Ekonomi

Basın Bülteni- HESİAD, pompaj depolamalı HES yatırımlarında hızlanılması gerektiğini vurguladı

Enerji depolama konusu, farklı açılardan üstlendiği kritik rol nedeniyle tüm dünyada
giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Özellikle 2025 yılında Avrupa'da İspanya
ve Portekiz'de, Amerika'da ise Kaliforniya'da hayatı durma noktasına getiren
saatler süren elektrik kesintileri, depolama olgusunun sokaktaki vatandaşın da
radarına daha fazla girmeye başlamasına neden oldu. Peki Türkiye'de tablo ne
ve elektrik depolama konusunda hidroelektrik santraller nasıl bir işlev sergileyebilir?

Artan yenilenebilir ve büyüyen hedefler sistem esnekliğini zorunlu kılıyor
Türkiye yenilenebilir enerji sektörü giderek büyüyor ve bu paralelde yenilenebilir
kaynaklardan elde edilen enerjinin kullanımı da giderek artıyor. Ülkemizde elektrik
sistemi, özellikle güneş? ve rüzgâr enerjisi kurulu gücünde öngörülen bu
hızlı artış nedeniyle, enerji üretim kapasitesinin artırılmasının ötesinde, üretilen
enerjinin doğru zamanda kullanılmasını sağlayacak büyük ölçekli bir enerji
depolama ve sistem esnekliği dönüşümüne ihtiyaç? duyuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Ulusal Enerji Planı'na göre, 2035
yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu gücünün toplam 120 bin megavata
(120 gigavat) çıkarılması hedefleniyor. Sektörün giderek büyümesi, bir yandan
hedeflendiği gibi yenilenebilir enerji üretiminin toplam elektrik üretimindeki
payını artırırken bir yandan da- özellikle ilkbahar ve yaz aylarında- gündüz saatlerinde
üretim fazlasına, aksam saatlerinde ise hızlı net yük artışına neden oluyor.

Hidroelektrik Santralleri Sanayi ve İş İnsanları Derneği HESİAD tarafından hazırlatılan
'Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu', enerji güvenliğinde
önemli bir kilometre taşı olan pompaj depolamalı HES (PHES) konusunu hızlıca
ülke gündemine taşımayı amaçlıyor. Türkiye güneş ve rüzgâr enerjisindeki
istikrarlı büyümesini sürdürürken, enerji dönüşümünün önündeki yeni başlıklardan
biri 'üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamana taşınması ve şebekenin değişken
üretime uyum sağlayabilmesi' olacak. HESİAD raporu, bu ihtiyacın karşılanmasında pompaj
depolamalı hidroelektrik santrallerin (PHES) üstlenebileceği rolü tüm teknik ve ekonomik
boyutlarıyla ortaya koyuyor.

Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu'na dair konuşan HESİAD
Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerin, yenilenebilir kaynaklara
dayalı büyük ölçekli temiz enerji üretiminde ön plana çıkarken uzun saatler boyunca
sağlayabildikleri depolama seçenekleriyle de enerji arz güvenliğinin önemli
güvencelerinden biri olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Dünya genelinde
giderek yaygınlaşmasına karşın Türkiye'de henüz planlama ya da işletme aşamasında
pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral (PHES) bulunmuyor diyen Güven,
Türkiye'nin bugün harekete geçse en iyi ihtimalle 8-10 yıl arasında ilk pompaj
depolamalı HES'ini işletmeye alacağının altını çizerek 2035 için oldukça iddialı
ulusal hedeflerimiz var. PHES'leri 2030'ların başında devreye almak istiyorsak
hemen bugün harekete geçmemiz gerekiyor açıklamasını yaptı.

Depolama olmazsa yenilenebilir enerjinin dörtte birinden fazlası kullanılamayabilir!
Raporun dikkat çekici sonuçlarından biri, yeterli enerji depolama kapasitesinin
oluşturulmaması halinde ortaya çıkabilecek yenilenebilir enerji kesintileri. Türkiye
elektrik sektöründe 30 yıla yakın deneyimiyle saygın bir isim olan Elektrik
ve Elektronik Yüksek Mühendisi Nurhan Ozan'ın imza attığı rapordaki projeksiyonlara
göre herhangi bir batarya veya pompaj depolamalı HES kapasitesinin bulunmaması
durumunda 2030'da toplam güneş ve rüzgâr üretiminin yaklaşık yüzde 7,8'i,
2035'te yüzde 16,2'si ve 2040'ta da yüzde 26,5'i sistem tarafından doğrudan
kullanılamayacak hale gelebilir. Enerji miktarı açısından bu kaybın ifadesi ise
2040 yılında yaklaşık 57,38 TWh olarak hesaplanıyor. Bu rakamlar, 'depolamanın,
yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamlayan ikincil bir unsur olmaktan çıkarak
enerji dönüşümünün temel altyapılarından biri haline geldiğine' işaret ediyor.

'Batarya ve pompaj depolamalı HES birbirinin alternatifi değil'
Raporun, batarya depolamalı sistemlerin gerekli olduğunu, ancak Türkiye'nin depolama
stratejisinin yalnızca batarya yatırımları üzerine kurulmasının yeterli olmayacağını
gösterdiğini belirten HESİAD Başkanı Güven, bataryaların hızlı tepki,
frekans kontrolü, kısa süreli rampalama ve 1-4 saatlik enerji kaydırma ihtiyaçlarında
önemli rol oynarken, pompaj depolamalı HES'lerin özellikle 8-12 saat ve
üzerindeki uzun süreli depolama ihtiyacının karşılanmasında öne çıkacağını vurguladı.
Batarya ve PHES yatırımlarını birbirinin alternatifi değil, elektrik sisteminin
farklı ihtiyaçlarını karşılayan tamamlayıcı teknolojiler olarak değerlendiren
rapora göre, Türkiye için önerilen bütünleşik depolama portföyünde, 2030
yılında 15 bin MW bir saatlik batarya kapasitesinin yanı sıra 4 bin MW sekiz
saatlik PHES kapasitesine ihtiyaç var. PHES ihtiyacının 2035 yılında toplam 10
bin 400 MW'a, 2040 yılında ise 16 bin MW'a ulaşabileceği de raporda yer alan öngörüler
arasında bulunuyor.

PHES yalnızca enerji depolamıyor, şebekeyi de destekliyor
Pompaj depolamalı HES'lerin sağladığı fayda yalnızca yenilenebilir kaynaklardan
üretilen fazla elektriğin daha sonra kullanılmak üzere depolanmasıyla sınırlı değil.
Bu tesisler, sektörün sürdürülebilirliği açısından da elzem olan akşam puantının
karşılanması, yenilenebilir enerji kesintilerinin azaltılması, frekans
kontrolü, rezerv sağlanması, hızlı rampalama, gerilim desteği, sistem ataleti,
black-start kabiliyeti ve iletim sistemi kararlılığı gibi çok sayıda sistem hizmetini
sağlayabiliyor. Bu özellikleriyle PHES'lerin klasik bir elektrik üretim
tesisi olarak değil, yenilenebilir enerji kapasitesinin güvenli biçimde sisteme
entegre edilmesini sağlayan stratejik enerji altyapısı olarak ele alınması gerek
diyen Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye hidroelektrik sektörünün 32 GW'ı aşan kurulu
gücüyle Avrupa'da ikinci, dünyada ise dokuzuncu sırada bulunduğunu hatırlatarak,
Ülkemiz enerjide çok iyi bir yol haritası izliyor. Böyle bir ülke profilinin,
enerji arz güvenliğini güçlendirmek adına, mümkün olan en kısa sürede pompaj
PHES'leri de enerji portföyüne katmasının şart olduğunu düşünüyoruz dedi.

Yatırım modeli oluşturulmadan projelerin hayata geçmesi güç
HESİAD tarafından hazırlatılan PHES Teknik Raporu'nda aynı zamanda 'PHES yatırımlarının
yalnızca elektrik fiyatlarının düşük olduğu saatlerde enerji alıp yüksek
olduğu saatlerde satılmasına dayalı piyasa arbitrajıyla finanse edilmesinin güç
olduğuna' da dikkat çekiliyor.

Yatırımların ekonomik olarak yapılabilir hale gelmesi için PHES'lerin sisteme sağladığı
depolama, esneklik, kapasite ve yan hizmet değerlerinin de gelir mekanizmalarına
yansıtılması gerekiyor. Raporda ayrıca PHES'lerin pompalama sırasında
tüketici, üretim sırasında ise üretici olarak iki yönlü sistem kullanım bedeline
tabi olmasının proje ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekiliyor.
Raporda bu kapsamda depolama amacıyla kullanılan elektriğe yönelik özel bir tarife
mekanizması, sistem kullanım bedellerinin yeniden düzenlenmesi, yan hizmet
gelirleri ile uzun dönemli kapasite veya sistem hizmeti sözleşmelerinin birlikte
değerlendirilmesi de öneriliyor. Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici öneri
ise depolama ihtiyacının oluşmadığı günlerde PHES'in çevrim yapabilmesi için
pompalama enerjisine belirlenen zaman aralıklarında o?ngo?ru?lebilir özel bir
tarife uygulanması.

Türkiye bugün harekete geçmeli!
Türkiye'de bugün itibarıyla işletmede pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral
bulunmuyor. Buna karşılık raporun projeksiyonları, uzun süreli depolama ihtiyacının
önümüzdeki yıllarda hızla artacağını gösteriyor.

Türkiye'nin bu konuda hiç zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, PHES projelerinde ön fizibiliteden ticari
işletmeye geçiş süresinin ortalamada 8-10 yılı bulabildiğini bir kez daha dile
getirerek bu nedenle uygun sahaların belirlenmesi, fizibilite çalışmalarının başlatılması,
şebeke bağlantı noktalarının planlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir
bir gelir ve destek modelinin oluşturulması için zaman kaybedilmemesi
gerektiğinin altını çizdi. Güven, pompaj depolamalı HES'lerin gündeme alınmasının
yalnızca hidroelektrik sektörü açısından değil, Türkiye'nin arz güvenliği,
şebeke esnekliği ve yenilenebilir enerji dönüşümünün sürdürülebilirliği açısından
stratejik önem taşıdığını da tekrar sözlerine ekledi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -