Basın Bülteni- Jimmy Key, tek stok havuzu ve dijital satış kanallarıyla yeni perakende modelini devreye aldı
Jimmy Key, perakendede oyunun kurallarını baştan tanımlayan yeni modelini devreye
aldı. Jimmy Key, tek stok havuzu ve dijital satış kanallarıyla operasyonel verimliliği
artırırken, çok ülkeli satış modelini ölçeklendiriyor.
Jimmy Key, mağaza ve e-ticareti tek yapıda birleştirerek müşteri güvenini merkeze
alan yeni nesil perakende modelini uygulamaya koydu. Jimmy Key Genel Müdür Yardımcısı
Erhan Çiçek, perakende sektöründe ezberlerin hızla bozulduğunu belirterek,
başarıyı belirleyen en kritik unsurun artık veri temelli karar alma mekanizmaları
olduğunu vurguladı. Çiçek'e göre perakende uçtan uca kurgulanmış bir matematik
sistemiyle yönetiliyor. Üründen fiyata, stoktan lojistiğe kadar tüm süreçler
veriyle şekilleniyor ve bu dönüşüm markaların büyüme hızını doğrudan etkiliyor.
Jimmy Key, büyümesini artık pazar yeri odaklı e-ihracat modeli üzerinden sürdürüyor.
Bu yeni yapı sayesinde Jimmy Key, tek tek mağaza yatırımları yerine aynı anda
birden fazla ülkede varlık gösterebiliyor. Böylece hem hız hem de maliyet avantajı
elde ediliyor.
Tek Stok, Çok Ülke ve Ölçeklenebilir Büyüme Modeli
Şirketin Avrupa operasyonlarının merkezinde tek stok, çok ülke modeli yer alıyor.
Tek bir stok havuzu üzerinden farklı ülkelerdeki pazar yerlerine satış yapılabilmesi,
operasyonel verimliliği ciddi şekilde artırıyor. Erhan Çiçek, bu yapının
önemini şu sözlerle ifade etti: Tek bir stoku farklı ülkelerdeki pazar yerlerine
dağıtabildiğiniz bir sistem kurmazsanız, Avrupa'da sürdürülebilir büyüme
mümkün değil. E-ihracat yalnızca satış kanalı değil, aynı zamanda güçlü bir veri
üretim alanı olarak konumlanıyor. Hangi ürünün hangi ülkede, hangi fiyat aralığında
ve hangi sezonda performans gösterdiği artık net biçimde analiz edilebiliyor.
Bu sayede şirketler, yeni pazarlara giriş, ürün gamı ve fiyatlandırma stratejilerini
çok daha isabetli şekilde kurgulayabiliyor.
Yüksek İade Oranları Oyunu Değiştiriyor, Türkiye En Az İade Alan Ülke
Avrupa pazarında özellikle moda sektöründe yüksek iade oranları, iş modelini doğrudan
etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. En dikkat çeken konuların
başında ise, ülkeler arasındaki tüketici alışkanlıklarının ciddi farklılıklar
göstermesi geliyor. Örneğin kadın ürünleri kategorisinde Türkiye'de iade oranları
ortalama %20 civarında seyrediyor ve bu oran sektör açısından kabul edilebilir
bir seviyede değerlendiriliyor. Ancak Avrupa pazarına baktığımızda tablo dramatik
biçimde değişiyor. Almanya'da iade oranları %70'e kadar çıkabiliyor. Bu da
pratikte şu anlama geliyor: Bir ürünü net olarak satabilmek için yaklaşık dört
ürün satmanız, bunların üçünün iade edilmesini göze almanız gerekiyor.
Diğer Avrupa ülkelerinde de benzer bir tablo söz konusu. İtalya'da iade oranı %41
seviyesindeyken, Avusturya'da %67, Polonya'da ise %63 civarında gerçekleşiyor.
Hatta Polonya'da %63'lük bir iade oranı bile görece iyi bir sonuç olarak değerlendirilebiliyor.
Bu veriler, yurt dışı pazaryerlerinde operasyon yönetiminin
ne kadar kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çünkü bu pazarlara girerken yalnızca
satış değil, aynı zamanda stok ve finansman yönetimi de büyük önem taşıyor.
Ürünlerin fiziksel olarak yurt dışına gönderilmesi zaten başlı başına bir
maliyet yaratırken, stokta bekleme süresi de ek bir finansman yükü oluşturuyor.
Mağaza Deneyimi Hala Vazgeçilmez
Markanın uyguladığı modelde tüm kanallar arasında tam entegrasyon sağlanıyor. Stoklar
tekilleştirilirken, fiyat politikası tüm satış kanallarında birebir aynı
şekilde uygulanıyor. Çiçek, E-ticaret ve mağazayı iki ayrı dünya değil, aynı markanın
iki farklı yüzü olarak konumlandırıyoruz. Dijitalleşmeye rağmen fiziksel
mağazalar önemini koruyor ve müşteri deneyimi hala belirleyici. Tüketicinin ürüne
dokunma, deneme ve markayı hissetme ihtiyacı devam ediyor. Mağazalar markanın
ruhunu yansıtan en güçlü alanlardan biri.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -