Basın Bülteni- Falckon/Yamaner Güneş panelleri, lityum bataryalar ve yapay zekâ çipleri yangın riskini artırıyor
Ekonomi
Basın Bülteni- Falckon/Yamaner Güneş panelleri, lityum bataryalar ve yapay zekâ çipleri yangın riskini artırıyor
Enerji dönüşümü ve dijitalleşme hayatımızı dönüştürürken, görünmeyen bir risk de
büyüyor. Çatılardaki güneş panelleri, fabrikalardaki lityum-iyon batarya sistemleri
ve veri merkezlerini besleyen yapay zekâ çipleri artık hem konutların hem
de endüstriyel tesislerin vazgeçilmez parçası. Ancak bu yeni teknolojik ekosistem,
beraberinde yeni nesil yangın tehditlerini de getiriyor.
Özellikle enerji depolama sistemlerinde ortaya çıkan ve saniyeler içinde kontrol
edilemez boyutlara ulaşabilen termal kaçak vakaları ile yüksek yoğunluklu veri
merkezlerinde yaşanan aşırı ısınma sorunları, klasik yangın güvenliği anlayışını
yetersiz bırakıyor. Artık mesele sadece yangını söndürmek değil, dijital çağın
risk haritasını baştan çizmek.
Türkiye'nin ilk ve tek endüstriyel yangın itfaiyesi Falckon'un Genel Müdürü Anıl
Yamaner, son 10 yılda risk haritalarının dramatik biçimde değiştiğini belirterek
Artık klasik yangın risklerinin yanına enerji depolama sistemleri, lityum
bataryalar ve yüksek yoğunluklu elektronik ekipmanlar eklendi. Yeni konut ve ticari
sistemlerin çoğu pil depolama özelliği içeriyor. Bu ünitelerin çatı katlarına
veya erişimi zor alanlara kurulması, acil müdahaleyi zorlaştırarak yangın riskini
büyütüyor. İşletmeler ve konutlar yangın stratejilerini yeniden kurgulamalı dedi.
Yangınlar hala en yüksek maliyetli hasar nedeni olmayı sürdürüyor. Küresel risk
raporlarına göre son beş yılda hasar sigorta talebinin yüzde 36'sını doğrudan yangınlar
oluşturuyor. Ancak artık tehdit yalnızca elektrik kontağı ya da kimyasal
reaksiyon gibi bilinen klasik nedenlerden kaynaklanmıyor. Çünkü dijitalleşme
ve enerji dönüşümü, hayatı kolaylaştırırken güneş panelleri, lityum-iyon bataryalar
ve yüksek yoğunluklu veri merkezleri, klasik yangın güvenliği anlayışını
geride bırakacak ölçekte yeni riskler üretiyor. Öyle ki küresel iş kesintileri
nedenleri arasında 9. sırada bulunan yangınların kök sebepleri arasında lityum
batarya kaynaklı patlamalar dikkat çekmeye başladı.
Güneş panelleri ve enerji depolama sistemlerinde risk artışı
Enerji depolama sistemlerinde görülen termal kaçak mekanizması, kontrolsüz sıcaklık
artışı sonucu zincirleme yangınlara yol açabiliyor. Bataryalardaki üretim
hataları, yanlış şarj uygulamaları veya fiziksel hasar, söndürülmesi son derece
zor ve yoğun toksik gaz salınımı içeren yangınlara neden olabiliyor.
Özellikle çatı katlarına kurulan güneş enerjisi sistemlerinde invertörlerin yetersiz
havalandırılması veya hatalı montaj uygulamaları yangın riskini artırıyor.
Avrupa'daki itfaiye verileri, güneş paneli kaynaklı yangın vakalarında son yıllarda
ciddi artış yaşandığını ortaya koyuyor. İngiltere'de ortalama her iki günde
bir güneş paneli bağlantılı yangın bildirimi yapılırken, 2025'in ikinci çeyreğinde
Hollanda ve Almanya'da güneş paneli kaynaklı olduğu değerlendirilen büyük
yangınlar önemli tesislerde ağır hasara yol açtı.
Yapay zekâ çipleri veri merkezlerinde ısı baskısı oluşturuyor
Yapay zekâ uygulamalarının büyümesi ise veri merkezlerinde güç yoğunluğunu önemli
ölçüde artırıyor. Yeni nesil AI çiplerinin yüksek watt değerleri, geleneksel
hava soğutma sistemlerini zorluyor. Aşırı ısınma, donanım arızası, operasyonel
kesinti ve yangın riskini beraberinde getiriyor. Sıvı soğutma sistemleri çözüm
olarak öne çıksa da bu kez elektrik ve sıvı etkileşimine bağlı yeni güvenlik riskleri
gündeme geliyor. Uluslararası kuruluşlar, otomasyon ve enerji depolama sistemlerinin
geleneksel yangın stratejilerini geçersiz kılabileceği uyarısında
bulunuyor.
Otomatik depolar ve robotik sistemlerde yangın tehlikesi
Lojistik merkezleri ve üretim tesisleri ise hızla tam otomatik depolama sistemlerine
geçerken yangın güvenliği açısından yeni ve karmaşık riskler ortaya çıkıyor.
Bu tesislerin önemli bir bölümü artık insanlar için değil, robotlar için tasarlanıyor,
bu durum olası bir yangında itfaiye ekiplerinin fiziksel müdahalesini
ciddi ölçüde zorlaştırıyor.
Raf sistemleri arasında hareket eden lityum-iyon bataryalı otonom robotlar, yoğun
yanıcı stok alanlarının ortasında çalışıyor. Bu robotların bataryaları arıza
veya hasar durumunda hareketli bir ateşleme kaynağına dönüşebiliyor. Dar koridorlar
ve yüksek raf sistemleri ise manuel müdahaleyi neredeyse imkansız hale getiriyor.
Ayrıca hava boşluklu duvar sistemlerinde kullanılan yanıcı yalıtım malzemeleri,
yangın sırasında alevlerin bina boyunca dikey olarak hızla yayılmasına neden olabiliyor.
Şirketlerin sürdürülebilirliği tehlikede
Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner, yangın güvenliğinin artık yalnızca yasal bir
zorunluluk olmadığını, şirketlerin sürdürülebilirliği ve piyasa değeri açısından
stratejik bir başlık haline geldiğini belirtiyor.
Enerji depolama sistemleri bulunan tesislerde ayrı risk analizleri yapılması, erken
uyarı ve dijital izleme altyapılarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden
Yamaner, lityum-iyon bataryalar için özel şarj, depolama ve acil müdahale protokollerinin
oluşturulmasının kritik önemde olduğunu söyledi.
Yamaner ''Endüstriyel yangın güvenliği, eski risklerle yeni teknolojilerin birleştiği
hibrit çözüm gerektiriyor. Bu dönüşüme uyum sağlayamayan işletmeler yalnızca
yangın tehlikesiyle değil, ağır mali kayıplar, sigorta kapasitesi kayıpları
ve kalıcı itibar hasarıyla da karşı karşıya kalabilir. Bu tür yangınlar artık
yalnızca teknik bir sorun değil, şirketlerin sürdürülebilirliğini ve piyasa
değerini tehdit eden stratejik bir güvenlik meselesi. Türkiye'de de bu yeni risk
haritasına uygun, proaktif ve teknoloji temelli yangın güvenliği stratejilerinin
hızla hayata geçirilmesi gerekiyor'' dedi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -