Ekonomi

Basın Bülteni- Dicle Elektrik'ten Anız yangınlarına karşı sürdürülebilirlik çağrısı Hem tarımsal üretim hem de enerji arzı riske atılıyor

Dicle Elektrik, hasat dönemlerinde artış gösteren anız yangınlarının elektrik dağıtım
şebekesinde ciddi hasarlara yol açarken can ve mal kayıplarına ve tarım topraklarında
da besin kaybı oluşturduğuna dikkat çekti. Şirketin dağıtım bölgesinde
son iki yılda anız yangınları nedeniyle yaklaşık 250 elektrik direği zarar
görürken, şebeke teçhizatlarında oluşan hasar ile elektrik kesintilerine bağlı
ulaştırılamayan enerjinin Dicle Elektrik'e toplam maliyeti yaklaşık 5 milyon TL
seviyesine ulaştı. Ayrıca Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından paylaşılan
verilere göre bir dekar arazide 300 kilogram sapın yakılması, bitkilerin
gelişimi için gerekli yaklaşık 1,5 kilogramlık besin maddesinin kaybına yol
açıyor.


İnsan, çevre ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik,
tarım arazilerinde kontrolsüz şekilde gerçekleştirilen anız yakımının elektrik
dağıtım altyapısı, can ve mal güvenliği, tarımsal üretim ve doğal yaşam üzerinde
oluşturduğu risklere dikkat çekti. Özellikle hasat dönemlerinde başlayan yangınların
rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş alanlara yayılabildiğini belirten
şirket, anız yakımının enerji arz güvenliğinden toprak verimliliğine kadar uzanan
sonuçlar doğurabildiğini bildirdi.

Son iki yılda yaklaşık 250 elektrik direği zarar gördü

Anız yangınlarının elektrik dağıtım şebekesinde ciddi hasara yol açabildiğine dikkat
çeken Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, Dağıtım bölgemizde son iki
yılda anız yangınları nedeniyle yaklaşık 250 elektrik direği zarar gördü. Şebeke
teçhizatlarında meydana gelen hasar ile yangınların yol açtığı elektrik kesintileri
nedeniyle ulaştırılamayan enerjinin şirketimize toplam maliyeti yaklaşık
5 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Ancak burada asıl mesele yalnızca maddi
kayıp değil. Alevlerin elektrik hatlarına ulaşması durumunda direklerin yanı sıra
iletkenler, izolatörler ve bağlantı ekipmanları da zarar görebiliyor. Can ve
mal güvenliğini sağlamak amacıyla enerji kesintisi yapılması gereken durumlar
yaşanabiliyor. Hasarlı direklerin değiştirilmesi, iletkenlerin yeniden çekilmesi
ve bağlantıların tamamlanması ise enerji arzının yeniden sağlanma süresini uzatabiliyor
dedi.

Yangın ihbarlarının ardından ekiplerin öncelikle can ve mal güvenliğini gözeterek
hareket ettiğini belirten Arvas, Yangının elektrik dağıtım hatlarına ulaştığı
durumlarda ilk olarak şebekeyi güvenli hale getiriyoruz. Yangının kontrol altına
alınmasının ardından hasar tespit çalışmalarımızı gerçekleştiriyor, zarar gören
ekipmanlarını onarıyor veya yeniliyoruz. Direklerin kullanılamaz hale geldiği
durumlarda yeni direklerin dikilmesi, iletkenlerin yeniden çekilmesi ve bağlantıların
tamamlanması gerekiyor. Kontrolsüz şekilde başlayan tek bir anız yangını,
can ve malın yanı sıra çevreye ve şebeke varlıklarına da zarar vererek binlerce
tüketicinin enerji arzını riske atabiliyor. Bu nedenle anız yakımı yalnızca
tarımsal veya çevresel bir mesele değil, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik
açısından da hepimizin ortak sorumluluğudur ifadelerini kullandı.

Anız yakımı toprağı verimsiz hale getiriyor

Anız yangınlarının yol açtığı kayıp elektrik altyapısıyla sınırlı kalmıyor. Tarım
arazilerinde gerçekleştirilen anız yakımı, gelecek üretim dönemleri açısından
önem taşıyan besin elementlerinin de kaybedilmesine neden oluyor. Şanlıurfa İl
Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre bir dekar arazide
yaklaşık 300 kilogram sapın yakılması sonucunda 1,5 kilogramlık yararlı besin
maddesi (saf azot) kaybediliyor. Kaybedilen bu besin maddelerinin yeniden toprağa
kazandırılabilmesi için yaklaşık 7 kilogram kimyasal gübreye ihtiyaç duyuluyor.
Bu değer hektar bazında ise yaklaşık 15 kilogram saf azot ve 70 kilogram kimyasal
gübreye karşılık geliyor.

Mikroorganizma faaliyetleri olumsuz etkileniyor

Anız yakımının toprağa etkisi besin elementi kaybıyla da sınırlı değil. Harran Üniversitesi
tarafından araştırma arazilerinde geçmiş yıllarda gerçekleştirilen
bilimsel çalışma, yakımın toprağın biyolojik yapısı üzerindeki sonuçlarını ortaya
koyuyor. Söz konusu araştırmada, anız yakımının ardından özellikle toprağın
ilk 0-3 santimetrelik bölümündeki mikroorganizma faaliyetlerinin olumsuz etkilendiği
belirlendi. Bilimsel bulgular, anız yangınlarının etkisinin hasat dönemiyle
sona ermediğini, toprağın sonraki üretim dönemlerine taşıdığı doğal yapıyı da
etkileyebildiğini gösteriyor.

Anız yakımı can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor

Özellikle hasat dönemlerinin ardından kontrolsüz şekilde yakılan anızlar, rüzgarın
etkisiyle kısa sürede geniş alanlara yayılabiliyor. Tarım arazilerinin yanı
sıra yerleşim alanlarına, doğal yaşama ve enerji altyapısına ulaşabilen yangınlar,
can ve mal güvenliği açısından da ciddi risk oluşturuyor. Dicle Elektrik, özellikle
elektrik dağıtım hatlarının bulunduğu bölgelerde kontrolsüz ateşten kaçınılmasının
hem çevrenin hem de enerji altyapısının korunması açısından büyük
önem taşıdığına dikkat çekiyor.




-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -