Basın Bülteni- General Mobile/Cihaner Yerli üretime yönelik vergi teşvikleri kayıt dışılığı azaltabilir
Türkiye, yıllık 14,8 milyon adetlik akıllı telefon üretim kapasitesiyle bölgesinin
önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Buna rağmen 2025 yılında
IMEI kaydı yapılan yaklaşık 11,7 milyon adet akıllı telefonun yalnızca 5,27
milyon adedi yerli üretimden oluşurken, sektörün kapasite kullanım oranı yüzde
35,7 seviyesinde kaldı.
Son yıllarda birçok küresel teknoloji markasının Türkiye'de üretim yatırımı
gerçekleştirmesi, ülkenin üretim altyapısına duyulan güvenin önemli bir göstergesi
olarak öne çıkıyor. Ancak bu yatırımların sürdürülebilir ekonomik değere dönüşebilmesi
için mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yüksek katma değerli
üretimin teşvik edilmesi ve yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi kritik
önem taşıyor.
General Mobile İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlkay Cihaner, Türkiye'nin son yıllarda
akıllı telefon üretiminde önemli bir üretim kabiliyeti geliştirdiğini ancak
mevcut potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirterek şu değerlendirmede
bulundu:
Türkiye son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir altyapı ve bilgi birikimi
oluşturdu. General Mobile olarak yüzde 70'e varan yerlilik oranına ulaşırken,
yıllık 4,2 milyon adet üretim kapasitesine sahip tesisimizle hem kendi markamız
hem de farklı markalar için üretim gerçekleştirebiliyoruz. Ancak sektör genelinde
kurulu kapasitenin önemli bölümü atıl durumda bulunuyor. Mevcut kapasitenin
daha verimli kullanılması, yerli üretimi destekleyecek politikaların hayata
geçirilmesi ve teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi halinde Türkiye'de yaratılan
katma değer önemli ölçüde artabilir. Bu sayede hem yatırımların sürdürülebilirliği
sağlanabilir hem de elektronik üretiminde oluşan bilgi birikimi daha
geniş bir sanayi ekosistemine yayılabilir.
5G dönüşümü için finansmana erişimin ulaşılabilir olması gerekiyor
Türkiye'nin 5G dönüşüm sürecine güçlü şekilde hazırlandığını belirten Cihaner, Ulaştırma
ve Altyapı Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 5G mobil abone
sayısının yaklaşık 42 milyona ulaştığını ifade etti.
Bu sayı, Türkiye'de tüketicilerin yeni nesil haberleşme teknolojilerine adaptasyonunun
son derece güçlü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde 5G'nin yaygınlaşmasıyla
birlikte tüketicilerin bu teknolojiden tam anlamıyla faydalanabilmesi
için 5G destekli yeni nesil cihazlara erişimin kolaylaştırılması gerekiyor.
Bugün 12 ay vadeli tüketici kredilerinde uygulanan 20 bin TL üst sınır, yaklaşık
39 bin TL seviyesine ulaşan ortalama akıllı telefon fiyatlarının oldukça gerisinde
kalmış durumda. Mevcut düzenleme tüketicilerin yeni teknolojilere erişimini
zorlaştırırken, iç pazardaki talebi de baskılıyor. Türkiye'nin 5G dönüşümünü
hızlandırabilmesi ve tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişiminin önünün açılabilmesi
için kredi üst limitlerinin günümüz piyasa koşullarına uygun şekilde
en az 40 bin TL seviyesine çıkarılmasının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında yenilenmiş akıllı telefonlarda
uygulanan 12 ay kredi kartı taksit imkanının, yerli üretim 5G akıllı telefonlar
için de değerlendirilmesi önemli bir kaldıraç etkisi yaratacaktır. Böyle
bir düzenleme, tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişimini kolaylaştırırken,
5G cihazların geleneksel satış kanalları başta olmak üzere daha geniş bir
noktada ulaşılabilirliğini ve tercih edilebilirliğini artıracaktır. Bu sayede yerli
üretim desteklenirken, 5G cihaz penetrasyonunun ve Türkiye'nin dijital dönüşüm
hızının artmasına da önemli katkı sağlanacaktır.
Yerli üretime yönelik vergi teşvikleri kayıt dışılığı azaltabilir
Akıllı telefonların artık lüks tüketim ürünü değil, günlük hayatın vazgeçilmez bir
parçası haline geldiğini belirten Cihaner, mevcut vergi yapısının hem tüketiciyi
hem de yerli üreticiyi zorladığını ifade etti.
Bugün akıllı telefonlar eğitimden sağlığa, bankacılık işlemlerinden kamu hizmetlerine,
iş hayatından sosyal yaşama kadar hayatın her alanında kullanılan temel
ihtiyaç ürünlerinden biri haline geldi. Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri
İş İnsanları Derneği'nin (MOBİSAD) paylaştığı verilere göre sektörde kayıt
dışılık oranı yüzde 35 seviyelerine ulaşmış durumda. Bu oran dikkate alındığında,
her yıl yaklaşık 3 ila 3,5 milyon adet cihazın kayıt dışı yollarla ülkeye
girdiği ve bunun ülke ekonomisinde yaklaşık 2,6 milyar dolarlık ekonomik kayba
neden olduğu hesaplanıyor.
Yerli üretimi yapılan cihazlara yönelik vergi indirimi veya belirli vergi istisnalarının
hayata geçirilmesi, hem tüketicilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıracak
hem de talebi canlandıracaktır. Böyle bir uygulamanın yalnızca Türkiye'de
üretilen cihazları kapsaması halinde yerli üretim teşvik edilirken kayıt dışılığın
azaltılması da mümkün olabilir. Bunun sonucunda kapasite kullanım oranları
yükselirken sektörün ekonomiye sağlayacağı katkı da önemli ölçüde artacaktır.
Yüksek teknoloji üretimi için 200 dolar gözetim uygulaması güncellenmeli
Akıllı telefon ithalatında uygulanan 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulamasının
günümüz maliyet yapısını yansıtmadığını belirten Cihaner, özellikle yapay zeka
yatırımlarının elektronik sektöründe önemli maliyet değişimlerine neden olduğunu
söyledi.
Yapay zeka yatırımları ile yüksek bant genişlikli belleklere yönelik küresel talep
son derece hızlı arttı. Veri merkezleri ve yapay zeka altyapı yatırımları nedeniyle
tüketici elektroniğinde kullanılan belleklerde arz baskısı oluşurken,
bazı ürün gruplarında bellek maliyetleri geçen yıla göre altı kata kadar yükseldi.
Bugün birçok akıllı telefonda bellek maliyetinin toplam cihaz maliyetinin yaklaşık
yüzde 50'sine kadar ulaştığını görüyoruz. Bu durum ürün maliyet yapısını önemli
ölçüde değiştirmiş durumda. Mevcut 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulaması
üreticileri ağırlıklı olarak giriş ve giriş-orta segment ürünlere yönlendirirken,
daha yüksek teknoloji içeren ürünlerin Türkiye'de üretilmesini yeterince
teşvik etmiyor.
Gözetim uygulamasının en az 300 dolar seviyesine çıkarılması, daha geniş ürün segmentlerinin
Türkiye'de üretilmesine, yüksek katma değerli yatırımların artmasına
ve Türkiye'nin teknoloji üretimindeki rekabet gücünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Türkiye, değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip
Küresel şirketlerin son yıllarda üretim ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye
yöneldiğini belirten Cihaner, Türkiye'nin bu dönüşümden faydalanabilecek en güçlü
ülkelerden biri olduğunu ifade etti.
Doğu ile Batı arasında değişen jeopolitik dengeler ve küresel tedarik zincirlerinde
yaşanan dönüşüm, Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor. Avrupa pazarına yakınlığımız,
Gümrük Birliği avantajımız, güçlü lojistik altyapımız, yetişmiş iş
gücümüz ve üretim kabiliyetimiz sayesinde Türkiye teknoloji yatırımları açısından
stratejik bir merkez konumunda bulunuyor.
Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına erişim açısından sahip olduğumuz
avantajlar yeni teknoloji yatırımlarının ülkemize çekilmesinde önemli rol oynayabilir.
Bugün kurulu bulunan üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması
yalnızca iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamak için değil, Türkiye'nin bölgesel teknoloji
üretim ve ihracat üssü haline gelmesi için de önemli bir fırsat sunuyor.
Kritik haberleşme teknolojilerinde yerli üretim stratejik önem taşıyor
Günümüzde telekom altyapılarının enerji ve savunma sistemleri kadar kritik hale
geldiğini belirten Cihaner, birçok ülkenin haberleşme ekipmanlarını artık yalnızca
ticari ürün olarak değil, stratejik milli güvenlik unsuru olarak değerlendirdiğine
dikkat çekti.
Hindistan başta olmak üzere birçok ülke kritik haberleşme altyapılarında güvenilir
tedarikçi modellerini destekliyor ve yerli üretimi teşvik ediyor. Avrupa'da
da telekom altyapıları artık yalnızca maliyet perspektifiyle değil, siber güvenlik
ve stratejik bağımsızlık perspektifiyle değerlendiriliyor.
Türkiye'nin de sahip olduğu üretim altyapısını yalnızca akıllı telefonlarla sınırlamaması
gerekiyor. Modemler, fiber erişim ekipmanları, kurumsal ağ çözümleri
ve IoT haberleşme ürünleri gibi kritik teknolojilerde yerli üretimin teşvik edilmesi
hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de ülkemizin siber güvenlik ve milli teknoloji
hedeflerine katkı sağlayacaktır.
Akıllı telefon üretiminde uygulanan gözetim mekanizmasına benzer şekilde, kritik
haberleşme ekipmanlarında da yerli üretimi destekleyecek gözetim uygulamalarının
ve gümrük politikalarının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sayede
Türkiye yalnızca tüketici elektroniğinde değil, stratejik haberleşme teknolojilerinde
de bölgesel üretim merkezi haline gelebilir.
Güçlü bir yan sanayi ekosistemi yeni yatırımların önünü açabilir
Türkiye'de akıllı telefon üretimiyle oluşan bilgi birikiminin elektronik sektörünün
diğer alanlarına da yayılabileceğini belirten Cihaner, yerli tedarik ekosisteminin
güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.
Bugün otomotiv sektöründe güçlü bir yan sanayi yapısı bulunuyor. Benzer bir dönüşümün
elektronik sektöründe de gerçekleşmesi gerekiyor. Elektronik bileşenler,
mekanik parçalar ve diğer kritik komponentlerde yerli üretimin artırılması yalnızca
akıllı telefon sektörüne değil, otomotiv elektroniğinden IoT cihazlarına
kadar birçok farklı sektöre katkı sağlayacaktır.
Türkiye'nin sahip olduğu üretim altyapısı ve mühendislik kabiliyeti doğru inisiyatiflerle
desteklendiğinde yalnızca tüketen değil, teknoloji geliştiren, üreten
ve ihraç eden bir ülke konumunu daha da güçlendirebilir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -