Ekonomi

Basın Bülteni- Esenyel & Partners/ Esenyel Yeni konkordato düzenlemesi haksız finansal avantajın önüne geçecek

2025'te finansmana ulaşmada zorluk yaşayan, döviz ve girdi maliyetlerini karşılamakta
güçlük çeken şirketlerdeki finansal kırılganlık, konkordato başvurularındaki
sert artışla daha görünür hale geldi. 2025'te konkordatoya başvuru sayısı 2019
krizini geride bırakırken, hükümet de bu hızlı yükselişe son vermek için kolları
sıvayarak konkordato şartlarını ağırlaştıran bir taslak üzerine çalışmaya
başladı. Yeni taslak çalışmayı değerlendiren Esenyel & Partners Avukatlık ve Danışmanlık
Kurucu Ortağı Selçuk Esenyel, Konkordato müessesesi, gerçekten mali
yapısını düzeltmek ve faaliyetini sürdürülebilir hale getirmek isteyen şirketler
için önemli bir yeniden yapılandırma aracıdır. Ancak uygulamada yalnızca borç
ödemelerini ertelemek veya süreçten haksız bir finansal avantaj elde etmek amacıyla
başvuran şirketlerin de bulunduğunu görüyoruz. Hazırlanan yeni düzenlemenin,
bu tür kötüye kullanımların önüne geçerek sistemi asli amacına uygun şekilde
çalışır hale getirmesi hedefleniyor dedi.

Yüksek faiz ortamı, finansmana ve krediye erişimde yaşanan güçlükler, iç talepteki
daralma, kur-faiz sarmalı ve artan girdi maliyetleri, reel sektördeki kırılgan
yapıyı daha da belirgin hale getirdi. Bu ekonomik konjonktür, 2025 yılı boyunca
Türkiye'de konkordato başvurularında dikkat çekici bir artışa yol açtı. 2025'te
konkordato başvurularının bir önceki yıla kıyasla ciddi oranda arttığı ve
toplam başvuru sayısının 5 bin seviyesine yaklaştığı görülüyor. 2 bin 800'ün üzerinde
şirket için konkordato geçici mühlet kararı verildi. Bu tablo, neredeyse
her gün ortalama birkaç şirketin konkordato sürecine girdiğini ortaya koyuyor.
Sektörel dağılıma bakıldığında inşaat ilk sırada yer alırken, tekstil, metal ürün
imalatı, gıda, mobilya, akaryakıt istasyonları, giyim, tarım, otelcilik ve
plastik sanayi öne çıkan diğer alanlar oldu.

İkinci şans niteliği taşıyor
Konkordato başvurularındaki artış üzerine hükümet, sistemi daha sıkı denetim altına
almayı hedefleyen bir taslak çalışma yürütüyor. Mevcut sistemde, konkordato
talebinin kabul edilmesiyle birlikte şirket mahkeme koruması altına giriyor, bu
süreçte alacaklılar haciz işlemi başlatamıyor ve bankalar kredi alacaklarını
tahsil edemiyor. Borçların ödenmesi ve takibi belirli ölçüde ertelenebiliyor.

Bu koruma mekanizması, esasında mali yapısını yeniden düzenlemek isteyen dürüst
borçlular için önemli bir ikinci şans niteliği taşıyor. Ancak uygulamada, süreci
yalnızca ödeme erteleme veya zaman kazanma amacıyla kullanan bazı firmalar nedeniyle
alacaklıların ciddi mağduriyet yaşayabildiği de görülüyor. Yeni düzenleme
ile bu tür kötüye kullanımların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Geçici mühlet süreci kısaltılacak
Taslağa göre, konkordato altındaki şirketler, kasalarındaki mevcut varlıkları borçlular
aleyhine olacak şekilde serbestçe tasarruf edemeyecek, mali disiplin daha
sıkı denetlenecek. Bir kez reddedilen konkordato başvurusu, şirketin mali yapısında
somut ve ölçülebilir bir iyileşme olmadığı sürece yeniden yapılamayacak.
Sırf farklı bir mahkemeye başvurabilmek amacıyla adres değişikliği yapılmasının
önüne geçilecek. 6 ay kuralı ile başvuru tarihinden geriye dönük altı ay içinde
adres değişikliği yapan şirketlerin talepleri doğrudan reddedilebilecek.
Geçici mühlet süreci kısaltılacak, komiser ön raporunu en geç üç hafta içinde sunacak
ve mahkemenin verebileceği toplam geçici mühlet süresi beş aydan dört aya
düşürülecek. Konkordatonun başarı şansının bulunmadığı durumlarda mahkeme doğrudan
ret kararı verebilecek. Aynı zamanda borca batık durumda olan sermaye şirketleri
ve kooperatifler açısından ise resen iflas yolunun açılması gündeme gelebilecek.

Kötüye kullanan örnekleri filtreleyecek
Türkiye'de son yıllarda konkordato sayısındaki artışı ve hazırlanan taslak düzenlemeyi
değerlendiren Esenyel & Partners Avukatlık ve Danışmanlık Kurucu Ortağı
Selçuk Esenyel şu ifadeleri kullandı: Konkordato kurumu, gerçek anlamda mali yapısını
toparlamak isteyen şirketler için hukuki bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır.
Ancak bu koruma kalkanının, yalnızca borç ödemelerini ertelemek veya
alacaklılar aleyhine zaman kazanmak amacıyla kullanılmaması gerekiyor. Yeni taslağın
temel amacı, sistemi kötüye kullanan örnekleri filtrelemek ve konkordatoyu
asli amacına uygun şekilde işletmektir. Mahkeme koruması, dürüst borçlu için
bir fırsat, kötü niyetli başvuru için ise geçici bir sığınak olmamalıdır.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -