Basın Bülteni- Grifon Capital YKB Gönden Küresel belirsizlikte yatırım fırsatlarını doğru okumak
Yüksek faiz politikası ve jeopolitik gerilimlerin etkili olduğu küresel gayrimenkul
piyasasında kolay para ve sınırsız likidite dönemi geride kaldı. Sermaye piyasadan
çıkmadı, ancak artık çok daha seçici. İçinde bulunduğumuz dönemde sermayenin,
ticaretin ve güvenli liman algısının yeniden şekillendiğini görüyoruz. Dolayısıyla
yatırım kararlarını yalnızca getiri, faiz ve kur beklentileri üzerinden
okumak eksik bir bakış olur.
Ben içinde bulunduğumuz dönemi bir risk değil, disiplinli sermaye için fırsat dönemi
olarak görüyorum. Çünkü piyasalar yavaşladığında ve finansmana erişim zorlaştığında,
gerçek yatırımcı daha rasyonel fiyatlardan pozisyon alır. Bugün başarı,
sermaye disiplini olan, uzmanlık alanından sapmayan ve doğru ortaklarla çalışan
yatırımcıların yanında olacak. Özetle esas konu fırsatların nerede olduğu
değil, nerede katma değer yarattığınızdır.
Türkiye'nin Küresel Tablodaki Yeni Konumu
Türkiye'yi yalnızca iç ekonomik göstergeleriyle değil, bölgesel sistem içindeki
rolüyle değerlendirmek gerekiyor. Son beş-altı yılda yaşanan kırılmalar bu rolü
daha görünür hale getirdi. Pandemi tedarik zincirlerini yeniden düşündürdü, Ukrayna
savaşı enerji, lojistik ve gıda güvenliğini öne çıkardı, son bölgesel gerilimler
ise sermayenin yalnızca yatırım yapabileceği değil, operasyonlarını da
sürdürebileceği güvenli pazarlar aradığını bize gösterdi.
Avrupa ile Orta Doğu arasındaki stratejik konumu, NATO üyeliğiyle desteklenen güvenlik
mimarisi, büyük iç pazarı, genç nüfusu, güçlü altyapısı ve lojistikten turizme,
savunmadan havacılığa uzanan ihracat kabiliyeti Türkiye'yi önemli bir yatırım
pazarı haline getiriyor. Buna Türk iş dünyasının hızlı karar alma, maliyet
kontrolü ve sahaya yakın yönetim kabiliyeti de eklendiğinde, dalgalı piyasalarda
önemli bir rekabet avantajı ortaya çıkıyor.
Jeopolitik Riskten Stratejik Avantaja
Her büyük jeopolitik kırılma önce risk üretir, ardından yeni yatırım coğrafyaları
yaratır. Bölgesel belirsizlikler kısa vadede algı riski yaratsa da orta vadede
Türkiye'nin jeopolitik değerini artırabilir. Bu nedenle Türkiye'yi yalnızca bir
geçiş noktası değil, bölgesel ölçekte stratejik bir merkez olarak okumak gerekiyor.
Bizim bakışımızda Türkiye güçlü bir büyüme hikayesi olduğu kadar aktif yönetim gerektiren
bir piyasa. Fırsat piyasanın tamamında değil, doğru şehirde, doğru lokasyonda,
doğru varlıkta, doğru fiyatlamada ve doğru işletme planında.
Türk Sermayesi Avrupa'da: Artan İştah, Değişen Fırsatlar
Son yıllarda Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkule ilgisi belirgin biçimde
arttı. Veriler, Türkiye'den yurt dışına yapılan gayrimenkul yatırımlarının yıllık
2-2,5 milyar dolar seviyesinde olduğuna işaret ediyor. Bunun önemli bölümü hala
özel yatırımcılar ve konut üzerinden gerçekleşse de ticari gayrimenkul tarafında
da giderek güçlenen bir iştah var.
Londra, İspanya, İtalya ile Orta ve Doğu Avrupa'nın güçlü demografiye veya turizm
potansiyeline sahip pazarları Türk yatırımcıların radarında. Asıl dikkat çekici
olan ise ilişkinin yön değiştirmesi. Geçmişte Türk yatırımcı Avrupa'da fırsat
ararken, bugün Avrupa'daki varlık sahipleri ve yatırım çevreleri Türk sermayesine
ve Türk yatırımcıların yönetim kabiliyetine daha fazla ilgi gösteriyor. Bu
dönüşümün arkasında yatırım yapılabilir özel servetteki büyüme de bulunuyor. UBS
Global Wealth Report 2025'e göre Türkiye'de dolar milyoneri sayısı 2024'te %8,4
artarak yaklaşık 68 bine ulaştı. Bu da yurt dışına yatırım yapabilecek sermaye
tabanının güçlendiğini gösteriyor.
Türkiye'de Ticari Gayrimenkul: Yeni Bir Fiyat Keşfi
Türkiye'de de yüksek faiz ve sıkı finansman koşulları yatırım kararlarını daha seçici
hale getirdi. Ancak bu durum nitelikli ticari gayrimenkule ilgiyi ortadan
kaldırmadı, aksine yatırımcının daha disiplinli hareket ettiği yeni bir piyasa
yapısı oluşturdu.
Kurum olarak takip ettiğimiz süreçlere göre, 2026 yılında özellikle perakende gayrimenkul
tarafında yaklaşık 1 milyar avro büyüklüğünde yatırım işleminin gündeme
gelmesi bekleniyor. Bunun yaklaşık üçte birine karşılık gelen işlemlerin yıl
içinde tamamlanmış olması, yatırımcı ilgisinin devam ettiğini gösteriyor.
Dolayısıyla Türkiye'de talep eksikliğinden değil, yeni bir fiyat keşfi sürecinden
söz etmek daha doğru. Yatırımcı artık her varlığa değil, güçlü nakit akışı üreten,
doğru lokasyonda bulunan ve değer artırma potansiyeli taşıyan varlıklara
odaklanıyor.
Katma Değer Odaklı Yatırım
Bu dönemde uluslararası bir yatırım platformu yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Küresel
ağımız sayesinde doğru fırsatları doğru yatırımcılarla buluşturuyor, gerektiğinde
kendi sermayemizle doğrudan yatırım yapıyor ve süreci aktif olarak yönetiyoruz.
Bizim için yatırım yalnızca bir varlığı satın almak değil, makro dinamikleri doğru
okuyarak sermayeyi en uygun zamanda konumlandırmak, riski doğru fiyatlamak,
doğru varlığı seçmek, katma değer yaratmak ve çıkış stratejisini en başından planlamak
anlamına geliyor.Yeni dönemde gayrimenkulde fırsatlar azalmadı, yalnızca
daha seçici hale geldi. Farkı yaratacak olan ise fırsatı gören değil, o fırsatı
katma değere dönüştürebilen sermaye olacak.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -