Ekonomi

Basın Bülteni- Kärcher, hijyen ve sağlık sempozyumu düzenledi

Kärcher, Liv Hospital ve Happ Health iş birliğiyle, modern yaşamın kapalı alanlarda
yarattığı gizli tehlikelere dikkat çekmek amacıyla Görünmeyen Riskler, Gerçek
Etkiler sempozyumu gerçekleştirildi. Liv Hospital Vadistanbul'da düzenlenen
etkinlikte, Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duman, Dr. Ender Saraç ve uzman
doktorlar, sağlıklı bir yaşam için, temizlik ile hijyen arasındaki farkın doğru
anlaşılması gerektiğine dikkat çekerek, özellikle alerjiyle mücadelede yaşam
alanlarında doğru temizlik yöntemlerinin uygulanmasının kritik önem taşıdığını
vurguladı.

Bahar aylarında artan polenler ve ev içi alerjenlerin etkileri yeniden gündeme gelirken,
Liv Hospital, Happ Health ve Alman temizlik teknolojileri lideri Kärcher,
yaşam alanlarındaki görünmeyen risklere dikkat çekmek üzere uzman doktorları
bir araya getirdi. Görünmeyen Riskler, Gerçek Etkiler konulu sempozyumda, yaşam
alanlarındaki gizli riskler ve bu risklerin alerjiden kansere kadar uzanan
etkileri masaya yatırıldı. Yağmur Kalyoncu ev sahipliği ve moderatörlüğünde gerçekleşen
organizasyona, Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duman, Dr. Ender Saraç,
Liv Hospital Vadistanbul Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Benk ile kulak-burun-boğaz,
dermatoloji, göğüs hastalıkları ve çocuk sağlığı alanlarında uzman hekimler de katıldı.

Uzman doktorlardan Görünmeyen tehlike uyarıları
Sempozyumda konuşan Liv Hospital Vadistanbul'dan Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları
Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Güneş, Dermatoloji Uzmanı Dr. Meryem Ayşit, Göğüs Hastalıkları
Uzmanı Doç. Dr. Ömer Ayten ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç.
Dr. Adem Dursun, alerjilerin yalnızca mevsimsel bir sorun olmadığını, yaşam alanlarındaki
nem, toz akarları, bakteriler ve yetersiz hijyen koşullarının kulak-burun-boğaz
hastalıklarından cilt problemlerine, solunum yolu rahatsızlıklarından
çocuk sağlığına kadar pek çok alanda önemli etkiler yaratabildiğini vurguladı.

Uzmanlara göre evde çamaşır kurutmak gibi günlük alışkanlıklar nem oranını artırarak
toz akarlarının çoğalmasına neden olurken, düşük sıcaklıklarda yapılan yıkamalar
mite'ların yaşamaya devam etmesine yol açabiliyor. Özellikle yatak, halı
ve koltuklarda biriken alerjenler gece öksürüklerini, egzama ve kaşıntı gibi cilt
reaksiyonlarını tetikleyebiliyor. Çocukların gelişim sürecindeki hassas bağışıklık
sistemi düşünüldüğünde ise temiz hava ve hijyenik yaşam alanlarının bir
tercih değil, temel bir ihtiyaç olduğu ifade edildi.

Alerji sadece bir semptom değil, sistemik bir sorundur
Pandemi sonrası değişen sağlık algısına ve koruyucu tıbbın önemine dikkat çeken
Liv Hospital Vadistanbul Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Benk, Pandemi dönemi bize
görülmeyen risklerin hayatımızı nasıl felç edebileceğini öğretti. Alerjiler sadece
küçük belirtiler değil, zamanla vücudun tüm organlarını etkileyen sistemik
rahatsızlıklardır. Koruyucu tıp açısından kişilerin daha hastaneye gelmeden evlerindeki
sağlık sorunlarını çözebilmeleri kritik önem taşıyor açıklamalarında bulundu.

Ender Saraç'tan sağlıklı yaşama bütünsel yaklaşım
Dr. Ender Saraç ise alerji ve bağışıklık arasındaki kopmaz bağa dikkat çekti: Alerji
sadece bir hapşırık değildir, vücudun bir savunma feryadıdır. Bağırsak sağlığı
ve beslenme, alerjik reaksiyonların yönetiminde temel taşıdır. Kimyasal antihistaminikler
yerine kuersetin kompleksi (elma ve ayva kabuğu gibi doğal kaynaklar)
ve meyan kökü gibi fitoterapi yöntemleriyle vücudu desteklemek mümkündür.
Bağırsak sağlığımızı probiyotiklerle korurken, yaşadığımız ortamdaki havayı
ve yüzeyleri de toz akarlarından temizlemeliyiz. Kimyasal temizleyiciler yerine
doğal yöntemleri ve yüksek ısıdaki buharın gücünü kullanmak, bağışıklık sistemimizi
yormadan korumamızı sağlar.

Yaşam alanları için 5 önemli öneri
Sempozyumda konuşan uzmanlar, alerjenler ve görünmeyen mikroorganizmalara karşı
korunmak için yaşam alanlarında uygulanabilecek temel önlemleri şöyle sıraladı:
1. Yatak, koltuk ve halılar belirli aralıklarla derinlemesine temizlenmeli.
2. Nevresim, yastık kılıfı ve yatak koruyucuları haftada en az bir kez 60 derecede
yıkanmalı.
3. Yatak odaları düzenli olarak havalandırılmalı, nem oluşumunun önüne geçilmeli.
4. Yaşam alanlarında yüksek filtrasyonlu hava temizleme cihazları kullanılmalı.
5. Temizlikte mümkün olduğunca kimyasal yerine buharlı temizlik teknolojilerinden
yararlanılmalı.

Bir yastık kılıfı klozetten 17 bin kat daha fazla bakteri barındırabiliyor
Kärcher Türkiye Pazarlama Direktörü Pelin Gülbay Özdemir, temizlik ile hijyen arasındaki
farkın çoğu zaman göz ardı edildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Temizlik, gözle görülen kiri ortadan kaldırır, hijyen ise gözle görülmeyen bakteri,
virüs ve alerjenleri kontrol altına alır. Bir insan yaşamının yaklaşık üçte
birini yatakta geçiriyor. Ancak birçok kişi yatakların milyonlarca bakteri ve
toz akarına ev sahipliği yapabileceğinin farkında değil. Bir hafta değiştirilmemiş
bir yastık kılıfı klozetten 17 bin kat daha fazla bakteri barındırabiliyor.
Ortalama bir halının yalnızca 1 gram tozunda 100 bin adede kadar bakteri bulunabiliyor.
Koltuklar ise deri döküntüleri, evcil hayvan tüyleri ve nem nedeniyle
mikroorganizmalar için ideal bir yaşam alanı oluşturuyor. Biz Kärcher olarak,
kimyasal kullanmadan yüksek hijyen sağlayan, zeminler ve tüm yüzeylerde bakteri
ve virüslerin %99,9 oranında azaltılmasında etkili buharlı temizleyicilerimiz,
ECARF sertifikalı halı-koltuk yıkama makinelerimiz, HEPA filtreli hava temizleyicilerimiz
ve UV ışınlı yatak temizleyici süpürgelerimizle yaşam alanlarında
yeni bir hijyen standardı sunuyoruz. Hedefimiz, 'Ev temiz mi?' sorusundan çok,
'Bu ortam gerçekten güvenli mi?' sorusuna yanıt verebilmek.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -