Ekonomi

Basın Bülteni- DIŞYÖNDER Başkanı Çınar İhracatçılara Kurumlar Vergisi'nden fazlası lazım

5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM'ye sunulan Kanun teklifinde, imal ettikleri malları
doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, ihracatından elde ettikleri kazançları
için kurumlar vergisi oranının %9'a indirilmesi, maliyet rekabeti açısından ihracatçılara
katkı sağlayacak olsa dahi bunun yeterli olmayacağını ve çok daha fazla
iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu dile getiren DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar
sözlerini şöyle sürdürdü,

Kur etkisini ortadan kaldırmaya yetmez
Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak
yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde
olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru
olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler
sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece
önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale
gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur
oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun
sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor.
Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken,
Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli
firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi
yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları
rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı
ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha
fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek.

Transit ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak
sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti:

Transit ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil
Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95'lik, İstanbul Finans Merkezi'ne
yönelik uygulanacak olan %100'lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet
pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır.
Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan
malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması
daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini
de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin yürütülmesi, lojistik
sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.

Üretici olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda
yer almalı
Konuya ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: Kurumlar
vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor.
Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği
hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine
dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim
ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem
gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar.
diyerek sözlerini noktaladı.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -