Ekonomi

Basın Bülteni- GBA Bilişim/Gündoğdu Kurumsal yapay zekânın geleceğini, giderek daha fazla insan gibi konuşan chatbot'lar belirlemeyecek

Yapay zekâ teknolojilerinin iş dünyasındaki kullanımının Geri Alma Destekli Üretim
teknolojileriyle sınırlı kaldığına dikkat çeken GBA Bilişim Kurucu Ortağı A.
Barkın Gündoğdu, bu yaklaşımın yapay zekânın gerçek potansiyelini daraltma riski
taşıdığını kaydetti. Kurumların bu alana yaptığı yatırımın karşılıksız bırakıldığını
ifade eden Gündoğdu, Kurumsal yapay zekâ stratejileri soru yanıtlayan
modellerin ötesine geçerek aksiyon alabilen sistemlere evrilmesi gerekiyor. Yapay
zeka bu sayede çözüm önerileri de sunarak kurumların hedefleri gerçekleştirmelerine
yardımcı oluyor dedi.

Yapay zekâ alanında son yıllarda yaşanan hızlı yükselişin önemli bir bölümünde kurumsal
kullanım, chatbot etrafında şekilleniyor. Çalışanlar sorular soruyor, büyük
dil modeli olan LLM yanıtlar üretiyor. Kurumlar ise bu modeli Retrieval-Augmented
Generation (RAG) olarak adlandırılan Geri Alma Destekli Üretim aracılığıyla
kendi iç dokümanlarına bağlayarak yapay zekâ asistanının bu bilgilere hâkim
olmasını ve soruları bu veriler ışığında cevaplamasını sağlıyor. Bu yaklaşım
kısa vadede değer yaratsa da yapay zekânın gerçekte neye dönüşebileceğine ve kapasitesine
ilişkin bakış açısını daralttığını vurgulayan GBA Bilişim Kurucu Ortağı
A. Barkın Gündoğdu, bundan hareketle asıl önemli dönüşümün daha küçük dil modellerinden
daha büyük modellere geçiş olmadığını kaydetti. Gündoğdu, Dönüşüm,
yanıt üreten sistemlerden, hedefleri takip edebilen, karar verebilen ve yönetişim
çerçevesinde aksiyon alabilen sistemlere geçiştir. Bir bakıma bu dönüşüm,
bizi yapay zekânın temel kavramlarından birine, mantıklı kararlar alabilen rasyonel
ajanlara (rational agents) geri götürüyor dedi.

Güçlü bir LLM, otomatik olarak kurumsal bir yapay zekâ asistanı görevi üstlenmez

GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, güçlü bir büyük dil modelinin (LLM)
tek başına kurumsal yapay zekâ asistanı oluşturamayacağını vurguluyor. Yeni nesil
otonom sistemlerin, kurumsal bilgiye erişim, iş uygulamalarıyla etkileşim,
bağlamı koruyacak bellek, çok adımlı süreçleri yönetecek koordinasyon ve yetkilendirmeyi
belirleyen yönetişim mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Bu yaklaşım, iş hedefinden muhakemeye, kurumsal bilgiden araç seçimine ve
aksiyondan değerlendirmeye uzanan yeni bir mimariyi ortaya çıkarıyor. Model bu
mimarinin bir parçası hâline gelirken, artık mimarinin kendisi olmaktan çıkıyor.
Özellikle karmaşık teknoloji altyapılarına sahip kurumlar için bu durum kritik
önem taşıyor. ERP, CRM, BT yönetim sistemleri ve sektöre özgü uygulamalar varlığını
sürdürürken, yapay zekânın bu mevcut ortamın içinde çalışması gerekiyor.
Bu noktada Model Context Protocol (MCP) gibi birlikte çalışabilirlik standartları
öne çıkıyor. Araçların ve bağlamsal bilgilerin standart mekanizmalarla erişilebilir
hâle getirilmesi, her yapay zekâ uygulaması ile kurumsal sistem arasında
ayrı entegrasyon geliştirme ihtiyacını azaltıyor. Ancak Gündoğdu'ya göre, bağlantı
kurabilmek tek başına güvenilir otomasyon anlamına gelmiyor.

Rasyonel aksiyon her zaman değişikliği gerçekleştiren olmayabilir
GBA Bilişim Kurucu Ortağı A. Barkın Gündoğdu, otonom yapay zekâ asistanlarına yönelik
yoğun ilginin beraberinde maksimum otonomiyi ilerlemenin ölçütü olarak görme
riskini barındırdığını belirtti. Mantıklı kararlar alabilen bir sistemin, teknik
olarak mümkün olsa bile her aksiyonu otomatik biçimde gerçekleştirmemesi
gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, özellikle finansal işlemler, müşteri bilgileri
ve kritik altyapılarda insan onayının önemine dikkat çekti. Yeni nesil kurumsal
yapay zekâ mimarisinin, kimlik, yetkilendirme, denetlenebilirlik ve insan gözetimiyle
birlikte tasarlanması gerektiğini ifade etti.

Kurumsal yapay zekânın geleceğini, giderek daha fazla insan gibi konuşan chatbot'lar
belirlemeyecek
Kurumsal sistemde yeni rekabet avantajının aksiyon almaktan geçtiğine dikkat çeken
Gündoğdu, açıklamasında şunlara değindi: Rekabet avantajı, zekâyı kendi verilerine,
iş akışlarına ve kurumsal sistemlerine güvenli biçimde bağlayabilen ve
yapay zekânın gerçekleştirdiği aksiyonların sonuçları gerçekten iyileştirip iyileştirmediğini
ölçebilen kurumlara ait olacak. Bu dönüşüm, yöneticilerin sorması
gereken soruyu da değiştiriyor. 'Hangi yapay zekâ modelini kullanmalıyız?' sorusu
yerine 'Yapay zekânın hangi kararlara ve süreçlere katılmasına izin vermeliyiz
ve bunu hangi yönetişim modeli altında yapmalıyız?' sorusu daha önemli. Bu,
yanıtlanması çok daha zor bir soru. Ancak gerçek kurumsal dönüşüm de tam olarak
burada başlıyor. Kurumsal yapay zekânın geleceğini, giderek daha fazla insan
gibi konuşan chatbot'lar belirlemeyecek. Bu geleceği, zekâyı güvenilir, ölçülebilir
ve yönetişim altında gerçekleştirilen aksiyonlara dönüştürebilen sistemler
belirleyecek.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -