Basın Bülteni- Dönüşen Liderlik Zirvesi 2026’da, Denizli’nin yeni ihracat rotası ele alındı
Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen
ve Türkiye'nin önde gelen CEO'ları ile iş dünyasının liderlerinin katılım
sağladığı panelde, Başkanımız Osman Uğurlu, küresel ticarette yaşanan dönüşümün
tekstil ve hazır giyim sektöründe rekabet koşullarını tamamen değiştirdiğini
belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
Pandemi sonrası kırılan tedarik zincirleri, jeopolitik gerilimler, enerji
maliyetlerindeki artış ve değişen ticaret politikaları küresel ticarette yeni bir dönemi
başlattı. Artık yalnızca kaliteli ve uygun fiyatlı üretim yapmak yeterli değil.
AB'de Yeşil Mutabakat, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve Dijital Ürün
Pasaportu gibi uygulamalar, ABD'de ise korumacı ticaret politikaları ihracatın
kurallarını yeniden şekillendiriyor. Bu nedenle dünya ticaretindeki dönüşümü
doğru okumak ve rotamızı buna göre belirlemek zorundayız.
TÜRKİYE'NİN ROTASI FİYAT REKABETİ DEĞİL, DEĞER REKABETİ
Bugün Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkelerle düşük işçilik maliyetleri
üzerinden rekabet etmemiz mümkün değil. Oyunu onların kurallarıyla oynayamayız.
Türkiye'nin rotası fiyat rekabeti değil, değer rekabeti olmalı.
Denizli olarak biz de bu dönüşümü erkenden okuyarak teknik, fonksiyonel ve katma
değerli üretime yöneldik. Firmalarımız artık antibakteriyel, nefes alan, geri
dönüştürülmüş liflerden üretilen, UV korumalı, yangına dayanıklı ve teknik özellikleri
yüksek ürünlere odaklanıyor. Düz tekstilden çıkıp fonksiyonel ve döngüsel
tekstile geçiyoruz.
Bugün Denizli'nin konfeksiyon ihracat birim değeri 12,56 dolar, tekstilde ise 5,86
dolar seviyesinde. Ülke çapında zirvede olduğumuz ürün gruplarında ise havluda
9,8 dolar, bornozda 15,7 dolar ve nevresimde 10,5 dolar ihraç birim değerine
sahibiz. Katma değer açısından hem Türkiye ortalaması olan 1,60 doların hem de
Denizli ortalaması olan 2,11 doların oldukça üzerindeyiz. Bu tablo, Denizli'nin
artık fiyatla değil, kalite, tasarım, sürdürülebilirlik ve markalaşma ile rekabet
ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
2025 yılında AB'nin tekstil ve konfeksiyon ithalatı yüzde 10,9 artarken, Türkiye'nin
AB'ye yönelik tekstil ve konfeksiyon ihracatı yüzde 11,7 geriledi. Bu durum
bize Avrupa'da bir talep daralması olmasından ziyade, temel meselenin rekabet
gücündeki aşınma ve pazar kaybı olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle ihracatta yeni yol haritamızı doğru kurgulamamız gerekiyor. Teknik tekstil,
markalaşma, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme eksenli bir dönüşüm artık
tercih değil bir zorunluluk.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BUGÜNÜN MALİYETİ GİBİ GÖRÜNSE DE YARININ PAZARA GİRİŞ BİLETİ,
İHRACATÇININ YENİ REKABET PASAPORTUDUR
Sürdürülebilirlik uygulamaları artık yalnızca çevresel bir tercih değil, pazara
giriş kriteri haline geliyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin hayata geçirdiği düzenlemeler,
ihracatçı açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Sürdürülebilirlik regülasyonları, hazırlıklı olan firmalar için önemli bir rekabet
avantajı sağlayacak, hazırlıksız yakalananlar için ise ciddi bir maliyet ve
yük oluşturacak.
Kısa vadede firmalarımız için maliyet artırıcı ve operasyonel yük getiren bir süreç
olduğu açık. Ancak orta ve uzun vadede sürdürülebilir üretim modeli ihracatçılarımıza
ciddi bir rekabet avantajı sağlayacak.
Bugün Inditex Grubu ve H&M gibi büyük markalar yüzde 100 geri dönüştürülmüş ve döngüsel
üretim hedefleri ortaya koyuyor. Bu dönüşüme uyum sağlayamayan ülkelerin
küresel pazarda geri kalması kaçınılmaz olacak.
Denizli'de firmalarımız GOTS, OCS, GRS ve OEKO-TEX gibi sertifikasyon süreçlerinde
önemli ilerlemeler kaydetti. Turkish Towels İzlenebilirlik Projemiz ile de özellikle
ABD pazarında Türk havlusunun marka değerini ve güvenilirliğini daha da
güçlendirmeyi hedefliyoruz.
TÜRK HAVLUSUNUN KÜRESEL YOLCULUĞUNDA İZLENEBİLİRLİK ADIMI
Türk havlusunun köklü mirasını ve üretim gücünü dünyaya daha güçlü şekilde anlatma
vizyonuyla hayata geçirdiğimiz Turkish Towels markamız kapsamında, izlenebilirlik
ve sertifikasyon altyapısını oluşturmak üzere ETKO ile iş birliği anlaşması
imzaladık.
Bu projeyle birlikte Turkish Towels markasının yalnızca bir köken göstergesi değil,
aynı zamanda uluslararası ölçekte tanımlanabilir, doğrulanabilir ve sürdürülebilir
bir kalite standardı haline gelmesini hedefliyoruz.
Artık küresel pazarda yalnızca kaliteli üretim yapmak yeterli değil. Ürünün hangi
hammaddeden üretildiği, hangi süreçlerden geçtiği, çevresel etkisi ve sürdürülebilirlik
kriterlerine uygunluğu da en az ürünün kendisi kadar önem taşıyor. İzlenebilirlik,
yarının ticaret dilinde güvenin ve rekabet gücünün en önemli unsurlarından
biri haline geliyor.
Biz de oluşturduğumuz bu standart ile öncelikle ABD pazarında, sonraki süreçte ise
tüm dünyada Turkish Towels markasının değerini artırmayı ve Denizli'nin yüksek
kaliteli üretim gücünü daha güçlü şekilde konumlandırmayı hedefliyoruz.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -