Basın Bülteni- Ford, Avrupa’da ürün ve hizmetlerini genişletiyor
Ford, bayileri ve iş ortaklarıyla düzenlediği toplantıda, Avrupa'daki geleceğine
yönelik yeni dinamik vizyonunu paylaştı. Önümüzdeki üç yıl içinde ticari ve bireysel
müşteriler için kapsamlı bir ürün ve teknoloji planı devreye almaya hazırlanan
Ford, Avrupa'daki sürücülere ve işletmelere yönelik vaatlerini yeniliyor.
Ford Avrupa stratejisini, markanın gerçek anlamda güçlü olduğu ve farklılaştığı
alanlara odaklanan yeni küresel marka platformu Ready-Set-Ford ile gözler önüne
seriyor: İnşa Et (Build), Heyecan Ver (Thrill) ve Maceraya Atıl (Adventure). Avrupa'da
'Ready-Set-Ford' çatısı altındaki ilk kampanyalar bu ay başlıyor
Ford Pro, Avrupa İşletmeleri için Araç Üreticisinden Üretkenlik Ortağına Dönüşüyor
Onbir yıldır Avrupa'nın lider ticari araç markası olan Ford Pro1, her bir araçtan
elde edilen çıktıyı en üst düzeye çıkarmak için yazılım ve hizmetlerden yararlanarak,
bir araç üreticisinden her büyüklükteki işletme için vazgeçilmez bir üretkenlik
ortağına dönüşüyor.
Ford Pro'nun Avrupa'daki işin bel kemiği olduğunu ifade eden Ford Avrupa Başkanı
Jim Baumbick, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: Biz sadece van ve pick-up
satmıyoruz, araçlar, yazılım ve hizmetlerden oluşan entegre bir ekosistem sunuyoruz.
Araçlarımız pazara liderlik ediyor ve onların etrafında rakiplerimizin karşılık
veremeyeceği bir üretkenliği hızlandıran bir ekosistem inşa ettik. Müşterilerimiz
için bu yalnızca ulaşım değil, daha iyi bir yatırım getirisi anlamına
geliyor.
Ford Pro'nun Uptime Services hizmetleri, bağlantılı araç verilerini ve öngörüsel
zekâyı kullanarak sorunları probleme dönüşmeden önce tespit ediyor. 2019'dan bu
yana her Ford Pro aracı entegre modemle üretiliyor. Bugün Avrupa'da 1,2 milyondan
fazla müşterinin aracı bağlantılı durumda ve bu araçlar, araç sağlığı hakkında
günde yaklaşık 6 milyon sinyal üretiyor. Sadece geçtiğimiz yıl, Ford'un bağlantılı
hizmetleri müşterilerimizin kesintisiz çalışma süresini yaklaşık bir milyon
gün artırdı.
Ford Pro şimdi bu yetenekleri ilk kez küçük işletmelere de taşıyor. Yeni Bayi Filo
Operasyonel Verimlilik Hizmeti sayesinde her Ford bayisi özel bir operasyon
yöneticisine dönüşebiliyor, araç sağlığını izleyebiliyor, müşterilere proaktif
şekilde ulaşabiliyor, araç gelmeden önce parça ve servis hazırlıklarını yapabiliyor.
Bu hizmet ile Avrupa'da yapılan ilk pilot uygulamalar, araçların onarım
sürelerinin yüzde 50'ye kadar kısaldığını ve onarımların yüzde 80'inin proaktif
şekilde tespit edildiğini gösteriyor.2
Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti, iş sahibi müşteriler açısından daha fazla
çalışma süresi, daha verimli ve üretken bir iş günü ve sahip oldukları her
araçtan daha fazla gelir elde etmek anlamına geliyor. Bayiler açısından ise daha
fazla servis fırsatı, daha güçlü müşteri bağlılığı ve gelir potansiyelinde önemli
bir artış anlamına geliyor. Tüm bunlar bayilerin araç ve servis sağlayıcı
olmanın ötesinde, ticari müşterilerinin kazanç sağlamaya devam etmesine yardımcı
olan, içgörü, araç ve bağlantı kabiliyetleriyle donatılmış, veri destekli bir
verimlilik ortağına dönüşmeleri ile mümkün oluyor.
Ayrıca, Ford Pro ürün gamına zorlu görevler için tasarlanan Ranger Super Duty'i
ekliyor.
Ranger Super Duty: Avrupa'nın En Zorlu Görevleri İçin Sınırları Zorlayan Kabiliyet
Ranger, 11 yıldır üst üste Avrupa'nın en çok satan pick-up modeli konumunda.1 Yeni
Ranger Super Duty, bu model ailesini, acil durum hizmetleri, ormancılık, madencilik
ve askeriye gibi zorlu iş alanlarına da taşıyor. Model, toplam 8 ton birleşik
kütle kapasitesiyle3,4 4,5 tona kadar çekme kapasitesi4 ve yaklaşık 2 ton
taşıma kapasitesi3 sunuyor. Araç fabrikadan çıktığı andan itibaren ağır hizmet
tipi süspansiyon, ekstra alt gövde koruması ve rakiplerine göre yerden daha yüksek
bir yapı ile donatılıyor. Ranger'ın standart kabin konforu, bağlantı özellikleri
ve sürüş destek teknolojileriyle5, iş odaklı yaklaşım bu araçta birleştiriyor.
Jim Baumbick, Ranger Super Duty için şunları ifade etti Avrupa'daki kamu kurumları
ve savunma sanayisine hizmet veren dönüşüm firmaları, sınırları zorlayan özellikler
sunan hazır araçlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Aslında Ranger
Super Duty, tam olarak bu görevler için tasarlandı. Şimdiye kadar geliştirdiğimiz
en kabiliyetli Ranger olan model, aynı zamanda Avrupa'da yeni bir ağır hizmet
kamyonet segmenti oluşturuyor. Ranger Super Duty, fabrikamızdan doğrudan ve
yüksek adetlerde temin edilebiliyor.
Avrupa'da Ford Binek Araçları İçin Yeni Bir Dönem
Ford'un özellikle Avrupa'nın kendi yarış formatı olan ralli dünyasında bir asrı
aşan yarış mirası bulunuyor. Ford, bu off-road ruhunu sürüş performansıyla birleştirerek
Avrupa'ya özel ralli ruhu taşıyan araçlar geliştirecek. Ford Avrupa'nın
yeni ürün ailesi, kontrol ve hassasiyetten ödün vermeden heyecan ve macerayı
bir araya getiren multi energy çözümler sunacak.
Bu araçlar, Avrupa'nın Alp geçitleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve virajlı yolları
gibi kendine özgü zorlukların üstesinden gelebilecek karaktere sahip.
Ford, 2029 sonuna kadar Avrupa'da, Avrupa için üretilen tamamen yeni beş binek aracı
lanse edecek:
- Global Bronco ailesinin yeni üyesi Avrupa'ya geliyor: Global Bronco ailesinin
bu yeni multi energy üyesi, güçlü karaktere sahip kompakt bir SUV olacak. Model
2028'den itibaren Ford'un İspanya Valencia'daki fabrikasında üretilecek.
- Elektrikli Hatchback: Bu yeni küçük elektrikli araç, özgün tasarımı Ford'un imza
niteliğindeki sürüş dinamikleriyle birleştirerek yarıştan yola uzanan kabiliyetleri
B segmentine taşıyacak.
- Küçük Elektrikli SUV: Ralli mirasından gelen tasarım dilini ve sürüş dinamiklerini
şehir kullanımına uygun bir paket içinde sunan dinamik, tamamen elektrikli
küçük SUV.
- İki Multi Energy Enerji Crossover: Ralli ruhu taşıyan iki yeni crossover modeli,
2029 sonuna kadar yeni ürün gamına katılacak.
Hız ve Ölçek için İş Birlikleri
Stratejik iş birlikleri, Ford'un Avrupa'daki rekabet yaklaşımının merkezinde yer
alıyor. Geliştirme süreçlerini hızlandıran bu iş birlikleri ölçek ekonomisine
zemin sağlarken hem ticari araç hem de binek araç segmentlerinde değer yaratıyor.
Ford ve iş ortaklarının uzmanlığını, endüstriyel ayak izini ve tedarik altyapısını
bir araya getirmek, her iki tarafa da dünyanın en rekabetçi bölgelerinden
birinde kazanmak için gerekli verimlilik, rekabet gücü ve üretim imkanı sağlıyor.
Baumbick, Bunlar yalnızca birer anlaşma değil, stratejik kaldıraçlar. Hız ve ölçekle
hareket etmek için en iyilerle iş birliği yapıyoruz ve ürünlere tutkuyla,
belirgin şekilde Ford karakteri taşıyan araçlar sunmaya odaklanıyoruz. dedi.
Ford Türkiye İş Birimi Lideri Özgür Yücetürk ise Ready-Set-Ford, Ford'un Avrupa'daki
yeni bir marka platformu olmanın ötesinde aslında Ford'un Avrupa pazarında
rekabete karşılık kendi off-road ruhunu ve asırlık ralli mirasını, müşteri merkezci
bir yaklaşımla multi energy seçenekleri ve yeni bağlantılı hizmetlerle
bir araya getirdiği yeni bir çağın habercisi. Ford Türkiye olarak önceliğimiz
binekte ve ticari araçlarda ürünü, finansmanı, satış kanalını ve müşteri deneyimini
birlikte yöneten bir yapı ile değer yaratmak. Ready Set Ford stratejisinin
altındaki müşteri merkezci felsefe ve yenilikler, bu yapımız için önemli bir zemin
sağlayacak. dedi.
Karbonsuz Mobiliteye Gerçekçi Bir Yol
Avrupa'daki sürücülere ve işletmelere 100 yılı aşkın süredir sevdikleri ve hayatlarını
kolaylaştıran otomobiller, kamyonetler ve van modelleri sunan Ford, sıfır
emisyonlu geleceğe doğru yolculukta, müşterilerini desteklemekte kararlı. Ancak
emisyon hedefleri tüketici talebinin gerçeklerinden koptuğunda sonuçlar ters
etki yaratabiliyor: Alıcılar daha eski ve daha yüksek emisyonlu araçlarını daha
uzun süre kullanmaya devam ediyor, endüstriyel yatırımın ekonomik temelleri zayıflıyor.
Buna ek olarak, Made in Europe düzenlemelerinin bölgesel entegre tedarik zincirlerinin
gerçekliğini ve Türkiye, Fas ve Birleşik Krallık gibi bölgesel ortakların
endüstriyel ekosistemimizde oynadığı önemli rolü yansıtması önem taşıyor. Bu
pazarların dışarıda bırakılması veya kısıtlanması Avrupa'nın rekabet gücünü zayıflatacak
ve sonuçta tüketiciler için maliyetleri artıracaktır.
Avrupa'nın acil ihtiyacı, hedefleri tüketici tercihleriyle uyumlu hale getiren ve
gerçekçi, güvenilir bir planlama ufku sağlayan düzenleyici bir çerçevedir. Ford,
müşteri öncelikli bir yaklaşım çağrısında bulunuyor:
- Gerçekçi Hedefler ve Doğru Şarj Altyapısı: CO2 hedefleri gerçek tüketici talebini
ve altyapı koşullarını yansıtmalı. Pazarın hareket edebileceğinden daha hızlı
bir geçişi zorlamak, emisyonların azaltılmasında kritik öneme sahip araç parkı
yenilenme hızını yavaşlatma riski taşıyor.
- Yeni Bir Yol: Mevzuat, plug-in hibritler (PHEV) ve menzil artırıcılı elektrikli
araçlar (EREV) gibi elektrikli teknolojileri desteklemeli ve teşvik etmeli. Bu
teknolojiler, tamamen elektrikli bir geleceğe pratik bir geçiş yolu sunuyor.
Ailelerin ve işletmelerin Avrupa genelinde gerekli şarj altyapısı kurulurken bugünden
emisyonlarını azaltmaya başlamasını, elektrikli kilometre kullanımını en
üst seviyeye çıkarmasını sağlıyor.
- Küçük İşletmeler İçin Koruma: Yeni van satışlarının yaklaşık yüzde 10'u elektrikli
araçlardan oluşuyor. İşletmeler, binek araçlara göre optimize edilmiş şarj
altyapısı ve depolar için şebeke erişiminde yaşanan gecikmeler nedeniyle zorlanıyor.
Ticari araçlara agresif hedefler dayatmak, Avrupa ekonomisini ayakta tutan
tesisatçılar, inşaatçılar ve dağıtım sürücüleri üzerinde ek bir vergi etkisi
yaratıyor.
Baumbick, Biz araçları regülasyon zorunluluklarını karşılamak için değil, insanlar
için üretiyoruz. Sıfır emisyona giden en hızlı yol, müşterilerin gerçekten
tercih edeceği yoldur. Müşterilerin mümkün olduğunda elektrikli sürüş yapmasını
sağlayan hibrit teknolojilerle emisyon azaltımını bugünden hızlandırabiliriz. dedi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -