Ekonomi

Basın Bülteni- Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu/Şimşek Riskli yapı satışı engel değil, ama strateji gerektirir

Kentsel dönüşüm sürecindeki riskli yapıların, doğru analiz edilmediğinde alıcılar
için ciddi hukuki ve finansal riskler barındırabileceğini belirten Kakıcı & Şimşek
Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, Satın alma kararı mutlaka
yapının yıkım ya da güçlendirme senaryosuna göre verilmelidir uyarısında
bulundu.

Riskli yapıların düşük fiyat nedeniyle cazip göründüğünü ancak hukuki sürecin doğru
analiz edilmemesi halinde büyük kayıplara yol açabileceğini belirten Av. Elvan
Kakıcı Şimşek, yatırım kararında amacın belirleyici olduğunu vurguladı.

Riskli yapı satışı engel değil, ama strateji gerektirir
Kentsel dönüşüm kapsamına alınmış ve tapuda riskli yapı şerhi bulunan gayrimenkullerin
satışına hukuki olarak herhangi bir engel bulunmadığını belirten Kakıcı
& Şimşek Hukuk Bürosu Kurucu Ortağı Av. Elvan Kakıcı Şimşek, bu tür taşınmazların
alımında en önemli noktanın yatırım amacının netleştirilmesi olduğunu vurguladı.

Şimşek'e göre, riskli yapı statüsündeki bir gayrimenkul fiyat avantajı nedeniyle
cazip görünse de, süreç doğru analiz edilmediğinde ciddi kayıplara yol açabiliyor.

Aynı bina, iki farklı sonuç: Yıkım mı güçlendirme mi?
Riskli yapıların kentsel dönüşüm sürecinde iki temel senaryoyla ilerlediğini belirten
Şimşek, süreci şöyle özetledi: Ya bina güçlendirilir ya da yıkılarak yeniden
inşa edilir. Burada kritik olan, yatırımcı ya da alıcının amacıdır. Eğer konut
olarak kullanılacaksa güçlendirme kararı avantajlıdır çünkü kısa sürede yapı
güvenli hale getirilir ve yaşam devam eder. Ancak yatırım amacıyla alım yapılıyorsa,
yıkım kararı arsa değeri üzerinden daha yüksek kazanç potansiyeli yaratabilir.

51% kararı süreci tamamen değiştirir
Kentsel dönüşümde en kritik eşiklerden birinin kat maliklerinin oy oranı olduğuna
dikkat çeken Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı: Yıkım mı yoksa güçlendirme mi
yapılacağına, kat maliklerinin en az yüzde 51 çoğunluğu karar verir. Bu oran,
gayrimenkulün geleceğini doğrudan belirler. Bu nedenle satın alma öncesinde mutlaka
bu sürecin hangi aşamada olduğu araştırılmalıdır.

Devlet teşvikleri fiyat avantajını artırabilir
Riskli yapıların dönüşüm sürecinde devlet tarafından sağlanan teşvik ve hibelerin
de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Şimşek, bu desteklerin doğru değerlendirildiğinde
yatırım maliyetini önemli ölçüde düşürebileceğini ifade etti.

Riskli yapı raporu tek bir malik tarafından alınabilir
Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan birinin riskli yapı tespiti nasıl
yapılır? olduğunu söyleyen Şimşek, hukuki süreci şu sözlerle anlattı:

Riskli yapı, ekonomik ömrünü tamamlamış, yıkılma veya ağır hasar görme ihtimali
yüksek binalar için kullanılan bir tanımdır. Bu tespiti yaptırmak için tüm kat
maliklerinin onayı gerekmez. Bir bağımsız bölüm sahibi ya da hissedar dahi tek
başına başvuru yapabilir.

Doğru analiz, doğru yatırımın anahtarı
Riskli yapı tespitinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından
lisanslandırılmış kurumlar aracılığıyla yapıldığını belirten Şimşek, sözlerini
şöyle tamamladı: Üniversiteler, yapı denetim firmaları, lisanslı mühendislik
büroları, bazı STK'lar ve belediyeye bağlı ilgili kuruluşlara başvuru yapılarak
binanın risk durumu teknik olarak tespit ettirilebilir. Bu rapor, kentsel dönüşüm
sürecinin ilk ve en kritik adımıdır. Kentsel dönüşüm sürecinde gayrimenkul
alımı yapacak yatırımcıların yalnızca fiyat avantajına değil, hukuki sürecin
tüm dinamiklerine odaklanması gerekir. Doğru analiz yapılmadığında fırsat görünen
yapılar ciddi riskler doğurabilir.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -