Ekonomi

Basın Bülteni- IAS, yapay zeka yatırımlarında başarı için kaliteli veri ve entegre sistemlerin kritik olduğunu vurguluyor

IAS, şirketlerin hızla artırdığı yapay zeka yatırımlarından sürdürülebilir değer
üretebilmesi için güçlü algoritmalar kadar nitelikli veriye, entegre sistem mimarisine
ve sağlam bir dijital omurgaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor. IAS CTO'su
Bahtiyar Tan'a göre, veri siloları, entegre olmayan sistemler ve yıllar içinde
biriken dijital borç, yapay zeka projelerinin beklenen etkiyi üretmesinin
önündeki başlıca yapısal riskler arasında yer alıyor.

Yapay zeka, küresel ekonomik genişlemenin ana itici güçlerinden birine dönüşüyor.
Kullanım alanları hızla çeşitlenirken, Morgan Stanley 2028 yılına kadar dünya
genelinde yapay zeka çağını destekleyecek yeni veri merkezlerinin inşasına 2,9
trilyon dolarlık yatırım yapılacağını öngörüyor. Ancak yapay zeka yatırımları
küresel ölçekte rekor hızla artarken, kurumların teknoloji altyapılarında yıllar
içinde biriken yapısal yük de büyümeyi sürdürüyor.

Yapay zeka yatırımlarının artan ivmesi, kurumların uzun süredir biriktirdiği bu
yapısal sorunları perdeleyebiliyor. Finansal tablolarda görünmeyen ancak çevikliği,
inovasyon kapasitesini ve dönüşüm hızını doğrudan etkileyen bu sorunlar, artık
dijital borç kavramıyla tanımlanıyor. Dijital borç, yalnızca eski kod yapılarından
değil, yıllar içinde birbirinden bağımsız biçimde devreye alınmış platformlardan,
tamamlanmamış entegrasyonlardan, mükerrer araçlardan, veri silolarından
ve bu yapılar üzerinde şekillenmiş kırılgan iş süreçlerinden besleniyor.

Görünmeyen yükler yeni yatırımların etkisini sınırlıyor
Kurumsal kaynak planlama (ERP) pazarının liderlerinden Industrial Application Software
(IAS) CTO'su Bahtiyar Tan, kurumların yapay zekaya yönelik artan ilgisinin,
temel dijital mimarinin önemini gölgede bırakmaması gerektiğinin altını çiziyor:
Bugün birçok kurum hız ve ölçek avantajı elde etmek için yeni teknolojilere
yöneliyor. Ancak birbirleriyle konuşmayan sistemlerin, düşük veri kalitesinin
ve geçmişten taşınan yapısal yüklerin üzerine yapay zeka katmanı eklemek, dışarıdan
güçlü görünen ama içeride sürdürülebilirliği zayıf bir yapı kurmak anlamına
geliyor. Yapay zeka projelerinde kalıcı başarı, önce verinin niteliğine, ardından
bu veriyi taşıyan dijital omurganın dayanıklılığına bağlı.

Yapay zeka çağında şirketlerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri, yeni
yatırım bütçelerinin önemli bir bölümünün yeni değer üretmek yerine geçmişte alınmış
dağınık kararların sonuçlarını taşımaya ayrılması. McKinsey verileri, dijital
borcun ana kaynaklarından biri olan teknik borcun günümüzde şirketlerin BT
bilançolarının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturduğunu ortaya koyuyor. Accenture
ise entegre olmayan sistemler ile düşük veri kalitesinin kurumlara yıllık ortalama
12,9 milyon dolar maliyet yarattığına işaret ediyor.

Bu tablo, yapay zekaya ayrılan bütçelerin tek başına dönüşüm başarısını garanti
etmediğini gösteriyor. CEO'ların yüzde 94'ünün, 2026'da somut sonuç alınamasa bile
yapay zeka yatırımlarını sürdürme niyetinde olması, kurumların bu alandaki
kararlılığını ortaya koyarken, aynı zamanda dijital borcun artması riskini ve buna
bağlı altyapı hazırlığının önemini daha da artırıyor.

Güçlü dijital omurganın doğrudan rekabet avantajını etkileyen yapısal bir unsur
olduğuna dikkat çeken Tan, Kurumlar için kritik soru, bugünün teknoloji yatırımının
yarın için stratejik bir varlığa mı yoksa yönetilmesi zor yeni bir yükümlülüğe
mi dönüşeceğidir. Bir yapının neden o şekilde kurulduğunu anlamadan yapılan
radikal müdahaleler, bazı sorunları çözerken daha büyük kırılganlıklar da yaratabilir dedi.

Yapay zekada sürdürülebilir değer için planlı dönüşüm şart
IAS'a göre yapay zekadan gerçek ve sürdürülebilir değer üretmenin yolu, onu tekil
bir teknoloji yatırımı olarak ele almak yerine kurumun tamamına yayılan bütünsel
bir dijital omurga üzerinde konumlandırmaktan geçiyor. Bu bütüncül yaklaşım,
ani ve parçalı müdahaleler yerine mevcut yapıyı anlayan, veri bütünlüğünü önceleyen
ve sistemler arası entegrasyonu esas alan planlı dönüşüm adımlarını gerekli
kılıyor.

Dönüşümün heves ve aceleyle değil mimari farkındalıkla yönetilmesi gerektiğini
vurgulayan Tan, Yapay zeka yatırımlarının çarpık dijitalleşmeyi derinleştirmemesi
için kurumların planlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsemeleri gerekiyor. Yapay
zekanın gerçek değeri ancak sağlam bir temel üzerinde yükseldiğinde sürdürülebilir
rekabet avantajına dönüşebiliyor dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -