriyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda TEKNOSAB
ekosistemi içinde hayata geçirdiğimiz KOBİ OSB projesi, tam da bu ihtiyaca
yanıt veren vizyoner bir modeldir. Şehir içindeki konut alanlarında, apartman altlarında
kısıtlı imkanlarla üretim mücadelesi veren imalatçı firmalarımızı bu
güvenli ekosisteme dahil ediyoruz. Böylece hem mahalle aralarındaki fiziki baskıyı
ortadan kaldırarak hemşerilerimize güvenli yaşam alanları sunuyor hem de sanayicimize
uluslararası standartlarda, afet riskinden uzak planlı bir altyapı sağlıyoruz.
Bu projemizin öncü bir rol üstleneceğine inanıyorum, dedi.

Afet yönetimi disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmeli
Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, afet yönetiminin tek bir kurumun ya da sektörün
çalışmasıyla değil, disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini
belirterek, Afet yönetiminde, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız'ın liderliğinde ve
devletimizin 2020 yılından bu yana kriz yönetiminden risk yönetimine geçen afet
yaklaşımı doğrultusunda, her ilde İl Risk Azaltma Planı İzleme Komisyonu oluşturuldu.
Bursa'da da bu komisyonun çalışmalarını Valimizin liderliğinde sürdürüyoruz, dedi.

2024 yılından itibaren Bursa'daki İRAP toplantılarını daha sistemli olarak ele
aldıklarını ifade eden Altun, Bu çalışmaları yalnızca dosya üzerinde bırakmadan,
ilçelerimizi de kapsayacak biçimde yürütüyoruz. İl Risk Azaltma Planı içerisinde
DASK'ı da afet yönetimi sisteminin önemli halkalarından biri olarak değerlendiriyoruz,
dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -