Basın Bülteni- HPE Threat Labs raporu, siber saldırganların iş modellerini değiştirerek saldırıları hızlandırdığını ortaya koydu
HPE (NYSE: HPE), In the Wild adlı ilk siber tehdit araştırma raporunun sonuçlarını
açıkladı. Rapor, günümüz siber saldırganlarının küresel endüstrilerde ve kritik
kamu sektörlerinde faaliyetlerini nasıl ölçeklendirdiklerine dair çarpıcı
değişimlere işaret ediyor. HPE'nin 2025 yılı boyunca dünya genelinde gözlemlediği
canlı tehdit faaliyetlerine dayanan analizine göre, siber suçlar endüstriyel
bir boyuta ulaşmış durumda. Saldırganlar, otomasyonu ve uzun süredir var olan
güvenlik açıklarını kullanarak kampanyalarını ölçeklendiriyor ve yüksek değerli
hedefleri, savunma mekanizmalarının yanıt vermesine fırsat bırakmadan tekrar
tekrar ele geçirebiliyor. Kurumlar için söz konusu agresif tehdit kampanyalarının
üstesinden gelmek ve ağların dijital güvenliğini korumak, temel bir iş önceliği
haline gelmiş durumda.
Rapor, küresel siber tehdit ortamını ölçek, organizasyon ve hız açısından gözler
önüne seriyor. 1 Ocak ile 31 Aralık 2025 tarihleri arasında dünya genelinde gözlemlenen
1.186 aktif tehdit kampanyasının siber analizine dayanan bulgular, profesyonellik,
otomasyon ve stratejik hedefleme etrafında şekillenen, hızla evrilen
bir siber saldırı ekosistemine işaret ediyor. Saldırganlar, tekrar kullanılabilir
altyapıları ve uzun süredir var olan güvenlik açıklarını kullanarak özellikle
yüksek değerli sektörleri hedef alıyor.
HPE Threat Labs Başkanı Mounir Hahad, 'In the Wild, kurumların her gün karşı karşıya
kaldığı gerçekleri yansıtıyor. Araştırmamız kontrollü laboratuvar ortamlarında
yapılan teorik testlere değil, gerçek dünyadaki tehdit faaliyetlerine dayanıyor.
Saldırganların aktif kampanyalarda nasıl davrandığını, nasıl uyum sağladığını
ve nerelerde başarı elde ettiğini ortaya koyuyor. Sunduğumuz gözlemler ve
içgörüler kurumların tespit yeteneklerini keskinleştirmelerine, savunmaları
güçlendirmelerine, verilerini, altyapılarını ve operasyonlarını etkileme olasılığı
en yüksek olan tehditler hakkında daha net bir görünüm sunmaya yardımcı oluyor.
Bu da giderek daha organize ve kalıcı hale gelen saldırılar karşısında daha
güçlü güvenlik, daha hızlı müdahale ve daha yüksek dayanıklılık anlamına geliyor.
Endüstriyel ölçekte altyapı, modern tehdit kampanyalarını besliyor
Yayınlanan ilk raporun gösterdiği üzere, HPE Threat Labs hem saldırı hacminde hem
saldırganların taktik ve tekniklerinin karmaşıklığında artış gözlemledi. Devlet
destekli casusluk grupları ve organize siber suç operasyonları dahil olmak üzere
tehdit aktörleri, operasyonlarını giderek büyük işletmelere benzer şekilde
yürütüyor. Geniş ve endüstriyel ölçekte saldırı altyapılarını devreye almak için
hiyerarşik organizasyon yapılarından, uzmanlaşmış ekiplerden, hızlı koordinasyondan,
yaygın olarak kullanılan iş uygulamalarından ve belgelerden destek alıyor.
Küresel ölçekte en çok hedef alınan sektör olan kamu sektörü, federal, eyalet ve
yerel yönetim birimlerini kapsayan 274 kampanya ile ilk sırada yer aldı. Finans
ve teknoloji sektörleri ise sırasıyla 211 ve 179 kampanya ile onu takip etti.
Bu durum, saldırganların yüksek değerli veriye ve finansal kazanca olan ilgisinin
sürdüğünü gösteriyor. Savunma, üretim, telekomünikasyon, sağlık ve eğitim kuruluşları
da yoğun şekilde hedef alınan sektörler arasındaydı. Tüm bu bulgular,
saldırganların ulusal altyapı, hassas veriler ve ekonomik istikrarla bağlantılı
sektörlere stratejik olarak öncelik verdiğini ortaya koyarken, hiçbir sektörün
saldırılara karşı bağışıklığı olmadığını da vurguluyor.
Yıl boyunca tehdit aktörleri 147 binden fazla zararlı alan adı, yaklaşık 58 bin
kötü amaçlı yazılım dosyası kullandı ve 549 güvenlik açığını aktif olarak hedef
aldı. Siber suçların profesyonel yaklaşımı saldırıların uygulanma biçimini daha
öngörülebilir hale getirse de karşı koymayı zorlaştırıyor. Çünkü operasyonun
tek bir bileşenini ortadan kaldırmak, genellikle daha geniş kapsama sahip olan
kampanyayı durdurmaya yetmiyor.
Otomasyon ve yapay zeka araçları, saldırganların hızını ve etkisini artırıyor
Rapor, saldırganların hız ve etkiyi artırmak için yeni teknikler benimsediğini gösteriyor.
Bazı saldırı operasyonları, çalınan verileri gerçek zamanlı olarak dışarı
aktarmak için Telegram gibi platformlar üzerinden otomatik üretim hattı
iş akışlarını kullandı. Diğerleri, hedefli video oltalama (vishing) ve üst düzey
yönetici kimliğine bürünmek için sentetik sesler ve deepfake videolar üretmek
amacıyla üretken yapay zekadan yararlandı. Bir fidye grubu ise işi sızma stratejisini
optimize etmek için sanal özel ağ (VPN) açıkları üzerine pazar araştırması
yapmaya kadar götürdü.
Bu taktikler, tehdit aktörlerinin daha hızlı hareket etmesine, daha fazla hedefe
ulaşmasına ve ulusal altyapıya, kritik verilere ve ekonomik istikrarla bağlantılı
sektörlere odaklanmasına olanak sağladı. Operasyonlarını sadeleştirip yüksek
değerli hedeflere öncelik vererek ve stratejik şekilde paranın izini sürerek,
finansal kazanç elde etme süreçlerini daha verimli hale getirdiler.
Siber dayanıklılığı güçlendirmek için pratik adımlar
Rapor, etkili bir savunmanın daha fazla araç eklemekten ziyade ağ genelinde
koordinasyon, görünürlük ve müdahale kabiliyetini geliştirmeye bağlı olduğunu vurguluyor.
Kurumlara güvenliği iyileştirmek için aşağıdaki adımları atmaları öneriliyor:
- Kurum içi ekipler, müşteriler ve sektörler arasında tehdit istihbaratını paylaşarak
silo yapılarını ortadan kaldırabilirsiniz. Ağ ve güvenliği birleştirmek ve
saldırı kalıplarını daha erken ortaya çıkarmak için secure access service edge
(SASE) yaklaşımını kullanabilirsiniz.
- VPN'ler, SharePoint ve uç cihazlar gibi yaygın giriş noktalarını yamalayarak riski
azaltabilir ve ağa yönelik sık kullanılan saldırı yollarını kapatabilirsiniz.
- Kimlik doğrulamayı güçlendirmek ve yatay hareketi sınırlamak için sıfır güven
ilkelerini uygulayabilirsiniz. Sıfır güven ağ erişimi (ZTNA), erişim izni vermeden
önce kullanıcıları ve cihazları sürekli doğrular.
- Tehdit istihbaratı, aldatma teknolojileri ve yapay zeka yerleşik tespit yöntemleriyle
görünürlük ve müdahale kabiliyetinizi artırabilirsiniz. Böylece kurumlar
saldırıları daha hızlı ve daha doğru şekilde tespit edebilir, analiz edebilir
ve yanıt verebilir.
- Güvenliği kurumsal ağın ötesine taşıyarak ev ağlarını, üçüncü taraf araçları ve
tedarik zinciri ortamlarını da kapsayabilirsiniz.
Bu adımlar, kurumların daha hızlı hareket etmesine, riski azaltmasına ve giderek
daha organize ve kalıcı hale gelen tehditlere karşı daha güçlü bir şekilde savunma
yapmasına yardımcı olur.
Birleşik HPE Threat Labs, ağ savunması için çıtayı yükseltiyor
HPE, gelişen tehdit ortamını ele almak için uzun yıllara dayanan uzmanlık üzerine
inşa edilen HPE Threat Labs'i hayata geçirdi. HPE ve Juniper Networks'ün dünya
çapındaki güvenlik araştırma yetkinliği ve istihbaratını bir araya getiren HPE
Threat Labs, derin uzmanlığı tek çatı altında toplarken, gerçek dünyadaki tehditleri
belirlemek ve izlemek için çok daha geniş bir veri havuzu oluşturuyor.
Ayrıca, zararlı saldırıları etkili bir şekilde tespit edip engellemek için gerekli
tehdit istihbaratını doğrudan HPE ürünlerine entegre ediyor.
HPE Networking SASE ve Güvenlikten sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü
David Hughes, HPE Threat Labs, ileri düzey araştırmalar ile gerçek dünyadaki
güvenlik sonuçları arasındaki boşluğu kapatmak için kuruldu dedi. In the
Wild raporu, günümüz saldırganlarının küresel işletmelerin disiplin, ölçek ve verimliliğiyle
hareket ettiğini gösteriyor. Onlara karşı savunma da aynı düzeyde
strateji, entegrasyon ve operasyonel disiplin gerektiriyor. HPE Threat Labs, tehdit
istihbaratını ürünlerimize uyarlayarak kurumların riski azaltmasına, kesintileri
sınırlamasına ve işlerinin bağlı olduğu sistemleri korumasına yardımcı oluyor.
HPE Threat Labs 2026 In the Wild Tehdit Raporu şu anda erişime açık olup, modern
saldırganların nasıl hareket ettiğini ve nasıl durdurulabileceğini anlamak isteyen
CISO'lar, güvenlik liderleri ve BT karar vericileri için hazırlandı.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -