Ekonomi

Basın Bülteni- GoWit 2026'nın perakende medya trendlerini açıkladı

Küresel perakende medya harcamalarının 2026'da yaklaşık 165 milyar dolara ulaşması
bekleniyor. Ticaret medyası dijital reklamcılığın en hızlı büyüyen alanı haline
geliyor. Bu süreçte sektörün pek çok değişime uğrayacağını söyleyen GoWit Kurucu
Ortağı ve CEO'su Emrah Adsan, Bu yeni dönemde, veriyi doğru işleyen, müşterinin
olduğu her kanala ulaşan, yapay zekayı reklam operasyonlarına dahil eden
ve parçalı yapıyı bütünleşik perakende medya stratejileri ile yönetebilen oyuncular,
dijital reklamcılığın kazananları olacak diyor.

Global perakende medya harcamalarının 2026 yılında yaklaşık 165 milyar dolara ulaşması
bekleniyor. Bugün artık dijital reklamcılığın en hızlı büyüyen kolu veya
üçüncü büyük dalgası olarak tanımlanan bu alan, yalnızca geleneksel bir perakende
medya anlayışını değil, çok daha geniş kapsamlı bir ticaret medyası evresini
temsil ediyor. Bu dönüşüm, reklamın satışa en yakın noktada konumlanmasının
ötesine geçerek, veriye dayalı, çok kanallı, yapay zekâ destekli ve tam dönüşüm
odaklı bir ekosisteme işaret ediyor. 2026 itibarıyla ticaret medyası, farklı
sektörlerden markaların perakendeci verisinden yararlanmasını sağlayarak reklamdan
ölçümlemeye, müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe kadar tüm pazarlama
yapısını yeniden şekillendiriyor.

Off-Site Retail Media Reklam Harcamaları Hızla Büyüyor
Perakende medya başlangıçta perakendecilerin kendi dijital varlıklarında sunduğu
banner alanları ve sponsorlu ürün yerleşimleri gibi reklam çözümlerini ifade ediyordu.
Ancak bugün gelinen noktada, perakende medyası yapısı ticaret medya ile
daha entegre bir hale gelerek, perakendecinin sahip olduğu birinci parti verinin
çok daha geniş ve bütüncül bir reklam ekosisteminde kullanılmasını mümkün kılıyor.
GoWit Kurucu Ortağı ve CEO'su Emrah Adsan, Artık markalar, perakendecilerin
doğrulanmış müşteri verilerini kullanarak yalnızca e-ticaret sitesi içinde
değil, site dışındaki (off-site) dijital kanallarda da hedefleme yapabiliyor.
Sosyal medya platformlarından programatik ağlara, CTV (Connected TV) entegrasyonlarından
video ve display ağlarına kadar uzanan bu genişleme, ticaret medyasının
en kritik büyüme alanlarından biri haline gelmiş durumda. Özellikle off-site
reklam yatırımlarındaki artış bu dönüşümün en güçlü göstergelerinden biri. 2026'ya
kadar off-site retail media reklam harcamalarının, on-site reklam harcamalarının
iki katı hızla büyümesi bekleniyor.Bu büyümenin temelinde ise üçüncü parti
çerezlerin azalmasıyla birlikte birinci taraf verilerinin stratejik değerinin
artması yatıyor. Perakendecilerin sahip olduğu satın alma verisi, segmentasyon
derinliği ve ölçümleme kabiliyeti, birçok marka için performans ve ölçülebilirlik
açısından benzersiz bir avantaj sağlıyor dedi.

Ticaret Medyası Televizyon Reklam Gelirlerini İlk Kez Geride Bıraktı!
Ticaret medyası, perakende platformlarında doğrudan satış yapmayan banka, telekom
ya da otomotiv gibi non-endemic markaların da perakendeci verisini kullanmasına
olanak tanıyor. Bu durumun özellikle yeni müşteri kazanımı noktasında benzersiz
fırsatlar sunduğunu söyleyen Adsan, perakendecilerin sahip olduğu alışveriş
davranış verileri sayesinde, örneğin bebek ürünleri alan bir kullanıcıya sigorta
veya finansal bir ürün sunmanın, çok daha yüksek bir stratejik isabet sağladığına
dikkat çekiyor.

Ticaret medyası artık sadece satış odaklı performans reklamlarından ibaret değil.
CTV ve off-site kanalların kullanımıyla, marka farkındalığı yaratmayı hedefleyen
üst huni (upper-funnel) kampanyalarının da vazgeçilmez bir parçası haline
geliyor. 2025 bu alanda kritik bir eşik oldu. WPP Media verilerine göre sektör
yüzde 11,6 büyüyerek 178,2 milyar dolara ulaştı ve küresel reklam gelirlerinin
yüzde 15,6'sını oluşturarak televizyon reklam gelirlerini ilk kez geride bıraktı.
Çift haneli büyüme oranlarını koruyan ticaret medyası, birçok markanın bütçesinde
ilk üç kanal arasına girmiş durumda diyen Adsan, bu genişlemenin ticaret
medyasını sadece bir satış kanalı olmaktan çıkarıp tam kapsamlı bir büyüme motoruna
dönüştürürken, perakendeciler için de çok daha çeşitli ve güçlü bir gelir
kaynağı yarattığını belirtiyor.

Yapay Zeka Destekli AdOps Dönüşümü
2026'da perakende medyanın en büyük dönüşüm alanlarından biri, yapay zeka destekli
reklam operasyonları (AdOps) olacak. Güncel araştırmalar, sektörün henüz küçük
bir kısmının yapay zekayı tam entegre ettiğini gösterse de 2026 bu konuda bir
kırılma noktası yaşanacak. Bu dönemde manuel optimizasyon süreçlerinin yerini
otomatik bütçe dağılımı, gerçek zamanlı teklif optimizasyonu, ürün bazlı performans
tahminleme ve anlık segment güncellemeleri yapabilen akıllı sistemlere bıraktığını
söyleyen Adsan sözlerine şöyle devam ediyor:Özellikle 'Agentic AI' yaklaşımı,
kampanyaları sadece optimize eden değil, hedeflere göre kendi kararlarını
alabilen akıllı ajanları hayatımıza sokuyor. Ajanslar için AI adaptasyonu
artık bir tercih değil, çoklu medya ağlarını yönetmek için bir zorunluluk haline
geldi. Bu hibrit yapı, zaman tasarrufu, düşük operasyon maliyeti ve daha yüksek
ROAS (reklam harcaması getirisi) sağlarken, aynı zamanda sektörün en büyük sorunlarından
biri olan parçalı ağ yapısına da merkezi bir çözüm sunuyor.

Tüm Ağlara Tek Noktadan Erişim Sağlayan Reklam Platformlarıyla Sorun Aşılacak
Tüketicinin online araştırma yapıp, ürünü mağazada deneyimlediği ve ardından mobilden
satın aldığı günümüz alışveriş yolculuğunda, çok kanallı reklamcılık bir
seçenek olmaktan çıkıp temel gereklilik haline geldi. Bu noktada site içi, site
dışı, mağaza içi reklamların entegre çalışmasının, online davranışın fiziksel
satışla eşleştirilmesini ve gerçek anlamda full-funnel bir pazarlama yapılmasını
sağladığına dikkat çeken Adsan'a göre online ve offline verinin birleşmesi,
ölçümleme tarafında da büyük bir sıçrama yaratarak markaların sadece tıklamaları
değil, mağaza içi satış etkisini de görmesini mümkün kılıyor. Sektör büyüdükçe
ortaya çıkan perakendecinin farklı paneller ve ölçüm standartları sunmasıyla
oluşan parçalanmışlık ise 2026'da tüm ağlara tek noktadan erişim sağlayan, veri
standardizasyonu sunan ve kampanya yönetimini merkezileştiren bağlantılı reklam
platformlarıyla aşılacak. Bu tür bütünleşik çözümler, operasyonel yükü azaltarak
ajanslar ve markalar için sürdürülebilir bir ölçeklenebilirlik vaat ediyor.

Müşterinin Olduğu Her Kanala Ulaşabilen Kazanacak
Son olarak 2026'da markaların beklentisinin artık sadece basit ROAS rakamları değil,
incremental satış etkisi, yeni müşteri kazanım oranı, sepet büyüklüğü artışı
ve müşteri yaşam boyu değeri (LTV) gibi daha derin metrikler olduğunu belirten
Adsan sözlerini şöyle tamamlıyor: Gelişmiş raporlama ve şeffaflık, ajans-marka
ilişkilerinde güvenin temeli haline geliyor. 'Black-box' olarak adlandırılan
kapalı sistemlerin yerini, daha açık ve standartlaştırılmış raporlama modelleri
alıyor. Bu yeni dönemde, veriyi doğru işleyen, müşterinin olduğu her kanala
ulaşan, yapay zekayı reklam operasyonlarına dahil eden ve parçalı yapıyı bütünleşik
perakende medya stratejileri ile yönetebilen oyuncular, dijital reklamcılığın
kazananları olacak.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -