Firma

Basın Bülteni- Gryphus Summit’te 10 sektörün en itibarlı markaları açıklandı

MediaCat ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle ilk kez düzenlenen Gryphus Summit, iş dünyasının
yanı sıra sanat, spor, tıp ve ekonomi alanlarından isimleri bir araya
getirdi. Günün sonunda 10 sektörün en itibarlı markaları, 6.400 kişiyle yapılan
Gryphus İtibar Araştırması'nın sonuçlarıyla açıklandı.

MediaCat ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle ilk kez düzenlenen Gryphus Summit, 24 Eylül'de
Hilton Istanbul Bosphorus'ta gerçekleşti. Zirvenin merkezinde, Türkiye'de
kurumsal itibarı bağımsız ve veri temelli bir yöntemle ölçmek üzere tasarlanan
Gryphus İtibar Araştırması vardı. Gün boyunca itibar kavramı yalnızca iş dünyası
üzerinden değil, sinema, spor, hekimlik ve ekonomi alanlarından isimlerin
katılımıyla ele alındı. Yapımcı Zeynep Atakan, yönetmen Zeynep Günay, teknik direktör
Şenol Güneş, ultra maraton yüzücüsü Aysu Türkoğlu, İstanbul Tabip Odası
Başkanı Prof. Dr. Talat Kırış ve ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi alanlarında itibarın
nasıl kurulduğunu ve nasıl kaybedildiğini anlattı.

Zirvenin ayırt edici yanı, tanıtılan araştırmanın yöntemiydi. Türkiye'deki benzer
çalışmalarda değerlendirilecek markalar genellikle bir jüri, bir editör ya da
bir araştırmacı tarafından belirlenirken, Gryphus İtibar Araştırması'nda 10 kategorinin
kırk finalisti de kazananları da doğrudan toplumun yanıtlarından çıktı.

Araştırma iki turda, Türkiye genelinde 18 yaş üstü toplam 6.400 katılımcıyla yürütüldü.
İlk turda katılımcılara hiçbir marka listesi verilmedi, yalnızca kategori
söylendi ve o kategoride en itibarlı bulunan marka soruldu. Kırk finalistin
tamamı bu yanıtlardan oluştu. İkinci turda, birinci turdan bağımsız bir katılımcı
grubu bu markaları güven, saygı, kalite ve sosyal sorumluluk boyutlarında puanladı.
Her ödül, markanın kendi sektörü içindeki sıralamasından belirlendi ve
kategoriler arasında bir karşılaştırma yapılmadı.

Güç ve başarı otomatik olarak itibara dönüşmüyor
Günü açan Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır, Türkiye'de İtibarın Zihin Haritası
başlıklı sunumunda Türkiye'de uzun yıllar geçerli olan itibar anlayışının
köklü bir zihinsel dönüşüm geçirdiğini anlattı. Makam, büyüklük, servet ve yüksek
görünürlük gibi göstergelerin tek başına saygınlık üretmeye yetmediğine dikkat
çeken Ağırdır, Mesele yalnızca hangi kurumların itibarlı olduğu değil, bugünün
Türkiye insanının neye itibar ettiğini ve itibarın ne anlama geldiğini yeniden
anlamaktır dedi.

Yeni itibar modelinin iki ayağını şahsiyet ve marifet olarak tanımlayan Ağırdır,
yetkinliğin ve performansın temsil ettiği marifetin, karakter ve etik ilkelere
dayanan şahsiyetten bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti: Şahsiyet marifetin
yerine geçemez, ancak marifet de şahsiyet eksikliğini sonsuza kadar kapatamaz.
Gerçek itibar, iyi şeyler yapmak kadar iyi şeyleri iyi bir biçimde yapabilmek ve
bu ikisi arasında ahenk yakalayabilmektir.

Ağırdır, itibarlı olmanın hiç hata yapmamak anlamına gelmediğini, asıl sınavın hatanın
ardından sergilenen tutumda verildiğini vurguladı. Her sektör ve role göre
biçimlenen bir toplumsal itibar sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla tek bir sabit
reçete bulunmadığını söyleyen Ağırdır, bir bankaya paranın, gıda üreticisine
sağlığın, akademisyene ise hakikatin emanet edildiğini hatırlattı. Sunumunu kurumlara
bir soru değişikliği önerisiyle tamamladı: İnsanlar benim hakkımda ne
düşünüyor yerine insanların bana güvenmesini hak edecek ne yapıyorum.

Çözünürlüğü yüksek bir itibar haritası
MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan, sunumunda araştırmanın yöntemine ve
beş bulgusuna odaklandı. Borges'in Bilimde Kusursuzluk Üzerine öyküsünden yola
çıkarak kapsamı büyütmek yerine çözünürlüğü artırmayı hedeflediklerini belirten
Özkan, 10 sektörün tek bir ölçütle seçildiğini söyledi: toplumun tamamının hakkında
gerçekten bir kanaati olduğu alanlar.

Özkan'ın paylaştığı beş bulgu, sektörlerin markalarla birlikte yükselip birlikte
gerilediği, güven ile kalitenin aynı şey olmadığı, sosyal sorumluluğun ayrıştırıcı
bir güç olmaktan çok kriz anlarında dayanıklılık sağladığı, toplumun farklı
sektörlere farklı türde krediler açtığı ve ortalama puanın itibardaki bölünmeyi
gizlediği yönündeydi. Aynı kategorideki markaların birbirine sanıldığından çok
daha yakın durduğunu, dört kategoride sonuncu sırada kalan markanın başka kategorilerin
liderlerinden daha yüksek not aldığını aktaran Özkan, Türkiye'de itibarın
yaş ve cinsiyetten çok eğitim ve yaşam tarzı hattı boyunca bölündüğünü belirtti.
Mercedes-Benz, Migros, Orzax ve Turkcell'in baktıkları bütün alt gruplarda
kendi kategorilerinde birinci çıkarak bölünmemiş bir itibara sahip olduğunu
vurguladı.

Özkan sunumunu şu sözlerle tamamladı: İtibar, sakin zamanlarda sizi rakibinizden
ayırmıyor olabilir, ama kriz geldiğinde toplumun size ne kadar süre ve ne kadar
kredi tanıyacağını o belirler. İtibar, iyi günlerde kazanılan ve kötü günlerde
harcanan bir dayanıklılık kalemi, bir tür sigorta poliçesi.

Bir hikâyeyi zamansız kılan nedir
İz Bırakan Hikâyeler Nasıl Kurulur? oturumunda yapımcı Zeynep Atakan ile yönetmen
Zeynep Günay, yaratıcı işlerde itibarın görünmez bağlarla kurulduğunu konuştu.
Oyuncu, yapımcı ve izleyici arasındaki güven zincirinin projeyi doğrudan şekillendirdiğine
dikkat çeken Atakan, mesleki yetkinlikten önce setteki güven ortamının
belirleyici olduğunu söyledi. Geçici popülerlik yerine zamansızlığı hedeflediğini
belirten Günay ise bir projenin hafızada kalabilmesi için hikâyedeki
hakikate ulaşmak gerektiğini, kusursuzluk baskısı yerine kendine ve seyirciye
dürüst kalmayı seçtiğini aktardı.

İtibarın bütçesi yazılabilir mi
İtibarın Liderleri: Değer, Sistem ve Gayret oturumunda Orzax CEO'su Yunus Emre
Alimoğlu ile Allianz Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu
Üyesi Emrah Gökmen, Bekir Ağırdır'ın moderatörlüğünde araştırmanın dört boyutunu
şirketlerin gündelik kararlarına indirdi. Kaliteyi beyan edip analizle kanıtlayabileceğinizi,
güven için böyle bir belge sunma imkânının bulunmadığını söyleyen
Alimoğlu, güveni tüketicinin açtığı bir krediye benzetti ve tüketicinin aynı
ürüne ikinci, üçüncü kez dönmesini itibarın en somut göstergesi olarak tanımladı.
Sigortada satılan şeyin bir taahhüt olduğunu hatırlatan Gökmen ise sektörde
ayrıştırıcı olanın finansal büyüklük değil, otuz yıl sonra da sigortalının yanında
olabilecek bir sözleşmeyi bugünden tasarlayabilme gücü olduğunu belirtti.

İtibar yönetimine bütçe yazılıp yazılamayacağı sorusuna iki yönetici de benzer yanıt
verdi. Mesleği aktüerlik olan Gökmen böyle bir hesabın yapay kalacağını, asıl
ayrımın kısa vadede kazandıracak bir karara hayır diyebilen kültürün üst yönetimden
çağrı merkezine kadar herkese işlemiş olmasında olduğunu söyledi. Alimoğlu
ise şöyle dedi: Biz itibarlı olmak için hiçbir şey yapmadık. Her zaman işimizi
en üst düzeyde nasıl yapabiliriz diye hareket ettik. Sanırım bu bakış açısı
toplumda bir farkındalık oluşturdu.

Önce insan, sonra skor
Spor yöneticisi Ahmet Gülüm'ün yönettiği Skor Unutulur, İtibar Kalır oturumunda
teknik direktör Şenol Güneş ile ultra maraton yüzücüsü Aysu Türkoğlu bir kariyeri
kalıcı kılan şeyi konuştu. Kurumların itibarından önce insanın itibarına bakmak
gerektiğini söyleyen Güneş, sporcunun kulüp ve ülke değiştirebileceğini,
başarıyla isim, şöhret ve makam kazanabileceğini, ancak itibarın her koşulda yanında
kaldığını vurguladı. Hesap kitabın olduğu yerde itibardan söz edilemeyeceğini
belirten Güneş, itibarı dürüst olmak, sözünü tutmak, saygılı ve samimi olmak
sözleriyle tarif etti. Okyanus Yedilisi parkurlarının çoğunu tamamlayan Türkoğlu
ise itibarı ilk yarışındaki alçakgönüllülükle hâlâ aynı yerde durabilmek
olarak tanımladı, pandemi döneminde çatıda kurulan üç metrelik bir havuzda çalıştığını,
ardından vize çıkmadığı için sezonu kaybedip sıfırdan başladığını anlattı.

Karar verme sanatı
Hata Payı Yok: Bilginin Ustalığa, Ustalığın Güvene Dönüştüğü Yer oturumunda Kapital
Medya Chief Content Officer'ı Alev Kaynak, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof.
Dr. Talat Kırış'ı ağırladı. Cerrahinin el becerisinden çok bir karar verme
sanatı olduğunu ve kriz anlarında soğukkanlılığın hayati önem taşıdığını söyleyen
Kırış, sağlıkta performansa dayalı niceliksel anlayışın mesleğin niteliğini
zedelediğine dikkat çekti. Teknolojinin hekim denetiminde bir kaldıraç olarak
kullanılması gerektiğini, güç ve yetki sahibi her profesyonel için otokontrol ile
tevazunun temel kılavuz olduğunu belirtti. Kırış'a göre gerçek güven ancak sahicilik,
sorumluluk ve insan hayatına duyulan derin saygıyla inşa ediliyor.

Ekonominin görünmeyen sermayesi
Günün son oturumunda ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye'nin ekonomik sorunlarının
temelinde yalnızca finansal dinamiklerin değil, siyasal ve sosyal aksaklıkların
da yattığını vurguladı. Güven ve itibarın ekonomideki en kritik sermaye olduğunu
belirten Eğilmez, altyapı ve hukuk güvenliği sağlanmadan yalnızca faiz artışlarıyla
enflasyonun düşürülemeyeceğini söyledi. Piyasadaki durumu skinflation,
shrinkflation ve greedflation kavramlarının birleşimi olan multiflasyon olarak
tanımlayan Eğilmez, veri açıklayan kurumların tam mali ve idari bağımsızlığa
kavuşturulmasının şart olduğunu vurguladı.

Ödüller, zirvenin son oturumunda sahiplerini buldu
Gün, Gryphus İtibar Ödülleri töreniyle tamamlandı. On kategorinin her biri kendi
rekabet alanı içinde değerlendirildi ve ödüller, sektöründe en yüksek itibar puanına
ulaşan markalara verildi.

Akaryakıt: Shell
Bankacılık: Türkiye İş Bankası
E-Ticaret: Trendyol
Gıda Takviyesi: Orzax
GSM: Turkcell
Holding: Koç Holding
Kargo: Yurtiçi Kargo
Market: Migros
Otomotiv: Mercedes-Benz
Sigortacılık: Allianz Sigorta


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -