Basın Bülteni- Güvenlik Zirvesi, İstanbul'da düzenlenerek siber güvenlik liderlerini bir araya getirdi
Finans, telekomünikasyon, enerji, üretim ve perakende başta olmak üzere farklı sektörlerden
siber güvenlik liderlerini bir kez daha bir araya getiren Güvenlik
Zirvesi - BZsec, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Wyndham Grand Levent'te gerçekleştirildi.
Bilişim Zirvesi Etkinlik tarafından düzenlenen zirvenin en dikkat
çekici başlıklarından biri, siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk'un 20
yıl boyunca görünmeden kalan ve kritik fiziksel sistemleri etkileyebilecek kapasiteye
sahip olduğunu belirttiği Fast16 adlı siber silaha ilişkin değerlendirmeleri
oldu. Uluslararası siber güvenlik araştırmacısı Costin Raiu ise sunumunda,
yapay zekâ ile desteklenen saldırganların geçmişe kıyasla binlerce kat daha
büyük bir etki gücüne ulaştığını belirterek uyarıda bulundu. BZ Güvenlik Siber
Güvenlik Lideri Ödülleri kapsamında birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner oldu.
Türkiye'nin kurumsal siber güvenlik alanındaki önemli buluşmalarından biri olarak
konumlanan Güvenlik Zirvesi - BZsec 2026'da yalnızca bugünün tehditleri değil,
güvenliğin geleceğini şekillendirecek teknolojiler ve savunma yaklaşımları da
değerlendirildi. Siber güvenlik ekosisteminin önde gelen yerli ve yabancı uzmanlarını
buluşturan etkinlikte, yapay zekâ çağında değişen tehdit ortamı, dijital
güvenin sürdürülebilirliği ve kurumların yeni güvenlik mimarileri, kapsamlı oturumlarda
Kontrol Kimde? teması ile masaya yatırıldı.
Siber Savaşların Yeni Dönemi BZsec Sahnesinde
BZsec 2026'nın açılış konuşmasını BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirdi.
Aksun, Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Bulut teknolojileri hız
kazandırıyor. Dijitalleşme kurumlara büyük avantajlar sağlıyor. Ama aynı zamanda
saldırılar da değişiyor. Artık karşımızda sadece zararlı yazılımlar yok. Karşımızda,
yapay zekâ destekli saldırılar, görünmeyen siber casusluk faaliyetleri,
kimlik odaklı tehditler, tedarik zinciri riskleri, deepfake teknolojileri ve
sessizce ilerleyen yeni nesil saldırılar var. Güvenlik artık yalnızca teknoloji
ekiplerinin konusu değil, iş sürekliliğinin, itibarın, müşteri güveninin ve
kurumların geleceğinin konusu diyerek, katılımcılara Kontrol Kimde? sorusu ile
seslendi.
Etkinliğin keynote konuşmacılarından dünyaca ünlü siber tehdit istihbaratı uzmanı
Vitaly Kamluk, Cyber Wars Have Gone Silent: No One Notices Anymore başlıklı
sunumunda , siber savaşların ne kadar görünmez olabileceğini gözler önüne seren
bilgiler verdi. Kamluk Bugüne kadar fiziksel dünyaya etki eden ilk büyük siber
silahı 2010 yılında ortaya çıkan Stuxnet olarak biliyorduk. Ancak yaptığımız
araştırmalar, Fast16'nın en az beş yıl daha geriye, hatta 2005 yılına uzandığını
gösteriyor. Tam 20 yıl boyunca tamamen görünmez kalmayı başaran bu siber silah,
siber güvenlik dünyasındaki pek çok kabulü yeniden sorgulamamıza neden oldu.
Fast16'yı gerçekten dehşet verici kılan unsur, sistemleri ele geçirmekten ziyade
fiziksel simülasyonlarda kullanılan yüksek hassasiyetli matematiksel hesaplamaları
gizlice değiştirmesidir. Bu yazılım, deprem dayanıklılık testlerinden uçak
güvenlik simülasyonlarına, hidrodinamik modellemelerden kritik altyapı projelerine
kadar birçok mühendislik sürecini etkileyebilecek şekilde tasarlanmıştı.
Siber tehditlerin yalnızca veri çalmak veya sistemleri devre dışı bırakmakla
sınırlı olmadığını, fiziksel dünyada da ciddi sonuçlar doğurabilecek kapasiteye
sahip olduğunu gördük.
Bugün ise yapay zekâ çağında yaşıyoruz ve yapay zekâ modellerinin eğitimi de aynı
şekilde yüksek hassasiyetli hesaplamalara dayanıyor. Fast16 benzeri bir tehdidin
yapay zekâ eğitim süreçlerine sızması halinde, beklenmedik davranışlar sergileyen,
kritik karar mekanizmalarında hatalara yol açan modeller ortaya çıkabilir.
Böyle bir saldırı, günlük yaşamda kullandığımız sistemler de dahil olmak üzere
geniş çaplı ve benzeri görülmemiş zincirleme etkilere neden olabilir. Bu nedenle
'hesaplama bozulması' (computation corruption) olarak tanımladığımız tehdit,
bugün siber güvenlik alanında en az anlaşılan ve en az araştırılan konulardan
biri olmayı sürdürüyor.
C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi?
Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti,
Kurumlar Değişebildi mi? başlıklı ana panelin moderatörlüğünü BThaber Başkanı
Murat Göçe üstlendi. Siber saldırıların finans ve enerji sektörü üzerindeki
etkilerinin ele alındığı panelin açılışında konuşan Göçe, Bugün bu zirvede öğrendiğimiz
önemli noktalardan biri de Kamluk'un ifade ettiği gibi saldırıların
geçmişinin düşündüğümüzden çok daha eskiye dayanması oldu. Stuxnet'i uzun yıllar
boyunca 2010'lu yıllarla ilişkilendirdik. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu
tür tehditlerin kökenlerinin çok daha eskiye uzandığını gösteriyor. Bu durum,
saldırıların çok önceden başladığını ancak farkındalığımızın çoğu zaman geriden
geldiğini ortaya koyuyor dedi.
Panelistler arasında yer alan Aydem Enerji CISO'su Nurdan Demirci, Enerji dağıtımı
ve yönetimi gibi süreçlerde meydana gelecek siber saldırı kaynaklı kesintiler
bizim en büyük korkulu rüyamız, çünkü enerji durursa tüm hayati süreçler durur
diyerek konunun önemine dikkat çekti. Çağın gerisinde kalmamak için IT ile OT
sistemlerini birbirine yaklaştırmak, yapay zekanın yetkinliklerinden ve veri
analitiğinden faydalanmak zorundayız diyen Demirci, ancak bu entegrasyon atak yüzeyini
inanılmaz şekilde değiştiriyor. Eskiden arkasında sakladığımız o dokunulmaz
SCADA sistemlerimiz, sahadaki binlerce akıllı sayaç, trafo merkezi ve üretim
noktalarımız ulaşılabilir hale geliyor. IT dünyasından ufak bir tıkla başlayan
bir atağın nerelere kadar sızabileceğinin ucu bucağı yok dedi.
Diğer panelist Alternatif Bank CISO'su Özer Gülce ise konuşmasında şunları aktardı:
Finans sektöründe de süreklilik, sürdürülebilirlik, operasyonel devamlılığın
esası kurumsal hafıza. Kurumsal hafızadan kastım, sistemlerin, süreçlerin sizsiz
de devam edebilme yetkinliği. Bunu oturtabilmenin yolu da biz bilgi güvenliği
yöneticilerine düşüyor, çünkü yönetişimi çok iyi bilmeniz lazım. Bu bir orkestra
ve biz hesap veren makamız. Ayrıca kod kalitesi çok kritik bir nokta. Hem
bana atak yüzeyi yaratıyor hem de katman olarak birtakım riski uygulama katmanında
tutuyor dedi.
Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşimi, geçmişin binlerce kat daha fazlasını
başarıyor
Uluslararası siber güvenlik dünyasının önde gelen araştırmacıları arasında gösterilen
Costin Raiu ise The Evolution of Cyber Espionage - From Stuxnet to AI-Powered
Threats başlıklı sunumunda siber casusluğun dönüşümünü ve yapay zekâ destekli
tehditlerin geleceğini ele aldı. Raiu, geçmiş dönemdeki bazı olayları aktararak,
tespitlerini aktardı: Geçmişteki olaylardan çok şey öğrenebileceğimizi
ve bunları karşılaştığımız yeni saldırılara uygulayabileceğimizi düşünüyorum.
Özellikle eski saldırılara bakmak-ben buna 'siber dinozor iskeletleri bulma sanatı'
diyorum-gelecekte savunmamızı nasıl uyarlamamız gerektiğini anlamamızı sağlıyor.
Ancak ortak koda dayalı bu ilişkilendirme bazen başarısız da olabilir. Örneğin
Olympic Destroyer saldırısında, zararlı yazılımın aynı koda sahip olduğunu,
ancak saldırganın aynı kişi olmadığı vakalar gördük. Siber güvenliğin geleceğine
doğrudan bakarsak, bence yapay zekanın (AI) kalıcı olduğu ortada. Gelecekte
her şey yapay zeka olacak. Birkaç yıl içinde muhtemelen ben burada olmayacağım,
size tüm bunları sunan bir yapay zeka olacak. Tehdit aktörlerinin siber saldırılarında
yapay zekayı zaten kullandıklarını anlamamız gerekiyor. Yapay zeka
ile yetenekli saldırganların birleşiminin artık geçmişte mümkün olandan binlerce
kat daha fazlasını başarabildiğini gördüm. Hepsini bir araya getirdiğinizde,
size hiçbir insan tarafından eşleştirilemeyecek bir güç çarpanı sağlar şeklinde
ifade etti.
Kaspersky Kıdemli Satış Öncesi Yöneticisi Fırat Aslantaş ise Tehdit İstihbaratı
ve Etkin Servisler ile Modern Siber Güvenlik Yaklaşımı sunumunda, Biz istihbarata
iki farklı bakış açısıyla bakıyoruz. Bir tanesi, insan tarafından anlamlandırılan
ve okunabilir olan tehditler, diğer tarafta da aslında tam anlamıyla çıkan
tehdit modellemesini bir güvenlik yaklaşımıyla, güvenlik ürünlerine entegre
edebileceğimiz, aynı zamanda da yanıt verebileceğimiz senaryolar. Tehdit datalarını,
tüm güvenlik servisleriyle, entegre edilebilir duruma getirdik dedi.
Trendyol Kıdemli Güvenlik Mühendisi Alican Kiraz Deepfake ve Sentetik Kimliklere
Karşı Yeni Nesil Savunma başlıklı sunumunda, yapay zekâ destekli kimlik tehditlerine
karşı geliştirilen yeni savunma yöntemlerini katılımcılarla paylaştı.
Zirvenin dikkat çeken diğer bir konusu ise SOC oldu. ADEO Siber Güvenlik Küresel
Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halil Öztürkci SOC'tan AI SOC'a: Güvenlik
Operasyonlarında Yeni Çağ başlıklı sunumunda, güvenlik operasyon merkezlerinin
yapay zekâ ile birlikte geçirdiği dönüşümü ele aldı.
Saldırı Ne Zaman Başlar? Kurumlar Ne Zaman Fark Eder? başlıklı konuşmasında siber
tehditlerin hızına dikkat çeken Bilgi Birikim Sistemleri Bilgi Güvenliği İş
Geliştirme Müdürü Engin Şeref, Saldırganlar yeni açıklanan bir güvenlik açığını
24 saat içinde kendileri için kullanılabilir hale getirebiliyor. Zararlı yazılımların
ise ortalama 29 dakika içinde dolaşıma giriyor. Buna karşılık güvenlik
ekiplerinin bir açığı yamaması ortalama 102 gün sürüyor. Saldırganlar bu zaman
farkını kurum ortamlarına sızmak ve sistemleri ciddi şekilde etkilemek için kullanıyor
şeklinde ifade etti.
Görünmeyen Saldırılar Çağı: Sistem Değil, Algı Hack'leniyor başlıklı oturumda
Siber Güvenlik Otoritesi Gökhan Say, yeni nesil manipülasyon teknikleri, dijital
algı operasyonları ve yapay zekâ çağında değişen saldırı yüzeylerine ilişkin
değerlendirmelerde bulundu. Oturumda ayrıca Fuzul Holding CISO'su Deniz Akay ile
Yapı Kredi Teknoloji CISO'su Ümit Malkoç da kurumların karşı karşıya olduğu yeni
nesil tehditler ve değişen güvenlik yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini katılımcılarla
paylaştı.
Zirve programında ayrıca, Hayat Holding CISO'su Uğur Murathan Gemicioğlu, Fabrikadan
Buluta: Güvenlik Aynı mı, Yoksa Risk Farklı mı? başlıklı sunumunda farklı
teknoloji altyapılarındaki güvenlik yaklaşımlarını ele aldı. Burgan Bank CISO'su
Turan Mola, finans sektörünün karşı karşıya olduğu yeni riskleri Finansal
Yapıda Gerçek Risk: Görünen Tehditler mi, Görünmeyen Açıklar mı? başlıklı konuşmasında
değerlendirdi. Kron Teknoloji CPO'su Mehmet Ilgaz, AI Ajanları Çağında
Telemetri Yönetimi başlıklı konuşmasında, yeni nesil güvenlik mimarilerinde
telemetri yönetiminin önemine dikkat çekti. OYAK Dijital CISO'su Nusret Karakaya,
dağıtık yapılarda güvenliğin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini
paylaşırken, ASEE/Payten CISO'su İsmail Orhan, Post-Quantum Döneme Hazırlık:
Kriptografide Büyük Dönüşüm başlıklı sunumunda post-kuantum dönemde kriptografinin
geçireceği dönüşümü ele aldı. DNSSense Satış Direktörü Emre Özdemir, görünmeyen
ağ trafiğinin oluşturduğu riskleri aktarırken, İhlas Holding CISO'su Öner
Ziya Baş ise tedarik zinciri güvenliğinin yeni dönemde geçirdiği dönüşüme dikkat
çekti.
E-posta'dan Cloud'a: Modern Saldırı Zincirinde Görünmeyeni Görünür Kılmak başlıklı
sunumunda Barracuda Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü İlknur Çifçibaşı, modern
saldırı zincirindeki görünmeyen riskleri değerlendirirken, Saldırganlar Sistemi
Değil, Davranışları Hedefliyor başlıklı konuşmasını yapan Proofpoint Bölge
Müşteri Yöneticisi Cumhur Kızıları, insan odaklı tehditlere ilişkin görüşlerini
paylaştı. Siemens Proje Mühendisi Yavuz Köse ise OT Security alanındaki güncel
gelişmeleri katılımcılarla paylaştı.
Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan Agentic AI Çağında Yeni Saldırı
Yüzeyi: Context'i Kim Kontrol Ediyor? başlıklı mini sohbet bölümünde Siber Güvenlik
Stratejisti Burak Bozkurtlar ile MasterLabs Kurucu & CTO'su Kerem Çeliker,
yapay zekâ ajanlarının oluşturduğu yeni saldırı yüzeylerini ve bağlam güvenliğinin
geleceğini değerlendirdi.
Security Ödülleri Sahiplerini Buldu
BZsec 2026'nın kapanışında düzenlenen Security Ödülleri Töreni'nde siber güvenlik
alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar ve projeler ödüllendirildi. Yapılan
değerlendirmeler sonucunda birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner olurken,
ikincilik ödülü Fatih Çelik'in oldu. Bahadır Gökhan Sarıkoz ve Cihan Subaşı
ise üçüncülük ödülünün sahipleri oldu.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -