Basın Bülteni- Gilda&Partners/Bal Yaz ayları, çalışanların kariyer planlarını yeniden gözden geçirdiği bir döneme dönüşebiliyor
Yaz ayları, artık şirketler için yalnızca tatil planları ve izin takvimleriyle yönetilen
bir dönem olmaktan oldukça uzakta. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun
verilerini değerlendiren Work Institute analizine ve 2025 verilerine göre,
istifa oranı sene başında %1,6 civarında seyrederken, Haziran-Ağustos döneminde
yaklaşık %2,5'e kadar yükseliyor. Bu artış, işten ayrılmaların yılın ilk aylarında
daha düşük seyrettiğini, ilkbaharla birlikte yükseldiğini ve orta-geç yaz
döneminde zirveye ulaştığını gösteriyor.
Work Institute raporuna göre, birçok çalışan kurumunda çalışmaya devam ederken geleceğini
sessizce değerlendiriyor. Kariyer gelişimi, ilerleme fırsatları ve geleceğe
dair net bir yol haritası sunulmaması, çalışan kaybının önemli nedenleri
arasında yer alıyor. Yaz ayları bu sorgulamanın hızlandığı, çalışanların yeni
fırsatlara daha açık hale geldiği ve iş değişikliği eğiliminin güçlendiği bir
dönem olarak öne çıkıyor.
Yaz Aylarında Kurumla Bağ Yeniden Sorgulanıyor
Yaz döneminde şirketlerin öncelikleri genelde izin takvimleri düzenlemek, ekip devamlılığını
sağlamak ve operasyonu aksatmadan sürdürmek oluyor. Ancak bu dönemde
çalışan hareketliliği açısından sessiz bir risk alanı oluşabiliyor. Yöneticilerin
izinli olması ve ekip içi koordinasyonun azalması, kurumların çalışan davranışındaki
değişimleri fark etmesini zorlaştırabiliyor.
Bu süreç, çalışanların kurumla bağını kırılgan halegetiriyor. . İş yükü devam ederken
yönetsel temasın azalması, çalışanların kendini daha az görünür ve daha az
desteklenmiş hissetmesine yol açabiliyor. Biriken memnuniyetsizlikler, gelişim
fırsatı eksikliği ve belirsiz kariyer beklentileri üst üste gelince iş arama
eğilimi güçlenebiliyor.
Elde tutma stratejisi yıl sonuna bırakılmamalı
Çalışan kaybı çoğu zaman ayrılıklar gerçekleştikten sonra görünür hale geliyor.
Ancak Gallup'un araştırmasına göre, son bir yıl içinde istifa eden çalışanların
%42'sinin, şirketleri tarafından alınacak aksiyonlarla kurumda tutulabileceğini
belirtiyor. Bu bize, çalışan kaybının önemli bir bölümünün önlenebilir olduğunu
gösteriyor.
İnsan kaynakları firması Gilda&Partners Consulting Kurucusu Jilda Bal da, yaz aylarının
şirketler için önemli bir uyarı dönemi olduğunu vurguluyor.
Yaz ayları şirketlerde sakin bir dönem gibi görülse de, çalışanlar için kariyer
kararlarının yeniden değerlendirildiği bir sürece dönüşebiliyor. Çalışanlar bu
dönemde mevcut işlerinde ne kadar desteklendiklerini ve geleceklerini o kurumda
görüp görmediklerini sorguluyor. Çalışanlar çoğu zaman bir anda ayrılma kararı
almıyor. Uzun süre görülmediğini, duyulmadığını ya da gelişim alanı bulamadığını
hissettiğinde kopuş başlıyor. Şirketler bu sessiz kopuşu zamanında fark edebilirse,
yetenek kaybının önemli bir bölümünü önleyebilir. Bu nedenle yaz dönemini
çalışan bağlılığı perspektifiyle de ele almak gerekiyor. Bugün şirketler için
asıl rekabet yalnızca yeni yetenekleri çekmek olmamalıdır. Mevcut yetenekleri
doğru zamanda duymakve kurumda tutabilecek koşulları yaratabilmektir.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -